Son Dakika Haberler

KİMİ BOĞDURULDU.KİMİ İDAM EDİLDİ.KİMİ DE. 2. Bölüm

KİMİ BOĞDURULDU.KİMİ İDAM EDİLDİ.KİMİ DE. 2. Bölüm
Okunma : 338 views Yorum Yap

2. BÖLÜM
Osmanlı tarihinde isminden en çok bahsedilenlerden biri olan II. Osman (Genç Osman (1618-1622) amcası I. Mustafa’nın tahttan indirilmesi üzerine Padişah oldu. Osmanlı Padişahlarının en şanssızlarından biriydi. Yenilikçiydi bu nedenle de çok eziyetler çekti. Yeniliği istemeyen devlet erkânı ile başa çıkamadı ve hacca gitmek istemesi bahane edilerek kayınpederi de olan Şeyhülislâm Esat Efendi’nin “Padişahların hacca gitmesine gerek yoktur” fetvası üzerine yeniçeriler ayaklandı. Pek çok saray erkânı Yeniçeriler tarafından öldürüldükten sonra Padişah Genç Osman’ı ele geçirip Yedikule zindanına attılar. Zindanda üzerine çullanan sekiz cellâtla boğuşmasına rağmen yıkılmadı ama Cebecibaşı’nın bir fırsatını bulup hayalarını sıkması üzerine gücü tükenip bayılınca fırsatı kaçırmayanlar Genç Osman’ı boğarak öldürdüler. Cebecibaşı ölüm nişanesi olarak Genç Osman’ın kulağını kesip yeni Padişah IV. Murat’ın annesi Kösem Sultan’a gönderdi gönderdi.

Her ne kadar bir yazar Genç Osman’ın kardeşlerinin en büyüğü olan 16 yaşındaki Mehmet’i boğdurttu. Boğdurulacağını anlayan Mehmet, ağabeyi Genç Osman’a şöyle bir bedduada bulundu: “Osman, Allah’tan dilerim saltanatın berbat olsun. Beni yaşamımdan mahrum ettiğin gibi sana da yaşamak nasip olmasın”. Nitekim beddua tutmuş olacak ki Genç Osman’ın ölümü feci bir şekilde oldu.

Genç Osman tahttan indirilen ve öldürülen üçüncü Padişah olarak bilinir. Aynı zamanda yeniçeriler tarafından öldürülen ilk Padişahtır.

Birinci Ahmet’in oğlu olan IV. Murat (1623-1640) tahta çıktığında on bir yaşında bir çocuktu. Bunu fırsat bilen annesi Kösem Sultan, oğlu adına ülkeyi uzun süre yönetti. Annesi Kösem Sultan’ın etkisi ile yönetilen ülkenin ne gibi güçlüklerle karşılaştığını gören genç Padişah IV. Murat, katledilen ağabeyi Genç Osman’ın durumuna da şahit olduğu için çok sert ve asabi bir mizaca sahip olmuştu. Duruma müdahale etmeliyim diyerek, yirmi bir yaşında annesi Kösem Sultan’ı yanından tamamen uzaklaştırıp devlet yönetimini eline aldı. IV. Murat hiç affedici olmadı. Rüşvet alanı, vereni, hata yapanı, görevini yerine getirmeyenleri acımasızca cezalandırdı.

Genç Padişah IV. Murat da öldürme olaylarının içine hızlı girdi. I. Ahmet’in kardeş katlini yasaklaması da yarar sağlamamış olacak ki Revan Seferine çıkarken kardeşleri Şehzade Beyazıt ile Şehzade Süleyman’ı, Bağdat seferine çıkarken de kardeşi Şehzade Kasım’ı boğdurttu.

