Son Dakika Haberler

TEKALİF-İ MİLLİYE KANUNU

TEKALİF-İ MİLLİYE KANUNU
Okunma : 412 views Yorum Yap

Sayın Cumhurbaşkanı ulusa seslendi. İyi de etti tabii gerekli olan bir
şeydi. Toplumu aydınlatmak, rahatlatmak gerekir. Bunu yerine getirdi.
Ama yine de particiliğini öne çıkardı ve kavgadan hoşlandığını ortaya
koydu. Yani toplumu germe ve ayrıştırma savaşını devam ettirdi. CHP
genel başkanına yüklendi, fitneci dedi. Çalışmalarını engellediğini
izaha çalıştı ve Milli mücadele döneminden örnek vererek TEKALİFİ
MİLLİYE VERGİSİ’ nden bahsetti.

Sayın Cumhurbaşkanı zamanı ve koşulları karıştırıyor. İnsan üzülüyor.
Cumhurbaşkanlığında yüzlerce danışman arasında bir tane bile doğru
dürüst tarih bilgisi olan bir danışman yok mu? diye…

Cumhurbaşkanı aslında başlattığı BİZ BİZE YETERİZ kampanyası açıyor.
Hem de CHP li belediyelerin açtığı yardım kampanyasını kabul etmeyip,
bankalara yatırılan paraların bloke ettirilmesini sağlıyor, dolaysıyla
yardımı engelliyor. Ama Sayın Cumhurbaşkanı kendi açtığı yardımın
devamı için bastırıp duruyor. Bu kadar ayrımcı bir zihniyet nasıl
olabiliyor?

Milli mücadele adı üzerinde bir milletin kader ve yaşam savaşı. 622
yıllık Osmanlı devletinin “HASTA ADAM” lığının ÖLÜ duruma gelmesi
üzerine başlatıldı. Ülkenin her tarafı işgal altında. İngilizler,
Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar ülkeyi dört taraftan işgal etmiş,
ABD de teşvikçileri… Türkiye’ye yani o zamanki Osmanlı devletine
Orta Anadolu’da avuç içi kadar yer bırakılmış. İmparatorluğun başkenti
İstanbul işgal altında! Padişah esirden beter! Ordular terhis edilmiş,
tüm savaş malzemelerine el konulmuş. İstanbul basını bir ikisi hariç
tamamen susturulmuş ya da işgal devletlerinin esiri olmuş. Kara
bulutlar sadece İstanbul’u değil tüm ülkeyi kaplamış. Bu durumda bir
avuç insan, sırf Anadolu’nun Karadeniz bölgesinde başlayan ve işgal
yanlısı çetelerle boğuşan kuvvacıları susturabilmek için,
görevlendirilerek Anadolu’ya gönderilir. Oysa bu gidenlerin lideri
hazırlıklıdır, aylarca nasıl gideceğinin planlarını yapmaktadır. Bu
fırsatı değerlendirerek Bandırma gemisi ile yola çıkar ve Samsun’a
varır. Derhal duruma el koyar. Arka arkaya toplantılar, antlaşmalar
yapar, Erzurum, Sivas kongreleri, Ankara’da gelerek Millet Meclisini
açar. Milli mücadeleyi böyle başlatır. Çete grupları bir araya
getirilir muntazam ordu birlikleri oluşturulur. Yunan ilerler, karşı
konulur I. ve II. İnönü zaferleri kazanılır. Ama durmaz düşman büyük
hazırlık yapar. Saldırıya hazırlanır. İşte 120 bin kişilik Yunan
ordusuna karşı koyabilmek için Ülke çapında çalışma başlatılır. Asker
alınmaları devam eder, kaçaklar yakalanır geri getirilir, Her gün
devam eden asker kaçaklarının önlenmesi için İSTİKLAL MAHKEMESİ
kurulur, Kaçakları, vatan aleyhinde çalışanları, casusları ve
namussuzları islâh etmek için başka yol yoktur.. İşte böylesi bir
ortamda Mustafa Kemal o meşhur TEKALİFİ MİLLİYE KANUNU’nu çıkarır. Bu
kanuna göre vatandaştan istekte bulunulur. Arabası olanlar arabasını,
hayvanı olanlar hayvanlarının büyük bir kısmını, erzakının bir
ölümünü, çorabından fanilasine kadar, hatta akla gelen her şeyin bir
kısmını devlete verilmesi istenir. Vatandaş sıraya girer elinde
avucunda ne varsa getirip verir, Bir ninenin zorlukla yürüyerek
geldiğini görenler üzerine gider yardım etmek isterler. Kabul etmez
yardımı yürür açık havada duran görevlilerin masasına gider ve
koynundan çıkardığı kesesini, açarak içinden kara günler için
sakladığı 50 (mecidiye) kuruşunu çıkarıp verir ve “verecek başka bir
şeyim yok bundan gayri” der ve çekip gider. İşte böylesi bir ortamda
toplanır binlerce, milyonlarca eşya…

İşte Tekalif-i Milliye Kanunu budur. Kanun gereği istenenleri getiren
herkese makbuz verilir. Milli mücadele bittikten sonra herkes elindeki
makbuzu getirerek verdiği malın bedelini alır, yani devlet öder.

Sayın Cumhurbaşkanı bu olayı gündeme getirir Mustafa Kemal Tekalif-i
Milliye kanunu çıkardı yardım topladı diyerek, kendisinin açtığı
yardım kampanyasının desteklenmesini ister.

Mustafa Kemal’in yaptığı yardım kampanyası değil. Kanundu! Sayın
Cumhurbaşkanı sizinki Kanun değil, yardım kampanyası. Sizin
kampanyanıza ödenecek paralar geri iade edilmeyecek.

Sayın Cumhurbaşkanı hiç mi tarihi doğru okuyan-bilen bir danışmanınız
yok size yanlış yaptırmasın!

İbrahim balcı