Son Dakika Haberler

Tarihin pususunda yatarken…Bülent Esinoğlu

Tarihin pususunda yatarken…Bülent Esinoğlu
Okunma : 160 views Yorum Yap

be_1Ulus-devlet neden yönetilemez yere geldi?

Seçimlerde, dört parti seçmenden ülkeyi yönetmek için yetki aldı.

Koalisyon yapılması zorunluluğu var. Koalisyon olmazsa, azınlık hükümeti kurulacak. O da olmazsa, yeniden seçim zorunluluğu var. Yeni yapılacak seçimden de, aynı sonuçlar çıkarsa, bir seçim daha, o da olmazsa, Amerikan destekli darbe diye bağırmaya…

Görüyor ve yaşıyoruz.

Seçilen dört partinin içinde de halktan kimse yok. Halkın oyu var, kendisi yok.

Örneğin; Mecliste ilaç için, işçileri temsil eden bir tek kişi yok. Ama PKK’yı temsilen bolca milletvekili var. İşverenleri temsil eden milletvekilleri var. Belli sosyal gurupları temsil eden milletvekilleri var.

Bundan doksan yıl önce aştığımız sorunlar, yeniden halkın önüne çözülmesi gereken sorunlar olarak geliyor. Ve bölünme atomize oluncaya kadar devem ediyor.

Partiler arasındaki uzlaşmaz çelişkiler; geçmişte hesaplaşması yapılmış, üç aşağı beş yukarı uzlaşılmış ve ilkelere bağlanmış sorunlar.

Laiklik ve etnik bölünmeler, yeniden sorun olarak önümüzdeyse, 90 yıl önce yaşadığımız savaş dâhil, tüm sorunları yeniden yaşayacağız demektir.

Neden ulus devletimiz yönetilemez duruma geldi?

Yoksa emperyalizm kendi planlarının gerçekleşmesi için tarihin pususunda yatarken, öte yandan da, gizli planlarını mı gerçekleştiriyordu?

Neden halk böyle parçalara bölündü? Ve neden halk bir hedefe doğru yönlenemiyor?

Neden halkımız emperyalizmin geçek saldırısı altındayken, düşmana karşı birlik olamıyor?

Neden ülkemizde ekranları elinde bulunduran elit, ülke çıkarlarıyla halkın çıkarlarını bir bütüne icra edemiyor.

Ulus-devletimiz neden kudretini yitirdi?

Neden yönetilemez konuma geldi?

Ordusu NATO’dan emir alan, ekonomisi OECD, DB, GB ve benzeri kurumlarla yönetilen, özelleştirmelerle, ülke kaynaklarını eline geçirmiş yabancıların istedikleri kadar kar transferi yaptığı bir ülkede, ulus-devletin yetkileri başkalarıyla paylaşılıyor demektir.

Yarım-yamalak olmuş ulus-devlet halkının çıkarları yönünde örgütlenemiyor demektir.

Demokrasi yutturmacasıyla, meclise halkın dışında diğer çıkar gurupları yerleşmişse, halkın yararına işleyemez.

Ulus-devlet halkı yararına yapması gerekenleri yapabilmesi için başka kurumlardan icazet alıyorsa, o ulus-devlet artık kadük olmuş demektir.

Bir ülkeyi maddi manevi savunacak aydınlar, “PKK Meclise girsin iyi olur” diyebiliyorsa, ülkenin asıl akıl ve fikir üretmesi gereken sosyal gurupları PKK’nın kuyruğuna takılmışsa, yakında bölünmeler şiddete dönüşecek demektir.

Ulus-devletin modası geçti diyen işbirlikçiler, neden Amerikan ulus-devletinden yana olurlar?

20.6.2015, bulentesinoglu@gmail.com