IV. Murat Bağdat’ın düşmesini yalan söyleyerek saklayan Kemankeş Ali Paşa’yı öldürttü. İsyan eden yeniçerilere istedikleri Hafız Ahmet Paşa’yı teslim etmekte tereddüt etmedi. Hafız Ahmet Paşa yeniçeriler tarafından parçalanarak öldürüldü. Tokat’ta bulunan Hüsrev Paşa’yı öldürttü, paşanın kesik başı İstanbul’a padişaha gönderildi. Sadrazam Topal Recep Paşa saraya çağırılıp Padişah’ın önünde cellâtlar tarafından boğulmak suretiyle idam edildi. Kesilen başı sarayın hümayün kapısı önünde teşhir edildi. IV. Murat, paşa kıyımlarına devam etti ve İlyas Paşa’yı kendi önünde ve istavroz karşısında idam ettirdi. Erzurum’da Ermenilerden rüşvet aldığı iddiası ile Abaza Mehmet Paşayı idam ettirdi, Demirkazık Halil Paşa’yı boğdurttu, Tabanıyassı Mehmet Paşayı katlettirdi. Revan seferine giderken kendisini karşılayan Manisa sancakbeyi Dudu Hasan Paşa’yı verdiği emri yerine getirmediği için katlettirdi. Ayrıca Çeleboğlu Ali Paşa, Sivas’ta Keskinli Ali Paşa, Erzurum’da Bahisnili Ali Paşa ve Bosnalı Osman Paşaları katlettirdi.

IV. Murat idamlara, öldürmelere devam edip durdu. Sivas’ta Bostancı Başının derisi yüzülerek öldürüldü. Sakabaşı Işık Yahya ve Konya’da Koca Gürcü Osman’ı katlettirdi. Galatalı Çelebinin boynunu vurdurdu. Konya ayanından Karayılan lakaplı iki kardeşi katlettirdi. İzmir Kadısı Mehmet Efendi ile Karaağaç kadısını öldürttü. Konya Kadısı Şehla Mehmet Efendi’yi Pazar yerinde astırmak suretiyle cezalandırdı.

IV. Murat ağabeyi Genç Osman’ın öldürülmesine şahit olmuştu. Bunu unutamadığından ağabeyi Genç Osman’ın ölümünden sorumlu tuttuğu herkesi idam ettirdi.

Katletmeler, idamlar, boğdurmalar sadece devlet adamları ile paşalara olmadı. Örneğin; Anadolu’da isyan girişiminde bulunan Deli İlahi İstanbul’a getirtilerek katledildi. Rüşvet alan Yeniçeri Kâtibi Osman Efendi katledildi, Gümrük Emini Mehmet Çavuş ile Sır Kâtibinin boyunları vuruldu. İbreti alem olsun diye yakalanan iki casustan bir çarmıha getirilip başı kesildi ve pazarda dolaştırıldı, diğeri çengele vuruldu. Dünya’da ilk füze denemesini yapan Lagari Hasan Çelebi ile ilk uçuş denemesi yapan Hazerfen Ahmet Çelebi gibi iki önemli bilim adamını da idam ettirdi.

Bir başka ibretlik olay Şair Nefi olayıdır. Şair Nefi devlet adamlarını ve bozuk düzeni eleştirdiği için idam edilip cesedi Sarayburnu’ndan denize atıldı.

Çok hareketli olan IV. Murat İmparatorlukta var olan bozuk düzeni, rüşvet ve suistimali sert karar ve uygulamalarla düzeltti ama genç yaşta yatağa düştü. Son nefesini vermeden, devlete zarar vermemesi için deli olduğunu bildiği kardeşi Şehzade İbrahim’in öldürülmesini emretti. IV. Murat’ın bu isteği yerine getirilmedi ve 28 yaşında hayata veda ettikten sonra öldürtmek istediği Şehzade İbrahim Padişah oldu ama deli olarak!

I. İbrahim (1640-1648) on sekizinci Padişah olarak biat alıp tahta çıkarken hiç güçlük çekmedi. Çünkü IV. Murat şehzadeleri öldürterek ortadan kaldırmıştı. Ne var ki kardeşleri IV. Murat tarafından öldürüldüğü için devamlı korku içinde yaşadı. IV. Murat’ın ölümü ile kendi kurtuldu ama elinden paşalar yakasını kurtaramadı. Revan seferinde kaleyi savaşmadan teslim eden Emingüneoğlu Tahmasb Kulu Han önce vezirlik rütbesi verilerek paşa yapılmış ve ismi de Yusuf olarak değiştirildikten sonra bölücü ve yıkıcı faaliyette bulunduğu iddiası ile idam edildi. İdamdan sonra Padişah Deli İbrahim hatalı olduğunu anlayınca pişman oldu ve “yazık ettim” dedi ama artık iş işten geçmiş oldu!

