Son Dakika Haberler

EN KÜÇÜK ŞİKAYET GELSİN GEREĞİNİ YAPACAĞIM

EN KÜÇÜK ŞİKAYET GELSİN GEREĞİNİ YAPACAĞIM
Okunma : 79 views Yorum Yap

KK-GEREGINI-YAPACAGIM

Şükrü Küçükşahin/ Hürriyet- Tahmin edildiği gibi 1 Kasım, CHP’de yeniden kurultay tartışması başlattı.
Normali de budur; ne kadar seçimin kaderini MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin tutumu belirlemiş olsa da çıkan sonucun en fazla CHP’yi etkileyeceği açıktı.

HİZİPÇİLİĞE YENİDEN DÖNÜLMESİN
CHP, seçimden yüzde 30 bandına çıkabilseydi bunlar yaşanmayacaktı.
Şimdi önemli olan CHP’nin 2-3 aylık bu süreci kırmadan, dökmeden; son iki yılda önemli ölçüde başardığı eski ‘hizipçi’, ‘her kafadan ayrı ses çıkan’ parti görüntüsüne yeniden dönmeyerek tamamlamasıdır.
Aksine CHP, süreci zor olanı başararak, yani bir umut üreterek bitirebilmeli.
Başlığı da bu tartışmalı sürece yönelik attım ve bilinçli olarak ‘olağan kurultay’ ifadesini kullandık; ‘neden’ diyeceklere açıklayalım.

KILIÇDAROĞLU’NDAN ADAYLARA SÖZ

CHP, 1 Kasım nedeniyle olağan kongre sürecini askıya aldı; oysa 12 il kongresi tamamlandı, diğer illerde de ilçe kongrelerinin en az üçte biri sonuçlandı.
Dün dahi birçok ilçede kongre vardı, bu ay 12 ile en az 3 il daha eklenecek ve CHP’de, il/ilçe kongrelerinde takvim, yılbaşından önce sonlanacak. Yine dün, büyük bölümü eski il başkanı olan 42 delege ile genel başkan adaylarından Umut Oran olağanüstü kongre taleplerini dile getirdi.
Görünen o ki, yeterince imza toplansa dahi, bir olağanüstü kurultay tüzük nedeniyle çok zor, 1-2 ay sonra yeni bir kurultay zorunluluğu doğacağı için.Muhalefetin ‘Olağanüstü Kurultay’ istemesinin nedeni ise Genel Merkez’in, yeni seçilecek delegeler üzerinde güç kullanma, etkide bulunma olasılığı.
Dün bu konuyu CHP yönetimi ile konuştum; ama belirleyici isim Kılıçdaroğlu olduğundan onun sözlerini aktarmakla yetineyim.
Kılıçdaroğlu, açık söz verdi, hiçbir kongreye müdahale edilmeyecek. Sadece bununla de yetinmedi, dedi ki, “Tek bir delege seçimi ile ilgili en küçük bir şikâyet gelsin, hemen gereğini yapacağım.”
Bu sözünden kuşku duymamasını isteyen Kılıçdaroğlu, demokratik bir yarış için gereken tüm şartları oluşturmada kararlı görünüyor.

TV YERİNE KONGRELERE DAVET

Bu kararlılığının göstergesini ise dünkü gelişmelerden bağımsız aktaralım. Kılıçdaroğlu sohbetimizde; “Bakın son MYK toplantımızda arkadaşlarımızı, çıkacak hiçbir aday için tek sert açıklama yapmamaları, kırıcı üslup kullanmamaları konusunda kesin dille uyardım” dedi.
Hem demokrasiden, konuşma özgürlüğünden söz edip hem de kapalı kapılar ardında adayların yolunu kesmek için çalışmanın eski ve kötü bir alışkanlık olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, bunu da kesinlikle önleyeceğini açıkladı.
Umut Oran’ın, ‘adaylar TV programlarında tartışsın’ önerisine ise olumsuz yaklaşıyor, gerekçesini de söyleyerek.

Bu yolun CHP’yi iç tartışmaya çekeceğine inanan Kılıçdaroğlu, adaylara TV tartışmaları yerine şu yolu gösterdi: “İl ve ilçeleri kongreleri sürecek; her aday çıksın, parti içi bu zeminleri kullansın; ne düşündüğünü, ilkelerini, CHP oylarını nasıl artıracağını oralarda doğrudan partilimizin yüzüne söylesin. Bu yolu da sonuna kadar açık tutacağımdan hiç şüphe olmasın.”
Kılıçdaroğlu’nun bu sürecin kırılmadan, dökülmeden sona ermesi için de elinden geleni yapacağını söylediğini de belirtelim ki bazı kaygılar sona ersin.
Bir kez daha yinelemek gerekiyor ki, Türkiye’nin devasa sorunları çözüm beklerken, ülkenin en büyük muhalefet gücünün önündeki 4 yılı kavgalardan uzak, geleceğe bakan bir perspektifle geçirmesi şart.