Son Dakika Haberler

Atatürk… Kral Edward… Filistin… derken İ.Hakkı Karadayı Paşa

Atatürk… Kral Edward… Filistin… derken İ.Hakkı Karadayı Paşa
Okunma : 69 views Yorum Yap

          

Mahiye Morgül
Mahiye Morgül

Ankara’da Milli Arşiv’de saklı tutulan bir belgeye göre, Mustafa Kemal Atatürk, Kutsal Topraklar dediği Filistin’le ilgili olarak Meclis’te bir konuşma yaptı. Filistin konusunda daha önce Bombay gazetesinde bir haber yayınlanmıştı.            Bombay gazetesi: 27.7.937
            Filistin’e el sürülemez.
            Kemal Paşa Avrupa’ya ihtar ediyor.
            Türkler mukaddes topraklarda yabancı hakimiyetine tahammül etmeyeceklerdir.
            Hakimiyeti Milliye gazetesi Kemal Atatürk’ün Türkiye Millet Meclisinde irad etmiş olduğu bir nutuktan bahsediyor. Aşağıdaki satırlar bu nutkun Filistin’e teallük eden kısmından alınmıştır:
            “Arapların Avrupa siyasetine nüfuz edemeyip bu sözde istiklal kelimesine inandıkları ve bu uğurda Arap memleketlerini Avrupa emperyalizmine esir kıldıkları çok şayanı teessüftür. Arapların arasında mevcud olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. Biz vakıa birkaç sene Araplardan uzak kaldık. Fakat şimdi kendimize kafi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için İslamiyetin mukaddes yerlerinin Musevilerin ve Hristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız. Binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki; buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmeyeceğiz. Biz şimdiye kadar dinsiz ve İslamiyete lakayt olmakla ittiham edildik. Fakat bu ittihamlara rağmen peygamberin son arzusunu yani, mukaddes toprakların daima İslam hakimiyetinde kalmasını temin için hemen bugün kanımızı dökmeye hazırız. Cedlerimizin, Selahaddin’in idaresi altında, uğrunda Hristiyanlarla mücadele ettikleri topraklarda yabancı hakimiyet ve nüfuzunun tahtında (altında) bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan edecek kadar bugün, Allahın inayeti ile kuvvetliyiz. Avrupa bu mukaddes yerlere temellük etmek için yapacağı ilk adımda bütün İslam âleminin ayaklanıp icraata geçeceğine şüphemiz yoktur.”
            …..
            Evet… Mustafa Kemal, 1935’de mason localarını kapattı ve biz nedenini hiç merak etmedik. Ertesi yıl en büyük mason Kral Edward bizzat kendisi geldi,  Dolmabahçe sarayındaki akşam yemeğinde Atatürk’ün yüzüne karşı “ziyaret sebeplerinin Filistin’de kuracakları İsrail devletine itiraz etmemeleri” olduğunu söyledi ve o anda Mustafa Kemal kralın gözlerine hiddetle bakarak, “Ben sağ olduğum sürece asla…” diye kükredi. Arkasından, belgede yazılı olan o ünlü sözleri söyledi.   
            Dolmabahçe yemeğinde konuşulanları ertesi günü Bombay gazeteleri haber yaptı. Dünya basını Bombay’dan aldı haberi. İngiltere Kralı Edward’ın yüzüne karşı gerekirse mukaddes topraklar için savaşmaktan çekinmeyeceğini söylemişti.
            Filistin’i mukaddes toprak saymak, düşmana çiğnetmemek…
            Ankara’ya dönünce kolları sıvadı, Hatay’ı Türkiye’ye katmak için çalışma başlattı; Fransızları Hatay’dan çıkartıp Filistin’e biraz daha yakın olmaktı niyeti. Bunu başardığını göremedi. Çünkü Mustafa Kemal’i siroza götürecek olan yanlış tedaviyi de birileri o süreçte başlattı. Belki bazıları abartılı bulacak ama, sezgilerim bana diyor ki, Atatürk Filistin uğruna öldü.
            İki yıl sonra Hitler’in yük vagonları savaş sürgünü bahanesiyle katar katar Yahudi taşıdı Karadeniz limanlarına, Danimarka gemileriyle Sirkeciye, sonra İskenderun’a, sonra  Hayfa’ya…
            Milyonlarca insan öldürüldü, İsrail devleti kuruldu ve bölge tam 64 yıldır kan, barut, gözyaşı altında. ABD ve İngiltere’nin ekseninden bir türlü çıkamayan Türkiye; eğer böyle giderse yakın bir gelecekte Siyonist İsrail ordusunu ve Evangelist sömürgecileri fiilen güney sınırlarında bulacaktır. Zaten şimdiden güneyimizde kukla Judea Barzanistan devleti kuruldu.  
            Selahattin’in ülkesi Suriye direniyor, ABD gelmiş patriotları toprağımıza kuruyor, “Ne oluyor, bi dakika kardeşim” diyen bir tek asker ya da sivil yöneticimiz yok…
             Fakat, Suriye düşerse, düştüğü gün İsrail’in Sınırları Sinop’a uzanır, bunu görmek gerek. Türk ordusu da bu yüzden kuşatma altında, Mustafa Kemal’in son generalleri ise Silivri-Hasdal zindanlarındadır.
            Bugün yeni bir general daha giriyor içeri… 28 Şubat’ın Genel Kurmay Başkanı İ.Hakkı Karadayı Paşa’nın ifadesi alınıyor; Nato tuzağına düşürüldüğü kanaatindeyim. Necmettin Erbakan’ın dış politikada “milli” tutum içinde olmasından rahatsız olan Nato, onun yerine milli gömleği çıkartmış R.T.Erdoğan’ı ve 8 yıllık sahte eğitimi getirmek için devreye girdi. İMF’den borç almıyorduk, ABD bundan da memnun değildi.
            Hükümeti yıpratarak düşürmek için Erbakan’ı aşırı dinci gösterme görevi de Şevki Yılmaz’a, verilmiş olmalıydı, ki, Erbakan daha sonra ona “git artık evinde otur” uyarısı yaptı.  (Tankları yürütme görevi de Çevik Bir’e düşmüş olmalı!)
            Şimdi eğer 28 Şubat davası açılacaksa, bunda gizli tanık olmaya aday kişi Şevki Yılmaz’dır. Ancak Çevik Bir ile Kemal Gürüz, davada sanık iken gizli tanık olabilirler gibi geliyor bana.
            Mahiye Morgül /3.1.2013