Son Dakika Haberler

YOLUMUZDAKİ DİKENLİ TELLERİ AŞMAK. Aysın Günen

YOLUMUZDAKİ DİKENLİ TELLERİ AŞMAK. Aysın Günen
Okunma : 109 views Yorum Yap

Türkiye Büyük Millet Meclisinin yeni döneminde aile ve sosyal politikalar bakanlığı
olarak değiştirilen kadından sorumlu devlet bakanlığının iptali geriye gidişin
göstergesidir.

Kadın
ve erkek eşitliğinde varolan hakların yok oluşudur.Kadının aile yaşamı dışında
varolan onca sorunu yok sayarak bu yeni bakanlığın oluşumu ile kadın varlığının
dikkate alınmamasıdır.Kadın ve erkek eşitliğinde bu güne kadar yapılan
mücadelelerde yeteri kadar yol almamak zaman zaman geriye gitmek düşünülecek
bir durumdur.Yıllardır eğitimde,siyasette,çalışma yaşamında kadına yönelik
cinayet ve şiddet olaylarında görüldüğü gibi kadınların sorunları sadece aile
içinde değil toplumun diğer katmanlarındada kendini göstermektedir.Onun için
yeni kurulacak olan aile ve sosyal politikalar bakanlığı kadını birey ve eşit
yurttaş olarak görmeyen bir durumdur.

Kadını
birey olarak dikkate almadıkça korumaya muhtaç bir konuma koyuldukça kadın ve
erkek eşitliğinden demokrasiden söz edebilirmiyiz? devam etmekte olan töre
cinayetlerinin ve aile içi şiddetin kadının nekadar savunmasız olduğunun
göstergesidir.Tüm kadınlara yönelik çalışan,çabalayan sivil toplum
kuruluşlarının insan üstü çabalarına rağmen kadınların dertlerine yetmez
olmuştur.Toplumun bu konuda daha duyarlı olması için çalışmaları sadece sivil
toplum kuruluşlarına değil yeni kadın milletvekillerine çok iş
düşmektedir.Umarım bu yeni dönemde 46 kadından 78’e çıkan kadın milletvekilleri
bu durumu dikkate alacaklardır.

Unesco(
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü ) verilerine
göre Türkiyede 2015 yılına kadar ilk ve orta öğretimde cinsiyet eşitliğini
gerçekleştiremeyen Ülkelerden biri olduğumuzdur.Tek tesellim bu tespiti yeni
kurulan bakanlığın dikkate almasıdır.Bu bakanlığın Birleşmiş Milletler
istatisliklerini ve verilerini detaylı bir şekilde ele almalar gerekir.

Kadının
İş gücüne katılımında Dünyada en düşük oranlara sahip 10 Ülkeden biri
olduğumuzu belirtiliyor.Sadece 100 kadından 20’sinin iş gücüne sahip olunduğu
söyleniyor,ne kadar acı değilmi? 2011 haziran seçimlerinde kadın vekillerin
artması çok sevindiricidir ama yeterli değildir.Yeni dönemde CHP’nin kadınları
öne çıkaran çalışmaları sevindiricidir,umarız bu dahada hızlanır.

1996-1999
arası Oya Araslı dan sonra grup başkan vekilliğine Emine Ülker Tarhanın
getirilmesi çok önemlidir.Bu önemli çalışma parti desteği ile olmuştur.12 yıl
Yarsav(Yargıçlar ve Savcılar Birliği)’da görev yapmış kısa bir dönemde
Başkanlık yaparak görevi siyasete girmek için bırakmak zorunda kalmıştır.Bir
kadın vekil olarak sorunları cok daha iyi gören ve yeni dönemde çok iyi işler
yapacağına inanıyoruz.Kendisine yeni görevinde başarılar diliyorum.

Kadın
sorunlarıyla ilgilenen sivil toplum kuruluşları tarafından tespit edilmiş daha
çok çalışarak yine onlar çözecektir.Bugüne kadar kadın statusunden çekinen
erkek egemen toplumun rahatsızlığı kadının ilerlemesime engel olmuştur.CHP eski
geleneği yıkıp ilk sınavında kadının siyasette daha çok görülmesinde pay sahipi
olmuştur.Şimdi sıra tüm gençleri görmek desteklemek onların çalışmalarına
yüreklendirmek gerekir.Kadınların ve gençlerin çoğunluğunu oluşturmayan
partilerin yeni dünyada başarı şansı yoktur.CHP’nin yeni yönetiminin bu
saptamayı çok iyi bildiklerini umuyorum.

Aile
sigortasi projesi ile kadından yana davranarak göstermiştir.Türkiyenin geleceği
hiç şüphesizki gençlerin ve kadınların elinde olacaktır.Türkiye nüfüsunun
yarısının gençlerin oluşturduğunu unutmamalıyız,eğer iyi yönlendirilirse kısa
zamanda yol alınabilir.Önemli olan bu engelleri aşma mücadelesinde bu konu ile
bütünleşen bir hikaye ile bitirelim:

Eski çağlarda bir kral yolun tam ortasına iri bir kaya parçası koydurmuş. Sonra
da saklanmış ve bu kocaman kayayı birinin gelip kaldırıp kaldıramayacağını
gözlemeye başlamış. Krallığın en zengin tüccarlarından biri adamlarıyla
yaklaşmış ve kayanın etrafında şöyle bir dönmüş. Adamların çoğu yolları
temizletmediği için kralı suçlamışlar, ama hiçbiri de kayayı yolun ortasından
kaldırmak için bir çabada bulunmamış. Sonra sırtında yüklüce saman taşıyan bir
çoban gelmiş. Kayaya yaklaşınca, sırtındaki yükü yere bırakmış ve kayayı yolun
kenarına itmeye çalışmış. Kayayla epeyce itişip kakıştıktan sonra başarmış.

Çoban samanını sırtına geri yükledikten sonra gözü tam kayanın yerinde yolun
üstünde duran cüzdana ilişmiş. Cüzdanda bir sürü altın para ve kralın bu
altınları yolun ortasındaki kayayı kaldırabilene bağışladığını belirttiği bir
not varmış.

Çoban diğer insanların hiç anlayamadığı bir şeyi öğrenmiş: Her engel insana o
andaki durumunu geliştirme şansı yaratan fırsatlar sunar.

Aysin
Günen