Son Dakika Haberler

DİNCİ ÖRGÜTLERİN SORUMLUSU AKP

DİNCİ ÖRGÜTLERİN SORUMLUSU AKP
Okunma : 98 views Yorum Yap

MAHALLI

Musul’un işgali öncesinde IŞİD, Suriye’de yüzlerce asker ve sivilin kafasını kesti ve bunları halkın gözü önünde meydanlarda yaptı. YouTube’te paylaşılan yüzlerce kafa kesme görüntülerinde binlerce insanın ama özellikle çocukların serin kanlılıkla olup biteni seyrettiği görülür.

Kimse oturup bu olayı sorgulamadı . Yani 10-12 yaşlarında çocukların, kılıçla kafaların kesilmesini sıfır duygusal tepkiyle seyretmesini ve hiç bir şey olmamış gibi oradan çekip gitmesini. Çocuklar ve genel olarak insanlar artık tüm insani duygularını kaybetmiş ve olup biten herşeyi normal karşılar olmuştu.

Ortaçağ’a dönüş Asıl büyük kaos bu olsa gerek.

Hiç kimse, hiçbir şeye tepki göstermez ya da gösteremez oldu. Binlerce Ezidi kız kaçırılıyor, tecavüz ediliyor sonra da köle pazarında satılıyor ama insanlarımız bunu da unutuyor. Tüm uygarlıkların beşiği Mezopotamya toprakları buna da alıştırılıyordu. Üstelik din ve mezhep adına. IŞİD, Nusra, ÖSO ve benzeri gruplardan söz ediyor ve bunların ne tür sosyal, dinsel, kültürel ve psikolojik travmalara neden olduğunu konuşuyorsak, tek sorumlusu var: AKP yönetiminde Türkiye. ‘Arap Baharı’ denilen o iğrenç oyun ile birlikte Erdoğan-Davutoğlu bildik hayallere kapılıp İslami rüyalar görmemiş olsaydı, bugün ne IŞİD ne Nusra ne de ruh hastası diğer sapık gruplar olmayacaktı.

Sapık ideolojiler

Onlar olmasaydı bugün Suriye, Irak, Lübnan, Libya, Mısır, Yemen, Tunus ve Libya’da yüz binlerce insan ölmemiş olacaktı. Üstelik Libya’da ölenlerin hepsi Sünni. Yani mezhepsel hesaplarla başlatılan bu cinayetler kontrol edilemez olmuş ve hiç bir Kürt, Ezidi, Hıristiyan, Ermeni, Alevi, Şii ya da Dürzi’nin yaşamadığı Libya’da tümü Sünni olan insanları da kan gölünün içine çekmiştir…

 En kârlısı İsrail çıktı

Ruh hastası ideolojinin geleceği nokta buydu. İslamcıların arkasında Türkiye ve Katar, daha ‘orijinal’ olanların arkasında Suudi Arabistan daha ılımlı ya da laiklerin arkasında Mısır, Tunus ve Cezayir var. Batı için bundan daha iyi ve karlı bir eğlence olmaz. Hele İsrail için. 57 Müslüman ülkede 57 İslami anlayış, yorum ve uygulama var. 57 Müslüman ülkenin tümünün komşuları ya da dindaşları arasında sorun ve kavga var.

 AKP-Gülen kavgası

Örneğin Türkiye. Gerici ve işbirlikçi bazı Arap yönetimler hariç hemen hemen tüm Arap ülkeleri ile arası kötü. Suriye, Irak, Lübnan, Mısır, Cezayir, Tunus… Bu da yetmez, Türkiye kendi içinde dinsel hatta mezhepsel kavgalar yaşıyor. Provake edilmeye çalışılan Sünni-Alevi düşmanlığını bir yana bırakırsak AKP-Gülen kavgasını örnek gösterebiliriz. Her iki gruptan yana ya da tarafsız olan cemaatlerin kavgası. Çıkarlar uğruna türlü türlü döneklikler, vefasızlık, satılmışlıklar ve bildik hikayeler. Sonra da birileri çıkıp: ‘Bizim için tek konu var o da İslam’ diyecek.

 

Peki hangi İslam?

70 yıllık ideolojik çürümenin ürettiği İslam. Çok kolay yalanlarla gariban insanlara yutturulan İslam. IŞİD, Nusra, Kaide ve diğer ruh hastası tiplerin İslamından hiç farkı yok. IŞİD’i kimin kurduğu ya da kimin beslediği hiç önemli değil. Önemli olan IŞİD’i yaratan ve devamını sağlayan koşulların ne zamana kadar var olacağıdır. ABD ve müttefikleri IŞİD’e karşı koalisyon kurdu ama işe yaramıyor.

