Son Dakika Haberler

Sarıyer’de siyaset nasıl gidiyor.

Sarıyer’de siyaset nasıl gidiyor.
Okunma : 30 views Yorum Yap

 

Sarıyer Times ve Sarıyer Gözlem yerel haber sitesinden CHP içinde siyaset yaptığımız İsmail Aydın ve Mustafa Balcı olarak Sarıyer’de siyasetin nasıl şekilendiğini, önümüzdeki süreçte yaşanacak olan Delege seçimleri, İlçe Kongre sürecinde adaylar, ekipler, delegeler, duayenler ile bir hafta sonu sohbeti şeklinde yazı dizimize başlıyoruz, Adayların ve delegelerin sesi olalım istedik, ilk muhabbeti biz yaptık.

Birbirimize sorular sorduk, fazla derine hatta hiç derine inmedik, zülfiyare dokunmadık.

Sarıyer’de siyaset nasıl gidiyor.

İsmail Aydın : Sarıyer siyaseti kör, sağır ve topal gidiyor, siyaseten yaşananlar ortada görünür halde fakat kimse görmüyor, sağır gidiyor, herkes o kadar çok şey konuşuyor ki doğrusu ile yalanı ile saptırması ile insanlar duymuyorlar, duyanlarda cevabını vermiyorlar, bunu bir gelenek haline getirdiler, burada bütün argüman aksayarak gitmiş oluyor, bilinçli aksaklıklar çıkaranlar siyasete balta vuruyorlar,

M Balci : Sen parti okulunda görev yapıyorsun, oradaki düzen ve anlattıklarınız ve çalışmalarınızla ilçeye döndüğünüzle başka şekil alıyor, Ülke geneline baktığınızda ise Millet Vekillerinin yaptığı siyaset ilçelerin bunu anlamaması nasıl olacak.

İsmail Aydın : Parti okulunun vermiş olduğu siyasette bir kurumsallık yaratmak, partinin geçmişi tarihi sosyal demokrasi ilkeleri ve günümüz koşullarına göre değerlendirilmesi dersleridir. Bunlar yeterli değildir. Alanda bunları siyasi duruş sergileyerek hayata geçirenleri bulmakta zorlanıyoruz.

İsmail Aydın : Siyasi Kurumsallık konusunda Parti okulu yeterli mi?

M Balcı . Yeterli değil, Parti okulu 50 yaş üstü olmaması lazım, Büyüklerimizden duyduklarımızda parti okulu gençlik kollarından başlıyor, bugün gençlik kollarının parti eğitimi yok, Sarıyer de o zamanlar ocaklar varmış ve burada eğitimler verirlermiş, CHP Sarıyer ilçe teşkilatında gerçekten siyasi eğitimler verirlermiş, 80 dönemine geçince illaegalite’ler parti içinde olmaya başladı, partinin içinde yer aldılar, o zamanki kadro halen daha aynı bilinç ve siyasi kültür içinde yaşamını devam ettiriyor, abilerimize baktığımız zaman siyasi yapının nasıl olduğunu yanlarında bulunarak öğrendik, şimdi bu yapı yok, 80-90 larda apolitiklik gençlerin siyaset yapmaması korku, Gezi de yaşanan kıvılcım ve son dönemde hayır çalışmalarında 16 .18. 20 yaşlarının aktif olmaları ile biraz kıpırdanmalar başladı. Biz CHP olarak yine yararlanamadık, ana temeller yapı büyükler üzerine kurulu, neden Sarıyer’de genç insanın siyaset yapması görev alması lazım, 18 yaşında genç var 35 yaşında da genç var, gençlik kolu seçimi yapsan ki bunu gördük 30 yaş üstü aday oluyor, 42 yaşındasın sen de genç olarak kabul ediliyorsun, çoluk cocuk sahibisin ve genç,
24 yaşında askerden gelmiş, evlenmiş, bir çocuk sahibi olmuş, 32 yaşına gelmiş bu insan genç kabul ediliyor, şirket sahibi olmuş, işini kurmuş, esnaf olmuş genç, siyasi kısır döngü neden kaynaklanıyor, CHP içindeki hırslar, her yaşın kendi sendromundaki yönetme alışkanlığı, ben adayım hastalığı ile hiç bir şekilde kendi abilerimiz gençliğe veya bize dahi yer açmadı.

İsmail Aydım : Aslında bir gelenek var. O dönemde sadece ben bilirim benim dediğim olur, ben yaparsam en iyisini yaparım,

M Balcı: CHP bir aile yaşlı ablalar annemiz, abiler babamız aynı ekol burda devam etsin, o konuşurken sen sus, çalışma yapma, CHP de bir duruş var fakat sıranı bekle diyor.