I. İbrahim’e” Deli İbrahim” ve “Sultan İbrahim” de denilmektedir. Deli İbrahim idamlara devam eder ve Kemankeş Kara Mustafa Paşa ile sadrazam Salih Paşa’yı da idam ettirir. Yeniçerilerin başlayan isyanı büyük boyutlara varınca, isyancıların istedikleri Ahmet Paşa yeniçerilere teslim edilir. Yeniçeriler tarafından parça parça edilen Ahmet Paşa’ya da ”Hazerpare Ahmet Paşa” denilir. Ne var ki bu isyan Padişah Deli İbrahim’in sonunu hazırlar. Sadrazam Mehmet Paşa ile isyancılardan yana olan Şeyhülislâm ikilisinin karar ve fetvası ile Sultan Deli İbrahim boğdurularak öldürülür.

Sultan I. İbrahim tahttan indirilen dördüncü, öldürülen ikinci Padişahtır.

On dokuzuncu Osmanlı Padişahı IV. Mehmet (Avcı Mehmet) (1648-1687) biat alıp tahta çıktığında 7 yaşında bir küçük çocuktu. Çocuk olduğu içindir ki annesi Turhan Sultan yönetimde etkili olmuş oğlu adına Osmanlı Devletini yönetiyordu. Nitekim dokuz yaşındaki Padişah IV. Mehmet, kendisini öldürtmek isteyen babaannesi Kösem Sultan’ın öldürülmesine annesi Turhan Sultan’ın etkisi ile ”olur” veriyor, Turhan Sultan da bir gece ansızın dairesini bastırıp Kösem Sultan’ı perde ipi ile boğdurarak ortadan kaldırıyordu.

Sanki kesin kuralmış gibi IV. Avcı Mehmet de idamlara, boğdurmalara devam eder. Sadrazam Sofu Mehmet Paşa’yı, Tarhuncu Ahmet Paşa’yı, İpşir Mustafa Paşa’yı idam ettirdi. Bunlarla da yetinmedi ve eski sadrazamlardan Sarı Süleyman Paşa’yı da idam ettirdi ve Süleyman Paşa’nın kesik başını yeniçerilere gösterdi. Sadrazam Kara İbrahim Paşa önce Rodos’a sürüldü. Paşa’dan kese kese altın alındıktan sonra boğdurularak öldürüldü. Budin Beylerbeyi İhsan Paşa, Telhisçi İsmail Ağa, Kızlar Ağası Behram Ağa, Hacı Bilal Ağa ve Şaban Ağaları da öldürttü.

Ava çok meraklı olduğu ve günlerce avlandığı için IV. Mehmet’e “Avcı Mehmet” denilmiş ve bu isimle anılmıştır. İkinci Viyana kuşatmasının başarısız olması, Estergon, Peşte ve Budin’in kaybedilmesi, Venediklilerin pek çok kaleyi ele geçirmeleri, ordu’nun Mohaç da yenilgi alması üzerine Yeniçeriler ayaklandı. Önce II. Viyana kuşatmasının mimarı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa idam edildi. Bu idamla yeniçeriler tatmin olmayıp ayaklandılar. Bu ayaklanma sonucu IV. Avcı Mehmet tahttan indirildi.

IV. Avcı Mehmet Osmanlı tarihinde tahttan indirilen beşinci padişahtır. IV. Avcı Mehmet tahttan indirilirken isteği yerine getirildi ve kardeşi II. Süleyman Padişah oldu.

