Son Dakika Haberler

FUTBOLCU OYUNUYOR…..” İbrahim BALCI

FUTBOLCU OYUNUYOR…..” İbrahim BALCI
Okunma : 54 views Yorum Yap

Sarıyer, kendi alanında ligin alt sıralarında yer alan Çankırı’yı farklı yendi 4-1. Çok daha farklı bir skor elde edebilirdi ama o kadar çok pozisyon harcadılar ki saymakla bitmez! Hal böyle olunca 4-1 şapka çıkartılır.
Sarıyer’de iki önemli eksik vardı Gökhan Çakır ve Atahan Menekşe. İkisinin de yokluğu hissedildi. Sarıyer bu maçı mutlak kazanmak için sahaya çıktı. Uç adam olarak Emre Atmaca’nın sağında Efecan, solunda Sinan’a yer verilmesi, maçı kopara kopara alınmak istendiği izlenimini verdi. Sadi Tekelioğlu bu düşüncede haklıydı. Çünkü takımının puan kaybına tahammülü yoktu. Futbolcuları da aynı arzu içinde gördük.
Sarıyer’in defans bloğu hala oturtulamadı. Bu yüzden geri dörtlü maç boyu aksadı. Ama mücadeleyi de elden bırakmadı. Orta alanda yer alanlar, pres yaptıklarında oyun üstünlüğünü ele aldılar. Presi unuttuklarında güç durumlarla karşılaştılar.
Maça iyi başlayan Sarıyer ilk golünü erken buldu. Efecan’ın kullandığı faul atışında topa mükemmel dokunun Sinan topu ağlarla buluşturdu. Bir süre sonra Efecan’ın direkten dönen şutundan sonra rakibin penaltı golü geldi. Yine sıkıntı başladı derken yine Efecan’ın kullandığı köşe atışında rakibin kafasını sıyıran topa dokunan Cemre takımını rahatlatan golü attı. Rakip defans futbolcusu Cevat Macit’in geri pasını gole çeviren Cemre ikinci golünü atarken Sinan maçın son dakikalarında skoru tayin etti.
Sarıyer her hattı ile rakibinden daha iyi ve derli topluydu. Rakip takımımın en iyisi olan 4. No.lu Önder Tezcan oyundan alınınca Sarıyer tamamen rahatladı ve arka arkaya bulduğu gollerle farka koştu.
Sarıyer, ilk yarıda forveti becerikli olsaydı 5-l lik bir skor yakalayabilirdi. Ama yine ilk yarıda Ethem iki tehlikeli gol pozisyonunu önlemeseydi iş belki zora da girebilirdi. Ethem başarılı futbolunu ikinci yarıda da devam ettirdi.
Skor iyi, alınan puan iyi! Sarıyer adına iyi şeyler oluyor ama beklenmedik şeylerde oluyor. Takımın dinamosu özelliğini taşıyan Efecan’ın sinirliliği hem kendi futbolunu hem de takımını etkiliyor. Efecan’ın seyirciyi değil topu sevmesi gerekir. Seyirci ile dalaşması, oyundan kopması bir ara takımın bocalamasına neden oldu. Dışarıdan gelecek çirkin sözlere kulaklarını tıkaması gerekir. Futboluna bir diyeceğimiz yok. Çünkü kalitesi ile “Ben bu takımda oynarım, takımı da oynatırım” diyor. Attırdığı dördüncü gol arkadaşlığın mükemmel örneğiydi!
Üzerinde en fazla durulacak futbolculardan biri Cemre Atmaca! Tam bir gol adamı! Nerelerde duracağını, nasıl pozisyon alacağını ve ne yapacağını çok iyi biliyor ama sahada kayboluyor. Sahne aldığında golü bulmakta gecikmiyor. Oysa onun başarılı olması Sarıyer’in başarılı olmasıdır. Bu bilince sahip olması gerekir. Neden vurdumduymaz olur anlamak mümkün değil. Gol yollarında kuvvetli bulunmadığı zaman komik goller kaçırıyor. Bugün bir daha anladım ki Cemre Atmaca’da bir sorun var. Araştırdım gittiği kulüplerde ilk devre maçlarında takımın en çok gol atan futbolcusu olmasına rağmen serbest bırakılarak takımdan uzaklaştırılıyor. Bu demektir ki Cemre Atmaca’da bir sorun var. Bu sorun bence devamlılığı yakalayamamasıdır. Bu sorunu önce kendi, sonra da Sadi Tekelioğlu halledeceklerdir. Bir kişinin işi değil. Gerekirse bir psikologla çalışılmalıdır. Un var, su var, tuz var, şeker var ama!!! Bir insan neden yarınlarını düşünmez, neden kendisini işine vermez, neden bir futbolcu olarak meşin yuvarlağa sevdalanmaz? Meşin yuvarlağa sevdalanmayan çok şeyler kaybeder. Çünkü ülkemizde futbol 30 yaştan sonra para getirmez, şöhret getirmez! Böyle olunca da son pişmanlık fayda vermez!.
Rakip takım güçsüz ama iyi niyetle mücadele ediyor. Deplasmanda ve hem de Sarıyer gibi deneyimli bir takım önünde bu kadar açık oynamanın da bir anlamı yoktu. Vardı derlerse skor ortada. Teknik direktörleri Sarıyer’i hiç izlememişti anlaşılan! Çankırı’nın en iyisi olan Önder Tezcan, sonra da diğer iyi Ozan Solak’ı çıkarıyor ve yerlerine forvet elemanı oyuna alıyor, yükleniyor. İşte sonuç bu!
Sarıyer taraftarının durumu düşündürücüydü. Sağ taraftaki topluluk maçın sonuna kadar takımı alkışlayıp destekledi. Sol taraftaki topluluk ise ilk devre tam destek verirken ikinci yarıda hem de takım galip durumda iken “Futbolcular oynuyor, yönetim para vermiyor” şeklinde tezahürat yaparak yönetimi yerdiler. Çok çirkin, mide bulandırıcı bir inkârcılık! Nedense seyircilerin bir kısmı futbolcuların avukatı olup çıktı! Siz Sarıyer taraftarı mısınız, yokta futbolcuların menajeri mi? Sizin işiniz maça gelip seyretmek, iyi olduğu zaman sevinmek, kötü sonuçlar aldığı zaman herkes gibi üzülmek. Başka ne fonksiyonunuz olabilir? Ama biz kulübün üzerine üzerine gider, yöneticileri bıktırır, kaçırırız beklentileri içine girerseniz, gelecek olanlar da size mavi boncuk vermez! Belki verirler ama o zamanda diğer seyirci grubu ortaya çıkar. Ne olur bilir misiniz?
Düşünün, neler olur? Düşünün bulursunuz!