İsmail Aydın, Abi, Abla var, Kardeş yok.

M Balcı : Önümüzde bir süreç var, Sarıyer CHP’yi konuşurken kazanılmış dönemden bahsediyoruz, 20 yıl sonra yerelde iktidarı aldık ve şu an da ikinci dönemi yaşıyoruz, ben de bu meclisteyim, mecliste sıkıntılar yaşıyoruz, siyaseten de sıkıntılar yaşıyoruz, hem CHP de hem genelde sıkıntılar var, sorunlar var, sorunlar halledilmiş değil, dışarda her şey sütliman görülebilir ama her şey süt liman değil. Hataların ne olduğunu görüyoruz, müthiş başarılar var, Şükrü Genç’in ikinci dönemi İstanbul’da ve Türkiye’de en başarılı belediyelerden biri durumunda, hataları söylüyormuyuz, söyleyemiyoruz, hataları söylememiz için birilerinin kabul etmesi ve dinlemesi lazım. Benimde yanlışlarım olabilir birilerininden yanlışları olabilir, herkes doğru değildir bu mümkün değil. Ortak payda da güzel çalışmalar çıkıyor yeterli mi yetersiz, 2. Dönem olduğu için benim istediğim olsun herşeyi ben kontrol edeyim havası Sarıyer CHP’nin önünü tıkıyor,

Seçim süreci yaşayacağız, delege seçimlerine bakıyoruz, yıllardır siyaset yapıyoruz, Belediye kimi aday gösterecek. İlçe başkanlığına kimi aday gösterecek, kimse ben bu işte yokum karışmıyorum diyemez. Mahallerde ne kadar siyaset yapsanızda bir çelişki doğuyor, gelecek olan ilçe başkanının yaşayacağı seçim sürecine baktığınız zaman önemini bilmiyor, zayıf insan olursa dışardan yönlendirilecek ve “kontrollü başkanlık” olacak, bu çok kötü bir durum. burada bir seçim süreci yaşanacak, bilinçli bir yönetim olması lazım, bugün insanlar yogunum diyor, Mehmet başkan yorgunum, herkes yorgunum diyor. Ne yaşadık ki, evet hayır seçimi yaşadık, Haziran ve Kasım seçimleri yaşadık, geleceğe baktığımız zaman seçilecek ilçe yönetimi 8 tane seçim yaşayacak ve görecek, kendi seçimlerini görecek, İl başkanlığı, kurultay, meclis önseçim, yerel başkanlık adaylık süreci, yerel seçimler, millet vekilleri ön seçimi, genel seçim, 2 turlu başkanlık seçimi görecek, bu 8 seçim de başarılı çıkacak. Nasıl olacak bugünkü selficiler gibi bir yönetim mi bunları gerçekleştirecek. Ancak profesyonellerden oluşmuş bir ilçe yönetimi olması lazım.

İsmail Aydın : Önce teoriyi oturmamız lazım, ne istiyoruz? Gerçek anlamda ne istiyoruz, kriterlerimiz neler, çerçevemiz nedir. Biz aday ararken bunları masaya koyalım. Hep beraber kazanmak istiyormuyuz. CHP 20 yıl sonra seçimi kazandı sonra ikinci defa kazandı. Halkta karşılığını buldu oyunu çoğaltarak, 3. Dönemi de kazanmak istiyormuyuz. Örgütün tamamını kazanmak istiyormuyuz. Hiç kimse inkar edemez bence bugün örgüt dağılmış durumda, güvensizlik had safhada, kimin kapısını çalsan sen niye geldin, kendin için mi oy istiyorsun diyorlar. Biz seçilirsek parlementer sisteme geri döneceğiz diyen adayın kazanmasını sağlamak bunu sağlarken örgütün bütünüyle, yani kazan-kazan formülü.

M Balcı : CHP bugün hayır’da başarılımı.

İsmail Aydın : Bu başarı sadece CHP’nin değil, bazı ortamlarda CHP hiç bir şey yapmıyor derken hiç kimse bir şey yapıyor diyemez dedim. Bir şeyler yapılıyor ama az. Eksik yapılıyor,

CHP’nin buradaki y oranının tamamını kendisine yazması gerçekçi olmaz, bunu yaptığımız zaman biz bir önceki seçimde AKP’nin altına düştük. 25 bin farkın tamamını biz ilçenin ürettiği siyasetle aldığını düşündük,

M Balcı : Evet Hayır da Haziran seçimlerinde güçlü bir HDP var. Kasım da operasyona uğramış bir HDP. Referandumda HDP oylarını düşünüyormuyuz. Artan ve eksileni önümüzdeki seçimde göreceğiz.