II. Süleyman’a (1687-1695) biat edildi ve 20. Osmanlı Padişahı olarak tahta geçti. II. Süleyman iyi tahsil ve terbiye görmesine rağmen Padişahlık kendisine verilirken, bu sorumluluğu ağır olan görevi almamak için çok direndi. Çünkü kırk yıl hapis hayatı yaşamıştı, ürkekti, çekingendi. Bu nedenle Padişah olmak istemiyordu. Ama kaderinde Padişah olmak vardı bundan kaçamadı tahta oturdu. II. Süleyman hep korku ile yaşadı, tedirgin olarak ömrünü tamamlarken elini kana bulamadı. Son iki senesini hasta olarak yatakta geçirdi ve çocuksuz olarak eceli ile hayata veda etti.

Sultan I. İbrahim’in oğlu II. Ahmet (1691-1695) 21. Osmanlı Padişahı olarak kırk dokuz yaşında tahta çıktı ve 51 yaşında öldü. Elini kana bulamayan, sadrazam, paşa ve her hangi bir yetkiliyi ölüme göndermeyen padişahlardan biri olarak eceli ile dünyadan göçtü.

II. Mustafa (1695-1703) Osmanlı tahtına yirmi ikinci Padişah olarak oturdu. Eline kardeş kanı bulaşmadı. Sadrazamlardan sadece Sürmeli Ali Paşa, Kırım Hanını Padişaha karşı tahrik ediyor iddiası ile önce görevden alındı sonra da kafası kesilerek katledildi. Edirne’de oturan ve İstanbul’a dönmeyen Padişah devlet iş ve idaresini Şeyhülislam Feyzullah Efendi’ye bırakmıştı. Ordu bu durumu kabullenemedi, isyan ederek Edirne’ye gitti.

Şeyhülislâm öldürüldü, Sultan II. Mustafa tahttan indirildi.

Tahttan indirilen altıncı padişah olan II. Mustafa, tahttan indirildikten sonra çok yaşamadı ve eceli ile öldü.
Osmanlı İmparatorluğu tahtına geçen yirmi üçüncü Padişah olan III. Ahmet (1703-1730), IV. Avcı Mehmet’in oğludur. Eline evlat, amca ve şehzade kanı bulaşmadı. Her ne kadar bazı yazarlar oğlu Şehzade İbrahim’i öldürttüğünü yazsalar da İ. H. Uzunçarşılı, vezirler ile ulema ve diğer yetkililer cenazeyi açıp baktıklarında ölümde kasıt yoktur kararına vardıklarını yazar.

Hanedandan kimsenin kanını akıtmayan III. Ahmet pek çok idam ve ölüm fermanı emri verdi. Sadrazam Çorlulu Ali Paşa idam edildi. Ali Paşa öldürülmeden önce kendisinden iki bin kese talep edildi. “Bir akçesinden vazgeçilmez, vermedikçe buradan kurtulmak yok” denilmiş, Ali paşa isteneni veremeyince ölümle cezalandırıldı. Sadrazam Gürcü Yusuf Paşa Rodos’a sürgün edildi ve orada idam edildi. Kesilen başı da İstanbul’a Padişah’a gönderildi. Sadrazam Hoca İbrahim Paşa, Silahtar Ahmet Paşa’yı öldürünce durumu öğrenen Padişah tarafından mazur görülmedi, boğdurulmak suretiyle cezalandırıldı ve parasına, malına mülküne el konuldu.

Patrona Halil İsyanı pek çok ölümü arka arkaya getirdi. İsyancıların isteği üzerine Nevşehirli Damat İbrahim Paşa boğdurularak öldürüldü, cesedi öküz arabasına konularak isyancılara gönderildi. İsyancılar cesedi parça parça ettiler. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ile birlikte isyancıların istediği 37 kişinin hepsi idam edildi ve cesetleri isyancılara teslim edildi. Buna rağmen isyancılar tatmin olmadı ve III. Ahmet’in tahttan indirilmesini istediler. III. Ahmet kendisi ve ailesine zarar verilmemesi durumunda tahtan çekileceğini bildirdi. İsteği yerine geldi ve tahttan çekildi. III. Ahmet tahttan zorla indirilen yedinci padişah olarak kayda geçti.