ABD ve müttefikleri samimi olsaydı gider Suriye ve Irak ordusu ile işbirliği yapar ve bu işi çok kısa bir süre içinde çözerdi. Ama yapmıyor, yapmayacak. Çünkü IŞİD henüz görev ve misyonunu tamamlamadı. Adı ne olursa olsun biz bu yapılanmaları daha 30-40 yıl konuşuruz. Örneğin Aynelarab ( Kobani) savaşında IŞİD’i yendiği için YPG’yi ‘uygar dünya adına mücadele eden kahramanlar’ olarak ilan eden ABD ve müttefikleri 4 yıldır IŞİD’e karşı savaşan Suriye ordusu için ‘Halkını öldüren teröristler’ diyor.

İki yüzlü ABD

Başlangıçta ‘Suriye’ye özgürlük ve demokrasiyi getireceğiz’ diyenler bugün artık bu kelimeleri telaffuz etmiyorlar. Etmiyorlar ama Suriye devletinin kendisini yıkmaya çalışan teröristlere karşı savunma hakkını kabul etmiyorlar. Bahreyn, Ürdün ve Körfez ülkelerinin geri kalmış, bağnaz, ilkel ve demokrasi düşmanı kral, emir ve şeyhlerinin böyle bir hakkı var ama Esad’ın olmayacak! Çünkü o laik ve Alevi ve arkasında Şii İran, Irak ve Hizbullah var.

Ladin’in modası geçince…

İşin daha ilginç olanı bugün ABD ve AB ülkeleri IŞİD ve Nusra için ‘terörist örgüt’ diyor ama Esad bunlara karşı savaşınca o da terörist oluyor. Peki Suudi Arabistan’a ne demeli? Müslüman Kardeş Mursi’yi deviren laik Sisi’ye destek veren ve sonrasında BAE ile birlikte Müslüman Kardeşleri resmen terör örgütü ilan eden Suudiler, Suriye’de savaşan Müslüman Kardeşler kökenli ruh hastası tüm terör gruplarına sınırsız yardım ediyor. Ediyor, çünkü en büyük ruh hastası onlar. Çünkü bu coğrafyada hatta tüm dünyada dinsel ve mezhepsel saplantılı olanların ruh hastalığından Suudiler sorumlu. CİA ve müttefikleri müthiş bir iş becerdi. 30 yıl insanları Kaide ile oyaladılar. ‘Arap Baharı’ ile birlikte Kaide’nin modası geçti diye lideri Usame Bin Ladin, Pakistan istihbaratının bilgisi dahilinde 7 yıldır yaşadığı evde öldürüldü. Yerine o sıralar Mısır Cumhurbaşkanı olan Mursi’nin dostu Mısırlı Eymen Zavahiri seçildi. Başka bir ifade ile Kaide Mısır’da iktidar olmuştu. O sıralar Nusra ve IŞİD piyasaya sürülerek işler daha da karıştırıldı. Her grubun lideri ‘Halife benim’ diyerek üstünlük sağlamaya çalışıyordu. Batı ve onun medyası IŞİD için ‘algı operasyonu’nu sürdürüyordu. Boko Haram, El-Şabab, Tunus, Mısır, Libya, Mali ve Pakistan’da kurulan yeni grupların tümü Bağdadi’yi Halife kabul ederek ona biat ettiler.

Dinci terör örgütü IŞİD, vahşi infazlarını korku salmak için halka izlettiriyor ve onları destekleyen televizyonlar da canlı yayınlıyor.

Kanın kaynağı: BOP

Afganistan’da Taliban lideri Molla Ömer’in ölümü ve yerine Molla Mansur’un tartışmalı bir şekilde seçilmesi ‘Irak ve Şam’ın şanlı hakimi’ Halife Bağdadi’yi daha şanslı kılıyor.

Bu tesbit doğru çıkar ve Afganistan ile Pakistan İslamcıları da IŞİD’çi olursa bu coğrafyada akacak kanın sonu gelmeyecektir. Çünkü İran’ın komşusu bu iki ülkede yoğun Şii nüfus var ve IŞİD ideolojisinde Şii’ler yok edilmeli.

