Son Dakika Haberler

İstanbullulara bir “İDO” çağrısı. Harun Gürek

İstanbullulara bir “İDO” çağrısı. Harun Gürek
Okunma : 74 views Yorum Yap

İstanbullu değilim, İstanbul’da da yaşamıyorum ama şu İDO’nun özelleştirildikten sonra yaptıkları kabul edilebilir gibi değil.

Belediyeden İDO’yu satın alan Başbakan’ın hemşehrisi Hamdi Akın, Doğramacı Ailesi ve İskoç ortakları kendilerini çok akıllı sanıyorlar… Cin olmuş, İstanbulluları çarpıyorlar…

Yaptıkları ne hukuka ne vicdana ne de ahlaka sığan cinsten. Hele hele Eskihisar-Topçular hattında “kuyruklardan yararlanma” tarifesi ise her yönüyle tam bir rezalet.

İDO, söz konusu hatta epey bir süredir farklı bir tarife uygulaması yapıyor. Adına da “öncelikli geçiş hakkı” demiş. Kuyrukta beklemek istemeyenler, 25 lira fark ödeyip, hiç beklemeden, saatlerce kuyrukta bekleyen dargelirli vatandaşın önüne geçip, vapura arabasıyla biniyor.

Olay ne anlama geliyor? Gelin birlikte bakmaya çalışalım:

1- Olay düpedüz bir gizli zam ve vurgun. Özellikle yaz aylarında o hattı onbinlerce araç kullanıyor. Otomobiller için geçiş fiyatı 50 lira ama İDO, kuyrukta beklemeden geçmek isteyen binlerce kişiden 75 lira ücret alıyor. Bu 25 liralık farkı ortalama vurduğunuz zaman İDO, araç başına aldığı ücreti en az ortalama 55-60 liraya getiriyor. Tarifenin 50 lira olduğunu dikkate alırsanız İDO bu yolla gizli bir zam yapmış ve en az yüzde 10’luk bir haksız kazanç sağlamış oluyor. Buna haksız kazanç demek yanlış olur. Düpedüz bir soygun! Kırk Haramiler gibi yol kesmeden, nazikçe parası olanları soyuyorlar.

2 – İnsan haklarına tamamen aykırı bir olay. İDO, Eskihisar ya da Topçular’da araçlarıyla karşıya geçmek için saatlerce kuyrukta bekleyen, 25 liralık farkı veremeyen insanların haklarını, vicdana ve ahlaka aykırı bir biçimde çiğniyor. Bunu yaparken, kuyrukta bekleyen insanları salak yerine koyuyor. Af edersiniz o insanlara resmen “Siz aptalsınız! Sizin gözünüzün önünde, hakkınızı elinizden alıp parası olanlara satıyorum”deyip, hakaret ediyor, aşağılıyor, ayrımcılık yapıyor ve ikinci sınıf vatandaş yerine koyuyor. Özetle o insanların kişilik haklarına ve onurlarına saldırıyor.

3 – Olay, hukuku da yasalara da aykırı. Herşeyden önce, İDO bir kamu hizmeti veriyor. Bu hizmeti Ulaştırma Bakanlığı’ndan aldığı lisansla yapıyor. Bu lisansta, “Ben sana lisans verdim, git vatandaşı soy, aptal yerine koy” yazmıyor. İDO bu hizmeti verirken, insanlar arasında ayrımcılık yaparak, insanların bir bölümünün haklarını ihlal ederek, anayasadaki “eşitlik” ilkesini çiğniyor.

İDO bir hizmet işletmesi. İnsanları bir yerden bir yere taşıyıp karşılığında ücret alıyor. Oysa İDO, parası olan insanları, para karşılığında kuyruğun başına geçirirken hiçbir hizmet vermiyor. Sadece diğer insanların haklarına ağır bir tecavüzde bulunuyor. Dolayısıyla fark ücretini hiçbir hizmet vermeden alıyor; yani haksız kazanç sağlıyor, vurgun yapıyor. Bunlar da Türk Ceza Yasası olmak üzere ilgili bütün yasalara aykırı.

4 – İDO, artık özel bir şirket de olsa bir kamu hizmeti veriyor; karşısında da hiçbir rakip yok. Karşısında rakip bir şirket olsaydı, İDO kuyruk var deyip, birilerini öne geçirmeye kalkışabilir miydi?… Kalkışamazdı. Rakipsizliğin yarattığı bir kötüye kullanım söz konusu. Bu da Rekabet Yasası’na aykırı. Yasa “hakim durumun kötüye kullanılması” eylemini suç sayıyor ve çok ağır paralarla cezalandırıyor.

Bu durumda yapılacak tek şey var. Tepki göstermek, dava açmak, suç duyurusunda bulunmak.

İstanbullular, Bursalılar tepki verince, kamuoyundan yoğun tepki yükselince İDO, “esnek” ve “dinamik” fiyat politikasından geri adım atmak zorunda kaldı. Siz tepki gösterdikçe daha da geri adım atmak zorunda kalacaklar.

Kendinizi aptal yerine koydurmayın, suç duyurularında bulunun, dava yağdırın ki; AKP’nin çok sevdiği Hamdi Bey ve ortakları dünyanın kaç bucak olduğunu, Türkiye’de “Kırk Haramiler”düzeni olmadığını görsün!