Yirmi dördüncü Osmanlı Padişahı olarak tahta çıkan I. Mahmut (1730-1754), II. Mustafa’nın oğlu, III. Ahmet’in yeğenidir. Patrona Halil’in başlattığı isyan sonucu tahta çıktı ama Patrona Halil ile olayın elebaşlarını affetmedi ve isyanı başlatan Patrona Halil ile arkadaşlarını öldürterek cezalandırdı. Birinci Mahmut, hanedanın erkeklerine dokunmadı ama amcası olan III. Ahmet’in kızı, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın karısı Fatma Sultan’ı boğdurarak cesedini Sarayburnu’ndan denize attırdı. Patrona Halil İsyanını başarı ile bastıran Sadrazam Kabakulak İbrahim Paşa’yı katlettirdi, vücudu Resmo’ya, başı da İstanbul’a getirildi. Darüssaade Ağası Hafız Beşir Ağa ile adamlarını Kızkulesinde boğdurttu.

Birinci Mahmut 58 yaşında, Cuma namazından at sırtında dönerken vefat etti ve arkasında çocuk bırakmadan dünyadan göçtü.

Osmanlı İmparatorluğunun 25. Padişahı olarak tahta çıkan III. Osman (1754-1757), II. Mustafa’nın oğlu ve I. Mahmut’un kardeşidir. Osmanlı Devletinin şanssız şehzadelerinden biriydi. Çünkü babası öldüğünde 4 yaşında idi. Edirne’den İstanbul’a getirilerek Topkapı Sarayındaki Şehzadegân dairesine (kafese) kapatıldı ve tam 41 yıl bu dairede hapis hayatı yaşadı.

Padişahlık süresi üç yıla yakın olan III. Osman elini kana buladı ve III. Ahmet’in yeğeni Şehzade Mahmut’u boğdurarak ortadan kaldırttı. Ayrıca kendisinden çok şeyler beklediği Veziriazam Bıyıklı Ali Paşa’yı rüşvet aldığı iddiası ile önce hapsettirdi sonra da katlettirdi. Ali Paşa’nın katlinden birkaç saat sonra da “acele ettim, öldürttüm” diyerek pişmanlığını ifade eden III. Osman 58 yaşında eceli ile dünyadan göçüp gitti.

Osmanlı İmparatorluğunun 26. Padişahı olarak tahta çıkan III. Mustafa (1757-1774), babası III. Ahmet’e karşı yapılan Patrona Halil isyanı ile kafese kapatıldı(III. Ahmet 1736 da öldü) ve 27 yıl boyunca kafes hayatı yaşadı. III. Osman’ın vefatı üzerine kafesten çıkarılarak tahta oturtuldu ve kendisine Padişah olarak biat edildi.

III. Mustafa eline saltanat üyelerinin kanı bulaşmadı. O yolu tercih etmedi ama Sadrazam Köse Bahir Mustafa Paşa fazla servet sahibi olması nedeni ile Midilli’ye sürgün edildi. Midilli’ye gittikten birkaç gün sonra başı kesilmek suretiyle öldürüldü ve kesik başı İstanbul’a getirilerek teşhir edildiği gibi malına, mülküne, para ve altınlarına el konuldu. Yağlıkçızade Hacı Mehmet Emin Paşa Serdar-ı Ekrem iken azledildi. Sürüldüğü Dimetoka’ya giderken uğradığı Edirne’de başı kesilmek suretiyle öldürüldü. Devletin baş tercümanı Bogdan prensi Kalimakimade kafası kesilerek idam edildi. III. Mustafa eceli ile ölen Padişahlardan biridir.

Birinci Abdülhamit (1774-1789) Osmanlı İmparatorluğunun 27. Padişahıdır. III. Osman’ın yerine Padişah oldu, Eline haneden kanı bulaşmadı. Yolsuzluk ve darbe yapmayı planlamakla suçlanan Sadrazam Halil Hamit Paşa Gelibolu’ya sürgüne gönderildi. Birkaç gün sonra Bozca Ada’ya götürüldü ve burada kafası kesilmek suretiyle idam edildi. Kesik başı ise İstanbul’a getirildi.

