Son Dakika Haberler

NAKİYE ELGÜN’Ü TANIYAN VAR MI?

NAKİYE ELGÜN’Ü TANIYAN VAR MI?
Okunma : 193 views Yorum Yap

ibalci-rfeneri-sokaklari

Naciye Elgün’ü tanıyan var mı? Hiç zannetmiyorum. Zira günümüzde nedense geriye dönüp bakmak ayıp gibi bir şey oldu. Ama ne olursa olsun, insanlar kendi değerlerini tanımalıdır. Örneğin; Sarıyerliler, Sarıyerli değerleri tanımalıdır.

161034Sarıyerliyim diyen bir kişi Hacı Müezzin Mehmet Raci Efendi’yi, Necmeddin Molla’yı (Kocataş), Hacıoğlu Hafız Mehmet Ragıp Efendi’yi (Yıldırım), Yusuf Ziya Öniş’i, Haydar Doğu, Yaşar Hanım’a (Ağatan), Celadet Barbarosoğlu’nu, Em. Gen. Fahri Belen’i, Refik İsmail Kakmacı’yı tanımalıdır. Bunların her biri Sarıyer tarihine, hatta Türkiye tarihine damga vurmuş Sarıyerlilerdir.

            Sarıyerliler Ketencioğlu Hacı Yakup Ağayı, Giritlioğlu Şakir Kaptanı, Davit Ssehakkuli’yi, Yusuf Erdinç’i, Ali Bayrak’ı, Dede Yusuf’u, Hulusi Özbilgin’i, Saffet Ebeyi, Ressam Şevket Beyi tanımalıdır. Bunlar teker teker ülkemiz tarihine imza atanlardan bir kısmıdır.

            Celadet Barbarosoğlu, Ord. Prof. Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, İlk Türk/Müslüman Baro Başkanı Mehmet Raşit Efendi, Av. Aziz Bey (Özgür), Osman Ağa (Akdağ), Muhtar Faris Varmışer’i tanımayan Sarıyerliler ayıp ederler gibi geliyor bana…

            Şekerci İbrahim (Akdoğu), Şaban Reis (Ergün), Saffet Ebe (Canseven), Sait Halim Paşa, Yusuf İzzet Paşa, Memduh Paşa, Kara Todari, Afif Paşa, Recaizade Mahmut Ekrem, Muhtar Rafet (Üstün), Eczacı Keğam’ı (Seven) tanımak zorundadır. Bunlar Sarıyer İlçemizin değerleridir.

            Em. Korg. Salih Acarel, Em. Org. Yaşar Büyükanıt, Em. Korg. Cemal Ergin’i, Em. Org. Bekir Kalyoncu’yu ve Amiral Cem Gürdeniz’i tanımak Sarıyerli değerleri tanımak demektir. Sarıyerliler bunları tanımak zorundadır. Yoksa “Ben Sarıyerliyim” demeleri havada kalır.  Şaka bir yana ben 1941 yılından beri Sarıyer’deyim, yeni 74 yıldan beri Sarıyer’deyim, Sarıyer üzerinde çalışıyorum ama hala “Sarıyerliyim” derken düşünüyorum, acaba bir noksanım var mı diye, ama bir bakıyorum ki üç beş yıl önce gelen “Sarıyerliyim” diyor ve bir de akıl vermeye çalışıyor. Soruyorsun bir iki şey “Tın” Tın”… Varsın öyle olsun… Biz Sarıyerli olarak Sarıyerlileri tanımak ve tanıtmak zorundayız…

nakiye-elgün-480x284
1930’da Dünyanın ilk Çocuk Hakları Mitingi ve ilk Çocuk Hakları Bildirisi, Nakiye Elgün öğretmen tarafından Taksim’de okunmuştur.

Şimdi okurlara çok önemli bir Sarıyerli tanıtacağım. Belki dudak bükecekler olur ama böyledir işte ben uydurmadım ki… Doğarken kadın Sarıyer’in Rumelifener köyünde doğmuş ve milli mücadeleye baş koymuştur.NAKİYE ELGÜN Hanım Efendi, 1880 de Rumelifener köyünde doğdu. Kız Muallim Mektebini bitirdi. Bu okulda Edebiyat öğretmeni oldu. II. Meşrutiyetten sonra Feyziye Lisesinde Müdür olarak görev yaptı. İzmir’in işgali üzerine, bana da görev düştü diyerek kolları sıvadı ve İstanbul’da yapılan Mitingleri organize eden grupla birlikte hareket etti ve konuşmalar yaptı.

