Son Dakika Haberler

NE YAPMAK İSTİYOR SUNUZ? İbrahim Balcı

NE YAPMAK İSTİYOR SUNUZ? İbrahim Balcı
Okunma : 72 views Yorum Yap

ibalciKoaslardan her zaman yıkım çıkmadığı gibi, önlemler alınmasına karşın başarı da çıkmaz! Bu tecrübelerle sabittir. Ülke bazında hala o kaos günlerini yaşıyoruz, geride kalsa da darbeleri hatırlıyor hatta yargılıyoruz. Kaos ülkeler bazında olduğu gibi kulüpler bazında da olabilir, oluyor.  Bunu da maalesef görüyoruz.

İşte Sarıyer Spor Kulübü! Yani bizim kulübümüz. Kaosları atlattık derken yine içine girer gibiyiz. 2007/8 ve 2008/9 dönemlerindeki kaoslar zor da olsa atlatıldı. İki dönem normal seyrettikten sonra tekrar kaosa girildi ise de 2010/11 döneminde Sarıyer S.K. nün fedakâr yöneticileri görev kabul ederek, güç şartlar altında başarılı çalışma yaparak bu kaosu da atlattılar. Kaoslar dönemi sona erdi düşüncesi varken, yeni bir kaos içine giriyor gibiyiz. Nasıl mı? İşte şöyle:

Önce yönetim bazında düşünüyorum. Acaba bu yönetimi seçerken hata mı ettik? İkinci adayı dikkate aldık fakat “ o daha gençtir ona da sıra gelir” demeseydik acaba daha mı iyi olurdu? Ama görüşümüz mevcut yönetim kurulundan bir adayın çıkması, başarıyı getirir, çünkü kulübün sorunlarını bilir diye düşündük! Acaba bu düşüncelerimizde hata mı ettik?

Böyle pek çok soruyu kendi kendimize sorabilir, hatta kendi görüşümüzü savunabilir, diğer görüşleri dikkate almayabiliriz. Ama olay sporsa iş değişir.

Spor kulüplerinde gerek yönetim kurulu ve gerekse futbol kadrosu bakımından devamlılık çok önemlidir. Önemlidir çünkü kulüp yönetim kurulları her yıl bütünü ile değişirse başarının gelmesi tesadüf olur. Bu dün böyleydi, bugünde böyledir. Kulübümüz yönetim kurulunda maalesef kulüpte en azından beş altı yıl süre ile görev yapan ve tüm vaktini kulüpte geçiren sadece bir yönetici var? Böyle yönetim kurulu nasıl başarılı olur? Kulübün mevcut futbolcu kadrosu her yıl 10, 15 ve hatta 20 futbolcu almakla yenilenirse başarı nasıl olur? Hele bir spor kulübünde bir dönemde iki üç kez teknik heyet değişikliği olursa başarısızlığın kendiliğinden geldiği görülür.

İşte böyle bir durumla karşı karşıyayız. Sarıyer S. K. başarısız bir dönem geçiriyor. Hiç de hak etmediği bir yerde boğuşuyor, sonuç inşallah hayırlı olur. İlk yarı itibariyle son hafta nefes aldık ama ikinci yarı maçlarında ne olur bilinemez. Takıma iki üç aklı başında, kendisini kabul ettiren eleman alınamazsa ligde barınması çok güç! Yönetim kurulunun bu konu üzerine eğilmesi gerekirken, maalesef aksi oluyor.  Aksi oluyor, çünkü bazı taşlar vardır yerinden oynatılırsa bina çöker, köprü ise köprü çöker, takımsa takım çöker!

Aldığımız duyumlara göre teknik direktör Mehmet Birinci takım kadrosundan sekiz futbolcunun gönderilmesini istemiş. Yönetim kabul etmiş.  Yönetimden gelen itirazları ise başkan “Ben başkanım, parayı ben veriyorum, benim dediğim” olur diyerek, kulak ardı etmiş. Doğru ise facia geliyor demektir. Benim tanıdığım Saffet Bey verdiği parayı öne çıkarmaz! Yetkim var onu kullanıyorum der!

