Son Dakika Haberler

Türkiye yeniden AB rotasına mı dönüyor?

Türkiye yeniden AB rotasına mı dönüyor?
Okunma : 83 views Yorum Yap

TurkrusTransatlantik Eğilimler araştırmasının sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre Türkiye’nin yüzde 53’ünün AB’ye destek verdiği, bu artışın ise hükümetin dış politikasından kaynaklandığı belirlendi. Araştırmanın sonuçlarını, AB Uzmanı Can Baydarol değerlendirdi.

ABD, Avrupa ve Türkiye’deki kamuoyu algısını ortaya koyan Transatlantik Eğilimler araştırmasının sonuçları açıklandı. Transatlantik Eğilimler araştırmasına göre Türkiye’de AB üyeliğinin ‘iyi olacağını’ düşünenlerin oranı, geçen seneye göre 8 puan artışla yüzde 53’e çıktı. Artışı, hükümetin dış politikası etkiledi. AB üyeliğinin Türkiye için iyi olacağını düşünenlerdeki en yüksek artış ise hükümetin dış politikasını onaylamayanlar arasında görüldü.
Türklerin yüzde 45’i AB’nin küresel liderlik rolüne destek veriyor. Araştırmaya göre, Türkiye’nin tek başına hareket etme fikrini ise eskiye kıyasla daha az tercih etmesi gerektiğini düşünülüyor. Ayrıca Türklerin yüzde 20’si ABD’nin liderlik rolünü isterken, yüzde 71’i istemiyor.

Yapılan araştırmalar kapsamında Türkiye’de NATO’ya olan desteğin de arttığı görüldü. NATO’nun ülkelerinin güvenliği için gerekli olduğunu düşünen Türklerin oranı yüzde 49’a yükseldi. NATO’nun nasıl bir rolü olması gerektiği sorulduğunda ise; yüzde 57’si NATO’nun Avrupa’nın sınırlarının korunmasına destek vermesi gerektiğini düşünürken, yüzde 42’si bölge dışı operasyonlara karşı…

Peki, bu veriler ne anlama geliyor, hükümetin Ortadoğu’daki politikaları halkı rahatsız mı etti, Türk halkında Batıcı bir eğilim mi ortaya çıktı? Söz konusu verileri, AB Uzmanı Can Baydarol RS FM’de değerlendirdi. Baydarol, çıkan sonuçlar için “Türkiye’nin Ortadoğu politikasının inandırıcı olmadığı algılandı” yorumunda bulundu.

“IŞİD’LE BERABER TÜRKİYE’NİN ORTADOĞU’DAN ÇIKMASI GEREKTİĞİ ANLAŞILDI”

Son yıllarda Türkiye’nin AB’ye karşı tepkisinin kamuoyunu yakından etkilediğini belirten Can Baydarol, “Burada da ‘biz ne yaparsak yapalım Avrupa Birliği almaz, Tayyip Erdoğan ne söylüyorsa doğrudur’ gibi bir algı vardı. Ama görülüyor ki son dönemlerde özellikle IŞİD olgusunun ortaya çıkmasıyla beraber Türkiye’nin Ortadoğu bataklığından çıkıp Batı’ya yönelmekten başka pek de çıkar bir yolun olmadığı, giderek daha fazla geniş bir kitle tarafından algılanmaya başladığını gösteriyor bu rakam. Ama unutmayalım, bundan 10 yıl önce aynı soruyu sorduğunuz zaman Türkiye- AB üyeliği gerçekleşsin diyenlerin sayısı yüzde 75’ler mertebesindeydi. Şimdi yüzde 53’lere tekrar çıkıyor olması aslında tekrar eski rotaya doğru yavaş da olsa yol alındığının bir göstergesi olarak okunabilir. Öte yandan da Türkiye’nin Ortadoğu politikasının çok da fazla inandırıcı olmadığının Türk halkı tarafından daha fazla algılandığının da bir göstergesi olarak alınabilir. Son olarak Sayın Başbakan’ın daha önce dışişleri bakanlığı sırasında ‘Türkiye’ye sorulmadan Ortadoğu’da yaprak kıpırdamaz’ mealindeki sözünün de ne kadar gerçekçi olduğu son dönemlerde ortaya çıktı. Biraz bunlara karşı tepkinin kamuoyunda oluştuğu gözüküyor” dedi.

“AB, ABD GİBİ HEGEMONİK BİR GÜÇ DEĞİL”

Türklerin yüzde 20’sinin ABD’nin liderlik rolünü isterken, yüzde 71’i istemediği yönündeki sonucu da değerlendiren Baydarol, şunları söyledi: “Amerika Birleşik Devletleri’nin tek başına Ortadoğu politikalarını veya dünyadaki politikaları belirliyor görüntüsü aslında son analizde ülkemize de zarar veren bir duruma yol açıyor. Bu anlamda da Amerika Birleşik Devletleri’ne alternatif bir güç olarak bu bölgede daha etkili olması arzulanan bir Avrupa Birliği olduğunu gösteriyor ama şunu da unutmamak lazım: Avrupa Birliği hiçbir zaman Amerika Birleşik Devletleri hegemonik bir güç değil. Siyasi birliği çok tartışılan bir yapıdan bahsediyoruz. Dolayısıyla evet, Amerika’ya karşı AB’nin tercih ediliyor olması bir eğilim gösteriyor ama bu eğilim, bu anlamda çok gerçekçi değil.”

“TÜRKİYE IŞİD OPERASYONUNA DÂHİL OLURSA ZARAR GÖRÜR”

Peki, halk neden bölge dışı operasyonlara, silah yardımı, eğitim vb. konulara karşı? Baydarol’un yanıtı şöyle: “NATO’nun bölgedeki gücünün artırılması veya çözümü olarak gözükmesi sonuçta bir şekilde Türkiye’de NATO operasyonunun içine dâhil ediyor. Türkiye de ne kadar bu operasyonun içine dâhil olursa o kadar fazla bundan zarar görmesi kaçınılmaz. Zaten son olarak da Türkiye’deki tartışmayı hep beraber izliyoruz. IŞİD’e müdahale konusunda Amerika Birleşik Devletleri’nin ortaya koyduğu strateji ve burada NATO’nun rolü ve dolayısıyla Türkiye’nin rolü diye bakıldığı zaman Türklerin pek çoğu -ben de dâhil olmak üzere- bu işe çok fazla taraf olması, işin içinde olması noktasında Türkiye’ye zarar getireceği kuşkusunu paylaşıyor. Tahmin ediyorum bu gerekçeye de NATO’nun olması gerektiğine herkes ‘evet’ diyor ama NATO’nun yeni rolünün daha net olarak tayin edilmemiş olması da pek çok kuşkuyu beraberinde barındırıyor.”