Son Dakika Haberler

AMA ŞEREFSİZ DENİLDİĞİNDE TEK KAPIYA VARILIR.

AMA ŞEREFSİZ DENİLDİĞİNDE TEK KAPIYA VARILIR.
Okunma : 379 views Yorum Yap

 Şereften yoksun olanların çok fazla olduğu bir dönemde
yaşıyoruz Öyle insanlar var ki şerefsizlikte birbirleriyle adeta
yarışıyorlar…

Bunlardan biri “Keşke Yunanistan savaşı kazansaydı”
derken, bir diğeri “1924 yılında Çanakkale”de Bursa’da Camiler
kerhane olarak kullanıldı” demek zavallılığında bulundu. Daha doğrusu
şerefsizliğinde bulundu… Bir başka şerefsiz Atatürk’ün Çanakkale’de
siperdeki resmini koyup montajla bira kutusunu yerleştiriyor ve
Atatürk’ün “cephede iken bira içtiği” manşetini atıyor. A be şerefsiz,
o dönemde EFES PİLSEN birası var mıydı? Sen kuş beyninle bu milleti
kandıracağını mı zannediyorsun. Evet, sana inananlar olur ama
Çanakkale’de, Bursa’da 1924 yılında Camiler Kerhane olarak kullanıldı
diyen Yrd. Doç.Abdullah Akın ile “Keşke Yunanistan Savaşı kazansaydı”
diyen onursuzun biri olan Kadir Mısırlıoğlu isimli Şerefsizler
inanır…

Bunların ardı arkası kesilmiyor bir bakıyorsunuz facebook da
Serap Albayrak (Reis) (sahte isim olabilir hatta konulan resim de
sahte olabilir hatta Aktroll bile olabilir) şöyle diyor/yazıyor
“Atatürk’ün sünnetsiz olduğunu hepimiz biliyoruz” behey sersem sana ne
desem yakışır bilemem ama sormak isterim: Ne zaman bu mübarek adamla
birlikte oldun ki sünnetsiz olduğunu biliyorsun?. Sen de utanmak,
arlanmak yok mu? Hiç mi aile terbiyesi almadın? Hiç mi şerefin Ş
harfinin yanından geçmedin. Seni yönlendirenlere “Ben şerefsizlik
yapamam” diyebilmen o kadar zor mu? Yoksa bir korkunuz mu var?

Hele şu ilahiyatçı olan ve Çanakkale Üniversitesinde görev
yapan adama ne demeli!

Adı Yrd. Doç. Abdullah Akın! Bu adam
Atatürk’ün koyduğu ilkeler doğrultusunda eğitim verildiği dönemde
okulları bitirecek ve üniversite öğrenimini tamamlayacak, sonra da
çeşitli sınavlardan geçerek Üniversitede öğretim görevlisi/üyesi
olacaktır. Yani aydın insan olarak toplumu yönlendirecek,
öğrencilerini aydınlık yarınlara taşıyacak bilgilerle öğrencilerini
donatacak, ilahiyatçı olarak safsatalardan uzak, İslami ve insanı
değerleri öne çıkararak örnek olacak yerde,    ülkenin milli değerine
kin kusacaksın. İlahiyatçı olarak “öleni hayırla anın” prensibinden
haberin yok mu? Ölenin arkasından iftira atanlar “Ölmüş anasının
babasını etini yer” gibi kabul edilir prensibinden de mi haberin
yok.Sen nasıl ilahiyatçısın?

Atatürk’e olan kinini kendisine din yapan Yrd. Doç.
Abdullah Akın, tarihçiler sana daha iyi yanıt verirler şüphesiz.
Atatürk dönemi tarihçisi Sinan Meydan gereken yanıtı sana verdi. Ama
sen de Sinan Meydan’ın söylediklerini anlayacak, algılayacak kafa ve
beyin yok ki. Senin beynin de kalbin gibi müptezel.

Düşünüyorum da galiba boşa yazıp duruyoruz. Zira eski
başbakanımız bir konuşmasında “İki ayyaşın yaptığı yasa muteber
oluyordu…” (Burada Atatürk ilme İnönü kast ediliyor) dedikten sonra,
diğer kişiler elbette ki bu tip söylemlerden cesaret alarak, çok daha
ağır söylemlerle hakaret etmeye devam edeceklerdir, ediyorlar da çok
yazık.

Unutmayalım ülkemizdeki yasalardan biri de ATATÜRK KORUMA
YASASI’dır . Madem bu kadar yoğun Atatürk düşmanlığı yapılacak ve bu
yasa hükümleri uygulanmayacak o zaman bu yasayı TBMM getirin de yeni
bir yasa ile ortadan kaldırın. Bu yasayı ortadan kaldırın ki aleyhte
konuşacaklar daha rahat yazıp çizsinler.

Bir önerim de ATATÜRÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ’ne. Dernek
yetkililerinin gerekeni yapması beklenir. Bu gibi insanların takibi ve
yasal yollara başvurularak cezalandırılmaları yoluna gitmeleri
gerekir.

Önerim; Atatürkçü ve Cumhuriyet sevdalılarının bu adamları
sanal yoldan twit ve yorumlarla, eleştirisel paylaşımlarla susturma
yolunu tercih etmeleridir. Belki hata yaptıklarını anlarlar… İmana
gelmezlerse de belki susmayı öğrenirler.

Yazan.İbrahim Balcı