Son Dakika Haberler

İhsanoğlu, “Zalimle mazlum arasında tarafsız olamazsınız”

İhsanoğlu, “Zalimle mazlum arasında tarafsız olamazsınız”
Okunma : 115 views Yorum Yap

Flistin_ekmelettinCumhurbaşkanı adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, Ankara’daki Filistin Devleti Büyükelçiliği’ni ziyaret etti.

Büyükelçi Nabil Maarouf ile görüşen İhsanoğlu, Gazze’deki son durum ve ihtiyaçlar hakkında bilgi aldı.

Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, görüşmenin ardından Büyükelçilik önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Gazze’deki durumun vahim olduğunu ifade eden İhsanoğlu, “Gazze’den çok sayıda binanın yıkıldığı, binlerce insanın evlerini terk etmek durumunda kaldığı bilgileri geliyor” dedi.

Gazze’nin ilk kez böyle bir zulme maruz kalmadığının altını çizen İhsanoğlu, önceki yıllarda Filistin halkı için organize ettiği girişimleri ve hizmetleri hatırlattı.

İhsanoğlu, “2008-2009 yıllarında İsrail savaş hukukunda yasak olan silahları Filistinlilere karşı kullandı. O dönemlerde İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri idim. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin toplanmasını ve gerçekleri tespit etme komitesinin kurulmasını sağladık. BM adına İsrail’in Cenevre 4 anlaşmasına aykırı davranışlarının ve kullandığı yasaklanmış silahların ilk kez duyurulduğu meşhur Goldstone raporu bu çalışmalarımız sonucunda yayınlandı” dedi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ateşkes kararına da değinen İhsanoğlu kararın eksik olduğunu söyledi. “Birleşmiş Milletler ateşkes talep ederken mevcut orantısız şiddet kullanımını kınamamıştır ve bu büyük bir eksikliktir” diyen İhsanoğlu, dün gece ortaya konan ateşkes inisiyatifinin bugün başlatılmasının Gazze halkına nefes alma ve yaralarını sarma imkânı vereceğini belirtti.
“Tüm İslam dünyasını Gazze halkına yardım etmeye davet ediyorum” diyen Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, Türkiye’nin geçmişte Gazze’ye yaptığı büyük yardımları ve hükümetin aldığı tedbirleri memnuniyetle müşahede ettiğini söylerken “Halkımızın da bu konuda cömertçe katkı göstermesini temenni ederim” dedi.
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan İhsanoğlu, yabancı gazetecilerin sorularına Arapça ve İngilizce yanıtlar verdi.
Hamas’ın ateşkes anlaşmasının genişletilmesi talebi ve ateşkese verdiği ret yanıtı hakkında görüşleri sorulan İhsanoğlu, “Hamas’ın bu konuda Filistin Ulusal Yönetimi Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın müspet tavrına paralel bir tavır göstermesini temenni ediyorum. Hamas’ın uluslararası camiayla birlikte çalışması, yaraların sarılması ve günlük hayatta barışın tesisi için faydalı olacaktır” dedi.
Bir basın mensubunun İhsanoğlu’na “Filistin konusunda tarafsız olunmalı” dediğinin iddia edildiğini hatırlatması üzerine İhsanoğlu, “Ben hiçbir zaman bu konuda tarafsız olmamız gerektiğini söylemedim, söylemem de. Kimse de bana bunu söyletemez. Verdiğim mesajlardan cımbızla çekilen cümleler üzerinden böyle bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Benim tarafsızlık vurgum Arap kardeşlerimiz arasındaki kavgalara yöneliktir. Türkiye Filistin davasına 1948’den itibaren katkılarda bulunmuştur ve bu konudaki tarihi sorumluluğunu üstlenmiştir” ifadelerini kullandı.
