Son Dakika Haberler

Önce Kadına Vurun…Nilden Bayazıt Postalcı

Önce Kadına Vurun…Nilden Bayazıt Postalcı
Okunma : 66 views Yorum Yap

Önceki gün dersime gitmeye hazırlanırken gördüm Habertürk gazetesindeki dehşet resmi.
Derste o günkü konumuz siyasilerin konuşma metinleri üzerineydi; yani hedef
kitlesini net gösteren, mesajlarını net veren dünyadan çeşitli siyasi
liderlerin çeşitli siyasi metinlerini deşifre edecektik.

Bu haber üzerine değiştirdim o günkü ders içeriğimi.

Ders içeriğim in konusu : medyada etik değerler oldu.

Derste kendimden geçmiş, günümüz itibarıyla medyanın nasıl “etik dışı” hareket
ettiğini anlatırken söz aldı bir öğrencim: “İyi de hocam” dedi, “bu resim
olmasaydı, biz bugün başka bir şey konuşacaktık. Dikkat çekti konuya, fena mı?”

“Fena” dedim. “Hem de o kadar fena ki”.

O açıdan “basitçe” bakıldığında haklıydı çıkışı öğrencimin. O kadar “basitçe”
bakmaya alıştık ki hayatı, bize o kadar “basitçe” bakmaya alıştırdılar ki, bir
konunun derinine bakmadan çözemeyeceğimizi unuttuk.

Kadın sorunu, başörtüsüne indirgendi ilk önce. Sordurdular birbirimize “üniversite öğrencileri kızlarımızın hakkıdır başörtüsü, taksınlar “ dedirttiler. Hala bakıyorum yeni, anayasa tartışmaları sürerken, bazı yerlerde konu dönüyor
dolaşıyor başörtüsüne geliyor. “Basit” düşünmeye zorladılar bizi. Biz ise,
önemli olanın, kadınlara istihdam sağlamanın, kadına bireysel özgürlüğünü
kazandırmak olduğunu anlatamadık. “Basit düşünmeyin, derinine inin” diyemedik.

“İleri demokrasi için, eşit eğitim hakkı sağlansın; başörtülü kızlarımız üniversitede
okusun” dediler, hala daha da diyorlar. İleri demokrasi kavramını bile çok
düşünmemizi istemediler. Kadınları bile bölmeye çalıştılar. Biz o zaman
bağırdık; önemli olan eşit hakka sahip olmaktır, bu kızları, kadınları işgücüne
kazandırmaktır asıl olan.

AKP kurmaylarının başörtülü eşlerine bakınız; hepsi eğitimlidir, ama bir tanesinin
bile iş tecrübesi olmamıştır. Çünkü “ileri demokrasi” den anladıkları
başörtüsüdür.

Başörtüsünü aylarca gündemde tuttular, daha vahim olan çocuk evliliklerini, kadına yönelik
şiddete dair tek bir adım atamadılar. Atamazlarda zaten, çünkü “basit”
düşünürler, bizlerin de basit düşünmemizi isterler. Unutmayın; “darbeleri” çok
tehlikeli bulup “irticayı” hiç tehlikeli bulmayan bir zihniyetle yönetiliyoruz.

İşte böyle sevgili okur.

Kadın olarak, daha kenetlenmemiz, kadın “içgörüsüyle” daha derin düşünmemiz, her
zamankinden “daha güçlü” durmamız gereken zamanlar bu zamanlar.

Güçlü durmak derken; gerçekten “güçlü” durmaktan bahsediyorum. Evde, işte,”partide”..

Bir zamanların “demir leydisi” Margeret Thatcher ‘ın ünlü bir lafı vardır:

“Güçlü olmak, hanımefendi olmak gibidir;öyle olduğunuzu söylüyorsanız,
değilsinizdir”..

Sağlıcakla kalın…