Son Dakika Haberler

90+3 de HAKEMİN DEDİĞİ OLDU!

90+3 de HAKEMİN DEDİĞİ OLDU!
Okunma : 80 views Yorum Yap

ibalci_99 Sarıyer avucunun içine kadar gelen üç puanı hakemin kurbanı olarak kaybetti ve dost rakibi Kırklareli Spor ile 3-3 berabere kalarak puanları paylaştı.

Sarıyer’in bu sezondaki en iyi maçıydı. Maç boyu müthiş mücadele verdi ve mükemmel pozisyonlar buldu. Golcüler bu maçta ayaklarını konuşturmayı bildiler ama kazanamadılar. Kazanamazlardı çünkü attıkları golden çok daha fazlasını kaçırdılar.

Maça çok iyi başlayan Sarıyer 15 ve 18’ci dakikalarda bulduğu gollerle 2-0 öne geçti. Ancak 27’ci dakikada genç Abdülkerim’in gereği yokken rakibe ceza alanı içinde sert girmesi ile rakip penaltı kazandı. Penaltı atışını Kılıçarslan çeldi ama geri gelen topu rakip Enis iyi değerlendirerek durumu 2-1 yaptı. Bu golden sonra Sarıyer devamlı atak oynamasına rağmen başka gol bulamadı.

Maçın ikinci yarısın çok çekişmeli ve heyecanlı geçti. Rakip takım beraberliği kurtarmak, Sarıyer farkı arttırmak için müthiş bir mücadele verdiler. Çiseleyen yağmurla kayganlaşan sahaya rağmen ortaya çok iyi futbol çıktı. 54’ci dakikada golü bulan rakip oldu. Rakip geliştirdiği bir akın sonunda, beraberlik golünü buldu. Aut çizgisine yakın bir yerden yapılan sert ortayı, ileri çıkan Kılıçarslan uzanarak çıkarmak istedi ise de topu ancak kendi ağlarına çelebildi ve durum 2-2 oldu. Hemen akabinde Cemre’nin direkten dönen şutu, Bünyamin’in gollük pozisyonda topu auta atması, Ömer’in kafa ile kale ağzından topu dışarı göndermesi, Ömer’in pası ile pozisyon bulan Cemre’nin şutunun rakip kaleci tarafından kornerle önlenmesi Sarıyer’in talihsizliği idi. 83’cü dakikada Sarıyer korner atışı sonunda Ömer’in kafa şutu ile üçüncü golünü buldu. Sarıyer’in talihsizli devam ediyor ve 90+2 de Murat Hacıoğlu’nun pası ile dalan Ömer, arkadaşına pas verecek veya sert şut atacak yerde plase yapınca bomboş vaziyette topu rakip kaleciye teslim ediyor ve bu da arkadan yıkılışı getiriyordu. Karşı akın ve yine Sarıyer’in sağ tarafından yapılan bir orta, Kılıçarslan’ın müdahale edememesi ve rakip futbolcunun uçarak elle topu Sarıyer ağlarına göndermesi ortalığı karıştırdı. Yan hakem ısrarla golü vermedi, itirazlar sonuç vermedi, orta hakem golde ısrar etti ve maç da 3-3 beraberlikle sona erdi.

Sarıyer kendi sahasında puan kaybetmeye devam ediyor ama şunu kesinlikle belirtmek gerekir ki eskiye oranla çok daha iyi oynamaya da devam ediyor. Öncelikle futbolcularda takım ruhu hakim olmuş durumda. Birinci golün atılışı ile tüm futbolcuların yedek kulübesine koşmaları, ikinci golde aynı şekilde seyirci ile kucaklaşmaları takım ruhunun üst düzeylere çıkmaya başladığını gösterdi. Maça inatla asıldılar, yılmadılar, bozulmadılar. Yardımlaşma yaptılar, birbirlerini teselli ettiler. Bu maçta defansla orta alan arasında büyük boşluk olmadı. Uç adamlarla orta alanda görev yapan adamlar arasında da iyi irtibat vardı.

