Son Dakika Haberler

KIZLI-ERKEKLİ EVLER…Tarık Yel

KIZLI-ERKEKLİ EVLER…Tarık Yel
Okunma : 190 views Yorum Yap


 kizli_erkekli_989      Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN, gene ettiği laf ile gündemi değiştirdi. Ne diyelim ki, helal olsun… Ne derse medyada rating rekorları kırıyor. Ne kral sanatçılar, ne prenses bayan sanatçılar, Başbakan’ı haber olma konusunda geçemiyor. Başbakan’a göre üniversitelerde okurken, aynı evi paylaşan kızlar ve erkekler, seks yapma ihtimalleri çok kuvvetli! ve de yapıyorlar.

Yapıyorlar tabi… ateşle barut bir arada durur mu? Yapsınlar bize ne… Yaşları olmuş 18-25, artık reşitler… Her iki tarafta çevreyi gürültü anlamında rahatsızlık vermedikten sonra, ne yaparlarsa yapsınlar.  Dünyanın her tarafında, üniversite öğrencileri isterlerse kızlı-erkekli evlerde kalıyorlar. Hiç bir devlet gücü bu öğrencilere hesap soramıyor. Ancak rahatsızlık verirlerse komşulara, o zaman şikayet neticesinde emniyet güçleri tarafından kulakları çekiliyor.

Ama inanın bu şekilde kalan öğrenciler, ülkemizde % 1 bile değil… Hiç bir anne ve baba kızlarının, bir erkekle aynı evi paylaşmasına izin vermez. Kalanlar ise, 100 kızdan 1 tanesi… Yani aslında bu konu çok önemli değil… Zaten aynı evi paylaşan, kızlar ve erkeklerin çoğu evleniyor.  Avrupa devletlerinde bu oran, % 50′ lerde… Millet bu konuda şikayetçi değil iken, umurunda bile değilken, neden Başbakan bu konuda rahatsızlığını dile getirdi anlamış değilim… Madem ki bu konuda rahatsız, neden en yakın arkadaşı Amerika Başkanı OBAMA…

O zaman OBAMA ile bütün ilişiğini kesmeli. Çünkü Amerika üniversite gençliği, bırakın evlerde seks yapmayı, sokaklarda ve parklarda bile seks yapıyor. Böyle bir yaşamın başındaki devlet başkanı ile, arkadaş olması ve görüşmesi de uygun değil o zaman… Eğer ki Başbakan bu konuda, gerçekten kızları korumak istiyorsa, yörüngesini doğu’ya ve güneydoğu’ya çevirsin. Kızlar daha 12-13 yaşında, anne ve babaları tarafından zorla evlendiriliyor. Yüzbinlerce kız, zengin ağalara kuma olarak gidiyor. Bu konuda asıl Başbakan’ın bir şeyler yapması lazım…

Başbakan Türk gençliğini sıkmayı, artık bırakmalı. Gezi olaylarında, artık bizimde düşüncelerimize önem ver diyen gençliğe, hayır olmaz dedi… Polisleri gençlerin üzerine sürdü. 7 tane genç  çocuğumuz rahmetli oldu. Gezi olayları aylardır ülkemizi gerdi.

Şimdi gezi yetmedi, aynı evlerde kalan kızlı-erkekli müdahale şoklarıyla gerileceğiz. Başbakan fanatiği apartman yöneticileri, kendi binalarında aynı dairede kalan kızları ve erkekleri, emniyete haber edecekler. Gene eylemler, gene olaylar hayatımızdan hiç eksik olmayacak.

İnsanların aklına şu geliyor. Özgürce yaşayan insanlarımıza neden bu müdahaleler. Yoksa şeriat düzenimi getirilmek isteniyor. Çoğu halk bu kuşkudan rahatsız. Çünkü şeriat yaşamı ve çok dindar yaşayan milletler hepsi  birer birer, arap baharı yaşadı ve yaşıyor. Bu da ülkeleri çıkılmaz bir sokağa götürüyor. Kan ve vahşet olayları, hiç eksik olmuyor, dindar hayat yaşayan müslüman ülkelerinde… 

Bugünkü yaşamımızda, hukuk sistemimiz, kızlarla erkek öğrencilerin bir arada yaşamasına ve oturmasına müsade ediyor. Sonuçta arkadaşız diye birlikte kalıyorlar. Buna kimse bir şey diyemez.Türkiye laik bir devlet, herkes yasaların çizdiği noktalarda yaşıyor. Başbakan bunu anlamalı; herkesin hayatı kendisinden sorumlu… Biri şikayet ederse, zaten o zaman hukuk gereğini yapıyor.

