Son Dakika Haberler

Sarıyer Seyircisi. İbrahim BALCI

Sarıyer Seyircisi. İbrahim BALCI
Okunma : 79 views Yorum Yap

Sarıyer son lig maçında kendi sahasında Fethiye’ye yenildi ve üç puan kaybetti. Maçtan sonra, takımın ve oynanan futbolun eleştirisini yaptım. Eleştirimin ana konusu takım tertibi değil transferlerdi. Alınan futbolcuları eleştirmekten çok, transferlerin yanlışlığı üzerine durmuş ve bunun sorumlusu, öğrendiğimize göre Lemi Çelik demiş ve onu eleştirmiştik. Aslında Lemi Çelik, iki aylık kaos döneminde, eski Başkan Mehmet Akdağ’ın talimatı ile futbolcularla görüş alış verişinde bulunmuş ve durumu seçilen yönetime rapor etmiş, yönetim de elindeki mali imkanlara göre transfer çalışmalarına başlamıştı.
Hata burada idi; değerlendirmeler hatalı veya eksik yapılmış,Ethem ve Hasan’ın dışında hemen hemen bütün elemanlar serbest bırakılarak takımın nüvesi yok edilmişti. Böyle olunca da yeni kadronun oluşturulmasında zorlanılmıştı. İkinci bir husus da mevsim açılışı geç yapılmış, yeteri kadar çalışma ortamı bulamayan takım istenilen şekilde hazırlanamamıştı.
Maddi sorunlar, yepyeni bir kadro ve iyi hazırlanamama!!! Hal böyle olunca ilk başlarda takımın kondisyonu yeterli görülmedi. Ama sonraki haftalarda düzeldi, şimdi takım yenildiği maçlarda bile son dakikaya kadar maça asılıyor. Burada sorun yok! Sorun oynanan kötü futbol ve alınan neticeler. Fethiye maçı kaybedilirken, kötü futbol oynanmış olsa bile topun Sarıyer’i sevmediği de bir gerçek! Sarıyer biraz şanslı olabilseydi maçı koparıp alırdı. Olmadı!
Olan ise yönetime, futbolculara ve Lemi’ye oldu. Hatta takıma hizmet etmekten başka hiçbir günahı olmayan Belediye Başkanı Sayın Şükrü Genç’e oldu.
Seyirci kötü futbol ve kötü skor için futbolcuları yuhaladı, yönetimi istifaya çağırdı, yetmedi Lemi’de istifaya çağırıldı, ağır sözlere taciz edildi. Hiçbir günahı olmayan, her maça gitmeyi ve takıma destek olmayı şeref kabul eden Bel.Bşk. Sayın Şükrü Genç’e neden sataşıldı? Nem imkan sağlayacak hem de çıkıp oynayacak mıydı? Olmadı, hiç olmadı!
Maçı takiben yazdığım yazıda şöyle bir cümle kullandım: “Seyirci deyip geçmemek lâzım, onlara kulak vermek gerekir. Seyirciler önce kötü oynayan takımı yuhaladılar, sonra yönetim istifa dediler ve sonunda Lemi Çelik’e yüklendiler: İSTİFA!”
Bu cümleden sonra kullandığım cümle tamamen yönetim kurulu ve Lemi ile ilintili iken bir kısım taraftar “Haklılar…” kelimesini kendilerini haklı göstermişim, yöneticilere, futbolculara küfür etmelerini haklı görmüşüm/göstermişim gibi algılamışlar, konuşup duruyorlar. Demek ki okuduklarını anlamamışlar. Oysa o yazıda yöneticilerin takım kadrosunu kendilerinin kurmadığı, Lemi Çelik’in yaptığı ileri sürülmüş ve böylece topun ağzında Lemi’nin olduğu belirtilmişti.
Yoksa taraftarın her türlü üzücü olayı yapmaları, küfür kafir etmeleri hakkına sahip olduklarını göstermiyor. Anlatmak istediğim bu!
Benim bildiğim seyirci takımını yalnız bırakmayan, maçın başından sonuna kadar takımını destekleyen; kulak ve göze hoş gelmeyen çirkin söylem ve gösterilerden sakınandır. Haa! Unutmadan yazmak isterim, bir kısım seyircinin maçlara ücret ödemeden girmelerine de aklım hiç ermiyor ya! Maça neden ücret verilmeden girilsin ki! Futbolcuların taksitleri ödenemediğinde hatalı yönetim oluyor da maça girerken ücret ödememek için direnenler veya ücret ödemeden girenler neden eleştirme hakkını kendisinde buluyor? Böyle bir hakları olur mu?