İsmail Aydın : Oy oranlarında kaybeden bizmiyiz AKP mi? AKP’nin kaybettiği bir şey yok. Diğer seçimlere göre mahalle olarak baktığımızda kendi oylarını korumamış olduğu biliyoruz. Biz önümüdeki seçime bu referandum sonuçları ile gidersek yanılırız.

İsmail Aydın : Belediyesi olan bir ilçe örgütü olarak, yeterli çalışmayı yürüttümü, yürütmedi mi? Bunu meclis üyesi değil, gazeteci olarak soruyorum.

M Balcı : Yürütemedi, Neden yürütemedi. Belediyenin desteklemiş listesini belediyenin yapmış olduğu bir ilçe kongresi kazanıldı, bu insanlar kendi partisel güçleri ile çalışmadılar. Herşeyi belediyeden beklediler, bunun zararını gördük biz, Belediyeden hayır çalışması yapmasını beklediler olmadı. 5 bölgeye çadırlar kuruldu, mahallede siyasi çalışma olmadı, halk kendi yaşam mücadelesini ve seçim çalışmasını yaptı. Partili olmayan insanların çadırlara gelip nasıl çalıştığını, mahallerde nasıl örgütlendiğini, partisi olmayan insanların nasıl bir mücadele verdiğini gördük.

Bakınız. CHP İlçesi varken dahi, Hüseyin Çoşkun’un kurmuş olduğu 5o kadından oluşan ekip çalışma ordusu 3 ayrı bölgede, yapılan çalışmada mahalleler tek tek taranırken verilen profesyonelce mücadele çalışmasını biliyoruz, Referandum da tamamen uzak genel seçimler Haziran ve Kasım dahil olmak üzere yapılmayan bir çalışma görüyoruz. Buroşür dağıtarak yapılan çalışmaya çalışma denmez, çalışmayı 2 seneye bölersin ve süreç içerisinde bunları yaparsın, siyasi toplantılar yaparsın, biz mahalelerde siyasi toplantılar yapmıyoruz ki. Bakınız referandumda bir grup çıktı “Vatansever Sarıyerliler” sen de vardın içlerinde, her yerdeydiler, her ilçe gittiler, sadece Sarıyer de kalmadılar. Alanı hiç boş bırakmadılar. Yani belediyeden beklemeden de tamamen kendi küçük gurupları ile de nasıl bir çalışma yapılabileceğini herkese gösterdiler.

Bir hata var. Delege seçimlerinde listede olduğu halde kendine oy kullanmayan gelmeyen insanlar var. Delege olduktan sonra kongreye gelmeyenlerde var. Sorumluluk yok.

M Balcı : Son ne söylemek istersin

İsmail Aydın : Siyaseten insanların güven duyabileceği bir mekanizmayı kurmaya ihtiyacımız var. Siyaset yapmaya ihtiyacımız var, Sarıyer’de muhalefete ihtiyacımız var. Muhalefet yapacak yapının önünün kesilmemesine ihtiyacımız var, eleştirilerden kaçmamaya ihtiyacımız var, bugün kongre sürecine girdik, ayda iki kere yapılan örgüt toplantıları yapılmıyor, kesildi. Niye bence eleştirlerden kaçmak için, birilerinin öne çıkmasını engellemek için, bizler bunlardan kaçmamalıyız, bunlardan kaçtığımız zaman siyaseti tıkıyoruz, ben her zaman söylüyorum, bir ilçe başkanı Sarıyer ilçesinde yapılan bütün siyasi çalışmaları kendi hanesine yazmalı bunu yapabiliyorsa başarılıdır, bir belediye başkanı belediye içinde yapılan çalışmaları ve dışarıda siyasi çalışmalar hepsi kendi hanesine yazabilmeli, yazmalı korkmamalı, muhalefeti de kendi hanesine yazmalı, iktidarı da eğer bunu yaparsa hiç kimse onlara sırtını dönemez, neden : Bugün ilçe başkanısın, sende gazetecisin yazacaksın hakkında, ben insanım hata yapmazmıyım, ilçe veya belediye başkanıyım hata yapmazmıyım, sen bunu yazdığın zaman ben sana şu gözle bakmayacağım, kılıcımı çıkarıp kesmeyeceğim.

Ben belediye çalışanlarına asla delege olmayın diyorum. Neden sen ekmek kazanıyorsun, Belediyenin bu seçim çalışmalarına katılmaması mümkün mü, asla değil, başkan olmayacaksa bile mutlaka alt kadroları olacaktır. Belediye delegelerine baskı olacaktır. Neden bu baskıyı yaşasın ki. Meclis üyelerine gel sen bu mahalleyi ziyaret et diyoruz, çalışma yap olması gereken bu, bütün herşeyi yöneticilerin üzerine yıkmaktan bahsetmiyorum. Yönetici adam organize eder başkan yönetir, bu sitemi kurduk mu başarılı oluyoruz.

