Son Dakika Haberler

Güneydoğuda Işıklar Sönüyor.Aysin GÜNEN

Güneydoğuda Işıklar Sönüyor.Aysin GÜNEN
Okunma : 13 views Yorum Yap

12 öğretmenin kaçırılmasıyla kafamızdaki oluşan
soruların cevabı, arayışı içindeyken içimizdeki ses güneydoğu da bir ışık olmak
nasıl zorlu bir sınavdır. burada görev yapan öğretmenlerin 12 kişiyle birlikte
3 kişinin daha kaçırılarak bize verilmek istenen mesajı savunmasız öğretmenleri
engellemek, halkı cehalete mahkum etmektir. Burada terör örgütüne verdiği
mücadelenin yanında zorluklarının farkındamıyız acaba?

Doğu ve güneydoğunun temel sorunlara bir bakalım.
Öğretmenin ekonomik sorunu, barınma sorunu, veli ile iletişim sorunlarını
aşmasından sonra eğitime nasıl yönelecek. Bu kadar sorun içinde sağlıklı eğitim
vermesi nasıl beklenebilir. En son yapılan araştırmada DEMOKRAT EĞİTİMCİLER
SENDİKASI kısa adı (DESAMIN) güney doğuda öğretmenlerin sorunlarını ele alan
raporları gerçeği aydınlatmaya yetiyor.

En büyük sorun eğitim eksikliğinin olması. Toplumsal
kaliteyi arttırmak eğitimden geçmektedir. Bu bölgede eğitim konusunda
ilerleyememesinin bir ana sebebi de yoksullukla birleşince,Teröre teslim
olmalarına mahkum ediliyor olmaları.Terörün getirdiği korku,kaygı, özellikle
eğitimde yeni fikir,projelerin gelişimini engellemektedir.Bu örgütlere karşı
bilinçlenen nesiller engeleyebilir. Bir neslin önünü kesmek adına yapılan bu
korkutma ve dayatma orada kuracakları hegemonya savaşıdır. bu savaşın son
bulması için güneydoğunun aydınlanması için ışık sadece öğretmenlerimizdir. Bu
temel sorun öğretmen atamalarıyla gerçekleşecek derken öğretmenlerimizin orada
rahat eğitim olanakları oluşturulması çok önemlidir.

Güvenli bir ortam, iyi ekonomik oluşum buradaki temel
sorununuda çözecektir. Milli eğitim bakanımızın kuru tesellilerle değil orada
korunaklı lojmanlar oluşturulmalıdır. Ekonomik alanda da öğretmen zorluk
çekmektedir. Güneydoğuya dışardan gelen öğretmen kendi zorunlu ihtiyaçlarını
almada da dışlanmakta. Dışarıdan gelen insana fatura daha da farklı olması ev
ararken yaklaşımıda sıcak olmaması sorunları katlamaktadır.Bu sorunlarla
mücadelesi yetmezken birde okula ulaştığında ayrı handikaplarla karşı karşıya
kalıyor.Sınıflardaki mevcut eğitim,malzemesi derslik sorununuda çözmek zorunda.

Birde veli öğrenci arasında köprü oluşturmak zorunda
kalması.Çocuğunu okula yollamada veli ikna turlarında ayrı bir sorun.Çocuk ve
gencin taşımalı sisteme kabul edilmesi kabul görmemektedir.Ekonomik şartlara
bakıldığında fakir ve fukaralılık o kadar yoğunki çocuklarını ekonomik
sorunlardan dolayı öğrenci aylığını başka ihtiyaçlara kullanmak zorunda kalması
vb. Çocukların bu şartlarda en büyük gelir kaynağı olarak erken yaşta
evlendirilmesi,15-17 yaş arasında büyük başlık paralarıyla hayatlarını heba
ettirmeleridir.(DESAMIN) güneydoğuda öğretmenler sorunlarını en geniş katılımlı
yaklaşımını bu soruna çok gerçekçi bir rapor hazırlamış bu misyonda görev alıp
güneydoğuda tüm eğitim gönüllülerine klavuzluk yapmaları sorunları ele almaları
çözümde bir anahtar olacaktır kendilerini kutluyorum.

Güneydoğuda can güvenliklerinden dolayı çoğu
sınıfların harap olduğunu bu konuda acil önlem planı yapılmazsa burada eğitimin
çökmesinden korkmaktadırlar.SAYIN milli eğitim bakanımız buralardaki sorunu
teselli yaklaşımından çok ne gibi projeler üreteceğini düşünmeye başlasa çok
daha akılcı olacaktır.Bu kanayan yarayı geçici pansumanlarla sorunu ertelemek
ne kadar çözüm getirecektir merak ediyorum.Büyük şehirlerde 250.000 adet
lojmanı bulunan milli eğitim bakanlığı büyük kentlerin arasına doğu ve
güneydoğuyuda bu şartlara eklemeli.Korunakları lojmanlar acil çözüm planları
ele alınmalı.

Güneydoğuda ışıklarımız sönüyor.Aydınlanmanın bu zor
sürecinde vatan uğruna en zor alanlarda görev yapan canlarını dişine takan
yürekli öğretmenlerimizin eğitmek ve aydınlatmak adına verdiğiniz bu mücadelede
yanlız olmadığınızı bilmelisiniz.Bu konuda bölgede öğretmenlik yapmanın
zorlukları arasında sıkışıp kalan sorunlarına sahip çıkılmalı.Türkçe eğitim
konusunda ikilem gırdırabında bu sosyal yara daha da tehlikeli alanlar
oluşturmakta.Sorunu üretmek değil çözmek önemli.

Milli Eğitim Bakanlığı sınıfta kalmıştır,bu
zayıflıktan faydalanmaya kimseye yer vermenin çabası olmamalıdır.Şimdi büyük
liderimizin İstiklal savaşından zaferle sona erdikten sonra kendisine
sormuşlar:Memleketi ne yapmak istersiniz? “ATATÜRK şu cevabı vermiş: Milli
eğitim ışığı memleketin en derin yerlerine kadar ulaşmasına,yayılmasına
özellikle dikkat etmeliyiz.Bir millet eğitim ordusuna sahip çıkmadıkça savaş
meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde etse de o zaferlerin kalıcı
sonuçlar vermesi eğitim ordusuyla mümkün olur.”

Türkiyeyi Türküyle,kürtüyle,alevisiyle,lazıyla bütün
etnik kültürün yapısıyla eğitim ordusu kurtaracaktır.