Son Dakika Haberler

Terör, Kaçakçılık ve AKP. Berk ERTUĞRUL

Terör, Kaçakçılık ve AKP. Berk ERTUĞRUL
Okunma : 109 views Yorum Yap

Aslında ülkemizin başındaki terör belasında bir döngü var. Kısır bir döngü. Bu döngü sürerken arada hiç alakası bile olmayan masum insanlar da ölüyormuş. Uludere’de bunu da gördük.
Güneydoğuda köylerde yaşayan insanların pek çaresi yok. Dağdan terörist iniyor erzak istiyor, yanlarına adam istiyor. Devlet köylülere yardım ve yataklık yapmanın suç olduğunu söylüyor. Devlet güvenliği her daim sağlayamıyor, teröristler boş bir anda baskın yapıyor. Kısır bir döngü bu. Çaresizlik üzerine kurulu bir kısır döngü.
AKP ne yapıyor peki?
Zaten herkesin bildiği terör istatistiklerini vermeyeceğim. AKP’den önce bir yılda verilen şehit sayısı bir elin beş parmağını geçmezken, şimdi yüzlerle anılıyor. AKP’nin şehit ailelerini üzen “kelle” gibi açıklamalarından da bahsetmeyeceğim.
AKP devlet harcamalarını epey arttırmış durumda. Bu artışı dengelemek için vergiye ihtiyacı var. Bu vergiyi de sigara’dan ve akaryakıttan sağlıyor.
Şayet bir kalemde olması gerektiğinden fazla bir vergi artışı olursa olacak şey çeteleşme ve kaçakçılıktır. İnsanlar her zaman ihtiyaçlarını gidermek isteyecektir, önlerine engel çıkarsa alternatif yollara başvurmaları da kaçınılmazdır. Zaten bu öngörüyü AKP zamları açıklamadan önce pek çok kişi de belirtmişti. Kaçakçılık ise çok basit bir ihtiyaç zinciri ve difüzyon mantığına dayanır. Vatandaşın akaryakıta ve sigaraya ihtiyacı varsa, bu daha ucuz olan bir ülkeden ülkemize yasal olmayan yollarla aktarılacaktır. Dünyadaki en pahallı benzinin ülkemizde kullanıldığını zaten biliyoruz ve bunun nedeninin de yokluk değil vergiler olduğunu da biliyoruz. Haritadaki örnekte ise sigara kaçakçılığının nereden nereye yapılacağını rahatlıkla görebiliriz. Bu noktada lütfen güneydoğu sınırlarımıza dikkat ediniz:

Başka bir örnek vermek gerekirse ABD’de 1920’li yıllarda yaşanan içki yasağı gösterilebilir. Yaşanan içki yasağı süresince ABD’de kaçakçılık, kaçak imalat ve mafyalaşma görülmüş o günlerde kurulan Amerikan Mafyaları günümüze kadar gelmiştir. Mafyalar o tarihlerde kurulmuş sadece günümüzde faaliyet alanlarını değiştirmişlerdir.
Türkiye’de de benzer bir durum var. Lakin ülkemizde kaçakçılık da mafya da PKK’nın elinde. Yapılan fahiş vergi zamları kaçakçılığın yolunu ve PKK’nın para musluklarını açmıştır. Zaten tarımın ve hayvancılığın yine AKP politikaları yüzünden can çekiştiği ülkemizde, güneydoğu köylülerinin çareyi kaçakçılıkta araması gayet normaldir. Bu noktada kaçakçıların PKK ile bağlantıda olması da kaçınılmazdır.
Yani Uludere’de, o dağda, o saatte bir grup köylünün “gezmesi” de “bombalanması” da gayet normaldir. Maalesef normaldir.
Peki, gerçekten ne işleri vardı bu köylülerimizin o dağda?
Neden o dağ bombalandı?
Kısır döngüye biraz ekleme yaparak geri dönelim.
PKK, köylülerden erzak ister, fakir köylü erzak vermek zorunda kalır. Mecburen köylü yardım ve yataklık yapar. AKP’nin onları koruyamayan politikaları yerine, bu köylüler de PKK’nın koruyuculuğunu tercih ederler. Hem haraç veren hem de üretemeyen köylü alternatif yollar aramaya başlar. AKP ise tüm uyarılara rağmen bu alternatif yollara zemini çoktan hazırlamıştır: Sigaraya ve akaryakıta fahiş vergi zamları yapmak.
“Çaresiz köylü-PKK” kısır döngüsüne biraz AKP ekleyince aynı döngü: “yardım ve yataklık yapan köylü-PKK” döngüsüne dönüşmektedir. Bunun böyle olacağı zaten defalarca AKP’ye söylenmişti, bu istatistiksel bir gerçektir. Arada yanlışlıkla ölenler ise cabası. Eğri oturalım doğru konuşalım, bu böyledir, böyle olmamalıdır.