Son Dakika Haberler

AKP’nin Köşk oyunu. Cengiz Kuşçuoğlu

AKP’nin Köşk oyunu. Cengiz Kuşçuoğlu
Okunma : 96 views Yorum Yap

Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yeniden Köşk’e aday olmasının önünü açması,AKP kurmayları tarafından şaşkınlıkla karşılanmıştı. Çünkü parti içindeki bütün hesaplar, Başbakan Erdoğan’ın 2014’te Köşk’e taşınması üzerinden yapılıyordu.

Hatta,kurmaylar Erdoğan’ın “yetkili” Başbakan konumundan“yetkisi sınırlı” Cumhurbaşkanı  olmaması için “Başkanlık Sistemi”ni pompalayan demeçler vermenin yanı sıra Meclis’te nasıl bir oldu bittiyle bunu Anayasa’ya taşıyabileceklerinin hesabını yapıyorlardı. Liderden gelen talimat da o yöndeydi. MHP’li, BDP’li Anayasa değişikliği hesaplarının yanı sıra ana muhalefet partisi CHP’yi parçalamaya yönelik stratejiler üzerinde duruyorlardı.

Anayasa Mahkemesi’nin Gül’ün yeniden Köşk’e aday olabileceği yönünde karar vermesi yeni bir durumdu. Hele hele, Cumhurbaşkanı’nın konuya ilişkin soruları,”Bir daha aday olmayı düşünmüyorum” gibi net yanıt vermek yerine ,”Zamanı gelince düşünürüz” gibi önü açık yanıtlar vermesi,“Acaba” ile başlayan kuşkuları artırdı. Onun için kurmaylar, kendilerini Gül’ün yerine koyarak,”Kesinlikle aday olmaz” ya da “Olmamalı” şeklindeki demeçler vermeye başladılar.Bu biraz da mezarlıkta ıslık çalmaya benziyordu.

Anlaşılan o ki, Gül bu demeçlerden rahatsızlık duyunca basın danışmanı Ahmet Sever aracılığı ile bir çıkış yapma gereğini duydu. Ve yeniden aday olmasına herhangi bir engel olmadığını bir kez daha anımsattı.

Bu noktada tartışmalar yeniden kızıştı. AKP kurmayları, Erdoğan’ın aday olması halinde Gül’ün yeniden aday olmayacağı yönündeki görüşlerini dile getirirken,” Bir memur arkadaş, kamuoyuna böyle bir bilgi sunmuş” diyerek topu Ahmet Sever’in üzerine attılar.Ancak, Sever’in Gül’ün bilgisi olmadan böyle bir demeç vermesi mümkün değil.

Peki, gerçekten Erdoğan’ın aday olması durumunda Gül yeniden adaylığını açıklar mı? Birden çok yanıtı olan bir soru.

Her ikisinin de üniversite yıllarından bu yana “mücahit”geçmişlerine ve aynı örgütlerde birlikte hareket ettiklerine bakılırsa örgütsel hiyerarşide daha üstte olduğu dikkate alındığında Erdoğan’a karşı Gül’ün aday çıkmasının mümkün olmadığı görülüyor. Nitekim Cumhurbaşkanı seçildiği süreçte Gül’ün istemediği halde Erdoğan öne sürünce aday olmak zorunda kaldığı yönündeki bilgiler bunu gösteriyor.

Gül’ün yeniden aday olabileceğini öne sürenler ise başta Başbakan Erdoğan olmak üzere AKP kurmayları ile kavgalı olan Gülen Cemaati ile olan yakınlığına dikkat çekerek,”Neden olmasın?” diyorlar.

Köşk seçimleri için daha iki yıl var. Bu iki yılda şüphesiz köprülerin altından çok su akar. Bu sular akarken başta ABD olmak üzere dünya enerji kaynaklarını kontrolleri altına almak isteyen batılı güçler Ortadoğu’da başlattıkları haritaları yeniden çizme operasyonlarını sürdürüyorlar.

Görünen o ki, Irak’tan sonra Suriye’nin de bölünmesi gündemde. Ardından da sıranın Türkiye’ye geleceği sır değil. Başbakan’ın“eş başkanı” olmakla övündüğü genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi’ndeki hedef ülkelerden birinin Türkiye olduğu çok yazıldı, çizildi.

Belki de, bizi yönetenler ve onların stratejik ortakları, Irak’tan sonra ateşe verdikleri Suriye’deki yangından sıçrayan alevlerin Güneydoğu’daki yangını körüklediği gerçeğini gizlemek için erken bir köşk kavgasını gündeme getirmiş olabilirler.

Bu tartışma “şike”de koksa,Ortadoğu’da süren savaşın Türkiye’nin yakın geleceğini de şekil vereceği gerçeğini değiştirmiyor. Onun için o iktidar denkleminde yalnızca Gül ve Erdoğan olmayabilir. Tarih, emperyalistler tarafından kullanılıp işleri bittiğinde de bir kenara attıkları liderlerle dolu.

Çok uzağa gitmeye gerek yok. Dün Saddam’ın başına gelen bugün Esad’ın başına gelmek üzere. Yarın kimin başına geleceği bilinmez.