Son Dakika Haberler

SANDIKTA HAYIR VAR

SANDIKTA HAYIR VAR
Okunma : 16 views Yorum Yap

“Bindik bir alamete gideriz kıyamete” sözü günümüz için en uygun cümle oldu. Nereye gittiğimiz, götürüldüğümüz ise gayet açık ve net. “Padişahım çok yaşa” sözü referandumdan sonra kullanılacak belki de en geçerli kelime olabilir. 2002 yılından bu günlere bir iktidar partisi tarafından yönetiliyoruz. Halkın canına tak dediği bir anda, dertlerden sıkıntılardan yorulduğu bir anda ortaya çıkan vekilleri eski ama ismi yeni bir parti tarafından. Elinde tüm imkanları olan, istediği yanlışlığı düzeltme, istediği kanunu çıkarma imkanına sahip ve halkın büyük çoğunluğunun oylarını alarak iktidara taşınmış bir parti tarafından.

Bu parti ile onbeş yıldır çok değişim yaşadık evet. Ne ördüler diyerek ilk başta cumhuriyetin ilk kazanımlarını satmaya başladılar. Yandaşlarına ihale vererek zengin ettiler. Biz gidersek gelecek olanlar memura maaş veremez diyerek tehdit ettiler yine seçildiler. Türküm demek ve andımızın yasaklanmasının yanı sıra teröristlerin ayağına hakimler gönderildi. Köprüler, otoyollar, parklar gösterişli törenlerle açıldı. Uzak bir geçmişle günümüz sürekli mukayese edildiğinden, halk güzel şeyler oluyor zannederek psikolojisinin yerle bir olduğunu, ötekileştirildiğini, sınıflara ayrıldığını fark edemedi.

Beraber yürüdük biz bu yollarda diye şarkılar söylerlerken tepemize, milletin meclisine bomba yağdırdılar. Paşalar, hakimler, yaverleri bile Fetöcü çıktı, beraber yürüdükleri darbe yapmaya kalktı.

İçeride bunlar olurken dışarıda komşularımız ile düşman olduk. En çok ihracat yaptığımız, en çok turistin geldiği ülkelerden biri olan Rusun uçağını düşürdük, elçisini vurduk. Şak diye kesildi Rus. turist ve üçte biri gelmez oldu. İçerimizde ardı ardına bombalar patlarken bu sefer turistler, komşumuz Yunanistan’a akmaya başladı. Hatta kendi turistimiz bile.

Şimdi para kalmadı. Satacak işletme kalmadı. Arap prensleri uçakla gezdirip memleketin taşını, toprağını satmaya başladılar. Bu arada sende verdiğin vergiler ile yapılan köprü ve otoyollardan geçerken üzerine para ödüyor, dünyanın en pahalı benzinini kullanıyorsun.

Neler yaşadığını biliyorsun. Hepsini yazmaya gerek yok. Şimdi ise 15 Temmuz’da tankların önüne yatarak darbeyi önleyen ve bir gecede 250’den fazla şehit veren milletin önüne sandığı yine koydular. Tedirginlik, korku devam ederken, insanlar huzur, güven isterken başkanlık sistemini onaylayacak halkımız. İçeride dışarıda herkes, hatta yanındaki yaveri bile onları kandırırken bu sefer 29 Ekim 1923 tarihinde temeli atılan cumhuriyet kazanımında, başkanlık sistemini oylayacak halkımız.

Oysa şimdiden evet diyenler cennete, hayır diyenler cehenneme gidecekler, hayır çıkarsa iç savaş çıkar, fetöcü, pkk’lı isen hayır dersin diyerek, tıpkı öncesinde türbanlı

bacılarımızın üzerine işediler, camide bira içtiler gibi iftiralarının örneklerini sergilemeye başladılar. Tıpkı her seçim öncesi yaptıkları gibi.

Sadece iki kelime ile yine milleti birbirine düşürmeyi başardılar.

Evet mi hayır mı?

Düşmeyin.

Bu milleti alevi-sünni, Türk-Kürt diye birbirine düşürmeye çalıştılar. Düşmedik. 15 senedir onlara ne istediler de vermediniz? Para dersen, onlara ekonominizi teslim ettiniz, yetki dersen yasama, yürütme ve yargı zaten onlardı. 15 yılda bu ülke baştan aşağıya yenilenebilirdi. Tarıma yapılacak yatırımlarla bile dünyanın en güçlü ülkesi olabilirdik ama 15 senede sizi samanı, buğdayı ithal edecek duruma getirenler şimdi sizden başkanlığa evet demenizi istiyor.

15 sene boyunca kandırılanlar şimdi size içinde ne olduğunu bilmediğiniz ve buna rağmen araştırma zahmetinde bulunmadığınız, sorgulamadığınız bir sistemi dayatmaya çalışıyor.

Kanmayın.

Kadınlar! Cumhuriyet bir rejimdir, yönetim şeklidir, kadına seçme-seçilme, yaşama, birey olma, değer verme, konuşma hakkını sunan bir rejimdir. Bunu yitirmeyin, almalarına izin vermeyin.

Sandığa halk gidecek. Halk oylayacak.

Evet veya hayır demeden önce 15 yılı iyice bir hatırlayın.

Sonra da Cumhuriyeti nasıl kurduğumuzu.