Afganistan ve Pakistan’a komşu Orta Asya ülkelerinde ve onlara yakın Rusya’nın özerk Müslüman cumhuriyetlerinde milyonlarca insan potansiyel IŞİD’çi olabilir. Bunu çok iyi bilen Rusya ne pahası olursa olsun Esad’ı sahipleniyor

Suriye’nin Akdeniz’deki limanları Rus savaş gemilerinin barınabileceği tek yerdir. Suriye direndiği için Mısır ve Tunus’ta Müslüman Kardeşler devrildi ve Rusya rahat nefes aldı. ‘Arap Baharı’ ülkelerinde İslamcılar iktidar olsaydı Rusya’nın da başı belaya girecekti.

Bugün IŞİD ve Nusra saflarında yaklaşık 10 bin Rusya kökenli Müslüman savaşıyor. Özellikle Çeçenler. 1980’li yıllarda Komünist Sovyetler Birliği’ne karşı Yeşil Kuşak Projesi’nin (YKP) hizmetinde olanlar bu kez ‘Alevi ve Şii dostu’ Rusya’yı hedef alan Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) emrinde. Arada küçük görevleri saymazsak. Müslümanlar’ı birbirine karşı kırdırmak, Müslümanlar arası mezhep düşmanlık, nefret ve çatışmasını körüklemek, İslamı gerçek yüce değerlerinden boşaltıp insanları köhne inanç, alışkanlık ve davranışların esiri yapmak ve onları sahnelenen oyunlarda birer figüran haline getirmek.

Birileri de buna ‘Arap Baharı’ dedi. Batı ve yandaşları yalanı çok sever Onlara göre IŞİD, Nusra, ÖSO ve benzeri ruh hastalarının vahşetinden kaçan tüm Suriyeliler, Esad zulmünden kaçmıştı. İlkesiz yandaş medya çağında bu yalanı yutturmak pek zor değildi.

Oysa Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Irak gibi komşu ülkelere göç edenlerin köy, kasaba ve şehirleri IŞİD, Nusra, ÖSO ve benzeri grupların işgalinde. Buralardan dışarıya kaçanların sayısı yaklaşık 4 milyon. Bir o kadar Suriyeli devletin kontrolündeki bölgelere sığınmıştır.

Batı ve işbirlikçilerinin dediği doğru olsaydı bugün devletin kontrol ettiği bölgelerde hiç kimse kalmazdı. Bugün devletin kontrol ettiği bölgelerde Suriye nüfusunun %70 yaşıyor. Daha matematiksel olarak yurt dışında 4 milyon, muhaliflerin kontrolündeki bölgelerde 2 milyon ve devletin denetimindeki alanlarda 16-17 milyon insan var. AKP yönetiminde Ankara, Suriyeli göçmenleri bile kendi hesapları uğruna bir kart olarak kullanmış ve kullanıyor.

Amerikalı aktrist Angelina Jolie bile bu iş için seferber edildi. ‘Suriyeliler Esad’ın zulmünden kaçıyor’ yalanını sürekli yayanlar her nedense Aynelarab (Kobani)’lilerin kimden ve neden kaçtığını sorgulamadı. Peki Irak’ta da mı Esad var? Orada da yaklaşık 6 milyon insan farklı yerlerde göçmen olarak yaşıyor. Bu ve benzeri yalanlardan vazgeçilmediği sürece IŞİD ile mücadelenin hiç bir anlam ve yararı yok ve olamaz.

 

DURUM HER YERDE AYNI

Afganistan, Pakistan, Somali, Nijerya, Yemen… Taliban, El-Şabab, Boko Haram, Kaide…

Aynı kaynaktan beslenen tonları farklı ruh hastaları… Kafa kesmeler, cami, kilise, mabed ve dini mekanların yıkılması, kız kaçırıp tecavüz etmeler, intihar saldırıları, katliamlar ve herkesi düşman bellemeler…

‘Gerçek Müslüman benim’ ve ‘peşimden gelmeyen kafir ve katli vaciptir” mantığı. Vahabi Selefi öğreti ve ideolojisi. Müthiş başarılı bir organizasyon: ‘Tüm Müslümanlar ya bizim gibi olur ya da onları zorla yola getiririz’. ‘Hepsi öldürülemeyeceğine göre çoğunu ruh hastası yaparız’. Nitekim yaptılar, yapmaya çalışıyorlar. İçi boşaltılmış dine inandırmak, aptalca dini kavram ve öğretilere alıştırmak ve din mevzu bahis olunca akan suların durması gerektiğini herkese kabul ettirmek…

Özetle beyinleri kilitleyip esir almak. Kafa kesmek, öldürmek, katliam yapmak, tecavüz etmek, çalmak, rüşvet almak ve her türlü yolsuzluğu yapmak ve din adına yapılan herşeyi normal hatta kutsal kabul etmek…