Son Dakika Haberler

DİDEM ENGİN'DEN HÜKÜMET'E SERT UYARI: AMACINIZ MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NDA YENİ BİR FETÖ YARATMAK MI?

DİDEM ENGİN'DEN HÜKÜMET'E SERT UYARI: AMACINIZ MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NDA YENİ BİR FETÖ YARATMAK MI?
Okunma : 92 views Yorum Yap

img_8271-didemengin
 
15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal uygulaması ile uzun yıllardır Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) başarı sıralaması ile gerçekleştirilen öğretmen atamalarının mülakatla yapılması şartını getiren bir Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayınlandığını hatırlatan Didem ENGİN, 668 sayılı KHK ile getirilen mülakat şartı sonucunda 19-27 Eylül tarihlerinde toplam 12.292 kişilik kontenjan için 36.876 kişinin mülakata alındığını belirtti. 29 Eylül 2016 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı’nca açıklanan mülakat sonuçlarının adaylarda büyük tepkiye neden olduğunu söyleyen Didem ENGİN, “Kamuoyunda mülakatların adil ve objektif kriterlere göre yapılmadığına dair ciddi bir kanaat oluşmuştur” dedi.
Sorular Öğretmenlik Becerilerini Ölçmekten Uzak!
Sözleşmeli öğretmenlik mülakatlarına yönelik olarak adaylarca dile getirilen şaibeler hakkında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ciddi bir inceleme başlatılması gerektiğini belirten Didem ENGİN, sözlü mülakat soru listesinin açıklanması gerektiğini söyledi. Mülakata giren bazı adaylara ‘Reis denince aklınıza ne geliyor?’, ‘Gezi’ye katıldınız mı?’, ‘Orhan Pamuk okudunuz mu?’, ‘Oruç tutuyor musun?’, ‘Namaz kılıyor musun?’ gibi öğretmenlik mesleği ile ilgisi olmayan, kişinin siyasi veya dini görüşünü anlamaya yönelik sorular sorulduğu iddialarını da Meclis’e taşıyan Didem ENGİN, “Mülakatları yapan görevliler hangi kriterlere göre belirlenmiş ve yetkilendirilmiştir? Mülakatları yapan görevlilere mülakatların amaç ve çerçevesi konusunda bir ön talimat verilmiş midir?” sorularını yöneltti.
Başarı Sıralaması Neden Açıklanmıyor?
Adayların mülakat öncesi ve sonrası başarı sıralarının halen açıklanmamasını da eleştiren Didem ENGİN, “Yüksek başarı sırasına sahip kimi adaylara çok düşük mülakat puanı verilmiş, düşük başarı sırasındaki kimi adaylara ise çok yüksek mülakat puanları veriliyor. Ortada açık bir adaletsizlik var. Başarılı adayların hakkı yeniyor. Milli Eğitim Bakanlığı bu şaibe iddialarının önüne geçmek için mülakat öncesi ve sonrası başarı sıralamalarını açıklamalı” dedi.
FETÖ de Devlete Böyle Sızmıştı!
Tek hayalleri olan öğretmenlik mesleğine kavuşabilmek ve mesleklerini onurlu bir şekilde yapabilmek için KPSS’ye giren binlerce gencin öğretmenlik mesleğine yetkinliklerini ölçmekten uzak böyle bir mülakat sisteminin kabul edilemez olduğunu belirten Didem ENGİN, “Daha önce FETÖ’nün Milli Eğitim kurumları içinde yapılanmasına her türlü katkı ve desteği sağlayan AKP, öğretmen alımlarında objektif olmayan bu mülakat yöntemiyle eğitim kurumlarımızda bu defa da bir başka cemaatin yapılanmasını mı amaçlamakta? Birkaç yıl sonra bu sefer de başka bir cemaat tarafından mı ‘kandırıldık!’ diyecekler, başka bir cemaat için mi ‘ne istediler de vermedik!’ diyecekler? dedi.
AKP Kul Hakkına Giriyor!
