Son Dakika Haberler

Kılıçdaroğlu.R Tayyip Erdoğan'a CHP ilacı verin..

Kılıçdaroğlu.R Tayyip Erdoğan'a CHP ilacı verin..
Okunma : 145 views Yorum Yap

imageKemal Kılıçdaroğlu adanada yaptığı mitinğde Erdoğana CHP ilacı verin dedi.
Recep Tayyip Erdoğan’ı keşiş yerine koyan kılıçdaroğlu,Savaşa Hayır mitinğine katıldı.
Erdoğan hertürlü koalisyon içinde yer alırız yeterki Suriyey vurun diyor. Bu nasıl bir siyasettir dedi. İngilterenin dostu düşmanı olmaz önemli olan ingilterenin menfaatleridir diyerek örnekler vren Kemal Kılıçdaroğlu nu Adana da muhteşem kalabalık karşıladı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’a Suriye politikası nedeniyle sert suçlamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, Haçlı Seferlerini düzenleyen kişinin Keşiş Piyer olduğunu belirterek, “Bizim keşiş de Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın elinin kanlı, dilinin kirli olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, dün, CHP tarafından Adana’da düzenlenen “Savaşa Hayır” mitingine katıldı. Burada halka seslenen Kılıçdaroğlu, Adana’nın Çukurova ve Hatay’ın Kırıkhan ilçe binalarının açılışını yaptı. Hatay’da, ODTÜ kampüsünden otoyol geçirilmesini protesto için düzenlenen gösterilere polisin sert müdahalesine karşı yapılan eylem sırasında çıkan çatışmada yaşamını yitiren Ahmet Atakan’ın ailesini ziyaret ederek başsağlığı dileyen Kılıçdaroğlu, bombalı saldırıya uğraşan Cilvegözü Sınır Kapısı’nı da gezdi.
Kırıkhan’da da ilçe binasının önünde toplanan vatandaşlara seslenen Kılıçdaroğlu, miting ve açılışlarda yaptığı konuşmalarda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’yi dünyada yalnız bırakan politikalarına sert eleştiriler getirdi.
“SADECE MÜSLÜMAN COĞRAFYASINDA KAN AKIYOR”
Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’de muhaliflerin ellerine silah verip Suriye’ye kardeşlerini öldürmesi için gönderdiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu’nun konuşmalarından satır başları şöyle:
Suriye’de her iki taraf da birbirine “Allah Allah” diyerek saldırıyor. Müslüman kanı dökmek caiz midir? Bir düşünün bakalım, bütün dünyada sadece Müslüman coğrafyasında kan akıyor. Niye karşı çıkıyoruz, bir tek Müslümanın kanı akmasın diye. Akrabalarımız orada, akrabalarımız burada. Efendim, orada demokrasi yokmuş… Suudi Arabistan’da, Katar’da demokrasi mi var? Biz her ülkede demokrasi olmasını isteriz ama demokrasi yok diye orada kargaşa çıkarmak, insanı insana kırdırmak, Türkiye Cumhuriyetine yakışmaz.
“BU İLKESİNİ SATANLARIN CÜMLESİDİR”
Başbakan Erdoğan, her tarafı geziyor, her tarafta konuşuyor. Hiç bir komutan, hiç bir lider, hiç bir din adamı 5 Eylül 2013’de Recep Tayyip Erdoğan’ın kullandığı cümleyi kullanmadı. “Her türlü koalisyon içinde yer alırız, yeter ki Suriye’yi vurun” dedi. Bu tetikçilik demektir. Cumhuriyet ve dünya tarihinde böyle bir sözü hiç bir lider kullanmamıştır. Ne ahlaki ne dini yanı vardır. Bu ilkesini satanlar, taşeronluğa soyunanların cümlesidir. Bu cümleyi kullandığı için Başbakanlık koltuğunda oturan bir Başbakan olarak görmüyor ve kabul etmiyoruz.
“MÜLTECİ SAYISI 1 MİLYONA ULAŞACAK”
Suriye’den Türkiye’ye yaklaşık 500 bin Suriyeli sığınmacı geldi. Yakında bu sayının 1 milyona ulaşacak. Mülteciler için 2 milyar lira harcandı. Kamplarda yaşayan Suriyeliler, durumu iyi olup, şehirlerde ev tutup iş kuran Suriyeliler. Bir de yoksul olup dilencilik yapan Suriyeliler var. Bu durumun tek sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır. Recep Tayyip Erdoğan’ın eli kanlıdır, eli kirlidir. Dili de kirlidir.
Bir devletin sınırları o devletin namusudur. Suriye’de 900 km’lik sınır yolgeçen hanı. Böyle sınır mı olur? Kimin girip çıktığı belli değildir.