Birinci Abdülhamit eceli ile öldü.

Üçüncü Selim (1789-1807) yirmi sekizinci Osmanlı Padişahıdır. Amcası I. Abdülhamit’in iyi niyeti sonucu kafes hayatı yaşamadı, iyi yetiştirildi. I. Abdülhamit’in vefatı üzerine tahta çıkarak padişah oldu. Bir dizi yeniliklerle dikkat çekti. Nizami Cedit ordusunu kurunca, yeniçeriler Kabakçı Mustafa’nın önderliğinde isyan ettiler. İsyancıların isteği üzerine III. Selim Nizam-ı Cedit ordusunu lağvettiği gibi tahtını da terk etti. Yerine amcasının oğlu IV. Mustafa geçer geçmez III. Selim’i kafese/zindana gönderdi. III. Selim’i tekrar Padişah yapmak için Alemdar Mustafa Paşa’nın İstanbul’a geleceği duyulunca IV. Mustafa’nın emri ile III. Selim önce boğduruldu, sonra da hançerlenerek öldürüldü. Böylece kan dökmeden öldürülme geleneği de bozulmuş oldu.

Sadrazam Rusçuklu Çelebizade Şerif Hasan Paşa III. Selim’in fermanı ile Şumnu’daki kışlık karargâhında idam edilerek öldürüldü.

III. Selim tahttan zorla indirilen sekizinci, öldürülen dördüncü Osmanlı Padişahıdır.

IV. Mustafa (1807-1808) III. Selim’in tahttan indirilmesi ile tahta geçti ve Padişah olarak kendisine biat edildi. Osmanlı İmparatorluğu’nun 29. Padişah’ıdır. IV. Mustafa, Alemdar Mustafa Paşa’nın III. Selim’i tekrar tahta çıkarmak için İstanbul’a gelmekte olduğunu öğrenince Şehzade Mahmut ile III. Selim’in öldürülmelerini emretti. III. Selim hem boğduruldu ve hem de hançerlenerek öldürüldü. Şehzade Mahmut ise cariye ve hademeler tarafından kaçırılarak kurtarıldı.

Umumi Bahriye Nazırı Hacı İbrahim Efendi, Mabeyinci Ahmet Muhtar Bey ve Sır Kâtibi Ahmet Faiz Efendi IV. Mustafa’nın emri ile öldürüldüler,

IV. Mustafa, Alemdar Mustafa Paşa tarafından tahtından indirildi yerine kardeşi II. Mahmut Padişah oldu. IV. Mustafa tahttan indirildikten sonra yeni Padişah II. Mahmut’un emriyle boğularak öldürüldü. Tahttan indirilen dokuzuncu ve öldürülen son Osmanlı Padişahıdır.

Osmanlı İmparatorluğunun 30. Padişahı olan II. Mahmut (1808-1839) Alemdar Mustafa Paşa’nın tahttan indirdiği IV. Mustafa’nın yerine Padişah oldu. İlk işi kendisini öldürtmek isteyen IV. Mustafa’yı boğdurtmak oldu, Sadrazam Benderli Ali Paşa bir haftalık sadrazam iken Yunan yanlısı iddiası ile idam edildi. Benderli Ali Paşa Osmanlı İmparatorluğunda idam edilen son sadrazamdır.

Padişah II. Mahmut eceli ile öldü.

Osmanlı Devletinin 31. Padişahı olan I. Abdülmecit (1839-1861) 16 yaşında tahta çıktı. I. Abdülmecit demokrasiye geçiş olarak kabul edilen Gülhane Hattı Hümayünü (Tanzimat Fermanı) ilan eden Padişahtır. Kuleli Vakası olarak anılan olay ile Padişahlıktan düşürülmek istendi ise de komple önlendi. Suçlular yakalandı, mahkemeleri Kuleli’de yapıldı ve suçlulara çeşitli cezalar verildi. Cafer Dem Paşa cezalandırılmak için Kuleli Kışlasına görülürken kayıktan denize atlayarak intihar etti.