Başbakan kızlı-erkekli, beraber oturmayı çok büyütüyor. Belkide çaktırmadan, medyaya beyanet vermeden, bunla ilgili bir yasa çıkarsa kimse bir şey demeyecek. Vatandaşlarımız, bir de gezi olaylarından kendisine çok kırgın… Bunla ilgili söyleminin, çok büyük tepki verilmeside bundan…

Marmaray açıldı! Hemen her yerde asrın başbakanı afişleri gözümüze çarptı. Evet ama Başbakan, bu çok büyük bir söz… Asrın Başbakanı olmak için, tüm halkın Başbakanı olmak gerekmiyor mu?. Siz evdeki % 50’yi seviyorum. Dışardaki yarıya sizi tanımıyorum diyorsunuz. Bir ülkede sadece halkın yarısı ile barışık, diğer yarısı ile inatlaşan, durmadan protesto eylemleri olan bir ülkenin Başbakanı, asrın Başbakanı olabilir mi?

Kesinlikle çok yeteneklisiniz. Siyasetin ilk sekiz senesinde müthiş bir performmans gösterdiniz. Gelmiş geçmiş, bence en iyi Başbakandınız. Hatta ilk sekiz sene yanınızda olsamda, bir şeyler öğrensem dedim. Ülkeyi maddi olarak şaha kaldırdınız.Vergi sistemindeki buluşlarınız ve yaptıklarınızla, 1 milyar için, kapısında köle olduğumuz IMF’ye, borç verir hale geldik. Ne oldu son dört sene anlamış değilim. Ülkemizin en büyük sorunlarını çözeceğiniz yerde, yok ağaçları keserim, yok yol yaparım diyerek, kendi vatandaşlarınızla nerdeyse yumruk yumruğa girecek duruma geldiniz.

Belli ki asrın Başbakanı olmak istiyorsunuz. Bencede eğer ki, bu olumsuz huylarınızdan arınırsanız, neden olmayasınız. Hatasız kul olmaz. Dönersiniz inatlaştığınız halka, evet ben bazı konularda hata ettim. sizlerden özür diliyorum dersiniz… Bakarsınız gerginleştiğiniz halkınız, sizi tekrar bağrına basar. Ama burası bir gerçek ki, asrın Başbakanı olmak için, her bireyi kucaklamanız gerekiyor.

Halkımızın en büyük sorunları ne? Asgari ücret ve emekli maaşları…Ev kiralarının 500 tl olan ülkemizde, 800 tl ücretler revamıdır. Ekonomi anlattınız gibiyse, ki bende sizle bu konuda aynı fikirdeyim, yapın asgari ücreti ve emekli maaşını 2000 tl, bu halk size kurban olsun…

Şu an ülkemizde, kredi kartından hacze düşmüş 2 milyon aile var. Her aile 4 kişi olsa, yapar 8 milyon kişi. Çıkarın bir yasa, bankalar uzun vadede, kredi kartı mağdurlarına versinler bireysel kredi… intiharlar değil, dağılan aileler değil, bayramlar olsun…

Çözün PKK sorununu, bu millet size yollarınıza kırmızı halılar sersin. Yoksa Marmaray’la,  ya da 3. köprü ile, tüm halkın yüreğine yazılamazsınız. Bu gibi yatırımları, zaten batı ülkeleri, halkına 20 yıl önceden yaptılar. Millet bu ücretlerle açken, sizin yaptığınız büyük kamu yatırımlarına, hiç olumlu bakar mı?

Millet ne diyor? Ya ben açım… Ben eve ekmek götüremiyorum. Başbakan bizim paralarla köprü yapıyor, metro yapıyor. Olmaz ki ya diyor. Halk çok doğru düşünüyor. Bir baba cepinde para varken, o parayı gidipte başka yerlere harcarsa, okula giden evladına harçlık vermezse, eşine o günkü ev harçlığını bırakmazsa, akşam eve geldiği zaman, ev ahalisi tarafından iyi baba gözü ile karşılanır mı?

Başbakan malesef yanlış yolda… Tüm halkı ile barışık olmazsa, zannedersem yakın zamanda çıkmaz bir yola girecek. Gezi olaylarında sert tutumu ile, Cumhurbaşkanı sayın Abdullah GÜL ile karşı karşıya geldi. Daha araları tam iyileşmezken, şimdide kızlı-erkekli evlerde kalan gençler nedeniyle…  gerekirse müdahale ederiz diyerek, kader arkadaşı, yardımcısı Bülent ARINÇ’la araları bozuldu. Bu düşüncede giderse, korkarım ki yakında kendisini, en sevdikleri ve dostları terkedecek.

Başbakan asrın Başbakanı olmak istiyorsa, bir kere tüm halkın Başbakanı olacak. Gelmiş geçmiş Başbakanların, çözemediği ülke sorunları hallederse, o zaman milletin kalbine tam girer. Çözülemeyen ülke sorunlarını çözecek,  kendisinde o kapasite var… Yeter ki yüreği,  Başbakanlığa başladığı ilk yıllarda olduğu gibi olsun..

Tarık Yel