Son Dakika Haberler

KİMİ BOĞDURULDU, KİMİ İDAM EDİLDİ. KİMİ DE…1.Bölüm.

KİMİ BOĞDURULDU, KİMİ İDAM EDİLDİ. KİMİ DE…1.Bölüm.
Okunma : 86 views Yorum Yap

HERŞEY OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN DEVAM İÇİN YAPILDI

1. BÖLÜM
Her şey Osmanlı İmparatorluğunun devamı için yapıldı. Tahttan indirilenler, boğdurulanlar, idam edilenler, parçalanarak öldürülenler…

Osmanlı İmparatorluğunun devamı böyle sağlandı. Tek çıkar yol kabul edildi boğdurmalar, öldürmeler, idamlar, katledilmeler…

Devletin bekası duygu ve acıma hislerinin terki ile sağlanır düşüncesinden yola çıkanlar, kendilerince belki de doğru yaptılar. Acıma duygularını terk ettiler ve gözyaşlarını içlerine akıtsa bile gözlerini kırpmadan, sonradan pişmanlık duysalar da rakip gördüklerini boğdurttular, öldürttüler; boğdurtmaya, öldürtmeye devam ettiler. Böyle olmasaydı kardeş kavgası, aşiretler, boylar ve beylikler arasındaki vuruşmalar devletin erken çökmesine, hatta bölünmesine neden olabilirdi tercihini yapmışlardır.

İmparatorluğun devamı için yasaların uygulanması, kurallara uyulması, görenek ve geleneklerin terk edilmemesi gerekiyordu. Osmanlılar, Selçuklu devleti içinde bir aşiretti. 400 çadır ve 3 bin nüfuslu bir aşiret. Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyundandı. Selçuklu Devletinin sonu gelmiş, aşiretler beylikler halinde yeni bölgesel devletler kurma çabası içine girmişlerdi. Devlet için uğraşanlardan biri de aşiretinin başında bulunan Ertuğrul Bey’di. Ertuğrul Bey’in 93 yaşında ölmesi (1298) ile aşirette iktidar mücadelesi başladı ve aşiret beyliği için iki aday ortaya çıktı. Dündar Bey ve Ertuğrul Bey’in oğlu Osman (Kara Osman)… Aşiretin en yaşlı erkek üyesi olması nedeni ile Dündar Bey aşirete Bey seçilmek istiyordu. Fakat aşiret içinde bir grupta Ertuğrul Bey’in oğlu Osman’ı Bey olarak görmek istiyordu. İki önemli isim arasında ittifak sağlanamadı ama Dündar Bey, Bey olmak için ısrarcı olmadı ve Osman’ın aşiret Bey’i olmasını kabul etti. Ama bu kabulde kaldı. Başa geçen Osman Bey bir fırsatını bulup amcası Dündar Bey’i öldürttü (1298). İşte Osmanlılarda öldürmeler böyle başladı, devam etti.

Oysa aşiret için o yıllara kadar yöneten ve yönetecek olanların öldürülmesi diye bir kural ve yasa yoktu. Eski dönemlerde Moğol İmparatorluğunda Cengiz Han Yasasında, Han’ın isteklerine karşı gelen, devlet aleyhine iş yapanların öldürülmesi emrini vermek vardı. Suçu işleyen ya da ihaneti yapan Hanedandan biriyse, ya da üst düzeyde bir Han görevlisi ise kanından yere bir damla kan damlamayacak şekilde öldürülmesi yazılıydı.
Türkleşmiş olan Moğollarda bu uygulama devletin devamı için çok gerekli görülüyordu. Üstelik Han “Tanrının yeryüzündeki gölgesi” kabul ediliyordu. Yani çok mukaddes bir varlıktı! O halde kanları da kutsaldı! Kutsal kanın yerlere akıtılması utanç verici, ayıp ve küçük düşürücü, hatta hakaret içeren bir şeydi!

Moğol Türklerinde Cengiz Han döneminde başlayan bu uygulama uzun yıllar devam etti ve nihayet Osmanlılarda da görüldü ve uygulandı. Türk boylarından biri olan Kayı boyunun bir kolu olan Osmanlı aşireti elbette ki Türklerin yasa, kural ve adetlerini biliyorlardı. İşte bu nedenle olacak ki gerekli görüldüğünde aynı yola başvuruldu. Aşiret Bey’lik ve sonra devlet olunca iktidar kavgaları başladı; boğdurmalar, öldürmeler, idamlar yasalaştırıldı.
Beylikte, Beylik için rekabetin ortadan kaldırılması isteği ilk öldürülme olayını getirdi. Sonrada boğmalar, idamlar devam edip durdu.

