Son Dakika Haberler

Gökan Zeybek Yerebatan Sarnıcı Araştırma Önergesi Verdi

Gökan Zeybek Yerebatan Sarnıcı Araştırma Önergesi Verdi
Okunma : 1.934 views Yorum Yap

CHP PM Üyesi ve Mv Gökan ZEYBEK, Yerebatan Sarnıcı Araştırma Önergesi Verdi,  Doğu Roma İmparatorluğu dönemine uzanan, Unesco Dünya Mirası Listesinde bulunan İstanbul’un ikonik yapılarından olan Yerebatan Sarnıcı’nın keyfi uygulamalar nedeniyle düştüğü içler acısı durumunu ve bu durumun nedenlerinin araştırılması talebini TBMM gündemine taşıdı.

“31 MART’I, 23 HAZİRAN’I VE 806.456 OY FARKINI HAZMEDEMEYEN AKP VE YANDAŞ BÜROKRATLARI 1.500 YILLIK YEREBATAN SARNICI’NI SİYASİ KİN UĞRUNA KADERİNE TERK EDİYOR!”

M.S. 542’de Doğu Roma İmparatoru 1. Justinianus tarafından büyük sarayın su ihtiyacını karşılamak için yaptırılan Yerebatan Sarnıcı’nın günümüzde ayakta durmasının pamuk ipliğine bağlı olduğunu belirten Zeybek sözlerini şöyle sürdürdü; “Kısa süre önce İstanbul Büyükşehir Belediyesinin uzman kadroları tarafından Yerebatan Sarnıcı’nı ayakta tutan, sütunları birbirine bağlayan gergilerin boşta olduğu ve yapının ayakta durmasının pamuk ipliğine bağlı olduğu restorasyon çalışmaları sırasında tespit edildi. Hızlı bir şekilde yapının gerektirdiği çalışmalarla ilgili proje hazırlanarak 23 Ekim 2020 tarihinde İstanbul 4 no ‘lu Koruma Kurulu’na iletildi. Ama gelin görün ki 60 gün geçmesine rağmen çalışma henüz Koruma Kurulu tarafından onaylanmış değil. Bırakın onaylamayı, 1.500 yaşında olan, bizden sonraki kuşaklara aktaracağımız bu eşsiz dünya mirası ile ilgili her hangi bir fikir alış verişi bile gerçekleştirilebilmiş değil.” dedi.

Yerebatan Sarnıcı
Yerebatan Sarnıcı

“60 GÜNLÜK GECİKMEYE SEBEP OLAN KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI MI?”

Koruma Bölge Kurulları’nın bağımsız kurullar olduğunu hatırlatan Zeybek, Kültür ve Turizm Bakanlığı Koruma Kurullarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısının geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamadan yola çıkarak şu tespitlerde bulundu; “Koruma Bölge Kurulları bağımsız kurullardır. Kültür ve Turizm Bakanlığı Koruma Kurullarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı geçen günlerde çok tehlikeli bir söylemde bulunmuştur.” Bu beyefendi; “Projenin iletilmesi halinde onaylanacağını” söylemiştir. Ben şimdi buradan soruyorum!

Bu kararları Ankara mı veriyor yoksa Bölge Kurulları mı?

Buradan yola çıkarak şunu da sormak gerekir; 60 günlük gecikmeye Kültür ve Turizm Bakanlığı mı sebep olmuştur?” dedi.

Tüm bu bilgiler ışığında, bir çökme gerçekleştiği takdirde geriye dönüşü olmayan tarihi bir hüsrana yol açacak konu ile alakalı Zeybek; “Çözümünün ve sorumluluğunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul 4 no’lu Koruma Kurulu’nda olduğu, tüm İstanbul’u, tüm Türkiye’yi ilgilendiren, UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan Yerebatan Sarnıcı ile ilgili açıklığa kavuşturulması gereken konuların araştırılmasının yapılarak tedbirlerin ortaya konulması ve önlemlerin alınması gerekir.” diyerek bir Araştırma önergesi ve soru önergesi ile konuyu TBMM gündemine taşıyan Zeybek sözlerini şöyle tamamladı;

“Burada yine karşımıza AKP’nin kindar zihniyeti çıkıyor. Bakın; Galata Kulesi Muhdeslerden Arındırma Projesi, Ayasofya Camii Tefriş projesi, Kariye Tefriş Projesi ve bunun gibi hızlı karar alınması gereken bir çok projede olması gerektiği gibi en fazla 1 hafta içerisinde onay veren Koruma Kurulları’nın, varlığını sürdürmesi pamuk ipliğine bağlı olan Yerebatan Sarnıcı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan projesine 60 gündür onay vermemesi bize siyasi bir takım hesapların konuya dahil edildiğini gösteriyor.

