Son Dakika Haberler

Mehmet Fatih MAÇOĞLU “Sol belediyecilik ideolojik olarak bir anlam taşısa da devrimci olmak farklıdır”

Mehmet Fatih MAÇOĞLU “Sol belediyecilik ideolojik olarak bir anlam taşısa da devrimci olmak farklıdır”
Okunma : 52 views Yorum Yap

Türkiye Komünist Partisi Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Mehmet Fatih Maçoğlu, Sarıyer Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlenen Büyük Usta’nın Ölümünün 2. anma yılında Yaşar Kemal Sempozyumuna katıldı.

Dünyada örnekleri bulunan Komünist Belediyecilik projeleri Ovacık Belediyesi’nde uygulayarak politik ve yaşamsal alanda örnek olan Mehmet Fatih Maçoğlu ile iki panel arası 10 dakika görüştük.

Ayşe Semiha Baran, Davur Ökütçü, Mehmet Fatih Maçoğlu, Şükrü Genç, Altan Öymen, Hıfzı Topuz

Bir hafta süresince İstanbul’da birçok etkinliğe katıldınız, Bugün Yaşar Kemal’i anıyoruz, Sizce Yaşar Kemal?

Ölümünün 2. yılında Yaşar Kemal’i anmak böyle bir etkinlikte onu tam olarak anlatmaz, Bizler Yaşar Kemal’i okuduğumuzda ufkumuzu genişleten demokrasi meselesinde biz öncülüğü öğreten yazar – romancı öncü aynı zamanda.

Yaşar Kemal, Mehmet Ali Brant ile yapmış olduğu röportajda ben politikacı değilim diyor, mevcut Türkiye’deki siyasi bir alanda politika yapmaksa değildir, sömürülen ezilenden yana yoksuldan yana olması örgütlü bir politik duruş sergiliyor, bu anlamda Yaşar Kemal her birimizin kitaba yöneldiğimizde 5 kitap’a ulaşmak istediğimizde bir tanesi Yaşar Kemal’dir, Bu etkinliğe gelmek bizim için asli bir görev.

Mustafa Balcı, Mehmet Fatih Maçoğlu

ÖĞRENCİLER İLE DAYANIŞMA İÇİNDE OLMAYA ÇALIŞIYORUZ

– Ovacık’ta öğrenciler ile müthiş ilişkiler içerisindesiniz, Bir belediye başkanı olarak öğrenciye bakış açınız:

Yaşadığım ülkemde yoksullaştırılmaya çalışılan, baskı altında tutulmaya çalışılan yaşamı zorlaştırılan kesim gibi görülüyor, ilk, orta ve liseden başlayarak üniversiteye geldiğinden aslında ülkenin değişen bilimsel yüzüdür, bizi ileriye taşıyabilecek, bilimde ve gelecekte önderlik yapabilecek kabiliyette bir kültürdür. Dünyanın bir çok gelişmiş ülkelerinde öğrenciye bakış böyle, biz bu öğrencilerin yaşam alanlarında dahil bir müdahale refah alanlarında nitelikli bir sıçrama yapabilmesi için en ufak dayanışmada bulunmaya çalışıyoruz, onlarla ilişki kurmaya çalışıyoruz,ne kadar başarılı oluyoruz bilmiyorum, bizim yavrular bize bakınca yüzleri gülüyor, bizde onlara gülüyoruz, yeni yenide olsa öğrencilerle ve gençlikle iletişim kurmaya başladık, onlar değişen ve değişime ayak uyduran, bizler ise yerinde sayan insanlarız aradaki fark bu.

Beylikdüzü Panelinde akıllarda kalan açıklamanız “ 1980’de sonra sol belediyecilik kavramında politikamız olmadı” dediniz, Diğer belediyeler tesisler, binalar yapıyorlar, siz ise üretim yapıyorsunuz. Sosyalist Belediyeciliği nasıl başardınız.

“Sol belediyecilik ideolojik olarak bir anlam taşısa da devrimci olmak farklıdır, Sol, Sosyal demokrat olabilirsiniz ama devrimci olmak önemlidir.”

DENİZ, MAHİR VE İBRAHİM KAYPAKKAYA’NIN NE DEMEK İSTEDİKLERİNİ YENİ ANLAMAYA BAŞLADIK

Çünkü. Yenilenme, değişme, değişime uygun davranmadır, devrimci olmak yoksuldan yana, doğadan yana, iklimden yana söyleyebileceğimiz çok şeyi olan bir kavramdır, bu anlamda biz yerel yönetimlere geldiğimizde devrimci, halkçı yerel yönetim programı ile iktidara geldik, “1970’lerden sonra teorik olarak Deniz, Mahir, İbrahim Kaypakkaya’lar döneminde bile üreten ve yöneten bir sloganı ile yola çıktığında ne demek istediklerini aslında biz anlamaya başladık.” O zaman anladık ama bir alana müdahaleyi daha çok teorik anlamında tartışmalara boğarak yaptık, bunun karmaşası içinde gitti geldi, solcuyum, devrimciyim diyenler solu ve mevcut kapitalizmin yaptığı arasında nasıl bir rol alacağını bir türlü oturtamadı.

