Son Dakika Haberler

Bereketli Hilal’in oğulları kızları kan ağlıyor!

Bereketli Hilal’in oğulları kızları kan ağlıyor!
Okunma : 86 views Yorum Yap

mmorBu Ramazan başka hilaller görmeye başladık. Hilali eğri minareler, hilali eğri Ramazan afişleri, eğri kara hilaller, eğri mavi hilaller, eğri yazılmış Ramazan reklamları, Ramazan’ı aracı etmiş eğri yazılı soğuk çay, daha neler neler…

Eğri hilali resmi tabelalara koyan ‘nato’ kovboyu Kenan Evren’in yolundan gitmeye devam ediyoruz. Atlar değişti, kovboylar değişti, hilallerin eğrilmesi artarak devam etti.

Bereketli Hilal’in boynu bu Ramazan daha büküldü. Çünkü ulu erenler diyarı Filistin, Kerbelâ ve Türkmeneli büyük saldırı altındadır. Bereketli Hilal toprakları bir yandan Özel Türk Askerlik Şirketinin kurduğu ölüm mangası (IŞİD) eliyle, diğer yandan İsrail bombalarıyla perişandır.

Zeynep Sultan Camisine orada, Muhammediye camisine burada saldırıldı. Kâbe’ye saldırılacağı dahi dillendirilmektedir. Evet, hepsi mümkün. Hilal’in eğrilmesine ses çıkarmazsanız minarenin eğrilmesine sıra gelir ve geldi; dengesi yoksa çöker, çöküyoruz. Denge kıran virüsleri ortalıkta, akıl çöktü, ortaçağ hortladı.

Haçlılar gelip yıkmıyor camileri, bize maaşlı paralı palalı ya da tam teçhizatlı asker şirketleri kurdurup onlar eliyle yaptırıyor. İşte ulusalararası özel savunma ve danışmanlık şirketi, SADAT…. Şirket İstanbul’da görünüyor. Girin bakın internete, kara hava deniz, su altı, yakın uzak döğüş, her türlü silah kullanma eğitimi… IŞİD mensuplarının yetiştirildiği özel harp okulu. ANZAK’ı çağrıştırıyor, İngiliz paralı asker şirketiydi; Avustralian New Zeland Army Company.

Bir de “danışmanlık” işi yapıyor. Bu ne iştir? Devletlerin yapamadığını yapıyor, bilgi topluyor ve parayı verene satıyor, bu mu? Artık ulus devletlerin güvenlik ve savunma birimleri devre dışı mı bırakıldı? Milli Güvenliğe indirilen balyoz ve casusluk darbeleri, Milli İstihbarata indirilen paralel yapı darbeleri bunun için miydi?

Özel askerlik şirketi kurmak… Hangi Amerikan kovboyunun aklıydı ve kimler eliyle yasal izinleri verilmişti, iyi düşünün.

Babam derdi Rahmetli, “Komşunun tavuğu ölse İngiliz’den bileceksin, bunu komşunla seni birbirinize düşürmek için yapar.”

Özel şirket demek bir patrondan emir alan demektir. Patronun da küresel bağları vardır. Parayı veren düdüğü çalıyor, ama iyi para verdiği kesin. Öyleyse çok paralı bir patron var arkasında. Petrol devleri kapışıyor olmalı. Irak’ta petrol işletmelerinde en büyük ortak Çinli şirketlerdir, biliyor muydunuz? Yani, Amerika Bağdat’tan yenik çekilirken petrolün üstüne Çin oturdu, yedirmezler. Biz de din mezhep savaşları diye uyutuluruz.

Olan bize oluyor.

Bereketli Hilal Toprakları yine kan ağlıyor!

Bereketli Hilal camilerden kalkıyor!

Bereketli Hilal cenaze araçlarımızdan kalkıyor!

Çünkü artık paraya tapanlar kıblenizi belirliyor!

Sadece kıblenizi değil, ülkenizin başına getireceğiniz kimseleri de belirliyor.

