Son Dakika Haberler

HAİNLER- 8 İbrahim Balcı

HAİNLER- 8 İbrahim Balcı
Okunma : 50 views Yorum Yap

ibalciİhanet yafta gibidir. Birinin boynuna asıldığında orada kalır. Hem de indirilene kadar! Yafta indirilse de ihanet bir isim hatta kötü bir unvan, hepsinden gayri bir leke olarak üzerinde kalır. O lekenin temizlenmesi de mümkün değildir. Hani derler ya “çamur at izi kalsın”, işte öyle bir şeydir. Yapılan ihanetin ileride etkisiz bir masum eylem olduğu kanıtlansa bile balçık çamuru gibi yapıştığı için iz kalır. İhaneti yapan da hain olarak belgelenir. Bir de ihanete ihanetle karşılık verilmesi vardır. Osmanlı tarihi böyle olaylarla doludur. İşte bunlardan sadece biri:
Karagöz Mehmet Paşa hırslı, yükselmeye müthiş hevesli, çıkarını her şeyden üstün tutan biriydi. En yakın arkadaşlarından biri olan Halıcıoğlu lâkaplı Mehmet Paşa İstanbul Defterdarıydı. Bu defterdar çalışmalarında ağır kalıyor, beklenen disiplini sağlayamıyor, yeniçerilere de menfaat sağlamadığından gözden düşüyordu. Padişah IV. Murat tarafından görevden alınması düşünüldüğünde, en yakın arkadaşı Karagöz Mehmet Paşa sahne alıyor ve ihanetin en sunturlusunu yapıyordu. IV. Murat’a, Defterdar’ın ayaklanan Yeniçerilere teslimini salık veriyor, Padişah’ta görevden aldığı defterdar Halıcıoğlu Mehmet Paşayı ayaklanmacılara teslim ediyordu. Ayaklanan yeniçeriler de Defterdar Halıcıoğlu Mehmet Paşayı Çınar ağacına asarak idam ediyordu. Arkadaşına ihanet eden Karagöz Mehmet Paşa da İstanbul Defterdarı olarak göreve başlıyordu. Ne var ki çark dönmekte devam ediyordu. Padişah IV. Murat affı olmayan bir Padişah’tı. Her ne yanlışlık gördü ise gördü ve Defterdar Karagöz Mehmet Paşa’yı görevden alarak Yedikule Zindanına gönderdi. Sadece beş gün görevde kalan Karagöz Mehmet Paşa, ihanet ettiği arkadaşının hışmına uğruyor ve boynu vurularak idam ediliyordu.