İhsanoğlu, “Çok net ifade etmek isterim ki, zalimle mazlum arasında tarafsız olamazsınız. Gaddarla mazlum arasında tarafsız kalamazsınız. Filistin halkının meşru hakları konusunda tarafsızlığınız söz konusu olamaz” dedi.
Türkiye hükümetlerinin Ortadoğu’daki barış sürecini desteklemesi gerektiğini vurgulayan İhsanoğlu “Ortadoğu’da barış herkes için barış demektir” dedi.
Filistin halkı için 9 yıl boyunca yaptığı hizmetleri hatırlatan İhsanoğlu, “2006 yılında Hamas’la El Fetih arasındaki ateşkesi sağlayan kişi benim. Benden önceki İİT Genel Sekreterlerinin yapmadıklarını yaptım. Filistin’in Birleşmiş Milletler ve UNESCO üyelikleri için gereken 55 oyu toplayan yine bendim. Kudüs’e gidip stratejik planlar altında eğitim, mesken ve sağlık konularında büyük projeler sundum ve devletlerden para topladım. Hizmetlerim karşılığında Filistin hükümetinden hep takdir gördüm” dedi.
Bir basın mensubunun “Cumhurbaşkanı seçilmeniz halinde Gazze’ye gidecek misiniz? Bu konuda projeleriniz olacak mı?” sorusunu yanıtlayan İhsanoğlu, “Gazze’ye, Ramallah’a, El Halil’e, Kudüs-ü Şerif’e birçok kereler gittim. Cenab-ı Allah bana mübarek yerlerde hizmet imkânı verdi. Filistin’le münasebetler daha da geliştirilmelidir. Cumhurbaşkanı olarak elbette Gazze’yi ziyaret edeceğim” dedi.
Bir basın mensubunun “Filistin konusunda Başbakan’ın tavrını nasıl değerlendiriyoruz” sorusuna ise İhsanoğlu, “Türkiye’nin barışın tesis edilmesi ve Filistin halkına yardıma yönelik çabalarını takdirle karşılıyorum. Dış politikada muhalefetin tavrı milli menfaatlere uygun olmalıdır. Uygulanan politikaların bazılarında hata varsa elbette her vatandaş gibi bu hataları dillendirmek her vatandaşın olduğu gibi muhalefetin de görevidir” diye yanıt verdi.
Rakiplerine yaptığı bağışa dair sorular karşısında İhsanoğlu “Bu konuda cevabımı verdim. Bağış hesabımız açılır açılmaz bir vatandaşımız 50 TL gönderdi. Bu bizi çok sevindirdi. Biz de siftah yapalım, bir nezaket jestinde bulunalım dedik. Sayın Selahattin Demirtaş çok zarif bir yanıt verdi. Sayın Başbakan’ın hesabını idare edenler teşekkür ederek yapılan bağışı iade etmişler. Biz de onlara teşekkür ediyoruz” yanıtını verdi.
Bir basın mensubunun “Irak’ta kaçırılan diplomatlarla ilgili yol göstericilik anlamında nasıl bir yöntem sunardınız” sorusunu yanıtlayan Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, “Bu operasyonlar çok karışıktır. Başarılı olmak için bölgedeki tüm aktörlerle görüşmelisiniz. Vatandaşlarımızı rehin alan tarafla kanallarınızın açık olması çok önemlidir. Bu işler yapılır ancak söylenmez. Yaptığınızda da netice almak durumundasınız. Bu konu çok hassas bir konudur. Vatandaşlarımızın canları tehdit altındadır. Dolayısıyla süreç sükunet içerisinde yürütülmelidir” dedi.
İhsanoğlu bu konuda ayrı bir parantez açarak bazı soruların sorulması gerektiğini söyledi. “Her şeyden önce neden bizim vatandaşlarımız kaçırıldı?” diye soran İhsanoğlu bölgede diplomatları ve tır şoförleri olan birçok ülkenin bulunduğunu hatırlatarak “Neden bizim vatandaşlarımız kaçırılıp rehin tutuluyor, bu muamele neden bize reva görülüyor? Bu soruları sormamız gerekir” ifadelerini kullandı.