Liyakat ilkesinin önemini hatırlatan Didem ENGİN, başta öğretmen atamaları olmak üzere tüm kamu kurumlarına personel alımlarında uygulanacak olan yöntemin objektif, şeffaf ve bilimsel kriterlerle liyakat ilkesine uygun olması gerektiğini vurgulayarak, “14 yıldır liyakat ilkesine uymamanın nasıl bir canavar yaratabileceğini hepimiz gördük, biz gördük ancak AKP görmedi, görmek istemiyor. Halen daha liyakat ilkesinin önemini idrak edemediler. Yapılan şey kul hakkına girmektir, torpili olmayana ‘senin devlette yerin yok’ demektir. AKP artık aklını başına almalı, yapılan bu hukuksuzluktan bir an evvel dönmelidir” dedi.
Didem Engin’in Öğretmen mülakatlarına ilişkin soru önergesi.
04/10/2016
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Aşağıda yer alan soruların Milli Eğitim Bakanı İsmet YILMAZ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Didem ENGİN
CHP İstanbul Milletvekili
15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal uygulaması ile uzun yıllardır Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) başarı sıralaması ile gerçekleştirilen öğretmen atamalarının mülakatla yapılması şartını getiren bir Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayınlanmıştır. 668 sayılı KHK ile getirilen mülakat şartı sonucunda 19-27 Eylül tarihlerinde toplam 12.292 kişilik kontenjan için 36.876 kişi mülakata alınmıştır. Ancak 29 Eylül 2016 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı’nca açıklanan mülakat sonuçları adaylarda büyük tepkiye neden olmuş, kamuoyunda mülakatların adil ve objektif kriterlere göre yapılmadığına dair ciddi bir kanaat oluşmuştur. Bu çerçevede;
1. Sözleşmeli öğretmenlik mülakatlarına yönelik olarak adaylarca dile getirilen şaibeler hakkında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir inceleme başlatılmış mıdır?
2. Mülakata giren bazı adaylara “Reis denince aklınıza ne geliyor?”, “Gezi’ye katıldınız mı?”, “Orhan Pamuk okudunuz mu?”, “Oruç tutuyor musun?”, “Namaz kılıyor musun?” gibi öğretmenlik mesleği ile ilgisi olmayan, kişinin siyasi veya dini görüşünü anlamaya yönelik sorular sorulduğu iddiaları doğru mudur?
3. Sözlü mülakat soru listesi açıklanacak mıdır?
4. Mülakatları yapan görevliler hangi kriterlere göre belirlenmiş ve yetkilendirilmiştir?
5. Mülakatları yapan görevlilere mülakatların amaç ve çerçevesi konusunda bir ön talimat verilmiş midir?
6. Adayların mülakat öncesi ve sonrası başarı sıraları açıklanacak mıdır? Adayların başarı sıralamalarının açıklanmama sebebi nedir?
7. Tek hayalleri olan öğretmenlik mesleğine kavuşabilmek ve mesleklerini onurlu bir şekilde yapabilmek için KPSS’ye giren binlerce gencin öğretmenlik mesleğine yetkinliklerini ölçmekten uzak böyle bir mülakat sisteminin uygulanmasının amaç ve gerekçeleri nedir?
8. Mülakatlarda ortaya çıkan bu şaibeler nedeniyle, sözleşmeli öğretmen atamalarının sadece KPSS sonuçlarına göre yapılması düşünülmekte midir?
9. Daha önce FETÖ’nün Milli Eğitim kurumları içinde yapılanmasına her türlü katkı ve desteği sağlayan AKP, öğretmen alımlarında objektif olmayan bu mülakat yöntemiyle eğitim kurumlarımızda bu defa bir başka cemaatin yapılanmasını mı amaçlamaktadır?
10. Öğretmen atamalarının objektif ve bilimsel kriterlerle, liyakat ilkesine uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi ve mülakat sisteminin kaldırılması düşünülmekte midir?