Osmanlı İmparatorluğunun kuruluşunda aşiret lideri olan Ertuğrul Gazi ayrı tutulursa, Beylik ve imparatorluk olarak iki dönem yaşanacak, Osman Bey ile kuruluşu başlayan İmparatorluk Orhan ve Murat Beylerle devam etti. Murat Bey’den sonra devamlı büyüyen Beylik yerine İmparatorluk oturdu.

AMCASINI İLK ÖLDÜREN OSMAN BEY

Osmanlılarda 3 Bey ile 33 Sultan/Padişah görev üstlendiler. Tamamı 36 kişi hepsine birden Sultan/Padişah demek daha yerinde olur. Ne yazık ki öldürmeler, boğmalar Beylik döneminde başladı. Şöyle tarihe bir bakacak olursak, hayli ilginç sonuçlarla karşılaşabiliriz. Örneğin; amcasını ilk öldüren Osman Bey’dir (İmparatorluğun kurucusu); ilk kardeşini boğduran I. Murat, ilk evladını öldüren de yine I. Murat’tır. Öldürülme ya da boğulmayı ilk yasalaştıran da Fatih Kanunnamesi ile Fatih Sultan Mehmet’tir. Savaşta yenildiği için tahttan indirilen ve zehirletilerek öldürülen (iddia edilen) ilk Padişah Yıldırım Beyazıt’tır. Sadrazam öldüren ilk Padişah Fatih Sultan Mehmet, kardeş katli yasasını kaldıran ve kafes sistemini (Odada hapis) getiren I. Ahmet, ilk şeyhülislam öldüren IV. Murat’tır.

Bu ve bunlar gibi pek çok ilk ve ilkler vardır, elbette ki olmalıdır, olacaktır. Zira 1299 da kurulan bir imparatorluk 622 yıl devam etmiş, bu süre içinde çok büyük ve önemli olaylar meydana gelmiştir.

Osmanlı İmparatorluğunda haneden mensuplarının öldürülmeleri boğdurulmak suretiyle olmuş ve öldürülenden kan akıtılmaması esas alınmıştır. Boğdurulmalar da, cellâtların yağlı ilmiği tercih edilmiştir. Ama her zaman bu olmamış, zaman zaman ok kirişi, yatak çarşafı, bel kuşağı, urganla da boğulma işlemi yapılmıştır. Boğdurma olayı, bazı zamanlar idam şekliyle de olurdu. Kurulan darağacında veya her hangi yüksek bir yere asılmak suretiyle idam gerçekleştirilir, kan akıtılmamasına dikkat edilirdi.

Biat alarak tahta çıkanın ilk işi kardeşlerini, amcaoğullarını öldürmek oluyordu. Hem de bebekten yaşlı şehzadelere kadar uzanıyordu, boğdurmalar, idamlar.

FATİH SULTAN MEHMET KARDEŞLERİN KATLİNİ YASALLAŞTIRDI

Fatih Sultan Mehmet çıkardığı kanunname ile kardeşlerin katlini yasalaştırdı. Kanunname de şöyle yazıyordu: “Ve her kimesneye (kimseye) evladımdan saltanat müyesser ola karındaşların nizam-ı alem (devlet düzeni) için katletmek (öldürmek) münasiptir (uygundur). Ekser (genel) ulema (din bilgini) dahi terviz (kabul) etmiştir. Anında amil olalar (hemen yerine getirilsin/uygulansın)”.

Fatih Sultan Mehmet bu kanunname ile tahta çıkan Padişaha devletin geleceği için kardeşlerini öldürme hakkı veriyordu. Kanunnamenin uygulanmasının gerektiğini de şu şekilde ifade ediyordu: “Bu kanunname atam ve dedem kanunudur ve benim dahi benim kanunumdur. Evlâd-ı kiramın (benden sonra geleceklerin) neslen bate neslen bununla amil olalar (bu uygulamayı yapmalıdır).

Nitekim Fatih Sultan Mehmet kendi hazırladığı kanunlarını harfiyen yerine getirirken kendinden sonra gelen Sultan/Padişahlara da yol açtı. Onlar da hiç acıma hissi duymadan boğdurmalara, idamlara, baş koparmalara doludizgin gittiler. Aynı şeyleri sıradan insanlar yapsa hepsi katil, cani olur ama Sultanlar/Padişahlar yaparsa makbul olur, haklı olur.

FATİH KANUNNAMESİ, AMCA,KARDEŞ,OĞUL VE YEĞENLERİN, ANNELERİN ÖLDÜRÜLMELERİ

Fatih Kanunnamesinden sonradır İmparatorluğun kan denizi içine girmesi! Önce amca, sonra kardeş, oğul ve yeğenlerin hatta annelerin öldürülmeleri…

Osmanlı İmparatorluğunda 36 padişah (3 beyle birlikte) tahta oturdu. Genç ölen Padişahlar; II. Osman (19), I. Ahmet (27) ve IV. Murat (28) yaşlarında idi. En yaşlı ölen Padişahlar ise; Orhan Bey (81), II. Abdülhamit (76) ve Mehmet Reşat’tı (74). Ne yazık ki Osmanlı Padişahlarının ömürleri uzun olmadı. Çoğu genç yaşta dünyadan göçtüler.

