Son Dakika Haberler

Sarıyer İyi Oynadı Farklı Kazandı, İbrahim Balcı

Sarıyer İyi Oynadı Farklı Kazandı, İbrahim Balcı
Okunma : 53 views Yorum Yap

ibalciLacivert-beyazlı ekip kendi saha ve seyircisi önünde aynı puanlı Ünyespor’u farklı yenerken son haftaların en iyi futbolunu ortaya koydu. Hava futbol oynamaya müsait, hava soğuk ama zemin müsait, seyirci fevkalade!
Sarıyer’in bu maçı kazanması gerekiyordu. Zira 19 puanlı üç takım vardı. Bu maçta puan kaybetmesi halinde işini hayli zora sokacak ve alt sıralarda çakılıp kalacaktı. Bunun bilinci içinde olan futbolcular canlarını dişlerine takarak oynadılar ve başardılar.
Sarıyer maçı farklı kazandı ama unutmayalım ligin belki de en zayıf ekiplerinden biri ile karşılaştı. Ne olursa olsun oynanan bir lig maçıydı, kazanılması gerekiyordu. Kazanıldı.
Sarıyer takımının orta sahası iyi olduğu sürece kendi sahasında rakiplerine kolay kolay puan vermez. Ama aksi olduğunda da kazanması çok zor olur. Çünkü hangi takım olursa olsun orta sahası o takımın can damarıdır. Bugün bu tam anlamıyla gerçekleşti. Semih son haftaların en iyi mücadelesini verdi. Sahada adım atmadık yer bırakmadı. Alan savunmasında da adam savunmasında da büyük başarı sağladı, yardımlaşması ve oyuna katkısı ise mükemmeldi. Zaten ileri için çok şeyler vadeden bir değer…  Hasan da topa iyi bastı, rahat oynadı ama o kendisinden beklenen hırçınlığı, yırtıcılığı yine ortaya çıkaramadı. Barış biliyor bu sezon  istediği futbolu oynayamadığını! Neden acaba? Bunu kendisi çözmeye çalışacak, teknik yöneticiler de kendisine yardımcı olacak. Geçen sezon maçı çeviren adamlardan biriyken bu sezon bu özelliklerini kaybetti ve sıradan bir futbolcu havasından kurtulamadı. Zaman zaman yaptıkları elbette ki alkışı değer ama ondan beklenen bu değil. Penaltı golü gerçekten şıktı. Bu hattın dev ismi, her top alışta takımını rakip defans üzerine yığan Menderes’ti. Topla buluştuğu anda sahada “Ben varım”, “Ben buyum” diyecek kadar maharetli olabiliyor. Her hareketinde zerafet ve incelik var. Topu sevmesi, ona karşı olan aşkı, adam kaçırması, yerinde ortaları ve adam eksiltmedeki ustalığı ile takımın hücum gücü… Nihayet bir doksan dakika sahada kaldı ve güzel futbolunu doyasıya izlemiş olduk.  Kaleci Cüneyt henüz zor maç oynamadı. İki önemli hata yaptı ama rakip yararlanamadı. Mütereddit oluşu, kendisine güveni azaltıyor. Çok çalışarak güven kazanması gerekir… Geri dörtlü sağbek hariç oturdu. Kimsenin itiraz edecek durumu yok. Emre Karaman, Serhat Gülşen Sarıyer’in sigortası! Emre Bayraktarbaşı istikrarlı futbolunu devam ettiriyor. Nedense bu maçta pek ileri çıkmadı. Çıksa çok daha yararlı olabilir. Sağbek mevkiinde yer alan Emre Görkem’in oyuna her hangi bir katkısı olmadı. Varlığı ile yokluğu arasında bir fark yoktu. Belli ki bu mevkide başka birisi olmadığı için oynatılıyor. Gözler Ulaç’ı aradı durdu.  