Son Dakika Haberler

Yeni başkanın önündeki iki seçenek… Muzaffer Ayhan Kara yazdı…

Yeni başkanın önündeki iki seçenek… Muzaffer Ayhan Kara yazdı…
Okunma : 110 views Yorum Yap

chp-371

Yılın ilk yazısını CHP İstanbul’a ayırdım. Kongredeki ve kongreden sonraki ilk günlerdeki izlenimlerime…

CHP İstanbul İl Kongresi’nde aday sayısının çok olsa da başlarda, kongre günü en fazla dörde hatta kongrede seçim yaklaştığında ikiye inebileceğini öngörmüştüm. Sürpriz olmadı. PM Üyesi, 24. Dönem milletvekili ve eski Kadıköy ilçe başkanı gibi sıfatlar taşıyan Kadir G Öğüt maalesef adaylaşmak için imza yeter sayısına takıldı. Necdet Saraç ise kongreye günler kala topladığı çok sayıda imzayı kongreye saatler kala bir arada tutamadı. Siyasetin zembereğinin nasıl işlediğini bilenler için bu sürpriz değildi. Saraç’a da sürpriz olmaması gerekirdi. Öğüt’e “sıfır imza” çeken, Saraç’a başta aktif destek veren Kadıköy, sonuçta adaylardan Gökan Zeybek lehine tavır koydu. Sonuçta, resmen iki adat kaldı; PM Üyesi Cemal Canpolat ve Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gökan Zeybek. İki adaya kalınmasında seçimlerde oylamanın “blok” usulle yapılma kararı da ciddi etken oluşturdu ama bu da “oyun”un bir parçasıydı.

KILIÇDAROĞLU’NA RAĞMEN

İki adayın konuşmasından hemen sonrasında ibrenin Canpolat lehine olduğu belirginleşti. Nitekim, Canpolat 29 farkla aldı kongreyi. Ancak, her ne kadar da Canpolat, genel başkan Kılıçdaroğlu’nun il başkanı olarak kendisini tarif ettiğini belirtse de dünya alem aslında Zeybek’in istendiğini ve burada artık kritik etmek istemediğim malum nedenini de biliyordu. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. İşin ilginç yanı, uymayacağı, Canpolat’ın sonuna kadar gideceği ve mutlaka kazanmak istediğini sağır sultan bile duymuştu.

Ercan Karakaş’ın Divan Başkanı olduğu kongrede Mustafa Balbay’a söz verilmemesi dışında bir pürüz yaşanmadı; Balbay’a “genel başkan adayı” sıfatıyla olmasa da bir “milletvekili” olarak söz verilebilirdi kanısındayım.

PROF. YARMAN’DAN “VAY BE!..” ÇIKIŞI

Kongrede en çok iz bırakan konuşmayı ise Üsküdar’dan en çok oyla il delegesi seçilen Prof. Dr. Tolga Yarman yaptı. “Vay be!..” metaforuyla konuşan ve konuşması sık sık alkışlarla kesilen Yarman, çok etraflı bir eleştiri yaptı. Özellikle partinin kimliğine ilişkin ve parti içi demokrasiye ilişkin yaklaşımları dikkat çekti. (O konuşmadan sonra Mehmet Bekaroğlu’nun bu partide MYK üyesi olarak bir işinin olduğunu düşünen kalmış mıdır, sanmıyorum!) Konuşmasında genel merkez ekibine veryansın eden Tolga Hoca’nın zekasını bilenler ve yakından tanıyanlar aslında genel başkanı hiç eleştirmese de eleştirdiği hususlardaki faturayı ona da çıkardığını iyi bilirler.

ÇITASI YÜKSEK CANPOLAT’IN BELEDİYE BAŞKANLARINDAN BEKLENTİSİ

Cemal Canpolat, devir teslimde Murat Karayalçın’dan kongrede sunulan ve kabul edilen raporları aldı. Genel başkanlık, başbakan yardımcılığı-dışişleri bakanlığı yapan bir isimden sonra çıtanın yüksek olduğunun farkında. Canpolat döneminde CHP’li belediye başkanlarının çarıkları-çizmeleri hazırlamasının gerektiği anlaşılıyor. Mesajlar bu yönde. Belediye başkanları il örgütünün emrinde olacak. Örneğin, Canpolat işe Sultanbeyli ziyaretiyle başladı 2015’in son günü, tüm belediye başkanları çağrıldı, kaçı geldi henüz saptayamadık. Yeni yıla ise Beykoz’da grevdeki Kristal-İş üyeleriyle girecek başkan, oradaki belediye başkanlarını da göreceğiz, kaçı olacak bakalım. Canpolat’ın patinaj görse de öngördüğünü yapmakta inatçı olacağını sanıyorum. O yüzden, belediye başkanlarına naçizane önerim (bazılarını tenzih ediyorum), eski alışkanlıklarınızı bir kenara bırakın.

İşe Sultanbeyli’den, grevdeki işçilerden başlamak güzel… Ancak, CHP İl Başkanı Canpolat, mutlaka CHP’nin kimlik krizinin, yeniden yapılanma gereksiniminin, iktidar için bir hikayeden yoksunluğunun ve adeta ikinci partiye razı bir konuma sürüklendiğinin farkındadır. CHP’nin Türkiye’de ayağa kalkmasının İstanbul’da ayağa kalkması demek olduğunun da…

Canpolat’ın önünde iki seçenek var; ya mevcut durumu kabullenerek idare-i maslahat yapmak ya da güzel bir şekilde işe Suadiye’den değil de Sultanbeyli’den başladığı gibi; partinin kimliğinin netleşmesine katkıda bulunmak, yeniden yapılanmasına katkıda bulunmak…

Bakalım Canpolat’ın İstanbul CHP’si nasıl olacak? İcraatıyla kendisi koyacak ortaya ve bakacağız, göreceğiz.

***

Odatv’de üç yıla yakın bir süredir yazılarımı takip eden ve her karşılaştıkları yerde nazik sözleriyle, yazılara yaptıkları yorumlarla olsun sosyal medyadaki dokunuşlarıyla olsun her zaman itici güç olan okurlarımın ve tabii özgürce yazmamı sağlayan Odatv ailesinin yeni yılını sağlık dilekleriyle kutluyorum. Yeni yılda her şey gönlünüzce olsun.

M.Ayhan Kara

Odatv.com