Son Dakika Haberler

ORTA ÇAĞ’DAN BİZE KALAN KIRINTILAR

ORTA ÇAĞ’DAN BİZE KALAN KIRINTILAR
Okunma : 82 views Yorum Yap
nihalce
Nihal Yeşilbaş

  ” Liberalizmin tarihi aslında bireyin sosyal, siyasal ve ekonomik hayatını kısıtlayan sınırlandıran ve bu alanlardaki özgürlüğünü yok eden her türlü olguya karşı mücadelenin tarihidir. Bu tarih Ortaçağdaki yapının özgürlüklere doğru dönüşmesiyle başlamaktadır. ”

 

Sanayi devrimi ve liberalizmin tüm dünya üzerinde ki etkilerini bilmeyenimiz yok gibidir.Ekonomik ve sosyal gelişmelerin en üst seviyeye ulaşması açısından bir dönüm noktası sayılan Ortaçağ tarihini şöyle bir gözden geçiriecek olursak,günümüz Türkiye’sinde ki gelişmeleri ve gelinen durumun vehametini çok daha iyi anlamış oluruz.

Mevcut hükümet tarafından,Eğitim,Ekonomik ve Sosyal açıdan gün geçtikçe geriye doğru gidilen bir yol izlenmekte ve bu da direkt olarak ekonomiyi de içine alarak tüm topluma ”çağdaşlık ve özgürlük!” adına ciddi zararlar vermektedir.

Ortaçağ Sanayi Devrimi ile başlayan modernleşme ve sosyoekonomik iyileştirmeler,Avrupa ülkeleri başta olmak üzere hemen hemen tüm düna ülkelerinde etkilerini daha da iyileştirerek günümüze dek gelmeyi başararak,”Gelişmiş” ülkeler seviyesine gelmeyi bilmişlerdir.

Eğitim,sağlık,sosyalleşme ve kültür alanlarında geliştirdikleri politikalar,Sanayi devrimi ile başlayan dönemden günümüze kadar ilerici bir zihniyet anlayışı ile gelişme gösterek gelmeyi başarmışlardır.

Ülkemiz için aynı şeyleri söyleyememek üzücü de olsa,Ulu önderimiz Atatürk’ün ülkemiz için yapmış olduğu yenilikleri ve devrimleri asla söylemeden geçemeyiz.

En başta kurmuş olduğu CUMHURİYET Türkiyesi ,Türk vatandaşlarına en büyük iyilik olarak hep yaşayacaktır.

Velhasıl,son yıllarda ülke üzerinde oynanan oyunlar ve yıkılmaya çalışılan kalıcı değerleri ,ciddi anlamda kötüye gitmekte olan ”acı gerçekler” olarak adlandırabiliriz.

Feodal bir görüş ve zihniyetine sahip bir yönetenin olduğu bir devlette ,başka türlü bir anlayışın beklenmesi zaten mümkün olamaz..

Zenginin daha zengin,fakirin daha fakir olduğu,

Eğitimden yoksun bırakılarak,iradelere hakim olunduğu,

Halkına ve insanına değil,yandaşına sahip çıkılan,

Çalan-çırpan,harcayan-tüketen,yakan-yıkan,insana,doğaya düşman… saymakla bitmeyen daha bir sürü olumsuzluklar…  vs.

*Bizde ki devrimsel olmayan anlayışa göre..

-Tüm halkın eşit hayat koşullarına sahip olması gerekirken,ekmek mücadelesinde canını verenlerin olduğu bir ülke,

– Başını sokacak bir damı bile olmayanların çoğunlukta olduğu bir ülkede,şahsına yaptırılan trilyonluk sarayda oturan bir yöneticisi olan bir ülke,

– En çok önem verilmesi gereken ‘EĞİTİM” konusunda,gerici bir politika izlenilen bir ülke,..

BİZ BÖYLE GELİŞİYORUZ DEMEKTEN UTANÇ DUYUYORUZ!!

 

* Aynı zamanda..

Son zamanlarda ise iş sağlığı ve güvenliğinin son derece zayıf ve ihmallerle dolu olduğunu çok acı bir şekilde ülke olarak  yaşıyor ve görüyoruz.

”Ucuz ölümler ülkesi” imajının acı bir şekilde üzerine yapıştığı bir ülke olmaktan büyük üzüntü duyarak..

*Başta da belirttğim gibi,Sanayi Devrimi ile başlayan Sosyal ve Modern yaşayış biçimi,son on iki yıla  kadar gelişme açısından önceki hükümetler tarafından iyileştirmeler getirilmiş dahi olsa,on iki yıldan beri süre gelen yanlış politikalar yüzünden adeta nereye gittiği dahi belli olmayan bir aşamaya gelindi.

Hastanelerinin dahi harabe bir halde sağlık hizmeti verilen ülkede,milyar dolarlar harcayarak şahsına saray yaptıran birisinden ülkesini ve halkının refahını isteyen biri olmasını beklemek zaten imkansız.

Hergün ihmaller yüzünden vuku bulan kaza haberlerinin ,

Rant sağlamak açısından talan edilen güzelim ormanların,

Özelleştirme adına satılan tüm kamu kurum ve kuruluşların,

Kısıtlanan ve yasaklarla engel olmaya çalışılan ”Özgür Düşüncelerin”,

Daha sayamadığım onlarca yanlış uygulamalar..

Gelişmekte olan ülkeler sınıfından,böylesi yanlış politiklarla ve uygulamalarla gelişmiş-lik sınıfına geçilmesi mümkün görünmüyor gibi..

Anlaşılacağı gibi,nereye gittiği belli olmayan,sonunun nereye varacağı belli olmayan bir yolda ilerliyoruz..

Yani,Sanayi Devrimi’nden günümüzde bize kalan sadece kırıntıları ile avunmak kaldı.. N.K.Y