Şehzade Küçük Mustafa
Şehzade Küçük Mustafa

Osmanlı Sultanlarının en büyük arzusu Bizans’a savaş açmak ve İstanbul’u feth etmekti. Sultan II. Murat bütün hazırlıklarını yapmış İstanbul’u kuşatmaya gitmişti. Ama sorunlar çıktı.  Hamiteli Sancak Beyi olan Fatih Sultan Mehmet’in on üç yaşındaki oğlu Şehzade Küçük Mustafa, babasının ölümü üzerine öldürülmek korkusu ile Karamanoğlu Beyliğine sığındı. Durumu öğrenen Bizans İmparatoru araya adamlar sokarak Küçük Şehzadeyi tahrik ettiler.  Şehzade, Karamanoğlu Beyliği,  Turgutlu Türkmenleri ve Dulkadiroğullarından da destek alınca Anadolu’da saltanat iddiasına kalktı. Şehzade Küçük Mustafa bu hareketi ile babasının vasiyetine de karşı hareket ediyordu.  Durmadı Şehzade Küçük Mustafa ordusu ile Bursa üzerine yürüdü. Ancak Bursalılar tarafından hoş karşılanmadı. Durumu öğrenen II. Murat İstanbul kuşatmasını kaldırıp Bursa’ya dönerken Şehzade Küçük Mustafa’da İznik üzerine yürüdü ve bir buçuk aya yakın İznik’i kuşatma altına tuttuktan sonra işgal ederek Beyliğini ilan etti. Şehzadenin yaptığı bu hareket ülkeyi bölecek durumu yarattı. Sultan II. Murat buna müsaade edemezdi. Şehzade’nin üzerine yürüdü. Şehzadenin ordusundan bazı bey ve kumandanlar, el altından yaptıkları temaslar sonucu Şehzadeyi terk edip II. Murat tarafına geçtiler.  Sultan II. Murat ordusu ile İznik üzerine giderek Şehzade Küçük Mustafa’yı yakalattırdı ve boğdurarak ortadan kaldırttı. Ülke bölünmekten kurtuldu ama yaşı küçük olmasına karşın ihanet eden Şehzade ihanetinin karşılığını buldu ve hain olarak boğularak öldürüldü.
emanuelkarasuefendiEmanuel Karasu Efendi, bir diğer ismi ile Emanuel Karaso yaman bir Osmanlı siyasetçisidir. Her dalda çiçek oldu, her yolda yaya yürümeyi bildi ve yükseldikçe yükseldi. Selanik’te 1862 yılında doğdu. Hukuk okudu, avukat oldu. Siyasete atıldı ve İttihat Terakki Cemiyetine girdi. Selanik’teki Risoto Mason Locasına girdi ve Üstad-ı Azamlığa kadar yükseldi. Mason olmakla kalmadı. İttihat Terakki Cemiyetinin ileri gelenlerini de Mason yaparak, Osmanlı siyasetini masonik faaliyetlerin içine çekti. Başta Talat Paşa olmak üzere anlı şanlı Terakki Cemiyeti büyükleri mason olarak Osmanlıya hükmettiler. İttihat Terakki’nin Müslüman olmayan tek üyesi Emanuel Karasu Efendiydi bu bile ne denli becerikli bir Mason olduğunu gösteriyordu. Önceleri Sultan II. Abdülhamit yanlısıydı ama işler karışınca ani bir dönüşle diğer cepheye geçti ve Abdülhamit’in hallini bildiren heyette yer aldı.  Karasu Efendi II. Meşrutiyet sonrasında önce Selanik daha sonra da İstanbul Milletvekili oldu. I. Dünya Savaşı sırasında İaşe Müfettişliği görevini yaparken, orduyu ve halkı düşünecek yerde cebini  düşündü ve çok büyük servetin sahibi oldu. Tarih Emanuel Karasu Efendi için şöyle der “Para dışında hemen her şeye ihanet etmiştir…”. Birinci Cihan Savaşı sırasında yaptığı servetin elinden alınacağı ve öldürüleceği korkusu ile İtalya’ya kaçtı, Trieste’ye yerleşti ve burada da 1934 öldü. Cenazesi Türkiye’ye getirilerek Arnavutköly’deki Musevi Meşatlığına defnedildi. Emanuel Efendinin büyük ihaneti servetinden ziyade Masonluğun Türkiye’de yaygınlaşmasına neden olmasıydı. Öyle ya masonlar nerde darbe yemiş ki Türkiye’de de yesin!
İsmail Canpolat Bey
İsmail Canpolat Bey

İşte ihanetle suçlanan ve yaşamı darağacında sonlanan bir büyük yürek! İsmail Canbolat İttihat Terakki Cemiyetinin en önemli silâhşörlerinden biriydi. İstanbul’a dünyaya geldi (1880). Harbiye’yi bitirdikten sonra Osmanlı Hürriyet Cemiyeti kurucuları arasında yer aldı. Bilahare Cemiyetin ismi İttihat ve Terakki Cemiyeti olarak değiştirildi. Müthiş zeki, cüretkâr, atak ve korkusuz olan İsmail Canbolat Cemiyet’in vurucu gücü olarak görev almaktan çekinmedi ve Sultan II. Abdülhamit’in yandaşlarından Albay’ı Nazım’ı öldürerek ortadan kaldırdı. Bununla yetinmedi, kendisini tutuklamak isteyen polis memurunu da vurarak öldürdü. II. Meşrutiyet ilân edilince askerlikten ayrılarak siyasete atıldı.  1914 de İstanbul Polis Müdürü, 1915 de İstanbul Valisi, 1916 yılında da İstanbul Belediye Başkanı (Şehremini) oldu. 1918 de Talat Paşa’nın Osmanlı Kabinesinde Dâhiliye Nazırı olarak görev yaptıktan sonra aynı yıl içinde 1918 de ise İsveç Büyükelçiliğine gönderildi. İttihat Terakki Cemiyeti kendisini feshettiğinde yerine kurulan Teceddüt Fırkası’nın kurucuları arasında yer aldı ama devam etmeyip istifa ederek ayrıldı. 1919 yılında İşgalci İngilizler tarafından tutuklanarak Malta’ya sürgün edildi. 1921 de serbest bırakılarak yurda döndü ve Ankara’ya gitti. 1923 de İstanbul milletvekili seçildi.  Milletvekilliği sırasında Mustafa Kemal paralelinde yer aldı ama zamanla değişti ve karşısına geçerek tam tersi bir tutum izledi.  Genç Türkiye Cumhuriyeti huzurlu bir dönemle, kalkınma hamlelerini ve devrimlerini gerçekleştirme mücadelesi verirken, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’e karşı İzmir’de bir suikast düzenlendi. Suikast gerçekleşmeden önlendi ve suçlular yargılanarak cezalandırıldılar. Suçlular içinde yer alan İsmail Canbolat İzmir İstiklal Mahkemesinde yargılanarak suçlu bulundu ve 1926 da İzmir’de idam edildi.
+  +  +
 
