Son Dakika Haberler

Köprü, baraj yapacağım diyemezsiniz. Çünkü yapamazsınız. Bunu hükümet yapar

Köprü, baraj yapacağım diyemezsiniz. Çünkü yapamazsınız. Bunu hükümet yapar
Okunma : 93 views Yorum Yap

sariyer_ihsanoglu-gaziantepCumhurbaşkanı adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, seçim çalışmaları kapsamında Gaziantep’teydi.
Öğle saatlerinde yerel basın mensuplarıyla buluşan gelen İhsanoğlu basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Dinin siyasete alet edilmesinin yanlış olduğunu belirten İhsanoğlu “Toplum içinde ayrışmalar yaratılmamalı. Müslüman ve gayrimüslim olarak saygı, sevgi içinde bir arada yaşamak, kültürümüzde, canımızda, kanımızda var. Yeter ki din istismarı yapılmasın, tartışma vesilesi olmasın” dedi.

Başkanlık, yarı başkanlık ve cumhurbaşkanlığı sisteminde revizyona gidilip gidilmeyeceği yönündeki tartışmalara değinen bir soru üzerine İhsanoğlu, “Her şeyin yeniden düşünülmesi, gözden geçirilmesi güzel bir şeydir. Ancak devlet nizamında her gün her şeyi yeniden düzenlenmez, yeniden kurulmaz. Devletler bir günde kurulmuyor. Ardında büyük bir birikim var. 90 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyetini kurdu. Ama bunun da arkasında bin senelik bir tarih vardır. Bugün rejimin temelinde kuvvetler ayrılığı ve parlamenter sistem vardır. Cumhurbaşkanının da anayasa esasları uyarınca yetkileri vardır. Fakat icra yetkisi, ülkenin kalkınması, savunması başbakana ve hükümete verilmiştir. Atatürk zamanından beri bu, böyledir. Bunun da ardında mutlakıyetten meşrutiyete geçişte bu yetkilerin başvekile verilmesi yer alır. Modern Türkiye bu temele oturtuldu. Eksiklik var yok mu? Vardır.”

Bunları iptal edip yeni bir sistem getirmeyi, bir vücuda yeni bir kafa yerleştirmeye benzeten İhsanoğlu, bu müdahalelerin tehlikelerine değindi ve “O zaman kafa başka türlü, vücut başka türlü çalışır. ABD sistemi bazılarına cazip gelebilir ama oradaki koşullar farklıdır. Oradan birbirinden farklı birçok federasyon vardır. O federasyonların başına bir başkan getirildi. Bizde ise üniter devlet vardır. Siz Türkiye’de 81 vilayeti ayrı birer vilayet gibi düşünemezsiniz. Üniter devlet sistemi içinde parlamenter sistem meselenin tabii halidir ama elbette ıslah etmek de gerekebilir” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde birbirinden farklı üsluplara sahip 11 cumhurbaşkanı olduğunu hatırlatan İhsanoğlu bu cumhurbaşkanlarının hepsinin aynı anayasaya göre hareket ettiğini vurguladı ve şöyle devam etti:

“Bir cumhurbaşkanı olarak anayasadaki yetkilerini kullanırsın. Anayasada olmayan yetkiyi kullananlar yetki kastında bulunur. Aksi halde başbakanla, meclis başkanıyla çatışırsın. Bu da Türkiye’yi kötü bir yere getirir. Hatırlarsınız, cumhuriyet tarihimizde bir kitapçık fırlatıldı, ekonomi çöktü, herkesin cebindeki paranın yarısı uçtu. Tepeden bir yerden bir sigortanın atması, ben gücümü milletten aldım diyerek dikte etmesi bizi nereye götürür? Bu alternatifleri iyi düşünmek lazım.”