218 SADRAZAMDAN 101 TANESİ TÜRK’TÜ

Osmanlı İmparatorluğunda 622 yılda 218 sadrazam sadaret koltuğuna oturdu (Sadrazamların bir kısmı üç-beş hatta aralıklarla daha fazla göreve geldiler). 218 sadrazamdan 117 si devşirme, örneğin: Arnavut, Boşnak, Sırp, Abaza, Çerkez, Rum, Arap, Ermeni, Hırvat, İtalyan, Slav, Rus ve Bulgar gibi… 101 tanesi ise Türk’tü.

DEVŞİRMELER ÇELEBİ MEHMET’LE BAŞLADI

Devşirme sistemini Çelebi Mehmet (I. Mehmet) başlattı ve çok benimsendi devam edip durdu. Devşirmeler, İmparatorluğun feth ettiği yerlerden devşirilirdi (alınırdı). Alınan devşirmenin sağlıklı, boylu poslu, yakışıklı olmasına bakılırdı. Devşirilenler Osmanlı ve İslâmi terbiye ile yetiştirilir, İslâmiyet’i kabul ederler sonra da saray, yeniçeri ve bostancı ocağında göreve başlarlardı. Devşirmelerin bir kısmı yeniçeri ocağında kalır, bir kısmı sarayda görev yapar, göze batanlar kısa sürede yükselerek devletin üst kademelerinde paşa, vezir ve sadrazam olarak görev alırlardı. Devşirmelerin Osmanlı İmparatorluğu üzerinde çok büyük etkileri oldu. Devşirmelerin tercihi ile Türk paşaların, vezir ve vezir-i azam ve sadrazamların etki alanları en alt düzeye indi. O kadar ki devşirmeler imparatorluğun asli sahibi gibi oldular ama onlarda idamdan, boğdurulmaktan, öldürülmekten yakalarını kurtaramadılar.

622 yıl devam eden Osmanlı İmparatorluğundaki saltanat kavgasında onlarca kişi boğularak, idam edilerek telef edildi. Boğmalardan, idam edilmelerden amaç saltanatın korunması ve devletin bekasının devamı iddiasıdır. Bu iddialardır ki kanı, korkuyu dehşeti, vahşeti beraberinde getirdi.

ERTUĞRUL GAZİ ÖLÜNCE İKTİDAR KAVGASI BAŞLADI

400 çadır ve üç bin kişiden oluşan aşiret Ertuğrul Gazi’nin Beyliğinde gelişti. Ertuğrul Gazi ölür ölmez iktidar kavgası başladı ve Osman Bey (Kara Osman) Beylik iddiasında olan amcası Dündar Bey’i öldürterek Beyliği aldı. Kara Osman (Saltanatı: 1299-1326) olarak da bilinen Osman Bey eceli ile vefat ettiğinde yerine Orhan Gazi (Orhan Bey) (Saltanatı: 1326-1359) geçti ve eline kan bulaşmayan Orhan Gazi 1362 de eceli ile öldü.

Orhan Gazi’den sonra sahneye çıkan I. Murat diğer adıyla Hüdavendigâr Murat (Gazi Hünkâr) (Saltanatı: 1362-1389) padişah olarak biat alınca ilk işi iki kardeşi İbrahim ile Halil’i boğdurtmak oldu. Bilahare Bizanslılarla birlik olarak kendisine karşı gelen oğlu Savcı Bey’in üzerine gitti ve yaptıklarını affetmeyerek gözlerine mil çektirip kör ettirdikten sonra öldürterek ortadan kaldırttı. I. Murat savaş meydanında şehit olur olmaz, hemen orada yani savaş alanında oğlu Yıldırım Beyazıt’a biat edilerek Padişahlığı ilân edildi.

TİMURLENK’E YENİLDİ İNTİHAR ETTİ

Yıldırım Beyazıt (1389-1403) Padişah olmasının heyecanını üzerinden atmadan, yani biat töreni biter bitmez düşmanla savaşmakta olan kardeşi Yakup Çelebi’yi yanına çağırtarak çadırında boğdurttu. Sonra da kendisine karşı gelen Karamanoğlu Alâaddin Bey’i katlettirdi. Yıldırım Beyazıt Ankara Savaşında Timurlenk’e yenildi (1402). Bu yenilgi sonu oldu. Savaşta yenilerek tahttan indirilen ilk Osmanlı Padişahı oldu. Yıldırım Beyazıt eceli ile öldü (Aşık Paşa Zade Tarihinde, Timur’un Yıldırım Beyazıt’ı Semerkant’a götürme isteğini Beyazıt’ın reddettiğini ve “beni öldür ama götürme” dedikten sonra yüzüğündeki zehri içerek intihar ettiğini yazar. Keza Bizanslı tarihçi Dukas da intihar ettiğini belirtir. Ancak bazı tarihçiler bunu yazmazlar. Çünkü Padişahların intihar etmesi aşağılayıcı bir olay olarak kabul edildiği için ölümü eceli oldu şeklinde yansıtılır).

