Son Dakika Haberler

Kürt – PKK meselesi…Ölümle sıtma arasındaki tercih.Naci Sapan

Kürt – PKK meselesi…Ölümle sıtma arasındaki tercih.Naci Sapan
Okunma : 90 views Yorum Yap

Bireylerini ölümlere tanık ettiren bir coğrafyada yaşamanın ağıry ükünü hep birlikte nereye kadar taşıyacağız?

Bu ölümlerin üzerinden yazılar yazmaya ne kadar devam edeceğiz?

Halkların kardeş çocukları, yönetenlerin tepede kalma egolarının tatmini için birbirlerinin kanını daha ne kadar dökecek?

Barış içinde, huzurlu bir geleceğin birlikte tesisi için daha ne kadar beklememiz gerekiyor? Askerin, polisin, gerillanın cenazelerini gömüp, onların ailelerinin gözyaşları arasında yaşamımızı daha ne kadar devam ettirmeyi düşünüyor ve hedefliyoruz?

 

Bu sorular, hepimize ait toplumsal sorular. Aslında, bu sorular normal yaşam içinde birey olarak iç hesaplaşmamız anında kendimize sorduğumuz sorular. Daha fazla ölümlere tanıklık etmemek adına bir şekilde toplumsal öne çıkışı yaratarak, bu soruları iç dünyamızdan çıkarıp, dışarıya haykırmamız gerekmiyor mu?

 

Sorular giderek çoğalıyor, sorular çoğaldıkça ölümlerde artıyor. Biz toplum olarak skor tabelasına bakar gibi, ölümleri içselleştiren, sayılar üzerinde bahis oynayan ölü yıkayıcı pozisyonunu kanıksama gibi hiçte insani olmayan duyguların sahibi olmaya devam ediyoruz. İnsan hakları, demokrasi, bireysel özgürlük gibi kavramları dilimizden düşürmeyip, bireylerin ölümüne seyirci olmak gibi bir rolü kabullendikçe, ölümler için rol biçenlerin işlerini de o oranda kolaylaştırdığımız gerçeğini kabul etmemiz gerekiyor.

 

TV ekranlarından programları izliyorum, konuşanların yorumu hiç yabancı değil. 30 yıllık süreç içinde konuşulanlar hiç değişmemiş, aynı daire içinde kendi etrafımızda dönüp, aynı şeyleri konuşmuşuz, konuşmaya devam ediyoruz.
İktidar erkleri değişmiş, ‘Çözüyoruz’, ‘çözeceğiz’ demişler ve halkları kandırmışlar. Maalesef bizde kandırılmaya müsait bir pozisyon alarak işlerini kolaylaştırmışız.

Topluma ölümü gösterip, sıtmaya razı eden, eski deyimle ehven-i şer politikasına kanal açmışız. Şimdi bu kanalı tıkamak için bir şeyler yapmak gerekmiyor mu? Siyaset kurumunun ölümle-sıtma arasında diri tuttuğu politikalarını açığa çıkarmanın ötesinde, karşısında durmanın, çözüm için zorlamanın zamanı çoktan geçmedi mi?

 

Hala, “6 polis şehit, 6 terörist ölü ele geçirildi” gibi açıklamalarla, cenaze törenleriyle halklar arasına düşmanlık tohumları ekmeye çalışan zihniyetlere karşı mutlaka söylenmesi, yapılması gereken bir şeyler vardır. Mutlaka da olmalıdır. Aksi takdirde, bu coğrafyada sayısız ölümlere tanıklıklarımız devam eder.