Son Dakika Haberler

Demirel 70 yaşında olsaydı Erdoğan’ı üç ayda sallardı

Demirel 70 yaşında olsaydı Erdoğan’ı üç ayda sallardı
Okunma : 27 views Yorum Yap

imageCHP Genel Başkan adayı ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce, “Muhalefet beceriksiz, muhalefet başarısız. Tayyip Erdoğan bu nedenle 13 senedir ülkede at koşturuyor. Süleyman Demirel bugün 70 yaşında olsaydı, Tayyip Erdoğan’ı üç ayda sallardı” dedi.

Hürriyet gazetesi Ahmet Hakan, CHP Genel Başkan adayı ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce ile konuştu.

Ahmet Hakan’ın Muharrem İnce ile yaptığı söyleşi şöyle:

Sordum Muharrem İnce’ye…

– Dedim ki:

Sizin partinizde neden kimse birbirini sevmiyor? Neden gruplaşmalar hep çok keskin oluyor?

– Cevap verdi:

Bizim parti çok eski bir parti. Yılların birikimi var. Bazı isimler geçmişte karşı karşıya gelmiş, rekabet etmişler. Bunlar birikim yapmış. Unutulmuyor eski kavgalar.

Dedim ki:

Sizin partinizde bir dava şuuru, bir dava heyecanı yok. Bir büyük iddia peşinde koşulmuyor. Bir davanın etrafında kenetlenme yok.

– Cevap verdi:

Son yıllarda parti sağcılaştı. Sağa benzedikçe sağdan oy alacaklarını düşündüler. Bu da davaya zarar verdi. Heyecan kayboldu.

– Dedim ki:

İyi ama Muharrem Bey… Sağa açılmazsanız oyunuzu nasıl arttıracaksınız? Türkiye’nin yüzde 70’i sağcı, yüzde 30’u solcu.

– Cevap verdi:

Bu doğru değil. Bu bize pompalanan bir şey. Türkiye’nin yüzde 70’i sağcı ise Ecevit yüzde 42 oyu nasıl aldı?

* * *

– Dedim ki:

Bunlar yeter mi?

– Cevap verdi:

Muhalefet beceriksiz, muhalefet başarısız. Tayyip Erdoğan bu nedenle 13 senedir ülkede at koşturuyor. Süleyman Demirel bugün 70 yaşında olsaydı, Tayyip Erdoğan’ı üç ayda sallardı.

* * *

– Dedim ki:

Ama Yalova küçük bir yer, Türkiye ise epey büyük.

– Cevap verdi:

Bütün deneyler bir laboratuvardan çıkmıştır. Yalova bir laboratuvar. AKP’nin yenilebileceğini gösteren bir laboratuvar. Düşünün: Devlet bütün gücüyle saldırmış ama becerememiş. Spartaküs’ün çıkışı gibi bir çıkış yapmıştır Yalova.

– Dedim ki:

Ama o çok eskidendi.

– Cevap verdi:

Eskiden olan şimdi de olur. Ekmek dersen, aş dersen, özgürlük dersen, dayanışma dersen olur. Ama insanlara şezlongçu dersen, makarnacı dersen, tıpış tıpış gidecekler dersen olmaz.

* * *

– Dedim ki:

Siz AK Parti’yi yenebilir misiniz?

– Cevap verdi:

Tabii ki. AKP’nin tek bir avantajı var: Parası ve imkânı çok. Ama paranın insanlık onurunu yenemediğini Yalova seçiminde gördük. Eğer parayla kazanmak mümkün olsaydı bizi boğarlardı Yalova’da, yüzde 10 bile alamazdık.

2015’te yüzde 30’un üstü 2019’da birinci parti

SORU: Genel başkan olursanız CHP seçimde yüzde kaç oy alır?

İNCE: Rakamları açıkça söyleyeyim mi?

SORU: Buyurun, söyleyin.

İNCE: 2015’te yüzde 30’un altında kalırsam bırakırım. 2019’da birinci olmazsam bırakırım.

SORU: Yani ilk seçimde yüzde 30’u yeterli mi buluyorsunuz?

İNCE: Çok kısa bir sürem var. 8 ayda, 10 ayda bu kadar olur. Yalan söyleyecek halim yok. Zaten yüzde 30’un üstü başkanlık sistemini engellemeye yeter.

CHP böyle giderse başkanlık sistemi gelir

MUHARREM İnce, sohbetimiz boyunca sürekli “tehlikenin farkında mısınız” edasında konuştu.

Tehlikeden kastı: Başkanlık sistemi.

İşte İnce’nin bu bağlamda söyledikleri:

“Benim çıkışım köprüden önceki son çıkış. Eğer CHP, yüzde 24 alırsa, AKP yüzde 45 alırsa… Geçmiş olsun. Başkanlık sistemi gelir. Çünkü AKP, 367’yi geçer… Ondan sonra da CHP’nin genel başkanının kim olduğunun falan hiçbir önemi kalmaz. Bir diktatör ülkeye tam olarak egemen olur. Bu gidişe bir dur demek lazım. Bu seçimde bunu ben durdururum. Bunu durdururum ve oradan indiririm.”

Halk beni istiyor delege de isteyecektir

SORU: Kurultay üyelerle yapılsaydı yüzde kaç alırdınız?

İNCE: Yüzde 85’in üstünde alırdım.

SORU: Üyeler sizi mi istiyor?

İNCE: Evet.

SORU: Nereden biliyorsunuz?