ÇELEBİ MEHMET KARDEŞLERİNİ ÖLDÜRDÜ

Yıldırım Beyazıt’ın Ankara yenilgisinden sonra zehir içerek ölmesi Osmanlı devletinde karışıklık yarattı ve kardeş kavgaları nedeni ile tam on yıl padişahsız kaldı devlet. Nihayet kardeşlerini tepeleyen Çelebi Mehmet (I. Mehmet) (Saltanatı: 1413-1421) 25 yaşında Padişah oldu. Kardeşler arasındaki mücadeleden galip çıkan Çelebi Mehmet, kardeşi İsa Çelebi’yi (1405) hamamda yakalatıp boğdurttu. Durmadı, devam etti ve kardeşi Musa Çelebi’yi kullanarak diğer kardeşi Emir Süleyman’ı boğdurttu (1410). Sonra da kardeşlerine karşı kullandığı diğer kardeşi Musa Çelebi’yi boğdurtarak ortadan kaldırdı (1413). Bir diğer kardeşi Mustafa ise uzun süre ortalarda görülmedi. Sonradan Düzmece Mustafa adı ile ortaya çıktı. Mustafa Timur tarafından Semerkant’a götürülmüştü, Timur ölünce serbest bırakıldı. Bizans İmparatoru Manuel’in yardımı ile Limni Adasına kaçan Mustafa yurda döndüğünde ise ağabeyi Çelebi Mehmet tarafından Bizanslılara esir verildi. (Bazı tarihçiler Düzmece Mustafa’nın Çelebi Mustafa olmadığını iddia eder).

Çelebi Mehmet, kardeşi İsa Çelebi’yi Padişah olması için destekleyen ve onun için çalışan Demirtaş Paşa’yı da unutmadı ve kafasını kestirerek ortadan kaldırttı. Çelebi Mehmet parçalanmakta, dağılmakta ve bölünmekte olan İmparatorluğu bir arada tutabilmek için kardeşlerini harcadı. Padişah, Mehmet Çelebi’nin (I. Mehmet) ölümü eceli ile oldu.

KARDEŞİNİ İNCİR AĞACINA ASTIRDI

Padişah olarak tahta çıkan II. Murat (Birinci saltanatı: 1421-1444; İkinci saltanatı: 1446-1451)) biat alır almaz mesaiye başladı ve ilk önce küçük kardeşi Mustafa’yı incir ağacına astırmak suretiyle boğdurttu (1423). Diğer kardeşlerini öldürtmediyse de gözlerine mil çektirerek kör etti, sonra da Bursa’da oturmalarına izin verdi.
II. Murat sadece kardeşlerini cezalandırmakla kalmamış, kendisine karşı geldiği için amcası Mustafa Çelebi’yi de ok kirişi ile boğdurtmuştur (Bazı kaynaklar Mustafa Çelebi’nin Edirne kalesi burcunda asıldığını yazar). II. Murat aynı zamanda İvaz Paşa’nın da gözlerini mil çektirip kör ettirdi. II. Murat da eceli ile öldü. Osmanlılarda ilk defa kendi isteği ile tahtından çekilen Osmanlı Padişahıdır.

EVLATLARIM DAHİL DEVLET DÜZENİNİ BOZANI ÖLDÜRMEK MÜNASİPTİR

II. Murat’ın ölümü ile II. Mehmet yani Fatih Sultan Mehmet (Birinci saltanatı: 1444-1451; İkinci saltanatı: 1451-1481) Padişah oldu. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u feth ederek Bizans İmparatorluğunu ortadan kaldırdı ve yeni bir çağı başlattı. Çağ açmakla kalmadı Fatih Kanunnamesi ile de kardeş katletmeyi yasalaştırarak yeni ve can yakıcı, hüzün verici, utandırıcı bir dönemi de başlatmış oldu. Nişancı Leyszade Muhammed Bin İbni Mustafa Paşa’nın metnini yazdığı Fatih Kanunnamesi’nde şöyle yazıyor: “Ve her kimesneye (kimseye) evladımdan saltanat müyesser ola karındaşların nizam-ı alem (devlet düzeni) için katletmek (öldürmek) münasiptir (uygundur). Ekser (genel) ülema (din bilgini) dahi terviz (kabul) etmiştir. Anında amil olalar (hemen yerine getirilsin/uygulansın)”.

