Son Dakika Haberler

KILIÇDAROĞLU "Saray hakimleri gece çağırıyor."

KILIÇDAROĞLU  "Saray hakimleri gece çağırıyor."
Okunma : 107 views Yorum Yap

Kk-12121
CHP lideri yargının siyasallaşmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları;
Hep birlikte Türkiye’nin sorunlarını çözmek için çaba harcayacağız. Bunun mücadelesini vereceğiz. Ordu’da yaralar sarılana kadar olayın takipçisi olacağız. Srebrenitsa’da bir katliam gerçekleşti. Üstelik Avrupa’nın göbeği, binlerce insan öldürüldü bu vahşete bütün Avrupa tanık oldu. Bugün onların bütün acılarını paylaşıyoruz. Böyle bir acının Avrupa’da yaşanması büyük bir üzüntü. Bosna’ya sevgi ve saygılarımızı gönderiyoruz. Türkiye’de farklı görüşlerimiz olabilir ama Türkiye bir yürek olarak sizin yanınızda. Ayşe Begün Onbaşı kızımıza yürekten sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.
“YARGININ SİYASALLAŞMASI KABUL EDİLEMEZ
Yargı tarihin ilk dönemlerinden itibaren ahlak üzerine kurulmuştur. Toplumun duyarlılıkları göze alınarak. Dünyanın bütün ülkelerinde adaleti dağıtan organdır yargı. Toplumun farklı kesimlerine eşit mesafede olmalı. Herkese eşit davranacak, çünkü adaleti dağıtıyor. Yargının siyasallaşması en bütük tehlikedir. Siyaset kurumunun emrini yerine getiren kurum haline gelir yargı. İktidarın sopası haline gelir. Yargının siyasallaşması kabul edilemez. Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı üzerinde durulmuştur. Yargıç sosyal yaşamına dikkat etmelidir. Yargıç niteliklerini kaybediyorsa adalet dağıtamaz algısı yerleşir. Yargıçın bu özellikleri olduğu için ABD Başkanı bir yere gittiğinde ayağa kalkar, alkışlar, ancak yargıçlar ayağa kalkmaz, alkışlamaz. Öyle bir eğitimden gelirler. Yargının önemi budur. Siyasal partiler yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda duyarlı olmalılar. Bunun için toplumun tüm kesimleri adaletin bağımsızlığı üzerinde ortak görüş oluşturmak durumunda.
ADALETİN EVRENSEL KURALLARI VAR”
Adaletin evrensel kuralları var. Düşünün bir ilçede hakim karar veriyor ama o süreç yeri geldiği zaman AİHM’e kadar gidiyor. Yani adaletin evrensel bir boyutu var. Bizdemokrasiyi savunuyorsak bu evrensel kurallara uymak zorundayız. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı üzerine bir düzenleme Meclis’e geldiğinde CHP destek verecek. Anayasa diyenler bizim bu teklifimize kulaklarını tıkadılar.
NEDEN YARGITAY, DANIŞTAY ÜYELERİ GÖREVDEN ALINIYOR?”
Parlamentoya bir yasa getirdiler, Yargıtay ve Danıştay üyeleri görevden alınıyor. Bir kanunla Anayasa’nın hükümlerini işlemez hale getiriyorsunuz. Bu kabul edilemez, bu asla doğru değil. Niçin Yargıtay, Danıştay üyeleri görevden alınıyor? Çünkü yargıyı yürütme organın emrine almak istiyorlar. Talimat alacaklar, ona göre karar verecekler. Hans Frank, Hitler döneminde yargıçlara ‘Verdiğiniz her kararda benim yerimde Führer olsa nasıl karar verirdi’ diyor. Şimdi yapılmak istenen de bu. Yargıyı bu hale getirmek istiyorlar. Bu Türkiye için tam bir felaket. Apar topar çıkarıldı. Biz hemen Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Yok hükmünde sayılsın, yargıyla bu kadar oynanmaz, darbe dönemlerinde yargıyla bu kadar oynanmadı. Anayasa Mahkemesi 2 üye hariç ‘biz buna bakmayacağız’ dedi. Bu çok önemli. Siz bir yasayla Anayasa’nın yargıyla ilgili hükümlerini askıya alıyorsanız, bir başka hükümet gelir Anayasa Mahkemesi’ni görevden alır. Ben bu süre içerisinde Anayasa Mahkemesi toplanamak endişesiyle Anayasa Mahkemesi Başkanı’na bir yazı yazdım. Bunun Anayasa’ya aykırı olduğunu, asıl kararın Yüce Mahkeme tarafından verileceğini, asıl sorumluluğun yargıya, kendilerine ait olduğunu duyurdum. Yasa henüz Cumhurbaşkanı’na gitmiş değil. Bu acele nedir? Saray hakimleri gece çağırıyor.
“TÜRKİYE’DE DEMOKRASİYİ KOLAY KAZANMADIK, KOLAY KAYBETMEMELİYİZ”
Gelen bilgiler iç açıcı değil. Orada hakimlere soru soruyorlar, elde etmeye çalışıyorlar. Bir diktatör bozuntusunun tutsağı olursanız tarih sizi affetmez. Bu çay toplama işine benzemiyor. Bu Türkiye’nin geleceği ile ilgili bir sorun. Bu kadar köklü, bu kadar tarihi bir sorumluluğu var Anayasa Mahkemesi üyelerinin. Kararlarına saygı duyacağız. Türkiye’de demokrasiyi kolay kazanmadık, kolay kaybetmemeliyiz.