Türkiye’de böyle hür tartışmaların yapılmasının da gerekli olduğuna değinen İhsanoğlu, “Bunlar meclise gelir, meclis karara bağlar, yürürlüğe girer. Bugün Türkiye’de cumhurbaşkanı mevcut anayasaya göre seçilecektir. Anayasa’da bu konuyla ilgili hükümler ve 104. madde dahilinde hareket edilmektedir. Fakat meclis toplanır, mutabakatı ile anayasa maddeleri tadil edilirse ona uymak cumhurbaşkanın görevidir” dedi.

Bir basın mensubunun nasıl bir cumhurbaşkanı olacaksınız sorusu ve adayların propaganda tarzlarındaki farklılığı vurgulayan yorumu üzerine İhsanoğlu, “Diğer adayları kötülemek neden? Anayasaya göre icraatın içinden köprü, baraj yapacağım diyemezsiniz. Çünkü yapamazsınız. Bunu hükümet yapar. Bırakalım hükümetler bunları yapmaya devam etsin. Burada bir makam, bir sandalye var. Üç kişiden biri o sandalyeye oturacak ama bu bir parti seçimi, belediye meclis üyeleri de değil” dedi.

“Her şeyden önce anlayışım şudur ki cumhurbaşkanı sadece devletin değil, Türkiye olarak andığımız büyük ailenin reisidir. Tokat atan, kulak çeken değil herkese sevgi ve saygıyla yaklaşan, herkesi kucaklayan bir reistir. Dış siyaseti bilmesi, siyasi tecrübeye sahip olması beklenir. Allaha şükür her ikisi de bende bol bol var. Önemli olan cumhurbaşkanının kendi siyasi gündemini zorla başkalarına empoze etmemesidir. O siyasetin yapılacağı yer meclistir” dedi.

İhsanoğlu konuşmasını sürdürürken aldığı bir son dakika haberini de basın mensuplarıyla paylaştı. CHP, MHP, DSP, LDP, DP ve BTP’nin ardından 7. parti olarak BBP’nin de desteğini aldıklarını duyurdu. Kürsüye yaklaşarak İhsanoğlu’nun elini sıkan BBP Gaziantep İl Başkanı İhsan Kaya’ya teşekkür eden cumhurbaşkanı adayı, “Yedinci partinin desteğini de aldık. Ülke menfaati, ekonomik gelişmenin istikrarı, ülkenin itibarını iade etmek için sekizinci partinin desteğinin geldiğini de göreceksiniz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı seçim yarışının adaletli olup olmadığı sorunu ilginç bir anekdotla cevaplayan İhsanoğlu, “Geçtiğimiz hafta Hazreti Eyüp Sultan’ı ziyaret ederken vatandaşlar büyük destek, sevgi ve saygılarını ifade ettiler. Bir vatandaşımız da zarif bir tebessümle geldi ve “Siz adaletten bahsediyorsunuz; devletin imkanlarının, televizyonların kullanımından şikayet ediyorsunuz. Ama sizi de altı parti destekliyor. Bu adaletli midir?” dedi.

76 milyonluk bir ülkede cumhurbaşkanlığı seçiminin bir ayda yapılamayacağına değinen İhsanoğlu, “Fakat vatandaşlarımız bunu görüyor. Burada hak, hakkaniyet, adalet, eşitlik, orantı yok. Her şey bir biçilmiş kaftan şekilde hazırlanmıştı ama bir sürprizle karşılaştı. Mesele bundan ibaret” dedi.

Suriye ile ilgili gelen bir soru üzerine İhsanoğlu, “Bu bölge her zaman sıkıntılara gebeydi. Fakat 2011’e kadar diktatöryel rejimler vardı. Bunun savunulacak bir tarafı yok. Fakat komşularla iyi münasebetler kurmak zorundasınız. Geçmişte Gaziantep’te ticaretin ve sanayinin gelişmesi için güzel münasebetler kurulmuştu. Bunları neden bıraktık? Bugün gelinen durum 2010’dakinden daha mı iyi? Her şeyin bir vakti, her vaktin bir ezanı vardır” dedi.