Kendisi dünyada yalnız olduğunu anladı. Suriye konusunda Paris’te toplantı yapıldı. Üç ülke oturdu ortak basın toplantısı yaptı ama Türkiye yoktu. Bizim Dışişleri Bakanı’nı çağırmadılar. Neden çağırmadılar? Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin uluslararası sorunlarda çözümden, barıştan yana tavır takınması lazım. Geldiğimiz nokta iyi bir nokta değildir.
“SEN NEDEN KEŞİŞ PİYER ROLÜNE SOYUNDUN?”
Recep Tayyip Erdoğan 9 Mayıs 2013’te Suriye için “Eğer karadan vururlarsa biz de destek veririz” dedi. Bu sözler ben söylerim, onlar yapar anlamına geliyor. Sen kim oluyorsun da parlamentonun iradesini kullanıyorsun? Ordunun sınır ötesine geçmesinin tek koşulu parlamento kararıdır. Sen savaş istiyorsan bu milletin çocuklarını gönderme, kendi çocuklarını gönder. Savaş çığırtkanlıkları yapıyorsun. Sor bakalım millete Müslüman kanının dökülmesine evet diyor mu? Sen neden Keşiş Pier rolüne soyundun? “Ben her türlü koalisyonun içinde yer alırım” demek; “Ben Suriye’deki Ayşeleri, Fatmaları, Alileri öldürürüm” demektir. Buna kim razı olacak.
“TÜRKİYE TERÖR İHRAÇ EDEN ÜLKE”
Türkiye iyi yönetilmiyor. Türkiye’deki sıradan yurttaşlar da çok iyi biliyor. Türkiye’nin artık terör ithal eden ülke konumuna geldiğini de biliyoruz. Reyhanlı patlaması, Cilvegözü patlaması, İstanbul’daki bazı olaylar, bütün bunlara baktığımızda bizim pilotların Lübnan’da kaçırılması, Türkiye’nin terör ithal eden ülke konumuna geldiğini gösterir. Terörün beslendiği kaynaklara bakmak lazım. Türkiye’ye bu dış politika ile yoluna devam ederse, daha acı bedeller ödemeyle karşı karşıya gelebilir. Bu açıdan Türkiye’nin hükümetin bu konuda daha ciddi, daha tutarlı bir politika izlemesi gerekiyor. Sınır kapısında benim gördüğüm güzel bir tabela var. Giren herkes onu görüyor, “Yurtta sulh cihanda sulh” yani barış sözcüğü burada var. Eğer barıştan yana politika izlerseniz emin olun terörü büyük ölçüde aşmış olursunuz.
Türkiye’de radikal insanların eğitilmesini; ellerine silah verip ceplerine para koyup kardeşini öldür denmesini istemiyoruz. Huzur içinde yaşamak istiyoruz. Türkiye ile Suriye halkının bir düşmanlığı yoktur. Düşmanlığı körükleyenler siyasetçilerdir. Yapan kendi halkına ihanet ediyor demektir. Barış gibi güzel bir şey varken neden kavga ediyoruz. Suriye’de demokrasi yokmuş Allah aşkına demokrasi götüreceğiz diye iç savaş mı çıkaralım? Huzur ve barışı kendi coğrafyamızda egemen kılmak istiyoruz.
“DUYGULARLA DIŞ POLİTİKA OLMAZ”
Dış politika iç politikaya benzemez. Dış politika milli politika olmak zorundadır. Herkesin destek vermesi gerekir. Dış politika ülkelerin çıkarı üzerine yürütülür. Dış politika akıl ve mantıkla yönetilir. Kin ve öfkeye gerek yoktur. Mezhep endeksli dış politika olmaz. Churchill İngiltere’nin düşmanları kim diye soruyorlar, O, “İngiltere’nin dostu ve düşmanı olmaz, İngiltere’nin çıkarları vardır” diye cevap veriyor. Duygularla dış politika olmaz.
Bakın Mısır’da darbe oldu doğrudur, Sisi geldi. Askerler geldi meydanların sesini kesti. Darbelerden biz çok çektik. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları Mısır halkının yanındadır. Biz kardeşiz, kardeş yaşayacağız. Bunlar bağırıp çağırdılar, estiler gürlediler, herkese salladılar. Büyükelçiyi geri çektiler. Sen hangi gerekçeyle büyükelçiyi çekersin. Sonra yanlış yaptıklarını anladılar. Suriye’yi Mısır gibi sandılar.
