Son Dakika Haberler

KADIN VE SİYASET. Nilgün Kral Güneri

KADIN VE SİYASET. Nilgün Kral Güneri
Okunma : 130 views Yorum Yap


nilgunKadını siyasette  görmek buz dağının arkasını görmek kadar zor.

      Kadınların sosyal hayata geçişleri sanayi devrimiyle başlamıştır.Kadının iş sektöründe var oluşuyla beraber bir çok evrensel yeniliklerle karşılaşması,bu karşılaşmanın getirdiği zorluklara göğüs  germesi çokta kolay olmamıştır.Kadının ,erkek egemenliğini yıkması bende bu alanlarda varım demesi ,varlığını ispatlamak için erkeklerden daha fazla çalışmak zorunda bırakılmıştır.Stuart Mill’’Bir uygarlığın seviyesini ölçmek isterseniz,derhal kadınların hayat şartlarına bakın’’demiş.Dünyanın %51’ni kadın nüfusu oluşturmakta  olup, erkek nüfusu ise %49’dur.Kadın nüfusunda daha az olan erkek nüfusu kanun yapıcı konumunda olup kadınlar için kararlar alma yetkisini kendilerinde bulmaktalar.Kadınlar için yapılacak kanunları kadınların karar vermesi daha adaletli olurdu. Bir kadının ızdırabında  ancak bir kadın anlar.Kadın doğası gereği analık duygusu olan bir varlık.Daha sevecen,daha merhametli ve daha paylaşımcıdır.Kadın siyasetin her alanında olmalı ,olmalı ki  dünyada bir çok yanlışlar ve haksızlıklar düzelebilsin .Kadının siyaset sahnesinde olması için öncelikle erkeklere rakip olduklarını açık ve alenen ortaya koymalı.

      Siyasi partilerde görev alan kadınlar;kendilerini yukarılara taşıyacak gücü kendinde  bulması için önce  önünde engel teşkil eden,Kaf Dağının arkasında ki  yedi başlı canavar  benzeyen  erkeklerle mücadele etme gücünü kendinde bulmalı.Peki bunu başar bilmesi için adil,eşitlikçi ve de tarafsız bir siyasi parti anlayışı var mı?Neden siyaset denince akla hep erkekler gelmekte?Kadın sokak, sokak ev,ev gezerken hiçbir erkek bu çalışmayı göz önüne almadığı gibi kadının emeğinin üzerine oturup,kendi emekleriyimiş gibi bunu siyasi oluşumlarında kullanmaktan hiç çekinmiyorlar.. Kadın bu çalışmalarını kendi lehine çevirmiyor. Çünkü siyaset erkeklerin egemenliğinde. Kadın siyasi partilerde ikinci plana itilmekte.Kadın emeği evinde olduğu gibi hiç kimse tarafında görülmez ve taktir edilmez.Kadın siyasette emeğini ortaya koyar. Bu çalışmalarını da kendi cebinden çocuklarına ve evine ayırması gereken zamanını  partiye vermekte.

      Yaklaşan YEREL YÖNETİM SEÇİMLERİNDE  kadının yaptırım  gücünün ne olduğunu göreceğiz. Bakalım kaç tane kadın listeye girecek?Bu listeler yapılırken ilk sıralara kadınlar konacak mı?Kadın gücü,kadın birliği oluşa bilecek mi?Bu soruların cevabı çok basit.Eğer biz kadın örgütlenmeyi becere bilirsek,o masaya eli güçlü bir şekilde otururuz ve bizlerde artık bu arenada varız diyebilmeliyiz.Kadınlar,   erkek siyasetçilerin desteği olmadan da ,kendi güçleriyle de var olabileceklerini kanıtlamalı.Siyasi partileri kendi babalarının malı gibi gören erkek siyasetçiler,bunun artık böyle olmadığını görmeli.

     Kadın sadece çocuk doğuran,evde çalışan ve eşinin isteği doğrultusunda siyasi tercihler yapan olmamalı.Kendi için karar alan ve uygulayan olmalı.Kadın eşinin arkasında değil yanında durmalı.Kadın eşinin yanında yürürse kendine olan güveni bir kat daha artar. Bir daha ki sefere de erkek karısına destek verip,karısının yanında yürümeyi öğrenmiş olur.Bu güç kadını;Dünya üzerinde belirleyici en büyük etken yapmalı.