Okurların duyarlı olması açıklama yapmamı gerektirdi. Bu nedenle bazı hususların bilinmesini isterim.
“Hainler” ismi altındaki dizi yazısı bana aittir. Tarafımdan yazılmaktadır. Ancak elbette ki altı-yedi yüz yıllık tarih içindeki olaylar ben yapmış ve yazmış değilim. Olayların kahramanları zamanın tarihçileri ve görevliler tarafından saptanıp kayda geçmiş günümüze kadar ulaşmıştır.  Elbette ki olayların tespiti, uzun yıllar araştırmacılar tarafından başta Osmanlı Arşivi olmak üzere pek çok arşiv taranarak yapılmıştır.
Tarihi kayıtlar incelenerek olaylar gün ışığına çıkarılmış ve tarihçiler, araştırmacılar ve yazarlar tarafından makale, kitap ve sair şekilde metin haline getirilerek okurlara sunulmuştur.  Tabii ki yazılanlardan bende yararlandım. Dolasıyla bu dizi yazı meydana geldi.  Okuyup incelediğim ansiklopedi, kitap, makale ve dizi yazı sayısı yüzleri geçer. Ancak bir kısmını belirtmekle yetineceğim. İşte yararlandığım bazı kaynaklar.
KAYNAK
1- İslam Ansiklopedisi
2- Büyük Osmanlı Tarihi (Ord. Prof. İsmail  Hakkı Uzunçarşılı)
3- Büyük Osmanlı Tarihi (Ord. Prof. Dr. Enver Ziya Karal)
4- Padişah Anaları (Kemal Meram)
5- Osmanlı’da İkinci Adam Saltanatı Sadrazamlar (Nazım Tekdal)
6- Ünlü Türk Hainleri ( Erdoğan Tokmanoğlu)
7- Bilinmeyen Osmanlı (Prof. Dr. Ahmed Akgündüz ve Doç. Dr. Said Öztürk)
8- Osmanlı Tarihi (Lord Kinros)
9- Sorularla Osmanlı İmparatorluğu C. I-II (Erhan Afyoncu)
10- Bu Mülkün Sultanları (Necdet Sakaoğlu)
11- Meydan Larousse
12- Siyaset Kavgalarında Kan ve Şehit Edebiyatı (Çetin Altan)
13- Hürriyet Tarih Dergisi (Murat Bardakçı)
14- İstanbul Ansiklopedisi
15- Ayakta Dinlenecek Liste (Makale, Murat Bardakçı)
16- Hırsız Sadrazamı Önce İşkence ile Konuşturur, Sonra Cellata veriyorduk (Makale, Murat     Bardakçı)
17- Bekir Ağabey! Şehzadelerin Kafalarını Kesmez, Yağlı İlmikle Yahut Kuşakla Boğardık                       (Makale, Murat Bardakçı)
18- Padişah Katil mi (Makale, Mehmet Kemal)
19- Siyasette Kadın Parmağı (Makale, İlker Sarıer)
20- Ecdat Tartışması (Makale, Sözcü)
21-  Osman Gazi’den Mustafa Kemal’e (Mehmet Tansu Akerman)
22- Kabakçı Mustafa (Ahmet Refik Altınay)
23- Aşık Paşa Zade Tarihi
24- İmparatorluğun En Uzun Yüz Yılı (İlter Ortaylı)
25- Paşalar Şehri İstanbul (Mithat Sertoğlu)
26- Babiali Sadrazamları (Nazır Şentürk)
27- Osmanlı’da Karşı Düşünce ve İdam E dilenler (Rıza Zelyut)
28- Atatürk İhtilali (Prof. D. E. Mahmut Bozkurt)
29- Tarihin Korkunç Yüzü: Öldürülmüş Şahzadeler ve Devrilmiş Padişahlar (Makale, Çetin         Altan)
Yazan İbrahim Balcı
Yazının Devamı : HAİNLER – 9