M Balcı : CHP kendi içinde muhalefet olduğu dönemlerde başarılı olmuştur. Çünkü muhalefet örgütü hareketlendirir, kazanımlar sağlar, biz en başarılı olduğumuz dönemlere baktığımızda 7 sene süren Kuzey Platformu çalışmamız var. Kuzey Platformunu yerel seçimlerden sonra meclis üyesi olduğumdan ara verdik, toplantı yapmadık, aradaki boşluğun ne şekilde olduğunu gördük, insanların bir Kulüp havasından normal yaşama döndüklerinde tamamen dışarda kaldıklarını gördük, Oysa ki Kuzey Platformu Sarıyer ve köyler bölgesinde yapılan çalışmalara baktığımızda hiç ummadığımız, çevrede görmediğimiz insanların yıllardan beri 30 bin oy deposu olan bir bölgede insanları bir telefonla her hangi bir yere çağırdığımızda nasıl katılım sağlandığını gördük, evlere gittik sitelerede toplantılar yaptık, bir bu insanlarla görüştüğümüzde CHP bana ulaştı diyor, İnsan kalitesi ve kültürü yani kalibre çok yüksek, Kuzey Platformu’da ne yaptık, Millet Vekili çıkardık, Millet Vekili adayı çıkardık, Mv.Didem Engin, Nilden Beyazıt Postalcı PM üyesi çıkardık, İl yöneticisi çıkardık, bir çok ilçe yöneticisi ve Meclis üyeleri, İl genel, meclis üyeleri ve ben meclis üyesi oldum.

İçerdeki muhalefeti beslemezsen büyüyemezsin, bu muhalefet kırıcı değil yapıcı muhalefetti, Kuzey Platformu toplantı yapıyor toplantıya 300 kişi katılıyor, yemek yok, içki yok, herhangi bir yerde. Bakınız her mahallede iftar yapıyoruz, aynı mahallede ertesi günü açılış yap o kadar kişinin yüzde onunu bulmazsınız, bunun nedeni belediyeyi siyasetin dışına ittik, belediyede birtakım insanların veya Başkan yardımcılarının öne çıkması bir yerde iyi bir yerde kötü, iş yapalım, işimi yapayım, işimi takip edeyim, iş bulayım modundan siyaset yapamıyor tamamen kurum olarak kalıyor, bu sefer öne çıkamıyor. İlginçtir Sarıyer nüfusunun yüzde 10’u belediyede işe girmek istiyor. Yani devlet bitmiş durumda.

İkinci dönemimizde bazı dedikodular duyuyoruz. Bazı sorunlar duyuyoruz, partili ve partisiz kişlerden de duyuyoruz. Sarıyer İstanbul’un en büyük rant bölgesi bunun siyasi yükümlülüklerini yerine getiremiyoruz, çelişkiler yumağı içerisindeyiz, Siyasette Belediyeyi hedef gösterdikleri içinde insanlar sadece oraya yaranabilmek için kendine hedef koyuyor, oysa siyasette farklı yapılarda var. Farklı oluşumlarda var. Farklı hedeflerde var orayı görmüyor, hiç kimse artık ilçede yönetici olmak istemiyor, belediye de bir şeyler yapmak istiyor, ikinci dönemde bunu yaşadık yaşıyoruz. İnsanların birinci isteği iş bulmak çalışmak, işe giremezse o aileyi kaybetmiş oluyorsun, yetkililer hakkında çok kötü sözler söylüyorlar, bu sefer gizli kapaklı kapılar ardında farklı dedikodular üretiliyor, Siyaset belediyenin gerisinde kaldığı için başarılı olamıyor.

İsmail Aydın: Siyaset ekip işidir.herkese ekipler içindede dışardada hiç bir yapı ekip haline dönüşmeden başarılı olamaz, belediyesiz ilçe başarılı olamaz, ilçesiz belediye başarılı olamaz belediyenin ilçeye ilçenin belediyeye ihtiyacı var. İcraat ve siyaset kısmı paylaşılacak, güvene dayalı birbirlerini tamamlayacaklar.

M Balcı: Bu görüşmeyi haftaya tekrar yapalım, hatta yanımızda misafirlerimiz olsun. İlçe kongresi var, 8 aday var. Bunlarla görüşelim, en azından 3 ciddi aday çıkmasını sağlayalım bu önümüzdeki haftanın gündemi olsun. Bakalım kimler ne yapacak, ne düşünecekler, ne konuşacaklar, nasıl mesaj vermek isteyecekler, hepsi siyasi arkadaşlarımız hemde onları tanıtmış olalım.

Haftaya görüşmek üzere…