Birinci Abdülmecit, Osmanlı Devletinin son dört padişahının (IV. Murat, II. Abdülhamit, V. Mehmet Reşat ve VI. Mehmet Vahdettin) babası olup genç yaşta veremden öldü. Eline haneden kanı bulaşmayan padişahlardan biridir.
Osmanlı İmparatorluğunun 32. Padişahı olan Sultan Abdülaziz (1861-1876) 31 yaşında biat alarak tahta geçti. İleri görüşlü, yenilikçi ve batıya dönük bir padişahtı. Devletin eyaletlerinden başka yurt dışına giderek yabancı devletleri ziyaret eden ilk padişahtır. Belçika, Almanya, Avusturya, Macaristan’ı ziyaret etti. Bu ziyaret sırasında İngiliz Kraliçesi Victoria, Belçika Kralı II. Leopald, Prusya Kralı I. Wilhem, Avusturya-Macaristan İmparatoru Fraçois-Josep ve Romanya Prensi Karol ile görüştü.

Balkan isyanları, Karadağ, Eflak-Buldan olayları, Birleşik Romanya’nın doğuşu, Türk Ordusunun Sırbıstan’dan çekilmesi, Mısır Hidivliğinin özerklik haklarının genişletilmesi, borçlar ve nihayet Hersek ve Bulgar isyanları I. Abdülaziz’i çok zor durumlara düşürdü ve darbe ile tahttan indirildi. Feriya Sarayında gözaltında bulunduğu sırada bileklerinden damarları kesilmiş olarak ölü bulundu.

Sultan Abdülaziz darbe ile düşürülen on birinci Padişah olup eli hanedan kanına bulaşmamıştır.

Osmanlı Devletinin 33. Padişahı olarak tahta çıkan V. Murat’ın (1876/1876 üç ay) akli dengesi yerinde olmadığı için sadece üç ay tahtta kaldı. Bazı gruplar tarafından tekrar Padişah yapılmak istendiyse de sonuç vermedi.

V. Murat eli hanedan kanına bulaşmayan, tahttan indirilen on ikinci padişah olup eceli ile terki dünya eyledi..
Osmanlı İmparatorluğunun 34. Padişahı olan II. Abdülhamit’in (l876-1908), verdiği buyruk ve şeyhülislam fetvası ile sadrazam öldürülmesine son verildi ama buna pek uyulmadı. Mithat Paşa uzun süre devlete vali ve sadrazam olarak görev yaptı. IV. Murat’ın tahttan indirilerek II. Abdülhamit’in tahta çıkmasına yardımcı oldu. Ama çeşitli bahaneler ileri sürülerek mahkemeye verildi. Yıldız’da kurulan mahkemede yargılandı ve idam cezasına çarptırıldı. II. Abdülhamit tarafından idam cezası Taif’e hapis cezasına çevrilerek sürgüne gönderildiyse de Taif hapishanesinde boğdurulmak suretiyle öldürüldü. Aynı şekilde Taif’te bulunan Mahmut Paşa’da öldürüldü. II. Abdülhamit’in kontrol amaçlı gönderdiği müfettişler Mithat Paşa’nın mezarını açtırarak öldürüldüğünü ispatlamak için başını gövdeden ayırtıp Padişaha gönderdiler.

II. Abdülhamit tahttan darbe ile indirilen on üçüncü Padişah olup eceli ile ölmüş olup, eline haneden kanı bulaşmamıştır.

V. Mehmet Reşat (1909-1918) Osmanlı Devletinin 35. Padişahıdır. II. Abdülhamit’in tahtan indirilmesi ile Padişah oldu. Eline haneden kanı bulaşmayan Padişahlardan biridir, eceli ile öldü.