Hamitler camisinin hilali neden eğri?

Geçen hafta Bursa Hamitler’deydim. Buranın en yaşlıları da biz bildik bileli bu hilal böyledir, diyor. Kadıköy Tüccarbaşı semtindeki Böcekli Caminin hilali gibi. Kiremit çatılı, kısacık minaresi, sadece minarede hilal var ve o da eğri.

Eskiden burada ipekböcekçiliği yapan tüccarlar varmış. Burası dutluklarla kaplı tepelik bir alanmış. İpek böcekçiliği burada yapılırmış. Kozalar toplandığında Koza Han’a götürülür, önce tefeciye borçlar ödenir sonra kuyumcuya gidilirmiş… Peki de, bu camilerin hilali neden eğri? Düşündükçe varıyorsunuz İngiliz kraliyetinin tüccar akrabalarına, onların Protestan Evangelist Siyonist sembolüne, “Kuyruklu Yalan” dedikleri eğri hilale… Kendi yaptırdıkları camiye işaretlerini koydukları anlaşılıyor.

Hamitler’de caminin önündeki Ramazan afişlerine baktım, hepsinde hilaller eğriydi. Bu afişleri de mi Koza Han’ın eski tüccarları geldi yaptı?

Geldiler efendim geldiler. Bütün kalelerimizi içerden zapt ettiler.

Afişin altındaki imzalar DİB Nilüfer Müftülüğü, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, her akşam Teravih ve Hatim, afişte adları sıralanmış 60 müezzin, fakülteden hocalar, camilerden imamlar… Bu kadar insan dinimize hizmet ediyor diye haydi sevinelim, ama afişteki hilal de minareler de gerçek değil, gökyüzü aydınlık ama cami karanlık, zemini eğri. Doğru olan bir tek ögesi yok; minarelerde hilal yok ve orta kubbedeki tek hilal de eğri (büyüterek bkz.) ve gökte görünen hilalin de yönü ters. Bunca din uzmanının bunlara itiraz edemeyişlerine ne demeli? Tıpkı Ankara Beştepe protokol camisinde siyah eğri hilalin altında namaz kılan B.Arınç gibi, hepsi suskun.

Soralım hocalarımıza; eğri hilalin altında namaz kılmak ve hatim duası okumak dinen caiz midir?

…..

Eğri deyip geçmeyin, akıl dengenizi bozacak kadar tehlikeli silahtır!

Dik, düz, doğru, eşit, paralel gibi temel kavramlarımız yok ediliyor. Dikkat, bu bir silahtır. Sürekli eğri büğrü yan yatmış nesnelere baktırılıyoruz. Kanalın birinde halay çekenleri yandan görüntülüyor, bir yarışmayı eğri zeminde yaptırıyor, vs.

Evrende dengeyi kıran hatalı ne varsa görüntülemiş tekrar tekrar veriyorlar; kadının koluna sülük oturtmuş (kolda dolaşım sorunu olmaz, kalbe yakındır!), sülüğü çekerek çıkartıyor, birbirini yiyen böcekler, dengesini kaybetmiş de kötü düşmüş insanlar, vb…

Bunlar DENGE KIRMA Silahıdır. Ders kitaplarından reklam afişlerine kadar bu silah var. Kitapçı tabelasında bile görebilirsiniz bu silahı. Örneğin tabelasında “DRY Kitabevi” demiş, DRY (İng: kuru) harfleri sola yatmış. Türkçeyle İngilizce kolaj olursa böyle anlamsız “Kuru Kitapçı” gibi bir şey olur. Her harfi büyük olduğu için acaba harfleri tek tek mi okumak lazım… Yani, DRY’nin okunuşu belirsiz, kuralsız bir şey, akılda kaos yaratıyor, eğri büğrü di-di reklamı gibi, bildiğin bir kurala göre okumak mümkün değil. Okumaya çalıştıkça bildiğimiz yerleşik kuralları dağıtıyor.