Bir diğer deyişle; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından işletilen Yerebatan Sarnıcı, 31 Mart ve 23 Haziran’ı hazmedemeyen AKP’ye yandaş bürokratlar eliyle kaderine mi terkedilmeye çalışılıyor? Emin olsunlar ki;

YEREBATAN SARNICI YIKILIRSA BUNUN ALTINDA KALAN; AKP’NİN KÜLTÜRE, TARİHE, SANATA DÜŞMAN ZİHNİYETİ ve YANDAŞ BÜROKRATLARI OLACAKTIR.

Yerebatan Sarnıcı Araştırma Önergesi

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Bilindiği üzere M.S.542’den hemen sonra Doğu Roma İmparatoru 1. Justinianus tarafından büyük sarayın su ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilen İstanbul Fatih ilçesinde bulunan Yerebatan Sarnıcı (Sarayı), diğer adıyla Bazilika Sarnıcı, Osmanlı döneminde 2 defa onarımdan geçmiştir. İlki III. Ahmet döneminde (1723) Mimar Kayserili Mehmet Ağa tarafından; ikincisi ise II. Abdülhamid döneminde (1876-1909) yapılmıştır. Cumhuriyet döneminde yapılan ilk müdahale ise 1968’de İl Özel İdare binası yapım aşamasında olmuş ve devamında İkinci onarım Büyükşehir Belediyesi tarafından 1985-1988 yılları arasında yapılmıştır. Yerebatan Sarnıcı’nın son restorasyon çalışmasını barındıran yapım işinin iş bitim tarihi 27.03.2021 olarak belirlenmiş ve hali hazırda devam etmektedir.

M.S. 542’den beri medeniyetler şehri İstanbul’un Fatih ilçesinde, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan İstanbul’un ikonik tarihsel yapılarından olan Yerebatan Sarnıcı’nda yürütülen restorasyon çalışması sırasında, gergi sisteminin sütun içlerinde devam etmediği, Yerebatan Sarnıcı’nı ayakta tutan sütunları birbirine bağlayan gergilerin sütunları tutamadığı tespit edilmiştir. Yerebatan Sarnıcı’nın ayakta durması, varlığını sürdürmesi mevcut durum neticesinde pamuk ipliğine bağlıdır ve büyük risk barındırmaktadır. Bu tehlikeyi fark eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yapının ayakta kalmasını sağlayacak çalışmalarla ilgili projeyi kısa süre içerisinde hazırlayarak konuyu 23 Ekim 2020 tarihinde Koruma Bölge Kurulu’na iletmiş durumdadır. Bu aşamadan sonra Koruma Kurulu’nun projeyi bir an önce inceleyip onay vermesi gerekmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Koruma Kurulu’nun bu önemli konuyu tam 40 sonra, 2 Aralık 2020’de gündeme aldığını görüyoruz. Yani bir diğer deyişle; 1500 yıllık yapının çökme riskine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından acil olarak gönderilen konunun tam 40 gün gündeme alınmadığını görüyoruz. Gündeme alındığında, yani 7 gün sonra 9 Aralık 2020’de ise yerinde görme kararı çıkarıldığını görüyoruz. Yerinde görme kararından sonra da Koruma Kurulu tarafından bir karar alınmadığını görmekteyiz. Bugün geldiğimiz noktada ise; İstanbul 4 no’lu Koruma Kurulu 58 gün geçmesine rağmen hala görevini yapmamış, projeyi onaylamamış, göz göre göre 1500 yıllık Yerebatan Sarnıcı’nı kaderine terk etmiştir.

Bunun yanında;

Galata Kulesi proje çizimine yönelik muhdeslerden arındırma talebi vakıflardan 03.6.2020 tarihinde Koruma Kurulu’na iletilmiş, 04.6.2020 tarihinde gündeme alınarak uygun bulunmuştur. Galata Kulesi restorasyon tadilat projesi ve teşhir tanzim projesi talebi vakıflardan 09.09.2020 tarihinde Koruma Kurulu’na iletilmiş, 10.09.2020 tarihinde gündeme alınarak uygun bulunmuştur. Ayasofya Camii içi tefriş projesi vakıflardan 14.7.2020 tarihinde Koruma Kurulu’na iletilmiş, 16.7.2020 tarihinde kurul gündemine alınarak uygun bulunmuştur. Kariye tefriş projesi vakıflardan 13.10.2020 tarihinde Koruma Kurulu’na iletilmiş, 13.10.2020 tarihinde kurul gündemine alınarak uygun bulunmuştur ve Beşiktaş Levent Camii projesi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden 22.06.2020 tarihinde Koruma Kurulu’na iletilmiş, 25.06.2020 tarihinde kurul gündemine alınarak proje uygun bulunmuştur. Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi; aynı gün, ya da 2-3 gün gecikme ile Koruma Kurulu’na iletilen benzer nitelikteki projeler onaylanıp işleme alınırken 1.500 yıllık olan ve ayakta durması pamuk ipliğine bağlı olan Yerebatan Sarnıcı ile ilgili karar geçen 58 güne rağmen verilmemiştir. Bu durum akıllarda soru işareti barındırmaktadır. Araştırılmaya muhtaçtır.

