Son Dakika Haberler

FUTBOL BU OLMAYINCA OLMUYOR!İbrahim Balcı

FUTBOL BU OLMAYINCA OLMUYOR!İbrahim Balcı
Okunma : 92 views Yorum Yap

ibalci_99Sarıyer Tokat Spor karşısında eline geçen fırsatı iyi değerlendiremeyince iki puan kaybetti. Sarıyer’in ligde kalabilmesi için kendi sahasında oynayacağı maçları kazanması lâzım. Aksi halde kötü akıbetle baş başa kalabilir. Tokat Spor maçı bunu gözler önüne serdi ve bir de bağırdı: Hey Sarıyerliler aklınızı başınıza alın!

Sarıyer-Tokat Spor maçı çok çekişmeli, hareketli fakat kaliteden yoksun bir şekilde devam etti. Sarıyer elde ettiği fırsatların çok büyük kısmını değerlendiremezken, rakip takım doğu dürüst pozisyon bile bulamadı ama iki gol buldu. Fizik gücü çok yüksek olan rakibe karşı Sarıyer çok pas yaparak oyuna ağırlığını koymaya çalıştı ve 20’ci Dk. da Sinan’ın vuruşu ile golünü buldu. Rakip 40’cı dakikada penaltı kazandı. Penaltı atışını Sarıyer kalecisi Kılıçarslan mükemmel bir müdahale ile önledi. . Fakat rakip takım 43’cü dakikada kazandığı bir köşe vuruşu sonunda, Sarıyer kalesi önünde meydana gelen bir karambol sırasında topu uzaklaştırmak isteyen Emre Karaman topu kendi ağlarına göndermesi ile beraberliği yakaladı. Maçın ikinci yarısı daha hareketli geçti. Bu devrede genç Yunus’un kaçırdığı goller maça damgasını vurdu. Ayrıca Cemre’nin ceza alanı dışından attığı mükemmel gol tüm seyirciyi ayağa kaldırdı. Öne geçen Sarıyer’in maçı galip bitireceği bekleniyordu. Ama üç dakikalık uzatma vardı. Uzatma rakibe yaradı ve kazandığı bir serbest vuruş sonunda aradan çıkan rakip futbolcunun kafa darbesi ile Sarıyer ikinci golü yedi.

Bu beraberlik Sarıyer’e çok şeyler kaybettirdi şüphesiz. Kazansaydı bir basamak daha üste çıkabilir ve rahat bir nefes alabilirdı. Sarıyer takımında Kılıçarslan başarılı bir müsabaka oynadı. Kurtardığı penaltı mükemmeldi. Frikik atışında, rakibin kafa golüne mani olabilir miydi? Zor! Sarıyer geri dörtlüsü bu kez sağ kanattan aksadı. Zira genç Abdülkerim çok çalışmasına rağmen, hırsına karşın, fizik olarak rakipleri ile gereği kadar mücadele edemedi ve Sarıyer bu hattan çok gedik verdi. Hamza iyi idi. Emre yine iyi mücadele etti ama kendi kalesine gol atmak talihsizliği yaşadı. Emre Bayraktarbaşı, Yunus sol kanatta oynadığı sürece zorlanacak gibi. Zira Yunus geri gelmiyor, defansif değil, ofansif düşününce olan Emre Bayraktarbaşı’da oluyor. Sarıyer’in olmayan yeri orta saha… Bu hatta yer alan Semih, Muhammet, Murat ve Yunus maçın ağırlığını taşıyacak güçte görünmedi. Zira çok çabuk yoruldular ve oyundan koptular… Semih beklenilmeyecek kadar pas hatası yaptı. Takımında devamlı oynayan bir genç adamın bu kadar hata yapması sakatlığına bağlanamaz. Zira kendisinden çok şey bekleniyor. Murat yorulana kadar takımın iyisiydi. Muhammet ortada oynamasına rağmen bekleneni vermedi. Yunus çok koşan, çok mücadele eden ve çok pozisyon bulan adam olmasına rağmen dört gol fırsatından hem de kaleci ile karşı karşıya olmasına rağmen yararlanamadı. Murat’ın yerine oyuna alınan Hakan Soylu, takımı toparladı. Takım pas yapmaya, kombine ataklarla tehlikeli olmaya başladı. Hakan geçen haftanın aksine başarılı bir grafik çizdi. İleri ikiliden Sinan yine müthiş bir boğuşma verdi. Cemre ile iyi ikili oluşturdular. Güzel bir gol attı. Forvetin son adamı Cemre çok başarılıydı. Attığı gole sadece şapka çıkarılırdı. Öyle oldu ve Mahmut Hoca, maçın sonlarına doğru onu oyundan almak suretiyle alkışlatarak hakkını verdi.

Sarıyer bu hafta da iki puan kaybetti. Kazanabilirdi, kazanamadı. Kötü oynamasına rağmen bu kadar çok gol kaçıran takımın galip gelmesi sadece şansla olur. Yenilmedi Sarıyer yine de iyi… Bir iyi tarafı da takımın son saniyelere kadar maça asılması ve arkadaşlığın pekişmesi! Atılan gollerden ve yapılan iyi hareketlerden sonra bu hissediliyor. Rakip ise fizik olarak çok güçlüydü, zaman zaman Sarıyer’i ezip durdu. Fakat kombine bir akını, Sarıyer kalesini abluka altına alacak bir baskısı ve serbest atışlardan elde edilen fırsatların dışında pozisyonu da yoktu ama beraberliği kurtardı. Bu da futbol şansı! Demek ki olmayınca olmuyor!

Yönetim kuruluna sabır dilemekten başka başka elimizden bir şey gelmiyor. Seyirci ise maçın başından sonuna kadar gerekeni yaptı…

Elbette ki maçın en renkli tarafı maça Jan. Gen. Komutan’ı Em. Org. Bekir Kalyoncu’nun gelmesiydi. Sarıyerlilik ruhunun ne denli yoğun baskı yarattığının tipik bir örneğini verdi Bekir Paşa… Şeref Tribününe alındı, elbette ki öndeki şeref koltuğuna oturtuldu ama bir devre… İkinci devre gitmedi yerine… Arkadaki koltuklardan birine geçti. Ben rahat olmalıyım, gol diye bağırmalıyım, ben Sarıyerliyim, kurtlarımı istediğim gibi dökmeliyim diyerek Sarıyerliliğin güzel bir ayrıcalık olduğunu da gösterdi.

İşte Sarıyerlilik bu…