Böyle eğri büğrü yazılar bize kötülük yapar, akıl sağlığımızı bozar, zihin terörüdür. Hani atalarımız nasıl demişti; “Kötüye bakma, kötüyü duyma, kötüyü konuşma!”

Bizi birileri kötüye baktırıyor, kötüyü dinlettiriyor, kötü şeyleri konuşturuyor…

Ekmelüddin Efendi iyi olan ne anlattı ki ona oy vereceksiniz…

Son günlerde, acaba iyi bir şey söyler mi diye yeni CB adayı Ekmelüddin Efendinin ağzına bakıyoruz. Bağırmadan söylüyor, ama akıllı bir şey söylemiyor. “BOP hakkında ne düşünüyorsunuz” diye soruyor programcı, el cevap; “Evet, yeni devletler kurulacak, mezhepler ve devletler birbiriyle savaşacak, yenidünya haritaları çizilecek…”

Yani, Erdoğan’ın eşbaşkanı olduğu programa itirazı yok, Bereketli Hilal’in kan gölüne dönmesinden hiç rahatsız değil. Hatta, “Cumhurbaşkanı olursam başbakan Tayyip beyle geçinir gideriz” dedi. Tayyip beyin başkanlık istemesine karşı, sadece o kadar. Örneğin, askerliğin özelleştirilmesine karşı bir fikri yok, IŞİD’e paralı terörist yetiştiren askeri eğitim veren şirketi kapatacağız demiyor.

(Bkz: sadat.com.tr, Özel Harekât Eğitimi: SADAT A.Ş. hizmet verilen ülkelerin Kara, Deniz ve Hava … Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şti.)

Bu IŞİD adı hangi dilde baş harfleri içeriyor, fark ettiniz mi? Şam adını sadece biz Şam diyoruz, Suriyeliler ise Dimaskos derler. Bakın size bir asimetri daha; Irak, devlet adı iken Şam şehir adıdır. BOP’a bakalım. Bağdat şehri ortadan Şii-Sünni diye ikiye bölünüyor, ancak iki tarafı birbirine nefret içinde bırakarak kurulacak yeni Bağdat City State! Yeni Türkiye de böyle şehir devletlere bölünecek ve buna hiç itirazı yok Ekmelüddin efendinin. Onun sadece laiklerin sosyal statülerini bozmayacağına inanarak oy verecek olanlara şaşıyorum.

BOP haritasında nerelere “şehir devlet” işareti özel yıldız konulmuştur, bir daha bakalım. Ankara da yıldızlıdır, gördünüz mü?

(bkz: http://akpartigercekleri.blogspot.com.tr/p/buyuk-ortadogu-projesi-bop.html)

IŞİD bence paralı askerlik şeklinde Türkiye’de kurulmuş bir Küresel Terör Örgütüdür. Türk ordusunu BOP’a alet edemeyince, ordudan ayırdıkları astsubay birileriyle özel askerlik şirketi kurdular ve plan bu şekilde devam ediyor. Mevcut Anayasaya aykırıdır. Liberalize edilmiş askerliktir bu. Hilal uğruna savaşmak, yani vatan savunmak artık bitirilmiştir, o yüzden minarelerde Hilaller artık eğridir.

Eğri hilaller ve liberalize edilmiş TSK konusunda bence Ekmelüddin ile Tayyip beyler arasında sessiz anlaşma var.

Türk terör örgütü IŞİD yüzünden bir gün uluslararası harp divanına çıkartılırsak hiç şaşırmayın.

Son ek:

Atatürk’ün Kızılcahamam Altın Su Parkı’nda kamp yaptığı (16 Temmuz 1934) yerde bu sene yıldönümü kutlamaları yapılmazsa şaşırmayacağım. MHP’den AKP’ye geçen belediye Ramazan bahanesiyle kutlama yapmayacaktır. Ancak halkın geleneği devam ettirerek çocuklarını alıp Altın Su Parkına gideceğini umuyorum.

13.7.2014

Mahiye Morgül