Bununla birlikte;

Kültür ve Turizm Bakanlığı Koruma Kurullarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Birol İnceciköz ’ün bir gazeteciye yaptığı açıklamada zikrettiği “Projelerin iletilmesi halinde derhal onaylanacağı” şeklinde bir söylemde bulunması, bir bürokrat için telafisi mümkün olmayan derecede bir açıklama olduğu görülmektedir. Çünkü; Koruma Bölge Kurulları bağımsız kurullardır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu kurulları sadece idari ve teknik olarak yönetir. Birol İnceciköz ’ün bu açıklasınmadan yola çıkarak; Eğer Koruma Bölge Kurulları bağımsız değilse ve kararlar Ankara’dan veriliyorsa, bu 58 günlük gecikmeye Koruma Kurulu değil de Kültür ve Turizm Bakanlığı mı sebep olmuştur? Bu açıklama Kültür Bakanlığı’nın Bölge Koruma Kurulları’nın verdiği karar süreçlerinde etkili olduğuna dair anlamlar içermektedir. Araştırılmaya muhtaçtır.

Bu bilgilerden yola çıkarak;

Bir çökme gerçekleştiği taktirde geriye dönüşü olmayan tarihi bir hüsrana yol açacak konu ile alakalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul 4 No’lu Koruma Kurulu arasında olan ve tüm İstanbul’u, Türkiye’yi, Dünya’yı ilgilendiren, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan İstanbul’un ikonik tarihsel yapılarından olan Yerebatan Sarnıcı ile ilgili açıklığa kavuşturulması gereken konuların araştırmasının yapılarak tedbirlerin ortaya konması ve akabinde önlemlerin alınması için Anayasanın 98. TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

 Gökan ZEYBEK, İstanbul Milletvekili, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi

Yerebatan Sarnıcı Soru Önergesi

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’ NA

Aşağıda yer alan sorularımın, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından, Anayasa’nın 98 ve TBMM Tüzüğünün 96 ve 99. maddeleri gereğince, yazılı olarak cevaplanması için gereğinin yapılmasını arz ederim.                                   

Gökan ZEYBEK İstanbul Milletvekili TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi

Bilindiği üzere M.S.542’den hemen sonra Doğu Roma İmparatoru 1. Justinianus tarafından büyük sarayın su ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilen İstanbul Fatih ilçesinde bulunan Yerebatan Sarnıcı (Sarayı), diğer adıyla Bazilika Sarnıcı, Osmanlı döneminde 2 defa onarımdan geçmiştir. İlki III. Ahmet döneminde (1723) Mimar Kayserili Mehmet Ağa tarafından; ikincisi ise II. Abdülhamid döneminde (1876-1909) yapılmıştır. Cumhuriyet döneminde yapılan ilk müdahale ise 1968’de İl Özel İdare binası yapım aşamasında olmuş ve devamında İkinci onarım Büyükşehir Belediyesi tarafından 1985-1988 yılları arasında yapılmıştır. Yerebatan Sarnıcı’nın son restorasyon çalışmasını barındıran yapım işinin iş bitim tarihi 27.03.2021 olarak belirlenmiş ve hali hazırda devam etmektedir.

M.S. 542’den beri medeniyetler şehri İstanbul’un Fatih ilçesinde, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan İstanbul’un ikonik tarihsel yapılarından olan Yerebatan Sarnıcı’nda yürütülen restorasyon çalışması sırasında, gergi sisteminin sütun içlerinde devam etmediği, Yerebatan Sarnıcı’nı ayakta tutan sütunları birbirine bağlayan gergilerin sütunları tutamadığı tespit edilmiştir. Yerebatan Sarnıcı’nın ayakta durması, varlığını sürdürmesi mevcut durum neticesinde pamuk ipliğine bağlıdır ve büyük risk barındırmaktadır. Bu tehlikeyi fark eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yapının ayakta kalmasını sağlayacak çalışmalarla ilgili projeyi kısa süre içerisinde hazırlayarak konuyu 23 Ekim 2020 tarihinde Koruma Bölge Kurulu’na iletmiş durumdadır. Bu aşamadan sonra Koruma Kurulu’nun projeyi bir an önce inceleyip onay vermesi gerekmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Koruma Kurulu’nun bu önemli konuyu tam 40 sonra, 2 Aralık 2020’de gündeme aldığını görüyoruz. Yani bir diğer deyişle; 1500 yıllık yapının çökme riskine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından acil olarak gönderilen konunun tam 40 gün gündeme alınmadığını görüyoruz. Gündeme alındığında, yani 7 gün sonra 9 Aralık 2020’de ise yerinde görme kararı çıkarıldığını görüyoruz. Yerinde görme kararından sonra da Koruma Kurulu tarafından bir karar alınmadığını görmekteyiz. Bugün geldiğimiz noktada ise; İstanbul 4 no’lu Koruma Kurulu 58 gün geçmesine rağmen hala görevini yapmamış, projeyi onaylamamış, göz göre göre 1500 yıllık Yerebatan Sarnıcı’nı kaderine terk etmiştir.

