Son Dakika Haberler

Savaşacak Genç Adama İhtiyacı Olanlar

Savaşacak Genç Adama İhtiyacı Olanlar
Okunma : 111 views Yorum Yap

mahiye_45Savaş baronları bir galon petrol için birbirine girdiler, ama karada savaşacak genç adama ihtiyaçları var. Obama “Benim karacı askerim PKK’dır” dedi.
Peki, IŞID kimin karacı askeridir?

Paralı asker toplama şirketidir IŞID. Tıpkı İngiliz ANZAK şirketi gibi, Güneydoğu Asyalı kardeşlerimizi gemilere yükleyip Çanakkale’de üstümüze saldıkları gibi. Bu yüzden paralı asker şirketi deyince aklımıza ilk gelen İngiliz savaş baronlarıdır. Dedeleri 1204’de İstanbul’u işgal ettiklerinde onlara İtalyan Levantenleri demiştik, şimdi İngiliz Levantenleri diyebiliriz.

IŞID’e artık IŞIL demeleri böyle bir itiraftır.
IŞID’e asker olmanın bedeli 18 bin TL.

http://odatv.com/n.php?n=kor-muydun-0707141200
Bu paraya kırk takla atar benim borçlandırılmış gençlerim. Babası da memnun, oğlu iş buldu, babasının hesabına yatıyor paralar…
Para en yüce değer olmuş, paraya tapınılıyor, uğruna adam kesmeye gidiliyor… Kimi kes derlerse onu kesiyor, nereyi yık derlerse orayı yıkıyor, robot gibi…
Borçlandırarak köleleştirme, borç köleliği… Al parayı ver dinini. Bir gün arife orucu tut, bir yıllık günahın af olur, öyle diyor Ramazan vaazında ekrandaki bir hoca.
Borçlandırarak köleleştirme, canileştirme… İslam öncesi Arabistan!
Yabancı bankaların kredi kartlarını köylere kadar dağıtmasına izin vermişiz, karşılığında borçlu insanlar yaratmışız. Bunların bir büyük savaşın ön hazırlıkları olduğunu yöneticilerimiz bilmiyor muydu?
Borçlu gencin vicdanı elinden alınır, borçlu babanın toprağı elinden alınır, hatta çocuk yaşta kız çocuğu karnını doyuracak yaşlı bir adama satılır, kredi kartıyla borçlanmış genç kızın namusu elinden alınır… Aileler söner, kendi ailesine ve kendi insanına düşman gençler doğar…
Borçlu babanın çocuğu artık onun çocuğu değil ona borç verenindir, emri ordan alır.

Oğullarımız paraya tapan kullar oldu. Hani biz sadece Allah’a kulluk ederdik!!!
Allah’la aranıza kendi kazancınızmış gibi harcadığınız o borç para girdi; aileniz dağıldı, vicdanınız susturuldu, evlatlarınız elinizden gitti…
Hani helal para kendi kazancınız olan paraydı!

Başınız darda, savaş çanları her yerden duyuluyor, Türk Ordusuna güvenmekten başka sığınağınız yok, ama oğlunuz Türk Ordusunda değil ona karşı cephede kulluk ediyor… Kafalar allak bullak. Tayyip Bey bile TSK’ya güvenmek zorunda kaldı, TSK ona “önce bize koyduğun yasakları kaldır” diyor; PKK’lı görünce ateş etmek için valilerden izin almak, Suriye sınırında Suriye askerini sınırdan uzak tutmak için konulan angajman, gibi.

Borçlu babaların oğulları ellerinden alınıyor, acil konu bu.
Parayı üretmeden tüketmeye bu gençleri nasıl alıştırdık, gençlerimizi tüketim çılgını haline getiren bir eğitim nasıl verdik, aileler buna nasıl seyirci kaldı?

Hepsi sizin sorumluluğunuzda değil elbet, sizden bunları gizlemenin yollarını da buldular. Örneğin okul kitaplarından matematiği nasıl buhar ettiklerini siz göremezdiniz, bilimle uğraşanların bunu size anlatması gerekirdi, susarak bu zulme ortak oldular. Demek ki bir aydın ihaneti var.

Birkaç yıl önce velileri uyarmıştım, tekrar ediyorum:
Aile bilgilerinizi okulun internetine koydurmayın, aile anketlerine cevap vermeyin, ailesinde sorun olan çocukları takip ederek savaş şirketleri oltaya takarlar, İngiltere ve Amerika’da böyle oluyor… Okula yazılı dilekçe vererek aile bilgilerinizi e-okul dosyasından sildirin.