KUNDAKTAKİ KARDEŞİNİ ÖLDÜRDÜ

İşte bu yasa gereği hemen işe başlayan Fatih Sultan Mehmet gelecek günlerde tehlike olur düşüncesi ile kundaktaki kardeşi Ahmet’i boğdurarak ortadan kaldırdı (Bazı yazarlar Şehzade Ahmet’in 6 aylık kundakta bir bebek, bazıları da iki yaşında olduğunu yazar). Elbette ki Şehzade Ahmet ilk değildi. İlk olanı, Bizanslılarla birlikte hareket eden Şehzade Orhan’ı yine Bizanslılarla anlaşarak idam ettirmesiydi.

Fatih Sultan Mehmet döneminde sadrazamların öldürülmesi yolu da açıldı.

SATIRLA KAFASINI KESTİ,

Osmanlı İmparatorluğunun en güçlü ve temkinli Sadrazamlarından birincisi olan Çandarlı Halil Paşa’yı, bazı paşaların telkini ile satırla başını kestirmek suretiyle öldürttü. Çandarlı Halil Paşa’nın öldürülmesinden sonra Osmanlı İmparatorluğunda devşirmelere Sadrazam olma yolu açıldı. Devşirmeler iş başına geldiler, paşa, vezir, veziri azam ve sadrazam olarak devleti yönetmeye başladılar. Yeni sadrazam Hırvat devşirmesi Rum Mehmet Paşa oldu. Yeni sadrazamın görev alması öldürmeleri önlemedi. Fatih Sultan Mehmet, Mahmut Paşa’nın kellesini vurdurdu, sonra da sadrazam Rum Mehmet Paşa’yı, Süleyman Paşa’yı ve Nasuh Paşa’yı idam ettirdi.

“MİMAR” CAMİİ AYASOFYA’DAN ALÇAK OLDUĞU İÇİN ELLERİNİ KESTİRDİ 

Bu arada bir de mimar darbe yedi Fatih sultan Mehmet’ten. Padişah adına yaptırttığı Fatih Camiini görünce dehşete kapıldı ve camiin mimarı Sinaüddin Yusuf Bin Abdullah’ın (Atik Sinan) Cami Ayasofya’dan daha alçak olduğu için, ellerini kestirerek cezalandırdı. Fatih Sultan Mehmet eceli ile ömrünü tamamladı (Bazı kaynaklar zehirlenerek öldürüldüğünü yazar).

PADİŞAH PAPA İLE ANLAŞTI KARDEŞİNİ ZEHİRLETTİ

Osmanlı İmparatorluğunun sekizinci Padişah’ı olan Sultan II. Beyazıt (1481-1512) kardeşi Cem Sultan’ın ortadan kaldırılması için hayli uğraş verdi. Talihsiz Cem Sultan Avrupalıların elinde Osmanlılara karşı yıllarca kullanıldı. Papalığın elinde esir bulunan Cem Sultan 1495 de bir iddiaya göre II. Beyazıt’ın Papa ile anlaşma yapması üzerine papalıkça zehirlenerek öldürüldü.

“KULUM İSKENDER’E” 9 YAŞINDAKİ OĞUZ HAN’I BOĞDURTTU

Ne var ki Cem’in oğlu İstanbul’da idi, Padişah II. Beyazıt, Cem Sultan yanlısı olması nedeni ile Gedik Ahmet Paşa’yı öldürttükten sonra İstanbul Muhafızı İskender Paşa’ya “Kulum İskender! Biti (Şimdi) sana vasıl olduğu gibi bilesin ki Gedik’i tepeledim. Gerekir ki sen de Cem’in oğluna mecal (aman) vermeyip boğdurasın ki gayet mühimdir” fermanını gönderdi. İskender Paşa buyruğu derhal yerine getirip 9 yaşındaki Oğuz Han’ı boğdurttu. Padişah bununla da yetinmedi kardeşi Selim’i de boğdurttuğu gibi Molla Lütfi ile Mustafa Paşa’yı da idam ettirdi. Selim’i destekleyen yeniçerilerin baskısı ile tahttan inmeyi kabul eden II. Beyazıt oğlu ile yaptığı Karıştıran Savaşında oğlu Selim’in güçlerini dağıtmasına rağmen kendi isteği üzerine tahttan çekildikten sonra Çorlu civarında aniden vefat etti (Bazı yazarlar II. Beyazıt’ın oğlu I. Selim tarafından zehirletilerek öldürüldüğünü yazar).