Bu bağlamda ;

  1. Galata Kulesi proje çizimine yönelik muhdeslerden arındırma talebi vakıflardan 03.6.2020 tarihinde Koruma Kurulu’na iletilmiş, 04.6.2020 tarihinde gündeme alınarak uygun bulunmuştur. Galata Kulesi restorasyon tadilat projesi ve teşhir tanzim projesi talebi vakıflardan 09.09.2020 tarihinde Koruma Kurulu’na iletilmiş, 10.09.2020 tarihinde gündeme alınarak uygun bulunmuştur. Ayasofya Camii içi tefriş projesi vakıflardan 14.7.2020 tarihinde Koruma Kurulu’na iletilmiş, 16.7.2020 tarihinde kurul gündemine alınarak uygun bulunmuştur. Kariye tefriş projesi vakıflardan 13.10.2020 tarihinde Koruma Kurulu’na iletilmiş, 13.10.2020 tarihinde kurul gündemine alınarak uygun bulunmuştur ve Beşiktaş Levent Camii projesi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden 22.06.2020 tarihinde Koruma Kurulu’na iletilmiş, 25.06.2020 tarihinde kurul gündemine alınarak proje uygun bulunmuştur. Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi; aynı gün, ya da 2-3 gün gecikme ile Koruma Kurulu’na iletilen benzer nitelikteki projeler onaylanıp işleme alınırken 1.500 yıllık olan ve ayakta durması pamuk ipliğine bağlı olan Yerebatan Sarnıcı ile ilgili karar geçen 58 güne rağmen neden verilmemiştir?
  2. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından Yerebatan Sarnıcı’nın ayakta kalmasını sağlayacak olan, 23 Ekim 2020 tarihinde Koruma Bölge Kurulu’na ilettiği proje ile ilgili bu soru önergemizi cevapladığınız gün itibariyle alınmış somut bir karar bulunmakta mıdır? Bulunmakta ise nedir?
  3. 50. günde Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü Yardımcısı, konuya ilişkin imzasız bir açıklamayı kendi kişisel sosyal medya hesabından yaptı. Açıklamada; 9 Aralık 2020’de bir karar alındığı söylendi. Bu karar nedir? Nasıl bir karar alınmıştır?
  4. Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü Yardımcısı, yukarıda belirttiğim, konuya ilişkin kendi kişisel sosyal medya hesabından yaptığı açıklamanın devamında; Yerebatan Sarnıcı’nın bulunduğu bölgede bir deprem riski olmadığını ve nedenle de aciliyet bulunmadığına dair beyanda bulunmuştur. Bu açıklamayı hangi bilimsel temele dayanarak gerçekleştirmiştir? Bilimsel bir temeli var ise nedir? Bu açıklamadan yola çıkarak; Yerebatan Sarnıcı’nı ayakta tutan sütunları birbirine bağlayan gergilerin boşta olması nedeniyle projede yer alan, gergilerin sütunları tutması için yapılacak restorasyonun neden aciliyeti yoktur?
  5. Kültür ve Turizm Bakanlığı Koruma Kurullarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Birol İnceciköz ’ün bir gazeteciye yaptığı açıklamada zikrettiği “Projelerin iletilmesi halinde derhal onaylanacağı” söylemini bir bürokratın söylemesi kafalarda soru işaretleri oluşmasına neden olmuştur. Çünkü; Koruma Bölge Kurulları bağımsız kurullardır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu kurulları sadece idari ve teknik olarak yönetir. Birol İnceciköz’ün bu açıklamasından yola çıkarak; Eğer Koruma Bölge Kurulları bağımsız değilse ve kararlar Ankara’dan veriliyorsa, bu 58 günlük gecikmeye Koruma Kurulu değil de Kültür ve Turizm Bakanlığı mı sebep olmuştur?
  6. Koruma Bölge Kurulları bağımsız mıdır?
  7. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Koruma Bölge Kurulları’nın alacağı kararlarda etkili oluyor musunuz?

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)