Tam bu satırları yazarken Uşak’tan bir anne telefon etti, siteme koyduğum eski ilkokul kitaplarına teşekkür ediyor. Çocuğunu geçen yıl rapor alarak 1.sınıfa vermemiş. Bunda hata yaptığını, durduk yerde çocuğuna “öğrenemez” belgesi taktığını söyledim, ürperdi. Rahatlayacağı çözüm önerdim: “Şimdi tatilde okuma yazma öğretip 2.sınıftan başlatacaksın” dedim ve “mayana1950” (youtube) adresimden Evde Okuma Yazma videolarıyla çalıştırmasını söyledim, sevindi, rahatladı.

Sitemden 1.sınıf kitaplarını indirip onları okutacak, sınavla 2.sınıfa girecek çocuk. Diğer anneleri bilgilendirmek üzere de kendi evinde toplantı yapacak.
Biliniz ki mevcut eğitim programını paranın Tanrıları bize dayattı. Unutmayın, 4 yıl önce Türk Milli Eğitiminin Amacı “küreselleşmenin ihtiyacı olan eğitim programlarını uygulamaktır” şeklinde değiştirildi. Küresel efendiler böyle buyurdu!

Kolejler bile bu programı uygulamaktadır. Lütfen çocuğunuzun yeni kitaplarına dikkatle bakın, özellikle Türkçe ve İngilizce kitaplarına bakın, iğrenç ve vahşi resimler göreceksiniz. Yüzsüz gözsüz insan suretleri, hayvan suratlı iki ayaklı yaratıklar… Bunlara baka baka çocuklarımız vahşileştiriliyor.
Bu hafta bir kolejin kendi bastığı Türkçe kitapları elime geçti; çöpe atacağınız internetten alınmış yazılar boca edilmiş içine. Bu çöplerle işgal ediyorlar çocuklarınızın beyinleri, bunlardan bırakın normal Türkçe eğitimi almayı Türkçe’den nefret ederler.

Böyle eğitimden geçirilen nesillerden ancak düşmanlarımızın kullanacağı cellatlar çıkar. Çünkü paranın efendileri (Tanrıları!) bu programı bize dayatırken, para karşılığında anne babasına bile acımayan gençler ortaya çıksın istiyorlardı.

Savaş çok uzun sürecek, lütfen kredi kartlarınızı iptal edin ve kendi çocuklarınızı mevcut eğitimin dışına çekerek korumaya alın.
Son bir sözüm daha var. Kriz dönemlerinde savaş çıkar, paralar halka değil saraylara inşaat sektörüne gider, neden mi?

Örneği Paris Eiffel Kulesinden vereyim. Kuleyi yapan demir çelik kralı Fransız Yahudisi Gustav Eiffel 2.dünya savaşının tamtamları çalarken kalktı bu kuleye 650 bin ton demir-çelik yığdı, parasını Fransız halkının cebinden kendi kasasına aktardı, Avrupa Demir Çelik Ortak Pazarını kurdu (AB’in ilk hali) ve Hitler’e tank-top yapsın diye demir çelik sattı. Kule yükselirken Fransa halkı demir tozlarıyla karnını doyurdu, yüzlerce işçi karıncalar gibi düşerek öldü, yerine yeni işçi alınırken babalar oğlu iş buldu diye seviniyordu. Krizden tek etkilenmeyen şirket Eyfel’di ve hala satıyor bu demir yığınını. Paris’e gittiğimde bu adama benden para gitmesin diye bu kuleye çıkmadım.

Demem o ki, biz işsiz oğullarımızı İŞİD’e verirken krizdeki inşaat sektörü kendini kurtaracak yatırımlara yöneldi, oğullarımıza fabrika kurmak yerine saraylar yapıyorlar. Bu işten kim kazandı diye sormak aklımıza gelmiyor, bu lüks harcama için meclisten onay alınmış mı diye de sormuyoruz, çünkü aklımızı biz yönetmiyoruz.

Çünkü Levantenlerin gerçeği göremeyen insanlara ihtiyacı var, aynı nedenle ders kitaplarının içinde onların “bak” dediği iğrenç resimler var.

Mahiye Morgül