İleri ikilide yer alan Cemre Atmaca takımın yabancısı değildi. Kısa bir ayrılıktan sonra geri dönüşü oldu. İyi de oldu. Bugüne kadar oynadığı kulüplerde yaptıkları ortada! Kolay değil zor adam! Ama gol adamı! Gol adamları zor adamlar olur, bu hep böyledir. Futbol kendisine yakışıyor, top seviyor kendisini. Kendisi sevdiği zamanlar, hele maça arzulu başladığı zamanlar, topa ve arkadaşlarına küsmediği zamanlar maçı çevirecek bir uç adamı… Attığı gol ve Sinan’la birliktelikleri fevkalade güzel!  Kaptan Sinan’a ayrı bir paragraf açmak gerekir. Gerçek bir kaptan gibi hareket ediyor. Sahaya çıktığı anda bütün gücünü ortaya koyuyor ama çok kez sevmiyor top kendisini, futbol şansı kendisinden yana olmuyor.  Son yıllarda Sarıyer’in en çok gol atan adamı neden suskun olsun ki?  Çok çalışan çok pozisyon bulur… Çok pozisyon bulan hem çok gol atar hem de çok kaçırır. Sinan’da bunu yapıyor. Takımının en çok gol atan ikinci adamı  (5 gol)… Bugsaş maçından sonra Ünye’ Spor’a da gol attı, gerisinin gelmesi demek Sarıyer’in üst sıralara tırmanması demektir….  Değiştirilenlerin yerine giren futbolculardan Uğur bilinen adam.  Şans verildiğinde randıman alınabilir ve bunu da aldığı penaltı ile gösterdi. Ama diğerleri; sağbeke geçen Abdülkerim  ilk on birde sahaya sürülebilirdi. Emre Görkem’den de kötü oynamazdı.  Ama alıştıra alıştıra hazırlanması elbette ki iyi. Ama bir Bünyamin Aksoy var ki Melih gibi bir adam kenarda bekletilirken neden sahaya sürülür anlamak mümkün değil. Kondisyon olarak hazır değil, teknik olarak hazır değil,  takıma henüz motive olmuş değil! Ama sahada! Kocaman bir gövde, oynaması için incelmesi gerekir, incelmesi içinde en azından on kilo vermesi lazım.  Böyle birisine ısrar etmek demek, Melih’i gözden çıkarmak demektir. Usta bir eğitimci olan Mehmet Birinci Hoca’nın bu konu üzerine öncelikle eğilmesi gerekir. Bu iş hemşerilik işi değildir. Melih Sarıyer çocuğudur, istikbali olan bir genç futbolcudur.  Tam kazanıldı derken terk edilmeye zorlanması çok düşündürücüdür…  Aman ha! Bu çocuğu kaybetmeyelim, ona yardımcı olalım, hakkını haklıya verelim…
İki sözde hakem trosu için edelim. Nihayet olduk olmadık yerde düdük çalıp oyunu çığırından çıkarmayan bir hakem triosu ile karşılaştık!  Adam gibi çıktılar, adam gibi düdük çaldılar, adam gibi futbolculara hitap ettiler ve adam gibi maçı başlatıp bitirdiler….
Başarılı Sarıyer’in iyi futbolunda kenar yönetimin payını da unutmamak gerekir. İyi de oynasalar kötüde oynasalar tüm elemanların maça asılma, maçı kazanma arzuları çok iyi. Bu özellikleri kazandıran da şüphesiz teknik heyet…
Bu sonuç hiç şüphe yok ki yönetimi kurulunu sevince boğmuştur.  Başta Saffet Akkoyun olmak üzere tüm yöneticilerin doyasıya sevinmek en doğal haklarıdır. Biraz daha iyi sonuç, biraz daha başarı, çok daha iyi güzelliklerin meydana geleceğinin müjdesini verir.
İyi futbol ve başarılı sonuçların devam etmesi dileğiyle…
Aman unutmaya gelmez, ben başlattım ben devam edeyim. Sarıyer’in 2300 ‘ncü golünü kim atacak diye sormuştum. Sarıyer’in 2300’cü golünü ÜNYE SPOR MAÇININ 18’Cİ DAKİKASINDA SERHAT GÜLŞEN ATTI… Tebrik ediyorum. İmzalı bir kitabımı takdim edeceğim ve bir de kahve ikramım var!