AFFI OLMAYAN PADİŞAH

Osmanlı İmparatorluğu’nun dokuzuncu Padişahı olan I. Selim (Yavuz Sultan Selim) (1512-1520) II. Beyazıt’ın oğludur. Osmanlı İmparatorluğunun affı olmayan padişahlarından biridir. Kendisine karşı tehlike gördüğü ağabeyi Korkut’u kementle boğdurtarak işe başlıyor, yetmiyor kendi yanında rehin olan Korkut’un oğlunu da boğdurtuyordu. Boğdurtmalar durmuyor devam ediyordu. Önce merhum ağabeyi Şehinşah’ın oğlu Mehmet’i boğdurttu durmadı devam etti ve merhum ağabeyi Mahmut’un oğulları Musa, Mehmet, Osman, Emin ve Orhan’ı da boğdurttu. Yani merhum ağabeyi Mahmut’un beş oğlunu birden boğdurtarak onlara hayat hakkı tanımadı. Ama daha bitmemişti diğer ağabeyi merhum Alemşah’ın oğlu Osman’ı da boğdurttu. Boğdurmalar devam ediyor kardeşi Ahmet’i yağlı ilmikle boğdurtarak ortadan kaldırılıyordu. Ahmet’in çocukları duracak mıydı? Elbette ki onların da icabına bakacaktı, öyle yaptı ve Şehzade Ahmet’in oğlu Kasım’ı önce boğdular sonra da başını kesip I. Selim’e götürdüler. I. Selim kardeşlerinin çocuklarını öldürttüğü gibi hanımlarını da öldürttü. Kardeş, kardeş çocuğu öldürüldükten, analar ortadan kaldırıldıktan sonra tabii ki sıra sadrazamlara, paşalara gelecekti. Sadrazam Yusuf Paşa boynu vurularak öldürüldü. Kesik başı ibreti âlem için üç gün teşhir edildi. Veziri Azam Koca Mustafa Paşa idam edildi, Dukakinzade Ahmet paşa da öldürülmek suretiyle ortadan kaldırıldı.

YAVUZ SULTAN  SELİM KATLETTİKLERİ İLE TARİHE DAMGA VURDU

Birinci Selim, yani Osmanlı’nın güçlü Padişahı Yavuz Sultan Selim sekiz yıllık padişahlığı dönemine boğdurttuğu, idam ettirdikleri ile Osmanlı tarihine damga vurdu ve 1520 de eceli ile vefat ederek dünyadan ayrıldı.
Osmanlı İmparatorluğunun en uzun süreli Padişahı 46 yıl hüküm süren 10. Padişah Kanuni Sultan Süleyman’dır (1520-1566). Yani diğer ismiyle Muhteşem Süleyman! Kardeşi olmadığı için kardeş katili olmadı. Ama boğdurtmaya kendi oğlu ve yeğenleri ile devam etti. Cem Sultan’ın oğlu Murat ile onun oğlu Cem boğularak idam edildi (1522). Murat’ın karısı ile iki kızı İstanbul’a getirtildi.

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN EVLAT KATİLİ OLDU

Kanuni Sultan Süleyman Konya Ereğli’de konakladığında, mahiyetindeki askerleri ile babasını karşılamaya ve ona iltihak etmeye giden Şehzade Mustafa, babasının bulunduğu divanhaneye el öpmeye gittiğinde, birden 7 dilsiz cellât üzerine çullanıyorsa da ellerinden kurtuluyor ama saray hademelerinden Pehlivan Zal Mahmut’un saldırısından kurtulamıyordu. Zal Mahmut’un altında kalan Şehzade Çelebi, dilsiz cellâtlar tarafından boğdurulmak suretiyle ortadan kaldırılıyor ve böylece Kanuni Sultan Süleyman evlat katili oluyordu. Ne var ki Kanuni Sultan Süleyman bununla yetinmiyor kendisine karşı ayaklanan ve zoru görünce İran’a kaçan oğlu Şehzade Beyazıt, İran Şahı’nın da Kanuni’ye yaranmak istemesi üzerine, hanımı ve 4 çocuğu ile birlikte boğduruluyordu.

Hürrem Sultan’ın etkisi altında kalarak oğlu Mustafa’yı boğdurtarak ortadan kaldıran Kanuni Sultan Süleyman bununla yetinmiyor, merhum Şehzade Mustafa’nın küçük yaştaki oğlu Amasya’da anasının kucağından alınarak boğdurulup ortadan kaldırılıyordu. Peki, Şehzade Mustafa’yı yakalayıp cellâtlara teslim eden Zal Mahmut ne oluyor dersiniz? Tabii bu saray hademesi hemen terfi ediyor önce paşa sonra da sadrazam oluyordu. Elbette ki uzun saltanat süresince boğmalar, idamlar devam edecekti. Nitekim Şehzade Murat ve Şehzade Mahmut’un anası Gülfem sultan da haremde boğduruluyordu.