12281595192
30 Mayıs !919’da ikinci Sultanahmet Mitinginde Nakiye Elgün: “Efendiler! Fatih’in, Selim’in, Süleyman’ın mezarını, ecdadının ebedî âbideleri olan camileri, türbeleri bırakıp çıkacak içinizde bir erkek var mıdır? Ben tasavvur etmiyorum, çıkmayacaksınız, bırakmayacaksınız. Biz de daima sizinle beraber olacağız… Önümüzde acık iki yol var: Biri, tarihimize sanımızla devam etmek, diğeri gözlerimizle beraber tarihimizi de kapayıp ebediyete götürmektir.”

13 Ocak 1920 de Sultanahmet Mitinginde konuştu ve “Önümüzde açık iki yol var. Biri tarihimizle, şanımızla devam etmek, diğeri  gözlerimizle tarihimizi kapayıp ebediyete götürmektir…… Vatanın kurtuluşu için kadın erkek birlikte mücadeleye” diyerek topluma gereken “Haydi Savaşa” çağrısını yaptı. Nakiye Elgün Hanım Muallimler Cemiyeti Başkanlığı da yaptı. Cumhuriyetin ilanından sonra Türk Ocağı, Halkevi, Kızılay ve Türk hava Kurumuna üye oldu. İstanbul Kız Lisesi Müdürlüğü yaptı. 1930 da İstanbul Şehir Meclisine üye olarak seçildi ve beş yıl süre ile Daimi Encümen Üyeliği yaptı. Bu değerli Sarıyerli Hanım bilahare V. VI. ve VII. Dönem Erzurum milletvekiliolarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yaptı ve nihayet 1964 yılında ve 80 yaşında hayata gözlerini yumdu. Allah rahmet eylesin.

Evet efendim, tanıtmak istediğim hanım işe bu… Yani Nakiye Elgün Hanım… Özbeöz Sarıyerli ve Rumelifener doğumlu…

Şöyle Rumelifeneri’nde bir dolaşalım bakalım ne var ne yok… Balıkçılıkla uğraşan köy (mahalle) sakinleri, birkaç esnaf… Türkiye’nin en büyük balıkçı yerleşim bölgesi ufak ufak turizme de açılıyor… Limanı, kafeteryaları, tamir atölyeleri, küçük tersanesi ve köy dışında eğlence yerleri ile dikkat çekiyor. Bir de dikkat çeken tarafı; Türkiye’nin bu en büyük balıkçı yerleşim bölgesinde balıkçılığı çağrıştıran bir tane sokak ismi yok… Liman Caddesinden başka… Böyle mi olmalı? Tabii ki böyle olmamalı… Rumelifeneri’nin çok değerli insanları vardır tarihe kayıt düşmüşlerdir. Prof. Dr. İsmail Özarslan bunlardan biridir. Ketencioğlu Hacı Yakup Ağa, Giritlioğlu Şakir Kaptan, Giritlioğlu Emir Ahmet Kaptan, İngiliz Memiş, Hacı Bayram Reis (Deniz), İsmail Reis (Deniz), Prof. Dr. İsmet Giritli ve daha pek çok kişi…İncelendiğinde pek çok isim bulunabilir…. Buna öncelikle kayıt düşelim…

Bu mahalledeki sokak isimlerinin hemen hemen tamamı bitki (çiçek) ismi! Öyle mi olmalı. Balıkçı köyündeki sokak isimlerinin en azından balıkçılığı çağrıştıran isimler olması gerekmez mi?

355px-Nakiye_elgün_sokağı

 

Demek istediğim şudur: Rumelifeneri Mahallesinde bir sokağa ya da caddeye, NAKİYE ELGÜN ismi verilmelidir,

Burada görev öncelikle elbette ki Mahalle Muhtarı Şafak Kılıç’a düşmektedir. Muhtar, Nakiye Elgün Sokakönerisini Sarıyer Belediye Başkanlığına önermelidir. Sayın Belediye Başkanı Şükrü Genç’in bu konuda çok duyarlı olduğunu biliyorum, gerekeni yapacaktır inancındayım. Benden hatırlatması, başka ne yapabilirim ki?

İbrahim Balcı