Son Dakika Haberler

Yalınkılıç, “Şubat” Kadın Özgürlüğünün Devrimidir

Yalınkılıç, “Şubat” Kadın Özgürlüğünün Devrimidir
Okunma : 102 views Yorum Yap

Sevimyalinkilic

CHP Sarıyer İBB Meclis üyesi Sevim Temizel  Yalınkılıç Sarıyer Belediye Meclisinde içinde bulunduğumuz Şubat ayı Türkiye için en önemli tarihi imzaların atıldığı Cumhuriyet Devrimleri ve kazanımları kararlarının verildiği Laik’liğin ve Medeni Kanunların kabul edilişinin şanlı tarihidir dedi.

Sevim Temizel  Yalınkılıç meclis konuşmasında, Şubat ayı Türkiye Cumhuriyeti tarihimizde 2 önemli olayı barındırmaktadır.

“5 Şubat 1937 yılında laiklik ilkesi Anayasamıza dahil edilmiş,17 Şubat 1926 tarihinde ise Medeni kanun kabul edilmiştir.”

Tüm Atatürk ilkeleri Türk toplumunun refahını,mutluluğunu ve huzurunu sağlamak ve çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak amacını taşımaktadır.

LAİKLİK, YAŞAM VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNÜN GÜVCESİDİR

“Laiklik ilkesinin anayasamıza girmesi ile insanların yaşam ve inanç özgürlüğü güvence altına alınmıştır.”

Hukuki anlamda Laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması,
Siyasi olarak da;siyasi iktidarın,dinsel kudret ve otoriteden arındırarak bağımsız hale getirilmesidir. Tüm bunların neticesinde akılcı ve bilimsel bakış açısını getiren bir yaşam biçimidir ve tıpkı medeni kanun gibi laiklik ilkesi de insan hak ve özgürlüklerinin temelidir.

Bildiğiniz üzere Osmanlı imparatorluğu döneminde hukuk işleri din kurallarına göre yönetilmekte idi.

Türkiye cumhuriyetinin kurulması ile, Türk toplumunun temel gereksinimlerinin söz konusu hukuk yapısı ile karşılanmayacağı anlaşılmıştır.

MEDENİ KANUN KADIN ERKEK EŞİTLİĞİNİ SAĞLAMIŞTIR

Kanunları akla,mantığa ve bilimsel sonuçlara dayandırmak için İsviçre medeni kanunu örnek alınmış ve 17 Şubat 1926 tarihinde Atatürk’ün önemli devrimlerinden biri olan medeni kanun TBMM de kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.

Türk medeni kanununun kabul edilmesiyle
daha önce nüfus sayımlarında bile hesaba katılmayan,mahkemelerde tek başına şahitliği kabul edilmeyen kadının erkeklerle sosyal ve ekonomik eşitliği sağlandı.

-Evlilik devletin denetimi ve güvencesi altına alındı.

-Resmi nikah ve tek eşle evlenme zorunluluğu getirildi.

-Mirasta pay almada eşitlik sağlandı.

-Boşanmalarda kadın güvence altına alınırken,kadınlara da boşanma hakkı tanındı
Yani ailenin kuruluşu ve işleyişi çağdaş kural ve kanunlara bağlandı.

-Patrikhanelerin din işleri dışındaki konularda kontrol yetkisi kaldırılmış ve Türk kanunlarına tabi olması sağlanarak,

Ülkede hukuk birliği sağlanmıştır.
Medeni kanunun kabul edilmesi ile Türkiye kısa sürede dünyada hatırı sayılan ülke haline gelmiştir.

Ancak ve maalesef ;günümüzde yasalarda belirtilmiş olan kadın erkek eşitliğini ve özellikle medeni kanunu yok sayan resmi nikah dışı evliliklerin,çok eşliliğin,çocuk yaşta evliliklerin meşru görüldüğü söylemlerle kadının insan haklarının çiğnenmekte ve medeni kanunun maddeleri ihlal edilmektedir.

Daha önce saydığım bu kazanımların kıymetini bilmek için Türk medeni kanununun temel ilkelerini korumalı ve bunlardan asla ödün vermemeliyiz.

Laiklik ilkesinin hayatımızdaki 78.yılını ve Medeni kanunun kabul edilişinin 89.yılını kutlarken, Büyük önder Atatürk’ü saygı ve rahmetle anıyorum.