Saltanatın devamı idamlarla kaimdi. Nitekim Kanuni Sultan Süleyman hiç durmadı, idamlara devam etti. İmparatorluğun güçlü sadrazamı devşirme Pargalı Damat İbrahim boğduruldu (1536), sadrazam Kara Ahmet Paşa’nın boynu vuruldu. Keza Hint denizindeki başarısızlığı bahane edilerek büyük denizci Piri Reis boynu vurularak ortadan kaldırıldı. Kaptan-ı Derya Cafer Bey ile arkadaşları da öldürüldü, Ferhat Paşa ve Defterdar İskender Çelebi idam edildi. Şehsuvaroğlu Ali Bey ile oğulları, Yeniçeri Ağası Mustafa Ağa ve Reis-ül Küttap Haydar da öldürüldü.
Bu kadar çok insanı boğdurtan, idam ettiren ve değişik şekillerde öldürten adam elbette ki eceli ile ölecekti, öyle oldu ama tarihe evladını öldüren ikinci padişah olarak adını yazdırdı.

11. PADİŞAH 2.SELİM (Sarı Selim) ELİNE KAN BULAŞMADI 

Osmanlı İmparatorluğunun on birinci Padişahı II. Selim (Sarı Selim) (1566-1574) eline kan bulaşmayan Padişahlardan biri olarak eceli ile dünyadan göçtü.

Osmanlı İmparatorluğu tahtına geçen III. Murat (1574-1595) Padişah olarak biat aldıktan sonra beş kardeşini, ileride saltanatıma göz koyarlar düşüncesi ile boğdurtuyordu. Şehzade Mustafa, Şehzade Süleyman, Şehzade Cihangir, Şehzade Osman ve Şehzade Abdullah ağabeyleri III. Murat’ın emirleri ile cellâtlara teslim edilerek boğduruluyordu. Boğdurulan bu şehzadelerin yine de şansları vardı. Çünkü babaları II. Selim’in (Sarı Selim) cenazelsi ile birlikte cenazeleri görkemli bir törenle saraydan çıkarılıp götürülüyordu.

III. Murat’ın duracağı yoktu, bu defa üvey kardeşleri üzerine gidiyor ve onları da halletmeliyim diyerek iki üvey kardeşi Şehzade Mehmet ve Şehzade Mahmut, cellâtların elinde yağlı ilmikle boğdurulmak suretiyle tarih sahnesinden uzaklaştırılıyorlardı.

III. Murat sadece öz ve üvey kardeşlerini boğdurtmakla kalmıyor Sadrazamlardan Sokullu’nun kuzeni Budin Valisi Mustafa Paşa’yı da idam ettiriyordu. Eceli ile ölen III. Murat ayrıca bir rekorun da sahibiydi. Tarihçilerin yazdıkları yanlış değilse III. Murat’ın bir söyleme göre 104, bir söyleme göre de 114 çocuğu vardı.

TAHTA ÇIKTI. 19 KARDEŞİNİ BOĞDURTTU

III. Mehmet (1595-1603), III. Murat’ın oğlu olarak tahta çıktı ama ne çıkma!

Padişah olarak biat alır almaz işe koyuldu ve aynı gece; Şehzadeler Selim, Beyazıt, Mustafa, Osman. Cihngir, Abdullah, Abdurrahman, Hasan, Ahmet, Yakup, Alemşah, Yusuf, Hüseyin, Korkut, Ali, İshak, Ömer, Alaüddin ve Davut olmak üzere 19 erkek kardeşini boğdurttu. Bazı tarihçilere göre, bununla yetinmeyip ayrıca 20 kız kardeşini de boğdurtarak ortadan kaldırdı. Elbette ki boğdurmalar, öldürmeler devam edecekti. Nitekim babasının cariyelerini unutmadı ve babasından hamile kalan 17 cariyeyi denize attırarak boğdurttu.

Osmanlı Padişahlarının pek çoğu annelerinin, hanım sultanların etkisi altında kaldığından onların isteklerini yerine getirmekten geri kalmıyorlardı. III. Mehmet, annesi Safiye Sultan’ın (Venedikli Sofi Baffo) isteği üzerine oğlu Şehzade Mahmut’u boğdurtarak öldürtüyor, bununla da yetinmiyor oğlunun annesi Mahpeyker Sultanı (Sinderella Violetta), sonra da oğlunun şeyhini de denize attırarak ortadan kaldırtıyordu. Saray ve aile içini temizledikten sonra boş durmuyor haklı ya da haksız idamlara devam ediyordu. III. Mehmet yaptıkları ile yetinmedi. Başarılı Vezir-i Azam Ferhat Paşa’yı da rakibi Sinan Paşa’nın tahriki üzerine boğdurtarak öldürttü. Sonra Satırcı Mehmet Paşa’yı, Hadım Hasan Paşa’yı ve Sadrazam Yemişci Hasan Paşa’yı, halka zulüm ediyor iddiasıyla da Hüseyin Paşa’yı idam ettirdi. III. Mehmet’in idam ettirdikleri arasında Babüssaade Ağalarından Gazanfer Ağa ile Osman Ağa da payını aldı.
III. Mehmet öz oğlunu öldürten üçüncü Osmanlı Padişahı olarak eceli ile dünyadan ayrıldı.