DEVRİMCİLERİN YEREL’E DAİR POLİTİKA VE PROĞRAMLARI, EKONOMİ, EĞİTİM VE SAĞLIKTIR, DAYANIŞMA KÜLTÜRÜDÜR

Bir yerde başlanması lazımdı biz üretim de olan gücümüzü kullanarak bir çalışmaya başladık. Yavaş yavaş kazma vuruyoruz, gücümüz bu, gerek bütçesel, gerek nitelikli çalışma alanları, nüfus’un bölgedeki güvenlik meselesinden dolayı o bölgedeki çalışma alanları, sadece bu olmayacak, Devrimcilerin yerel’e dair politikaları ve proğramı ekonomidir, eğitim’dir, sağlık’dır, dayanışma kültürüdür, Sosyal belediyeceliktir, her an, her zaman yapabildiğimiz oranda bunları işleye işleye geleceğiz, sağlam çalışmalar yaparak eksikliklerimizi görüp, bir önceki eksiğimizi, sonrakine yenileyerek, onararak daha iyi yapmak için çaba harcayacağız,

Bizim üretimde başarılı olmamızın temel sebeplerinden biri bulunduğumuz bölgedeki istihdam sorununun, işsizlik sorunu ile alakalı o bölgenin ekonomisini planlamaktı, yaşadığınız alanı planlamak zorundasınız, planlamadığınız taktirde sadece anlık güncel çalışmalarla ihtiyacı karşılama ve belirlemeye girer ki o zaman işte araba lazımdır alırsınız, bina lazımdır yaparsınız, bunu sağ partiler ve bir çok burjuva siyaseti daha iyi yapıyor,

Biz bugünden başlayarak yaşamı nitelikli hale getirmek, refah alanını yükseltmek, aynı zamanda geleceği de politikleştirip ekonomisini planlayıp insanın yaşamını uzun süreli programa dahil etmektir, bunu yapmaya çalışıyoruz, eksiklerimi ve yanlışlarımız olacak sosyal varlığız ama hepsini doğruyu bulmak için yapacağız.

MİLLET VEKİLLİĞİ İÇİN BÖYLE BİR HAKKIM VE NİYETİM DAHİ YOK

PÖPÜLER KÜLTÜRÜN ÇEKMEK İSTEDİĞİ ALAN BİZE YAKIŞMAZ

-Referandum sonrasında bir erken seçim olabilir, Tunceli’den partili veya bağımsız Millet Vekili adayı olmayı düşünüyormusunuz

1984’den bugüne bir geleneğin örgütlü adamıyım, tek başına karar vermenin ideolojik ve politik yanlışlığa düşeceğimi düşünüyorum, böyle bir hakkım olmadığı gibi böyle bir niyetim dahi yok, 33 yıllık bir alanda faaliyet yürüttükten sonra mevcut güncel durumdan kaynaklı popüler kültürün çekmek istediği alanda ben buradayım burayı yapacam tarzına girmek hiç yakışmaz bize. Çok samimi söylüyorum. Bu programı yürüten, algı ile taşımaya çalışan her bir dostumuz zulada Fatih’i yada Fatma ile Ayşe vede Mehmet’in hiç önemi yoktur. Bizler taliyiz, esas ve toplumsal alanda programı yürütmektir.

ÖNDERLEŞMEK, KAHRAMANLAŞMAK BİZİM YAŞAMIMIZDA YOK

-Tunceli denilince akla ilk isim Kamer Genç geliyordu, Şimdi ise siz akla geliyorsunuz. Tunceli de siz önder olabilirsiniz.

Bizden asker olur, tarlada, parkta bahçede çalışan, önderleşmek, kahramanlaşmak bizim yaşamımızda yok, hiç öyle niyetimiz de yok, Mutluluk hissettiğiniz alanda olmak aslında sizleri değerli kılar, ben böyle mutluyum. Bu kadar küçücük bir alanda, bu kadar faaliyetin mutluluğu bir sonraki aşamada belki mutsuzluğa getirebilecek. Mutlu olmak iyidir.

BENİM BİRİNCİ KİMLİĞİM SAĞLIKÇI OLMAKTIR

İstanbul’a gelişinizde bütün Tunceli vatandaşlarımızın kapıları size sonuna kadar açılıyor, bir çekyat yeter diyorsunuz. Müthiş ilgi görüyorsunuz. Normal yaşamınızda böyle bir insanmısınız.

Ben sağlık memuruyum, benim için birinci kimliğim sağlıkçı olmaktır, şimdi ikinci kimliğimde sağlıkçı olmaktır. Belediye başkanlığı talihi esas olan yaşamımıza değeri kılan o ilk heyecanı yaşatan topluma hizmeti daha değerli benim açımdan, ordan gelen bir kültür, benim ailemden gelen bir kültür geçmişten bu yana devam ediyor, sağlıkçı iken alışkanlıları sonradan belediye başkanı olunca değiştirmeye başladığınızda kişiliğinizden ödün vermeye başlayacaksınız, bu yaşam içinde bizi daraltır ve mutsuz eder.

GENÇLER YÜREKLERİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERİ KISITLAMASINLAR

Üniversitelerde okuyan sol gençliğin idölüsünüz, ne tavsiye diyorsunuz.

Çocuklar okumaya devam edecekler, söyle sekte söyleme sekte gençler düşündüklerini yapacaklar, gençlik birkaç cümle ile özetlenemeyecek bir konu ama gençlerin yüreğinin götürdüğü yere gideceklerini düşünüyorum. Öyle gitmeleri de gerekiyor, Gençler yüreğinin götürdüğü yeri kısıtlamadığı sürece başarıya ulaşacağını düşünüyorum. Ama okusunlar..okuması çok önemli bizim için..

Güncel Referandum.:

Hayır’da hayır var…

Sarıyer Times / Mustafa Balcı