Son Dakika Haberler

NE PROFESÖR BE! İbrahim BALCI

NE PROFESÖR BE! İbrahim BALCI
Okunma : 15 views Yorum Yap

Yoktan yere çıkarılan bir Dersim olayı! Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün: “Devlet Dersim Olayı ile yüzleşmeli” diyor! Beklenmedik bir çıkış, gereği var mıydı? Diyor da ne oluyor? Hiç! Ama bu söylemi kullanan oluyor! Başbakan ve Yardımcısı Arınç ve yandaşlar olayı kullanıyorlar alabildiğine. Onları bir o kadar dünün solcusu dönmeler ve bir o kadar da dinci geçinen aslında çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen köşe yazarı yalaka!
Ne diyor başbakan “Dersimlilerden özür dilemek literatürde varsa ben özür diliyorum”. Bununla yetinmiyor, Dersim halkına katliam yapanın CHP olduğunu ısrarla söylüyor. Amacı nedir? O dönemde yetki, söz ve güç Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ündür. Dönem O’nun, İsmet İnönü’nün, Celal Bayar’ın, Genel Kurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’ın dönemidir.
Dersim olayının devamını isteyenlerin gerçek istekleri Dersim’i ele alarak Mustafa Kemal’e, İsmet İnönü’ye, Celal Bayar’a, Mareşal Fevzi Çakmak’a saldırmak (Bayar ile Çakmak’ı pas geçebilirler, onların lafını bugüne kadar hiç etmediler çünkü) ve cumhuriyeti yaralamak tır. Belki de “Yeni Osmanlı Devleti” hayallerini gerçekleştirmek ve rüyasına kendilerini kaptırmış olmalarıdır.
Böyle bir şey olabilir mi? Neden olmasın? Ordu budandı, budanmaya devam ediyor; halk uyutuldu; suskun, canından bıkmış, zamlar altında eziliyor, adeta bana dokunmayan bin yaşasın havasında; yargı “Adalet mülkün temelidir” kuralını unutmuş; patronlar kulaklarının üzerine yatmış, para sesinden başka bir şey duydukları yok! Rejimleri sarsan, yaptıkları eylemlerle ses getiren ve etkinlikleri ile siyasileri, hükümetleri ve karar organlarını doğru yola getirmeyi başaran üniversite hocaları (profesör, doçent ve doktor) suskun, yılgın, teslim bayrağını çekmiş, çaresizlik içinde kendilerini kurtaracakları bekliyorlar.
Türkiye’deki il sayısından fazla Üniversite olunca kalitede ona göre oluyor tabii! Çalıntı tezlerle üniversite doçentl , profesörü unvanını alanlar, ayın teri ile bu unvanı alanları rahatlıkla ekarte edebiliyor, koltuklara kurulabiliyorlar. Ne olursa olsun içlerinde rektör olanlar elbette ki hakkı ile olmuştur diye düşünebiliyoruz ama bir da bakıyoruz ki Prof. Dr. Durmuş Boztuğ diye bir rektör çıkıyor, atom bombası gibi bomba patlatarak “Devlet Dersim’de özür anıtı diksin” diyor, bu yetmiyor anıtın altına “Özür diliyoruz” yazısı yazılmasını salık veriyor. Hızını alamıyor şöyle devam ediyor: “Dersim ismini geri istiyor musunuz?” diye halka sorulsun demek gafletinde bulunuyor. Aslında bu profesör “Dersimliler bağımsızlık ister misiniz?” diye sorulmasını istiyor da bu kadarını ifade edebiliyor.
Profesöre bakın be! Nasıl da itiraf ediyor: “Üniversitede 2 yıl önce başlattıkları seçmeli Kürtçe dersine ilginin azaldığını, bu yıl bunun sıfır düzeyinde..” Bu profesör hızını alamıyor ve öneride bulunuyor; “Artık ilköğretimden başlayarak bu dilde ders verilmeli”
Utanmayan bu Profesör üstelik Tunceli Üniversitesi Rektörü! Ülke bütünlüğü dille, kültürle bozulur, ülke parçalanır. Yok olup gider, bunu bile bilmiyor. Bu profesör mü doğru dürüst öğrenci yetiştirecek? Yazık be! Utanmadan ayrılık tohumları ekiyor. Hem kendisi Kürtçe derse ilgi yok diyor hem de ilkokuldan başlasın önerisinde bulunuyor. YÖK de sessiz kalıyor. Sessiz kalmasa ne olacak? Hepsi aynı yolun yolcusu, birbirlerinden farkları yok ki!
Allah ülkemizin sonunu aydınlık yapsın!
İbrahim BALCI