Son Dakika Haberler

BÜYÜK USTA NEVZAT GÜZELIRMAK’I KAYBETTİK.

BÜYÜK  USTA NEVZAT GÜZELIRMAK’I KAYBETTİK.
Okunma : 2.167 views Yorum Yap

Nevzat Güzelırmak bir sezon Sarıyer S.K. de Teknik Direktör olarak görev yaptı. Mükemmel bir insan, fevkalade anlayışlı ve bilgi bir futbol adamı idi. Türk futbol tarihinin kaydettiği en teknik orta saha elemanları sıralansa ilk üç isimden biri olurdu. Unutulmaz pasları, mücadele gücü, dostluğu, arkadaşlığı ve duysallığı ile unutulmaz insanlardan biri.

Sarıyer’e geldiğinde şöyle dediydi: Kaç kulüp gel önerisinde bulundu ise de kabul etmedim ama nedendir anlamadım hep Sarıyer’den bir istek gelsin diye bekledim. Gelince de hayır demedim ve koşup geldim”. Bu söylemden müthiş duygulandık. Korkunç bir ifade idi.Aman u arada zaman zaman da dudak bükmediğimiz de olmadı değil. Zaman ilerledikçe biz bir teknik adamla değil, insanı duyguları her an dorukta olan iyilik timsali dev bir gönül adamı ile çalıştığımızı anladık. Kısa bir anıyı anlatmak isterim.

Futbolculara maaş ve taksitlerini veriyoruz, maç kazandığında da primlerini. Tabii Nevzat Hoca’ya da… Nevzat Hoca kendi odasından ziyade Eyüp Odabaşı’nın odasında oturur, vaktini orada geçirirdi. Maaşını ona verdiğimiz zaman, kaşla göz arasında kalkıp gider, on onbeş dakika sonra gelirdi. Hiç bir şey anlamazdık. Bir kaç ay böyle geçti. Kış geldi, hava soğuk. Zaman zaman Yağmur ve kar yağıyor. Yine maaşını ödedik. O sırada biri girdi içeriye sırtında Deri gocuklar. Yere attı gocukları sarılıp Nevzat Hoca’nın elini öptü. “Kaç tane var” diye sordu “5 adet” dedi. Orada bulunanlardan kulüpte çalışanlara “giyin” dedi. Giydiler, “Hadi gidin” dedi. Çıkarıp paralarını verdi. Ben çok hayret ettim. İlk defa böyle bir şeyle karşılaşmıştım. Benim şaşkınlığımı anladı ve bana dönüp “Akşam eve gitmek yok beraber yemek yiyeceğiz” dedi. Birlikte dışarıda yedik o anlattı ben hayretler içinde dinledim.

Şöyle dedi kısaca “Çok fakir bir ailenin çocuğu idim. Zayıf çelimsız, yeteri gıda alamayan. Ama iyi de top oynuyorum. Göztepe genç takımında oynamaya başladım. kısa sürede Profesyonel takıma geçtim ama çok ağır bir ciğer hastalığına yakalandım. Kulübüm bana anormal şekilde destek oldu. Hemen hemen bir yıl oynayamadım ama iyileştim ve oynamaya başladım.

Göztepe bizim zamanımızda çok iyi takımdı. Her transfer ayında bol bol transfer ücreti aldık. Ben kulübüm sayesinde ev bark sahibi oldum; araba sahibi oldum, malım mülküm oldu, zengin oldum, param da var mal varlığımda var. Çocuklarımda var. Paraya ihtiyacım yok. O nedenle Sarıyer’e geldiğimden beri kulüpten aldığım maaşları ve primi sizin haberiniz yok iken çalışanlara dağıtıyorum. Sen bunu tahmin ettiğin için sana söylüyorum” dedi.Tabii insan kolay inanamıyor. Sordum bir kaç çalışana, “Evet” dediler. Gidip hocayı tebrik ettim. “Senden ricam var” dedi. “Nedir?” diye sordum “Bunlar aramızda kalacak, kimseye söyleme. Arkadaşların onuru kırılır”. “Tamam” dedim ve söylemedim. İşte şimdi burada yazıyorum ve yaptığı iyiliklerin yoldaşı olmasını niyaz ediyorum. İşte bugün böyle bir insanın Vefatı haberini aldık. Allah Rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, aile efradının, Göztepe ve Sarıyer Camiasının, Türk futbol ailesinin başı sağ olsun.

İbrahim Balcı