Son Dakika Haberler

İKİ GOL ÜÇ PUAN İYİ AMA!. İbrahim BALCI

İKİ GOL ÜÇ PUAN İYİ AMA!. İbrahim BALCI
Okunma : 52 views Yorum Yap

Sarıyer-Ünye maçını 2-0 la geçti ve iki golle üç puanı aldı. Ama maalesef istenen ve beklenen futbolu oynamaktan çok uzaktı! Rakip ligin en zayıf ekiplerinden biri! İçlerinde sivrilen tek isim yok! Biraz Emrullah ve biraz da ikinci yarıda oyuna giren Fatih! Eski futbolcumuz Serhat Karakayalar da tecrübesiyle bir şeyler gösterebildi, hepsi bu kadar!
Hepsi bu kadar ama bu takım Sarıyer kalesine 11 köşe vuruşu kullandı (Uzatmaları tespit etmedim), Sarıyer ise sadece 4 kez! Bu ne demek oluyor? Her halde bazı şeyleri çağrıştırıyor, bunun neler olduğunu ilgili ve sorumluların düşünmesi ve acil önlemler alması gerekir.
Sarıyer, ligdeki en zayıf rakibine karşı hücum futbolu tercihi ile oyuna başladı ama ilk onbeş dakikada oyuna ağırlığını koyan Ünye Spor’du. Bu süre içinde pozisyon bulan ise Sarıyer’di, Efecan’ın şutu direği yaladı. Ünyespor’un sonuç vermeyen baskısı 30. Dakikada kadar sürdü. Sarıyer 31. dakikada Cemre’nin nefis golü ile öne geçti, kısmen rahatladı ve daha iyi oynamaya başladı. Ama yine de oyuna ağırlık koyan rakipti. İkinci yarıda da aynı oyun devam etti. Bir farkla bu devre rakip maçı kurtarabilmek için tamamen açık oyna bu da Sarıyer’in işine geldi ve çok fırsat yakaladı, pozisyon ve bir gol daha buldu. Böylece maçı iki golle kurtarıp üç puanın sahibi oldu.
Açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki Sarıyer bu kadro ile bu ligi götüremez. İddialı ise olamaz! Güçlü bir rakip karşısında değil gol atmak pozisyon bulmakta bile zorlanır. Henüz iskeleti bile oturmuş değil, yeteri kondisyonu yok ve belirli bir oyun düzenine de sahip değil. Takımın savunması evlere şenlik! Bir defans bu kadar açık verirse kalesinde çok gol görür. Atahan’ın son iki üç sezondur gittiği kulüpler de neden doğru dürüst oynayamadığını da bu maçtaki futbolu ile az çok anlamış olduk. Takım kaptanı böyle oynayacaksa, diğerleri hiç oynamayacak demektir. Atahan’ın yapacağı şey en kısa zamanda kendini toparlaması ve teknik elemanların istediklerini sahaya yansıtmasıdır. İki stoper birbirlerinden çok kopuk oynuyorlar. Gelen her topa def-i bela kabilinden vurmaları gülünç oluyor. Sol bek de onlara uyunca defans zafiyeti bariz şekilde ortaya çıkıyor. Sarıyer’in orta sahası da çok zayıf ve pasif! Savaşçı ve rakibi kilitleyecek adam da yok. Hasan kendisini her halde tanımamıştır. M. Akif’in ne oynadığının farkında bile değil gibi. Her attığı top rakibe pas oldu. Sol dışta oynayan Barış müthiş gayretli, mücadeleci ama çok daha kolektif futbolu dönük oynamalı, kendi oynadığı gibi, rakibini de oynatmamalı, arkasında oynayanla uyum sağlamalıdır. Bu hattın en iyisi Efecan’dı, ama şahsi oynamadığı zaman. Eğer kollektif futbolu tercih eder, topu ayağından çabuk çıkarıp arkadaşlarını hareketlendirirse (ki bu yapabilecek yetenekleri var) takımına büyük güç katar. İleri ikilde yer alan Sinan müthiş bir mücadele örneği verdi. İşte mücadele böyle verilir derken, yüzde yüz golü kaçırdı. Ne olursa olsun savaşçı ruhu ve azmi ile takımına çok güç katıyor. Cemre Atmaca oyunda fazla gözükmüyor ama gol alanlarında çok rahat bulunması ve zamanlaması ile ben bu takımda oynarım, kendime her zaman yer bulurum der gibi! Biraz agresif ama kendisine yakışıyor! Gol attıktan sonra ki hareketleri edep dışı olmadıktan sonra ne olursa olsun hoş karşılanır. Golleri nefisti doğrusu. Kaleci Ethem’e ayrıca parantez açmak gerekir. Benim on yıldan fazla bir süreden beri tanıdığım Ethem budur işte. Hiç hata yapmadan bir maç oynadı. Müthiş gol vuruşlarını başarı ile kurtararak takımına hayat, arkadaşlarına mücadele gücü verdi! Gökte ne kadar yıldız varsa ona vermek istiyorum ama olur mu? Olur diyelim, olsun bitsin bari! Şunu da belirtmeyi yararlı görüyorum Sarıyerli futbolcular azimli, inançlı ve yenilgi kabul etmeyen bir ruh hali içinde iyi niyetle mücadele ediyorlar, iyi niyet sahipleri her zaman niyetlerinin karşılığını bulur, buna inanırım.
Sadi hocanın işi zor! Yepyeni bir kadro kurmak zorunda kaldı. Tanıdığı üç beş, tanımadığı yirmi yirmibeş futbolcu. Bu futbolcuları eğitecek, hazırlayacak ve yeni bir Sarıyer yaratacak. Üç yıl öncesine kadar, rakip takımlar Sarıyer karşısına çıkarken, ne yapacağım, Sarıyer’i nasıl durduracağım korkusunu taşıyordu. İki üç yıldan beri bu korkudan eser kalmadı. Bu sezon ise daha beteri oldu, Sarıyer’i dikkate alan bile yok! İşte bu nedenle Sadi Hoca’nın işi zor diyorum. Aslında demek istediğim Sadi Hoca yeni ve güçlü bir Sarıyer takımı yaratmak zorunda. Yoksa İstanbul tecrübesinde hüsrana uğrayabilir.
Yönetim kurulu işin üzerine ciddiyetle eğilmeli ve bilhassa ara transferde bazı fedakârlıklara katlanarak takımın güçlendirilmesi yolunda gayret göstermelidir.
Aksi halde bu kadro ve bu futbolla işimiz zor!
İbrahim BALCI