 KARDEŞ KATLİNE İZİN VEREN YASAYI KALDIRDI

III. Mehmet’in ölümü ile tahta çıkarak Padişah olan I. Ahmet’in (l603-1617) ilk işi, büyük yanlışı ortadan kaldırmak oldu. Atası Fatih Sultan Mehmet’in çıkardığı kanunname ile kardeş katline izin veren yasayı kaldırdı. Yerine, Padişah ailesi içinden aklı başında olan en yaşlı şehzade padişah olur sistemini getirdi. Saray içindeki erkekler “Oh” diye nefes aldıklarında başka bir sistemle karşılaştılar: “Kafes sistemi”. Yani, biat alarak tahta çıkan Padişah kendisine rakip gördüklerini “kafese tıkmak” (zindana tıkma/koyma) suretiyle hayatlarını zehredecekti. Bir kafes içinde kalacak, hapis hayatı yaşayacak, yemek verirlerse yiyecek, su verirlerse içecek ve gün dolduracaklardı. Padişah’ın keyfine kalmıştı, insaflıysa eğitimleri için adam görevlendirecek, yetişmelerine izin verilecekti. Onurlu olanların bu haliyle kafeste yaşamaları elbette ki zordu ve onları perişan edecekti. Ölmeyeceklerdi ama bir kısmı mecnun, bir kısmı deli olacak ama sıraları geldiğinde koskoca bir İmparatorluğa hükmedeceklerdi.

40 BİN TÜRKMEN ALEVİYİ ÖLDÜREREK ÇUKURLARA DOLDURDU

Padişah I. Ahmet aile bireylerine dokunmadı ama veziriazamlardan telef ettikleri oldu. Örneğin; Sadrazam Derviş Paşa’yı makamında bizzat kendisi öldürmüş ve kafasını hançerle kesmiş sonra da adettendir diyerek kadınları ile birlikte çocuklarını öldürtüp bütün servetine el koydurmuştur. Keza Sadrazam Lala Mehmet Paşa ile Sadrazam Nasuh Paşaları öldürtüp para ve mal varlıklarına el koydurmuş, Tırnakçı Hasan Paşa’yı da öldürterek ortadan kaldırmıştır.

Padişah I. Ahmet döneminin en önemli olayı, Kuyucu Murat Paşa’nın sadrazam olmasıdır. Kuyucu Murat Paşa, itaatsizlik ediyorlar diye Anadolu’da suçlu-suçsuz 40 bin Alevi ürkmen’i öldürterek çukurlara doldurması I. Ahmet’in hesabına yazılan ağır bir faturadır. Bazı tarihçiler Kuyucu Murat Paşa’nın öldürttüklerinin yüz bini aştığını yazar. Kuyucu Murat Paşa tarihçi Naima’ya göre küçük bir çocuğun öldürülmesini emreder. Cellâtlar çocuğa acıyıp geri çekilince paşa diğer hizmetlilerden çocuğu öldürmelerini ister. Onlarda istekli olmayınca Kuyucu Murat Paşa küçücük çocuğu kaptığı gibi kuyunun yanına götürür ve hiç acımadan başını keserek gövdesi ile birlikte kuyuya atar. Öldürttüklerini kuyuya attırması nedeni ile Murat Paşa’ya “Kuyucu Murat Paşa” denildi.

On üç yaşında henüz sünnet olmadan biat alarak Padişah olarak tahta çıkan I. Ahmet 27 yaşında eceli ile öldü.
Birinci Mustafa (Birinci saltanatı: 1617-1618; İkinci saltanatı: l622-1623)) iyi eğitim görmesine karşın deliydi. Buna rağmen I. Ahmet’in oğlu Şehzade Genç Osman’ın çok genç olması nedeni ile devlet ricalinin tensipleri üzerine biat alarak Padişah oldu. Padişah olmak istemeyen I. Ahmet bu görevde fazla kalmıyor ve devlet işleri ile ilgilenmediği için üç ay sonra tahtını terk ediyordu. Ne var ki yerine Padişah olan Genç Osman’ın öldürülmesi üzerine ikinci defa Padişah oluyor ve bir buçuk yıl saltanatta kaldıktan sonra deli olması nedeni ile Şeyhülislâm Yahya Efendi ve devlet erkânının anlaşmaları sonucu tahttan indiriliyordu. Böylece I. Mustafa tahttan indirilen ikinci padişah oluyordu. I. Mustafa’nın çocuğu olmadığı gibi ve eli de kana bulaşmadı.

(2.BÖLÜM  AŞAĞIDAKİ  LİNKTEN TAKİP EDİNİZ)

http://sariyertimes.com/kimi-bogduruldu-kimi-idam-edildi-kimi-de-2-bolum/