Osmanlı İmparatorluğunun 36. Padişahı olan VI. Mehmet Vahdettin (1918-1922) eline hanedan kanı bulaşmamıştır. VI. Mehmet Vahdettin Balkan Savaşlarını, I. Dünya Savaşını, Ulusal kurtuluş Savaşlarını yaşamış ama ne yazık ki sırf taht ve saltanatını koruyabilmek için işgalcilerden yana tavır almış, ulusal kurtuluş savaşı zaferle sonuçlandıktan sonra İngilizlere sığınarak Malaya Zırhlısı ile yurtdışına kaçarak ülkesini terk eden ilk padişah olmuştur. Eceli ile öldü.

İŞTE bir imparatorluk böyle devam etti. Son nefesini 622 yıl sonra verdiğinde yepyeni bir devletin ismi çıkmıştı ortaya Türkiye Cumhuriyeti.

Artık hiç kimse kulun kulu değildi. Herkes aynı haklara sahipti. Bir yanlışlık, bir hata varsa, bir suç islenmişse kanunlar vardı. Adalet mülkün temeli, bağımsızlık kayıtsız şartsız milletindi, kendini Allah’ın yeryüzündeki gölgesi kabul edenlerin değil!

+ + +

Yazan: İbrahim BALCI

KAYNAKÇA
Akerman, Mehmet Tansu : Osman Gazi’den Mustafa Kemal’e, İst. 2008.
Akgündüz Ahmet, Öztürk, Sait: Bilinmeyen Osmanlı.
Altınay, Ahmet Refik : Kabakçı Mustafa, İst. 2005.
Aşık Paşa Zade Tarihi.
Bozkurt, Prof. Dr. Mahmut Esat: Atatürk İhtilali, İst. 2003.
Meram, Kemal : Padişah Anaları.
Ortaylı, İlter : İmparatorluğun En Uzun Yüz Yılı.
Tektaş, Nazım : Sadrazamlar Osmanlı’da İkinci Adam Saltanatı. İst. 2009,
Sertooğlu, Mithat : Paşalar Şehri İstanbul, İst. 1991.
Şentürk, Nazır : Babiali Sadrazamları, İst. 2007.
Zelyut, Rıza : Osmanlı’da Karşı Düşünce ve İdam Edilenler, İst. 2010.

MAKALELER:
Altan, Çetin : Tarihin Korkunç Yüzü. Öldürülmüş Şehzadeler ve Devrilmiş Padişahlar. Makale. (Tefrika).
Altan, Çetin : Siyaset Kavgalarında Kan ve Şehitlik Edebiyatı
– –    – : Yüksekliği Ayasofya’dan Kısa Oldu Diye Mimarının Eli Kesildi (Vatan).
– –    – : Ayasofya’yı Camiye Çeviren Fatih’in Bazı Torunları “Papalık Prensi”             oldular. Makale (Hürriyet Gazetesi)
– Akgündüz Ahmet, Öztürk, Sait: Bilinmeyen Osmanlı.
– Bardakçı, Murat : Hürriyet Tarih Dergisi.
– Bardakçı, Murat : Ulema, Devletin İşine Geldiği Zaman Baştacı, Gelmezse Cellat Malıydı. Makale (Hürriyet Gazetesi)
– Bardakçı, Murat : Ayakta Dinlenecek Liste, Makale. (Tercüman Gazetesi).
– Bardakçı, Murat : Hırsız Sadrazamı Önce İşkenceyle Konuşturur, Sonra Cellata Veriyorduk. Makale (Hürriyet Gazetesi)
– Bardakçı, Murat : Bekir Ağabey! Şehzadelerin Kafalarını Kesmez, Yağlı İlmikle Yahut          Kuşakla Boğardık. Makale (Sabah Gazetesi).
– Kemal, Mehmet : Padişah Katil mi? Makale, (Cumhuriyet Gazetesi)
– Sarıer, İlker : Siyasette Kadın Parmağı.

ANSİKLOPEDİLER
İslam Ansiklopedisi
Büyük Osmanlı Tarihi. (Ord. Prof. Dr. Enver Ziya Karal)
Meydan Larus
Büyük Osmanlı Tarihi. (Ord. Prof. Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı)
İstanbul Ansiklopedisi.