İNCE: Sayısız örnek olay var. Halkın, üyelerimizin delegeler üzerinde baskısı var. Muharrem İnce’ye oy verin diyorlar. Eğer halkın ve üyelerin talepleri bu yöndeyken delegelerimizin tutumu farklı olursa… O zaman burada bir yanlışlık var demektir. Ama ben delegelerimizin sessiz bir devrim gerçekleştireceklerine yürekten inanıyorum.

Bizim genel başkan, AKP’nin
içi karışsın diye bekliyor

MUHARREM İnce diyor ki:

“Bizim Genel Başkan’la anlaşamadığımız bir konu daha var. Bizim Genel Başkan kapalı toplantılarda hep AKP’nin içinin karışacağına dair bilgiler veriyordu. Bülent Arınç kavga çıkaracakmış, Abdullah Gül şöyle demiş falan… Gül ile Erdoğan kavga edecekmiş, biz de pastadan pay alacakmışız. Ben bunu doğru bulmuyorum. Onların iç kavgaları, iç çelişkileri bizi ilgilendirmemeli. Biz kendi işimize bakmalıyız. Onların kavgalarına bel bağlamak hiç yakışık almıyor”.

Dersim’i CHP bombaladıysa Uludere’yi de AKP bombaladı

SORU: CHP’nin tarihiyle hesaplaşması meselesi var. Siz böyle bir hesaplaşmanın içine girer misiniz? Yoksa tarihimiz apaktır mı dersiniz?

İNCE: Hayır, öyle demem.

SORU: Dersim’i tartışır mısınız mesela? Kemal Bey tartışmaya yanaşmamıştı.

İNCE: Şöyle tartışırsak olur: Dersim’de bombalayan olarak CHP’yi görüyorsak, Uludere’de bombalayan olarak AKP’yi göreceğiz. Dersim’de CHP bombaladı, Uludere’de AKP’nin zerre sorumluluğu yok diyen adamla CHP tarihini tartışmam ben.

SORU: Kendi tarihinize eleştirel bir gözle bakacak mısınız?

İNCE: Tartışırım tabii… Hata varsa özür de dilenir. Varlık Vergisi’nin neresini savunayım? CHP’nin hatalarından biridir. Ama ben Uludere’yi tartışmaya açmayan adamla Dersim’i tartışmam.

Erdoğan ‘Naber Sebo’ Dedi, ben de ‘Naber Osman Aga’ derim

MUHARREM İnce anlatıyor:

“Tayyip Erdoğan yeni genel başkan olmuştu. Kasımpaşa’ya ziyarete gitmiş. Haberlerde veriyor. Sokakta karşılaştığı bir gence Erdoğan şöyle diyordu: ‘Naber Sebo, babana selam söyle’. Arkadaşlara döndüm dedim ki ‘Yandık, bu adam başbakan olacak’. ‘Selahattin Bey nasılsınız, merhaba’ demiyordu. Bu çok önemli bir ayrıntı. Bir anahtar. Sokağın dilini kullanmak. Ben de o dili kullanırım. Yapmacık olarak değil, bütün doğallığımla… ‘Osman Aga naber’ derim. Mesela Rize’ye gittiğimde ‘Ula uşaklar, ha bu Aleviler’in hakkını yeduk mu, ula size sorayrum, yedik mi’ dedim. Onlar da ‘Ula yeduk’ dedi.”

Muharrem İnce ‘uzun adam’ mı

SORU: Boyunuz kaç?

İNCE: 1.80.

SORU: Maşallah!

İNCE: (Gülüyor)

SORU: Boy çok mu önemli?

İNCE: Ben boy konusunda bir şey demedim. O çarpıtma bir haber. Dünyayı uzun boylular yönetmişitir ama dünyanın kaderini hep kısa boylular değiştirmiştir. Bunu bilmeyecek kadar cahil değilim.

SORU: Uzun boylu Erdoğan da kısa boylu kim?

İNCE: Atatürk.

SORU: Tekrar ediyorum. Çok mu önemli bu boy olayı?

İNCE: Ben bu kadar ucuz işlerle uğraşacak kadar cahil değilim. Ben bir cehaleti sergilemek için bir ironi yaptım. Meydanlarda boy tartışması yapana, meydanlarda soy tartışması yapana bir göndermede bulundum.

Tanrıkulu, Güler, Aygün,
Toprak… Nasıl bir arada tutulacak

SORU: Sizin partide çok farklı görüşler var: Hüseyin Aygün ‘A’ diyor, Birgül Ayman Güler ‘Z’ diyor. Binnaz Toprak ‘A’ diyor, Nur Serter ‘Z’ diyor. Ve bunların tümünün aynı parti çatısı altında olması biraz tuhaf kaçıyor.

İNCE: Ben hepsiyle gayet iyi anlaşıyorum. Aygün’le de, Tanrıkulu ile de, Güler ile de konuşup anlaşabiliyorum.

SORU: Öyle mi? Ama anlaşmamanız lazım.

İNCE: Sohbet ediyorum her biriyle.

SORU: O zaman her birinin suyundan gidiyorsunuz.

İNCE: Suyundan gitmiyorum, suyundan gitmediğim grup başkan vekilliği seçiminde hemen seçilmemenden anlaşılır. Ben ya ikna ediyorum ya da ikna oluyorum.

SORU: Yani bunların hepsi aynı parti çatısı altında olur diyorsunuz?

İNCE: İkna ederseniz, yeterli diyalog ortamı kurarsanız, bazı şeyleri günlerce tartışırsanız olur.