Hal böyle iken neden beraberlik diye sorulabilir. Tabii bu tartışılır. Sarıyer’in geri dörtlüsü eksikti. Öncelikle defansın can damarı Emre Karaman cezalı olduğu için oynayamadı. Sakat Feridun da oynamayınca sağbek’e genç Abdülkerim oynatıldı. Genç Abdülkerim arka arkaya oynadığı üç maçta da başarılı değildi. Öncelikle fizik yapısı ile Sarıyer’in sağbek mevkiinde yer alması gülünç oluyor. Rakiplerinin yanında kayboluyor. Çok çalışıyor, çok koşuyor ama hepsi bu kadar, Bu da yeterli değil, ileride belki daha iyi olabilir. Sarıyer’in üç golü de Abdülkerim’in koridorundan geldi. Değiştirilmesi gerekirdi ama yerine adam? Orta alanda pasif görünen adam Bünyamin’di. Fiziki yapısı, top hâkimiyeti ile çok şeyler yapabilecek havası veriyor ama henüz perdeyi yırtmış değil. Cevvaliyeti yok. Bir diğer başarısız isim ise büyük deneyimine rağmen Kılıçarslan’dı. Aut çizgisinden yapılan bir ortayı kurtarmak onun için zor almamalıydı. Yerden yapılan bir orta ve kendisi kale ortasında ama çok ileri de bu büyük hata, bu hatayı yapmamalıydı. Son golde de topa müdahale etmesi gerekiyordu yapamadı. Oyunu değişiklikleri doğru mu? Tartışılır. En azından yorulmasına rağmen çok iyi oynayan ve rakip defansın çıkmasını önleyen Cemre oyundan alınmayabilirdi. İkinci kez aynı hata ve ikinci kez Cemre alındıktan sonra gelen gol… Her ne olursa olsun oyundan alınacak futbolcu Abdülkerim olmalıydı. Belki sağbek yok… Olmasın canım yedekler arasında herkes o kadar oynar. Sami düşünülebilir. Takımın gol adamları kendilerine geldiler. Sinan, Cemre son haftalarda gol atanlar, keza Ömer de görev aldığınca gol bulabiliyor. Sarıyer’in kaydettiği 29 golden 17’si bu üç kişi tarafından kaydedilmiş… Demek ki gol yememenin yolları aranmalı…

Rakip takım Sarıyer gibi sıradan bir takım. En azından kendi sahasındaki maçlarda fazla puan kaybı olmadığı için puan cetvelinde Sarıyer’in üzerinde yer alıyor. Ama kondisyonları mükemmel, yardımlaşmaları iyi, maçı bırakmıyorlar. On kişi oynadıkları dakikalarda üçüncü golü bulmaları takdire şayandır.

Maçın hakemi, bilhassa orta hakem Arda Kardeşler (Bursa) iyi değildi. Sarıyer aleyhine verdiği penaltı pozisyonu her maçta en azından on defa olur ve hiç biri verilmez… İkincisi rakibin attığı üçüncü golü yakından takip edemedi, yapılan ortaya rakip futbolcu uçarak elle müdahale ederek gol yapıyor, yan hakemin ısrarla santraya koşmamasına rağmen gol vermesi çok düşündürücü…

Sarıyer seyircisi bu kez maça fazla ilgi göstermedi. Maça gelenler de maçın son dakikasına kadar takımı destek oldular ama maç bitinde futbolculara böylesine ağır yüklenmeleri hiç yakışık almadı. Olmadı. Bu futbolcular bizim futbolcular, onlarla ligi bitireceğiz, onlarla kazanacak, onlarla kaybedeceğiz…

Maçın bir ilginç yanı da seçim çalışmalarına devam eden AKP grubunun tam kadro katılması oldu. Üç milletvekili ile geldiler. Tabii Belediye Başkan Adayı Sedat Özsoy’da… Seyircilerin fazla ilgi göstermemesi neden acaba? Her zaman “İnadına Sedat” diye bağıran seyircinin hiç tepki vermemesine aklım ermedi. Oysa Sedat Sarıyer Spor Kulübüne beş dönem başkanlık yapmış bir kişiydi, seyirci onu yalnız bırakmamalıydı.

Yönetime destek vermeye devam edilmeli. Zira düşme hattının içinde değiliz. Daha çok maç var… Yarınların iyi gelmesi dileğiyle…