Son Dakika Haberler

Ver Elini Asyadan Avrupaya.Aysın GÜNEN Yazdı.

Ver Elini Asyadan Avrupaya.Aysın GÜNEN Yazdı.
Okunma : 169 views Yorum Yap

Sayın Başbakan Erdoğan’ın toplam bir veya bir buçuk milyon kişinin yaşayacağı
İstanbul’ a iki yeni şehir, birini Anadolu diğerini Avrupa yakasına karadeniz
kıyısına taş ocaklarının bulunduğu bölgeye kuracaklarını açıklamasıyla gözler
iki yeni şehir için uskumru köy’e çevrildi. Bu iki yeni şehrin maaliyeti 100
milyar liralık olası deprem faturasını gösterdi. Peki bu iki şehrin birleşmesi
hayali yönden düşündüğümüzde kolay ama gerçeği yansıttı mı?

Bizlerden
ve doğadan neler götürecek? bir resim olarak düşünelim. Sonra gerçeği
yansıtarak kaleme dökmeye çalışacağım.

Üçüncü
köprü konusuna geçen yazımda geniş yer vermiştim. Eko sistemi yok edecek bu
sistemler boğazda doğmuş ve büyümüş köklerimin de bulunduğu ve bölgemde
çocukluğumdaki yeşilin ve denizin her gün biraz daha yok oluşuna tanık olmak
inanın içimi acıtıyor.Benden daha önce yaşayanlar açısından daha da üzücü bir
durum.

Boğazda
yaşayanlar buranın ruhunu sabahın ilk ışıklarıyla hisseder.Trafiğin en az
olduğu saatlerde güneşin ve denizin üzerinde martılarla ‘günaydın’ der gibi..
uyandıran sesleri o güzel denizin iyot kokusu ile ilk nefes çekişi her şeyi
unutturur bir anda . Ihlamur ağaçları ve erguvanları cennete yürümek gibidir,
bu güzellikleri bir anda klakson sesleri ile bozan arabalar ve iş makinelerinin
sesleri ile bu güzel cennetin yok oluşu içimi acıtıyor.Bu sadece benim kısa
olarak anlatmak istediğim gibi şöyle bir gezi yapsanız geçmişte yaşamış kişiler
neler söylerdi acaba?

Kentsel
dönüşüm değişim amacı için bu iki şehrin inşaası depreme en az tehtidi olan
bölge olarak seçilmesi, İki hafta önce kanal İstanbul açıklanmasıyla kafalarda
proje dağınıklığı ile halkımız bu projeyi sindirmeye çalışırken iki şehir
projesiyle beyler çıraklık ve kalfalık dönemi sınavını ustalık belgesiyle
tamamlamaktayız diyerek dünyaya ses getirme yarışında. Doğayı yok ettiklerinin
farkında olmamaları daha acıdır bence. İleride insan yaşamında hayati önem
taşıyan doğal afetlerle karşı karşıya kalan insanlar bir doğa olayını elimizle
yok ettiğimiz oksijen depolarımızı projelere kurban ettiğimizde yaklaşım olarak
kader olarak nitelendirerek işin içinden çıkmak kolayımıza gelmekte. İnsanın
insana yaptığı kötülük değil mi?

Deprem
gerçeğinden sonraki acı bir gerçek yapılan araştırmalar gösteriyor ki
İstanbul’da 50 bin hektarlık alanın yapılaşmaya açılması matematiksel karşılığı
350 milyar dolarlık rant. Deprem’e karşı iki yeni şehir inşaa ediyor olmaları
deprem gerçeğinden kaçmak demektir. Bununla birlikle 1,5 milyon nüfusu
buralarda iskan etmek ne kadar akılcı? ayrıca uzmanlarında itirazları 3.köprü
projesi ile ve kanal projesi İstanbul’ un ekolojik balansını oluşturan su
kaynakları yeşil kaynakların bulunduğu alanı etkilemesi. İstanbul’un kuzeyinde
killi bir zemin oluşu çok harika bir zemin olmasa da fay hattından uzak olması
nedeni ile deprem açısından uzak görünmekte. Türkiye nin bu projelerle bu
şehirlere yeni bir yük getirmemesi gerekmekte.

Su
havzaları ve yeşili tahrip olacak olması acı değil mi? Bu proje sadece
getireceği 1 milyon istanbul’ lunun Avrupa yakasında 1 milyonu Anadolu
yakasında olmak üzere 2 milyon konut yapılacak olması demektir.Uskumru köy
Avrupa yakasındaki Karadenize bakan kıyılarında en büyük yerleşim alanlarından
biridir.Nüfusu 8 bin 500 olan köyün içinde 50 site kurulmus ve burada Osmanlı
dan kalma maden alanları vardır.Kısırkaya da halen daha maden ocakları
vardır.Ancak nüfus yoğunlaşırsa sıkıntı yaşanacak. 3.köprü geçmesi ile havası
kirlenecek. İşin acı gerçeği burada yaşayan sakinlerin kimisi iş alanının
açılmasından umutlu olması yanında bir acı gerçek doğa katliamının getireceği
felaketin farkında olmamasıdır.Çok büyük bir emlak hareketine sahne olsa da bu
projeye orada yaşayan vatandaşların dikkatli olmasında fayda vardır.Ayrıca
dikkat çekici bir konuda harfiyatla ilgili kaynak inşaatından çıkacak topraklar
ile taş ocaklarının doldurulması söylentisi.

25
metrelik derinliğinde 150 metre genişliğindeki 45 kilometrelik kanaldan çıkan
toprakla dolduracak çukurlar İstanbul da yok. Bu proje ile ilgili sadece ortaya
çıkan acı gerçek doğaya ve canlılara zarar verecek bir proje olmasıdır.
İstanbul’un en çılgın projesi ‘kanal istanbul’.İstanbul içinden deniz geçen iki
şehre mi dönecek yoksa kuzeyin asi fırtınası ile dalgasıyla kuma yazılmış güçlü
kuzey dalgasıyla sel olup mu gidecek? Umudum! doğanın bizden intikamını çılgın
bir proje ile iade etmemesi dileğiyle.

AYSIN GÜNEN