Bırakılmak istenen kimler; Ethem Bayburt, Turgay Koyuncu, Hüseyin Kayıkçı, Ünal Nuhoğlu, Tevfik Işık, Yunus Altun, Uğur  Erdoğan ve Menderes Önkuzu. Transfer yapılırken hata yapılmaması gerekirdi. Sakat transfer edilen Yunus’un bırakılmasına itiraz olamaz. Tevfik, Ünal ve geçen sezon takımının 21 maçında oynayan Hüseyin de elden çıkarılabilir.  Yöneticilerin ısrarı ile Menderes ile Uğur kadroda bırakılması elbette ki iyi ama bir de Ethem ve Turgay var…

Ethem  14-15 yaşlarında lacivert-beyazlı formayı giydi. 2002 de yani 11 sezon önce profesyonel takım kadrosuna alındı. Oynadığında şımarmadı, beklediğinde üzülmedi. O bir Sarıyerliydi ve Sarıyerliliği ile iftihar ediyordu. Dile kolay, kaç yıl takımının kalesini korurken yedeği bile yoktu. Hasta oynadı, sakat oynadı, takımını yalnız bırakmadı. 189 lig maçı, 7 kupa maçı ve 42 özel maç olmak üzere takımının 242 maçında yer aldı. Bütün sezonları bir yana atıyoruz ve 2011/2012 sezonunu dikkate alarak diyorum ki; Hayati Kaptanoğlu Başkanın en büyük şansı Ethem gibi bir kaleciye sahip olmasıydı.  Kalite bir futbolcu takımına bir sezonda en azından iki üç maç kazandırır. Bu kuraldır, söylem budur. İşte Ethem bunu yaptı takımına en azından 20 puan kazandırdı geçen dönem. İşte bu Ethem bırakılıyor! Bırakıldı! Yönetim kurulundan itiraz edenler olmuş başkan “Gitmesini ben istiyorum” demiş. Yanlış bir söylem! İnşallah “Ethem nerdesin” diye bağırmayız. Turgay Koyuncu o da eski bir Sarıyer futbolcusu alt yapıdan yetişmiş. Bırakılacak! Bırakılabilir. Ama önce düşünülür onları aratmayacak adam var mı? Şimdi anlaştık alacaklarını verdik, para sorunu kalmadı, karşılıklı sözleşmeyi  fesh ettik denilebilir. Yani böyle olması yönetimi haklı mı kılar? Oynatmayacaksınız, varsın beklesin, nasılsa parasını verdiniz, verecektiniz; ihtiyaç gördüğünüz de “geç” kaleye derdiniz.

Ethem Bayburt bu ligin en iyi kalecisi, bunu herkes kabul ediyor ama Sarıyer’in yardımcı antrenörü Suat Tekelioğlu’nun kabul etmediği söyleniyor.  Kaleciliğinden değil de, geçen sezon Teknik direktör olan Sadi Tekelioğlu’nun gönderilmesini Ethem’in istemiş olduğuna inanmasından! Nasıl bir zihniyet bu? Senin ikinci bir kalecin var mı? Cüneyt’in sakatlanması halinde genç Kadem bu ağır yükü kaldırabilir mi? Devre arasında Sarıyer kalesini koruyabilecek bir erişkin kaleci bulunabilecek mi? Amatör lig kalecileri ile bu iş yürür mü? Ethem Sarıyer Spor Kulübünde bir mihenk taşlarından biriydi!

Turgay bırakılacak, bırakılır! Emre Karaman ve Serhat Gülşen ikilisi iyi oynuyorlar. Birinin ceza alması ya da sakatlanması halinde açığı kapacak adamın var mı? Yok! Eeee bu kapris kime!

Transfer edilecek futbolcular saptanmış mı? Duyumlar doğrusu ise takımlarında yer almayan, yedek bekleyen bir kısım futbolcu transfer edilecek. Kimin keyfine göre? Yönetim kurulundan hiç kimsenin tanımadığı bilmediği, izlettirmediği, izlemediği futbolcular kötü çıkarsa sorumlusu kim olacak? Teknik heyet mi? Buna elbette ki “Tabii, öyle” denilemez. Çünkü sezon sonu onların işi bitmiş memleketlerine dönmüş olacaklar. Kabak yönetim kurulunun başına patlayacak. Yazık değil mi?

Bir de şu dörtlü toplantı var. Bel. Bşk. Şükrü Genç, Kulüp Başkanı Saffet Akkoyun, Meclis Üyesi  Gökhan Zeybek ve Kulübün Genel Kaptanı Hakan Şengün’ün bir araya geldikleri toplantı. Acaba bu operasyonu bu toplantıda mı görüşülüp karara bağlandı? Çok merak ediyorum!

Bunca uğraş ver, bunca emek sarf et, parayı dök sonra da feci akıbetle karşı karşıya kal. Zor ve kabul edilemez bir şey! Bir takım şampiyon da olur, küme de düşer.  Ama daha yolun ortasındayız.  Şampiyon olmamız söz konusu değil, bari son iki takımdan biri olmayalım! Son iki takımdan biri olarak küme düşersek, bunun telafisi imkânı olmaz…  Allah korusun.

Çok şey beklediğimiz, büyük umutlar bağladığımız, önemli işlere imza atacağını umduğumuz yöneticilerimizin suskunluğu, geminin batmasına neden olmasında başka bir şey beklemiyoruz!

Unutmayalım amatör zihniyetle kulüp yönetilemediği gibi şirket gibi de yönetilemez.