“KULAĞINI ÇEKTİLER; ÖNCE ABD’YE GEL DEDİLER”
Kıbrıs müdahalesi yapılırken Kaddafi her türlü desteği verdi. Uçak yakıtı verdi. Kaddafi’yi arkadan hançerlediler. Kültüründe ihanet olanların işidir bu. Bunlar acımasız, Erbakan’ı da arkadan hançerlemişlerdi. Dokuz defa düşüneceksin. Ne dedi. Gazze’ye gideceğini söyledi. Kulağını çektiler. Sen önce Amerika’ya gel dediler. Büyük laf edersen yedirirler. Büyük laf etmeyeceksin. İç politikada milleti kandırabilirsin ama dünyayı kandıramazsın. Uluslararası hukuku bilmeden dış politikayı oluşturamazsın. Konuşuyorsun, dünyanın tepkisini çekiyorsun. Yanlış dış politika ülkelerin tarihinde ve halkların belleklerinde çok ciddi kırılmalara yol açar. Bu saatten sonra Mısır, Suriye, Irak halkıyla kaynaşmak zordur.
“BİZİM KEŞİŞ”
Recep Tayyip Erdoğan’ın merhaba diyecek komşusu kalmadı. Irak, Mısır, Suriye, İran kalmadı. İran’a gitti, bir gün İran’da beklettiler. Bizim tarihimizde bir ilktir. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı 1 gün bekletildi. Bu bir ayıp değil mi? Biz Suriye’ye, Mısır’a, Irak’a gidiyoruz. Biz dünyanın her yerine gideriz. Çünkü biz yiğit namuslu Türk halkını temsil ediyoruz. Biz halkların kardeşliğine inanmış CHP’yiz. Halklar kardeş olmalı, Ortadoğu’da bu coğrafyada Müslümanlar kardeş olsun diyoruz.
Haclı seferlerini Keşiş Piyer başlatmıştı, bizim Keşiş de Recep Tayyip Erdoğan’dır. Mısır’da demokrasi olsun, özgür seçimler yapılsın isteriz, iki halkın kaynaşması gerekir diyoruz. Ama “Onlar darbeci” dediler.
“300 BİN İNSANIN KATİLİNİ KONUK ETTİLER”
AKP her darbeye karşı mı Afrika’da Fiji’de, Honduras’ta 2012’de Mali’de Moritanya da darbe odu, bunlarda tık yok. Nijerya’da darbe oldu, tık yok. Sudan’da Ömer El Beşir darbeyle geldi. 300 bin insanı öldürdü. 300 bin insanın katilini, 2 milyon 700 bin insanı yerinden eden, Uluslararası Mahkemede mahkum edileni Ankara’da konuk ettiler.”
“BEN KUL HAKKI YEMEDİM DİYEMEZ”
Bana “Sen Genel Başkansın, herşeye itiraz ediyorsun” diyorlar. Herşeyi kabul ederim, kabul etmenin bir tek şeyi var. Herşeyi affedebilirim, ama kul hakkı yiyeni affetmem. Kimse kusura bakmasın. Elli sefer sordum, çık şu milletin önüne, “Ben kul hakkı yemedim” de! Diyebiliyor mu, diyemez. Ama ben soruyorum, alnım açık, tek bir hedefim var, bu milletin sorununu çözmek, onları zenginleştirmek.
“SENİN KAFANA SIĞMADI”
Valilik ve Sağlık Bakanlığı tabelalarından Türkiye Cumhuriyeti ibaresinin neden çıkırıldığını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a soruyoruz; cevap veriyor: “Tabelalara sığmadı, o nedenle çıkardılar.” Senin kafana sığmadı o. Yoksa niye tabelaya sığmasın? Türkiye Cumhuriyeti’nin her karış toprağında bizim kanımız var. Sen o tabeladan onu çıkartamazsın. Onun mücadelesini CHP olarak her aşamada vermeye hazırız. Bizim amacımız, Türkiye Cumhuriyetini büyültmek ve güçlendirmektir.
“ERDOĞAN’A CHP İLACI YAPIN!”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sabah kahvaltıda CHP, öğlen yemeğinde CHP, akşam yemeğinde CHP, rüyasında CHP görüyor. İlaç firmalarına rica ediyorum. Allah aşkına bir CHP ilacı yapın da şu adama verin belki aklı başına gelir. Bize niye kızıyor? “Müslüman kanı dökülmesin aracılık etme diyoruz” bize kızıyor. “Yolsuzluk yapma” diyoruz bize kızıyor. “Türkiye Cumhuriyeti’nin saygınlığını koru” diyoruz bize kızıyor. “Gençlik özgürlük ve demokrasi istiyor; gençlerin sesine kulak ver” diyoruz bize kızıyor. “Gençler sana diz çöktürdü, sen gençlerin önünde mağlup oldun” diyoruz bize kızıyor. Oysa biz ülkemizin çıkarlarını savunuyoruz demokrasi özgürlüğü savunuyoruz. Kadın erkek eşitliğini, gençlerin erken siyasete girmesini, gençlerin sesine kulak verilmesini, herkesin aşı işi olsun istiyoruz. Çiftçinin alın terinin karşılığı olmasını istiyoruz.