Son Dakika Haberler

Yandaşlar Şafak Pavey için çıldırıyor.

Yandaşlar Şafak Pavey için çıldırıyor.
Okunma : 125 views Yorum Yap

safakpavey_2121CHP Millet Vekili Şafak Pavey’in yapmış olduğu tarihi konuşmaya yandaş basın kin kusmaya ve çıldırmaya başladı,Pavey mevcliste türbanla giren millet vekillerine cevap verirken, pantolon giyemediğini ve türbanlı çamlıcadaki kız Mustafa Kemale muhtaçtır açıklaması yapmıştı.

Dünkü meclis oturumunda damgasını vuran türbanlı vekiller tartışmasının en çok öne çıkan ismi CHP milletvekili Şafak Pavey hükümete yakın kalemlerin hedefinde. Pavey’in genel kuruldaki konuşması sosyal medyada büyük yankı bulurken geniş çevrelerden övgü almıştı.

AKP MEDYASININ GÜNDEMİ ŞAFAK PAVEY!

Pavey’in gündeme damga vuran meclis konuşması hükümete yakın köşe yazarlarının sert tepkisine hedef oldu. Ayşe Böhürler, Nihal Bengisu Karaca, Hilal Kaplan gibi muhafazakar kadın yazarlar ilk tepkilerini Twitter’dan gösterirken Melih Altınok, Kurtuluş Tayiz gibi iktidara yakın kalemler de Pavey’i topa tuttular.

İLK TAŞI AYŞE BÖHÜRLER ATTI: BU NEFRET SÖYLEMİDİR!

Yeni Şafak yazarı ve AKP’nin kurucu kadrolarından Ayşe Böhürler, Şafak Payev’in konuşmasına Twitter’dan ilk tepki gösteren isimlerden oldu.

İşte Böhürler’in Pavey’i hedef alan o tweet’leri:

Şafak Pavey yine yaşadığı yeri unuttu, nefret ettiği bir ülke ve insanları hakkında konuşuyor sanki. Konuştukları kendi cümleleri mi acaba?

Ah Şafak ah! Hiç bir zaman bu ülkeyi sevemedin. Bu ülkeye hep hayran olduğun batılı oryantalist bakış açısı ile baktın.

Şafak Pavey muhafazakarları başörtüsü özgürlüğü üzerinden dövüyor? Kendi nefret duygularını yansıtyor, kadın özgürlüklerini savunmuyor

Şafak Pavey’e nefret söylemi çok yakıştı! Bu söylemi yönelttiği insanların içinde ona çok emeği geçmiş insanlar da var. İlginç!

NİHAL BENGİSU: SKANDAL OLARAK NİTELİYORUM

Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca, Pavey’in konuşmasını “üstenci” bulurken, geleneksel devlet aklına teslim olmuş bir anlayışın ürünü olarak tanımadı:

Bu noktada dün Meclis konuşmalarını dinlediğim Muharrem İnce ve Şafak Pavey’in sözlerini gayet talihsiz bulduğumu belirtmeliyim. Elbette içlerinden geçeni yapmadıkları, bu dört kadına Merve Kavakçı’ya yapılanların aynısıyla mukabele etmedikleri için teşekkür ediyorum. Ancak Pavey’in anaokulu öğretmeni tarzı, pompaladığı korkunun ve üsttenci dilinin üzerini örtmeye yetmedi. AKP’yi iktidara taşıyan kadınların Meclis koltuklarına alınması gerektiğini ifade ederken mevcut AK Partili kadın milletvekillerinin “vitriniik” olduğundan dem vurması, sözde devlet aklının “içeriden böl, parçala, yut” taktiğine teslim olduğunun göstergesiydi. AK Parti’yi 11 yıldır “birlikte” taşıyan başı açık-kapalı yüzlerce kadının bu topa gireceğini düşünmesi ise en hafifinden hakaret. Yasalarda bulunmayan bir yasağa son verilmesini, ülke kadınlarının % 60’ını ilgilendiren bir hak ihlalinin giderilmesini “inancın gösteriye dönüşmesi” olarak nitelemesini ise tek kelimeyle “skandal” olarak niteliyorum.

MELİH ALTINOK: LÜTFA BAK SEN!

Türkiye gazetesi yazarı Melih Altınok, Pavey’in konuşmasını “kemlait elitizm” çerçevesinde eleştirirken “Arzumuz nezaketti, Şafak Pavey armağan etti, şükür” dedi:

Ama biz dün daha ziyade CHP milletvekili Şafak Pavey’in “gülümsemesine” sevindik.
“Ne kadar şirindi değil mi?”

“Ne kadar tane taneydi konuşması…”

Kimse kusura bakmasın ama zencilerine seçme hakkı henüz vermiş bir ülkenin parlamentosunda konuşan beyazın nezaketine şükretmenin ciddi bir aşağılık kompleksine işaret ettiğini düşünüyorum.
Neymiş, gülümsüyormuş konuşurken?

Lütfa bak sen?

KURTULUŞ TAYİZ: TAM BİR REZALETTİ!

Akşam yazarı Kurtuluş Tayiz de Pavey’in konuşmasını eleştiren isimler arasında yer aldı. Payev’i Kemalizm eleştirisi yaparak hedef Tayiz şöyle yazdı:

Başörtüsünün karşısına CHP’li vekillerin mütemadiyen “Atatürk” ve “Cumhuriyet”i çıkarmaları, başörtüsü yasağının arkasındaki ideolojik tutumu gösteriyor. Şafak Pavey’in “Kızlar öpüşmelerini Atatürk’e borçlu” demesi, tam bir rezaletti. Bu karşılaştırma biçimi Pavey’in dar görüşlülüğünün değil, Kemalist paradigmanın iflasını gösteriyor. Modern, eğitimli ve özgür olmakla bu kadar çok övünen bir kadın vekilin dünyadan, hak ve özgürlük standartlarının vardığı düzeyden bu kadar bihaber olması üzüntü verici. Cumhuriyet modernleşmesinin paradoksu bu olsa gerek. Kemalizm’in toplumu özgürleştirme iddiası, sömürgeci beyaz adamın başka uygarlıkları “medenileştirme” harekâtına benziyor. Tek fark beyaz adamın elinde kılıç, Kemalistlerin ise tank-top tutuyor olması