Son Dakika Haberler

İŞSİZLİĞİN PSİKOLOJİYE ETKİSİ

İŞSİZLİĞİN PSİKOLOJİYE ETKİSİ
Okunma : 962 views Yorum Yap

İşsizlik kişiyi sadece maddi anlamda etkilemiyor, aynı zamanda psikolojik olarak da etkiliyor. İşsizliğin kişiler üzerinde birçok psikolojik etkisi vardı; depresyon, kaygı bozukluğu, stres gibi.

Geçinmekte zorlanan kişilerin özgüveni de bu problem nedeniyle etkileniyor. İşsiz kalan bireyler; evine bakım verme gücündeki azalış, evdekilere karşı mahcubiyet ve sorumluluğu yerine getirememenin stresi ile baş etmekte zorlanıyorlar.

Çalışmak ve bir iş sahibi olmak; maddi kazanç ve ihtiyaçlarımızı karşılamamız dışında; saygı görme, o toplumda bir yer edinme ve aitlik hissiyatını da sağladığı için sosyal ve psikolojik ihtiyaçları da gideren bir yönü vardır. Bu ortadan kalktığında kişinin öz değerine dair sorgulamaları başlayabilir ve psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.

İşsiz kalan bir kişi psikolojik olarak iyilik hali olmadığından, tekrar iş bulmakta da zorlanmaktadır. Bunun yanı sıra maddi olarak da zorluk çektiğinden, psikolojik destek almak adına kendisine yatırım yapmakta zorlanır ve bu durum görüldüğü üzere, bir kısır döngü haline dönüşebilir.

İşsizlik aynı zamanda birçok rahatsızlığı da beraberinde getirmektedir. Uyku problemleri, iştahsızlık, kaygı bozukluğu, depresyon, stres gibi. Çünkü insanlar potansiyelini ortaya koymak ister. Ancak kendi enerjisini dışarı aktaramadığında bir boşluğa düşerler. Bu boşlukta kişiler kendisini güçsüz ve umutsuz hissedebilir.

Tabii herkes işsizliğe aynı şekilde tepki vermeyebilir. İşsiz kalınan bu dönemde, umutsuzluğun aksine potansiyellerini ortaya çıkaran ve yeni girişimlerde bulunup başarılı olan birçok kişi de vardır. Bu noktada kişilerin bu zorlu süreçle baş edebilme becerileri ve adaptasyonları önemlidir.

Bireylerin işi nasıl tanımladığı da önemli bir etken. İşe para aracı olarak mı yoksa bir statü olarak mı bakılıyor? Bu bağlamda bireylerin öz benlik değerleri de işe yükledikleri anlama göre değişkenlik gösterecektir.