Son Dakika Haberler

CNN’de FETÖ SİYASİ KANATI AÇIKLANDI

CNN’de FETÖ SİYASİ KANATI  AÇIKLANDI
Okunma : 114 views Yorum Yap

fetooo12
 
Cnn Türk kanalında yayınlanan Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu Türkiye’nin Gündemi programında Nurettin Veren ve Ahmet Keleş soruları yanıtladı
Didem Arslan Yılmaz’ın kabinede Fetö üyeleri varmı sorusuna, Nurettin Güven “ Bu dönemde bildiğim yok, ama önceki dönemlerde Cemil Çiçek, Vecdi Gönül, Ali Coşkun, Mehmet Sağlam, Bülent Arınç, Abdulkadir Aksu” olduğunu siyasi toplantıları bunların yaptıklarını belirtti.
Didem Arslan’in emin misiniz sorusuna ısrarla yanıt veren Nurettin Eren, birlikte toplantılar yaptık ve bütün görüşmeleri onlar yaptı. Belki şimdi onlarda açıklama yapar ve yanıldıklarını söylerler.
Ekonomik olarak güçlerini açıkladıklarında ise bugün Yunanistan krizini örgüt tek başına karşılayabilecek güçtedir, buda örgütün ekonomik güçlerinin hangi aşamada olduğunu gösteriyor.
Didem Arslan Yılmaz’ın TBMM’deki Cemaatçileri sorması üzerine Nurettin Veren, AKP’li eski Bakanlar Cemil Çiçek, Abdülkadir Aksu, Bülent Arınç ve Vecdi Gönül’ün Cemaat’e çalıştığını açıkladı. Didem Arslan Yılmaz’ın “Bu isimler programa bağlanabilir, çünkü bu çok ciddi bir iddia” demesi üzerine ise Nurettin Veren, “Ben gerçek neyse onu söylüyorum. Şimdi çıkıp yanılmışız diyebilirler tabi ama 2008-2009 döneminde gidip bunlarla yüz yüze konuştum ben, dinlemediler” diye konuştu.
 
MELİH GÖKÇEK’E ÇAĞRI
 Fethullah Gülen’in Alevi dernekleri üzerine sorulan soruya yanıt veren Nurettin Veren, “Nuri Gündoğan Alevi imamıydı” dedi. Nuri Gündoğan’ın son olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde çalıştığını ifade eden Nurettin Veren, Başkan Melih Gökçek’e şu çağrıda bulundu:
 “Nuri Gündoğan, hala belediye çalışanı mı bilmiyorum, atıldı mı, tutuklandı mı bilmiyorum. Eğer hala oradaysa Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek’e söylüyorum, onu orada barındırmayın. Tabi Melih bey bu kişiyi bilmiyor da olabilir ama bunu açıklıyorum.”
 
“DEŞİFRE OLUNCA HEMEN BAŞKA İMAMLAR GELİYOR”
 Veren yaptığı açıklamada “Şuanda Cemaatin süzgecinden geçerek oralara (TSK) gelmiş yüzde 85 oranında asker var. Ben bunu 2005’te dile getirdim. Buralara eleman devşiren imamlar var. Bunlar deşifre olunca hemen başka imamlar geliyor ve o boşluk böyle doluyor” dedi.
 
“GÜLEN BİRİLERİNİN BEYNİNİ YIKARKEN BİRİLERİDE ONUN BEYNİNİ YIKIYOR”
 Gülen’in rahatsızlığı nedeniyle bir takım ilaçlar aldığını ve bu ilaçların vücuttan atılmasının aylar alabildiğini söyleyen Veren, Gülen’in kullandığı ilaçların çok tehlikeli olduğunu, Gülen’in birilerinin beynini yıkarken onun da beynin birileri tarafından yıkandığını ileri sürdü.
 
GÜLEN’İN HASTA RUHU
 
Fethullah Gülen ile birlikte geçirdiği zamanlarda Gülen’in çocukları dövdüğünü ve kızdığı isimleri falakaya yatırdığını anlatan Veren, anlattıklarına bire bir şahit olduğunu söyledi.
 
Veren, 1995 yılında ilk defa milletvekili olan, 8 Kasım 1996 – 30 Haziran 1997 döneminde kısa süre bakanlık yapan Meral Akşener’in 1993 yılında kendisinin Çiller’e tavsiyesi üzerine bakan yapıldığını iddia etti. Veren, Akşener’in kendisine gönderdiği, üzerinde tarih olmayan bir mektubu da programda gösterdi.
 
“GÜLEN İHTİŞAMLI YAŞAMAYI SEVER”
 Nurettin Veren açıklamalarını şöyle sürdürdü:
 “Gülen’e 1980’li yıllarda İlhan İşbilen tarafından Opel Senatör marka 3 ton ağırlığında zırhlı bir araç aldırdı. Yamanlar Kolejindeyken aldırdığı masaj koltuğu ise bir otomobil fiyatına eşdeğerdi. İzmir’deki benim arkadaşım Hüseyin Başaran’ın oğlu Esat Bin Zürare Başaran’ın yaptığı açıklama ise yaşananları tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Masaj için ayda 150 bin dolar. Bunun gibi pek çok farklı konular var. On binlerce kişinin ‘Umre’ye gideceğine Gülen’i ziyarete gidin’ denildiğini duyuyoruz ve görüyoruz. Türkiye’de İstanbul’dan Ankara’ya gidemeyecek fakir insanların Fethullah Gülen’in masraflarını üstlenerek ABD’ye davet edildiğini ve taşındığını da biliyoruz. On binlerce insanın ABD’ye gidip orada iki üç ay kalmasının ne kadar bir bütçe çıkaracağı hesaplanırsa ortaya çıkan rakam dudak uçuklatır. Sayın Cumhurbaşkanımıza 289 tane dava açtı. Bununla da kalmayarak Türkiye’deki bütün gazetecilere binlerce dava açarak ne derece büyük bir hukuk ve parasal güce sahip olduğunu herkesin görmesi lazımdır.”