Son Dakika Haberler

Bu da yetmez! Cengiz Kuşçuoğlu

Bu da yetmez! Cengiz Kuşçuoğlu
Okunma : 112 views Yorum Yap

Ülkeye “ileri demokrasi” getirmekle övünen iktidar, bu yolda önemli bir adım daha attı. Yine bir gece yarısı operasyonu ile özelleştirme satışları hakkında yargıdan çıkmış ve bundan sonra çıkabilecek iptal kararlarını, hükümete uygulamama yetkisi veren düzenleme AKP milletvekillerinin oylarıyla Meclis’te kabul edilerek yasalaştı.

Hem de konu ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bir düzenlemeye, AKP’lilerce verilen bir önerge ile yeni bir madde eklenerek gerçekleştirildi. Görüşülen yasa BDDK ve TMSF başkan ve üyelerinin görev sürelerini düzenliyordu. İktidar milletvekillerinin “yangından mal kaçırırcasına” verdikleri önerge ile birden bire Bakanlar Kuruluna  “beğenmediği yargı kararlarını uygulamama” gibi “süper yetki” veren bir yasaya dönüştü.

Kişi hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması amacı ile yasama, yürütme ve yargı güçlerinin ayrı organlarca kullanılmasının demokrasilerde kurala bağlandığı ve “güçler ayrılığı ilkesi “ adı verilen bu kuralın demokrasinin olmazsa olmaz ilkesi olduğu kimin umurunda. Önemli olan Başbakan’ın böyle bir düzenleme isteyip istemediği.

Halen yürürlükte bulunan Anayasa’nın 6. maddesi’nde,“Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz” deniliyormuş…

Ardından sırasıyla ,”Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez”; ”Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir” ve “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır” deniliyormuş… Kimin umurunda?

Anayasa’nın “Mahkemelerin bağımsızlığı”  başlığını taşıyan 138 inci maddesinde de “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” deniliyormuş. Kimin umurunda?

Önemli olan, liderin, Başbakan’ın ne dediği? O ne buyuruyorsa o! Onun için yargı kararlarını uygulamama yetkisi için Bakanlar Kurulu’na yetki vermek yetmez. Bu yetkiyi Başbakan’a verin, ülkede padişahlık ilan edin gitsin…

Aslında iktidar partisi içinde, bakanlığı tarafından gündeme getirilen düzenlemelerin yargıya götürülmesini engelleyecek yasal düzenlemeler olmasını isteyen bakanlar da var.

Bu gidişle onların istemlerinin hayata geçirilmesi de yakındır.

Anlaşılan, 12 Eylül Referandumu sonrası yargıda yapılan düzenlemeler iktidar partisi için yeterli değil.

Ne diyelim, biraz daha sıkın dişinizi! 1 Mayıs’tan itibaren yeni Anayasa’nın yazımı için start veriliyormuş. Her şey “ileri demokrasi” için.