Son Dakika Haberler

Mayalar ve Bizim Kıyametimiz. Ferhan Şaylıman

Mayalar ve Bizim Kıyametimiz. Ferhan Şaylıman
Okunma : 113 views Yorum Yap
Ferhan Şaylıman
Ferhan Şaylıman

Yeryüzünün en büyük uygarlıklarından birisini yaratan Mayalar, dünyamızın içine sürükleneceği koşulları tahmin edebilselerdi, günümüze kadar ulaşan; varlığını, etkisini sürdüren takvimlerini acaba yine aynı mantıkla mı kurarlardı?

Orta Amerika’da M.Ö. 3000 yılllarından başlayıp, M.S. 1600’e kadar uzanan ve 5 devlet kuran Mayalar, tarihe damgasını vuran takvimlerinde, ismini Babil tanrılarının kralı Marduk’tan alan, 36 milyar yıl uzaklıkta olduğuna inanılan ve 3660 yılda bir dönerek bize yakın geçiş yaptığı varsayılan Marduk gezegeninin, 21 Aralık 2012 de dünyamıza çarptığında, kıyamet kopacağını hesaplamışlar.

Hesap hatası işte.

Mayalar kıyamet hesabı yaparken, ortada henüz Amerika Birleşik Devletleri yok.

Dolayısyla kapitalizmin savaş çılgınlığı, doymak bilmeyen petrol tutkusu, tüketim hırsı, sömüren sömürülen ilişkisindeki o vahşi, akıl almaz dengesizlikte yok.

Zavallı Mayalar bunları öngörebilselerdi, dünyamıza çarpacağını düşündükleri Marduk gezegenini, takvimlerindeki hesaplardan uzak tutar, asıl dikkatlerini bugün yeryüzünü kasıp kavuran, kana bulayan savaşların efendilerine, sömüren sömürülen ilişkisindeki acımasızlığa çevirirlerdi.

Bu açıdan bakıldığında dünyamız zaten kıyameti yaşıyor.

Kıyameti, yeryüzünden 36 milyar yıl uzaklıktaki bir gezegende arıyanların akıllarından kuşku duyuyorum.

Bakın asıl kıyamet nedir?

ABD’nin Connecticut Eyaleti’ne bağlı Newtown Kasabası’ndaki bir ilkokulu basan, 20 yaşındaki Adam Lanza’nın, sıkı silah koleksiyoncusu olan annesi Nancy Lanza’nın silahlarıyla, 20’si çocuk 26 kişiyi öldürmesidir. Ben Başkan Obama’nın katliamdan sonra döktüğü gözyaşlarında, o çocuklara sıkılan kurşunların izlerini gördüm. Saldırgan Adam Lanza’nın otistik olması, ilaç tedavisi görmesi ortadaki gerçeği asla değiştirmez: ABD silah üretiminde dünyada ilk sırada yer alan ülkedir. Araştırmalara göre her 100 Amerikalıya düşen silah sayısı 96.

Mayalar, kapitalizmin günümüzdeki bu silah çılgınlığını, silahları yoksul ülkelere satmak için çıkardıkları savaşları bilemezlerdi.

Şimdi kıyameti Marduk gezegeninde aramanın alemi var mı?

Ama herkesin kıyameti kendine.

Gelelim kendi ülkemize.

Ülkemizle ilgili kıyamet belirtilerini, yukardaki örnekten yola çıkarak sıralayalım.

OECD verilerine göre; ateşli silahlara bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu ülke, doğal olarak ABD. İkinci ülke Şili. Üçünü sırada Türkiye var. O halde dünyanın gelişmiş büyük devletlerine bakarak, kendimize “Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın” demekten vazgeçelim. Amerika’ya, silahla işlenen cinayetlerde kafa tutacak kadar kararlı ve hızlıyız.

Efsaneye göre Marduk Gezegeni 21 Aralık’ta dünyamıza çarptığında, yani kıyamet koptuğunda, bundan iki yerin etkilenmeyeceği söyleniyor: Birincisi İzmir’in Selçuk İlçesi’ne bağlı Şirince, diğeriyse Fransa’nın güneyindeki Bugarach Köyü.Şirince’ye 50 bin kişinin akın etmesi bekleniyor. Kıyametten kaçanlar Şirince’de huzuru, güveni ve sonsuz mutluluğu bulacaklarını düşünüyorlarmış. Hadi, onların bu hayallerine limon sıkmayalım ve 21-22-23 Aralık günlerini Şirince’de geçireceklere aradıkları huzuru ve güveni bulamalarını dileyelim.

Ya sonra?

Şirince’nin kıyamet kaçakları, bu topraklarda yaşamaya devam etmeyecekler mi?

İşsizlik oranı yüzde 20’lere dayanmış bir ülkede, kıyamet belirtilerini başka yerde aramak delilikle eş anlamlıdır.

TÜİK işsizlik oranını yüzde 8.5 olarak çıkarsa da, hayatın, sokakların gerçeği kazık gibi dikilmektedir karşımızda: Yüzde 20.

Mayalar, binlerce yıl önce bilimin, aklın, vicdanın rahlesinde kıyamet hesapları yaparlarken, bizimkilerin bunları ellerinin tersiyle iteceğini tahmin edemezlerdi. Onların bile yolunu aydınlatan bilim, ülkemizde ne yazık ki ölmüştür.

Ülkemizde asıl kıyamet, işsizliktir, dünyanın en pahalı benzinini, doğalgazını ve elektiriğini kullanmaktır.

Ülkemizde asıl kıyamet, teröre kurban verdiğimiz binlerce gencin toprağa gömdüğümüz umutlarıdır ki, Mayalar bile böylesine bir kan deryasında yaşamayı redderlerdi.

Ülkemizde asıl kıyamet, esen rüzgarlara kollarını açan aydınların kendi topraklarından, kendi insanlarından nefret etmeleridir. Nobel edebiyat ödülünü alan Orhan Pamuk’un Suriye Devlet Başkanı Esad’a savaş çığırtkanlığı yaparcasına yazdığı “Ya istifa edersin, ya da sonun Saddam ve Kaddafi gibi olur”mektubu, içinde bulunduğumuz durumun en vahim örneklerinden birisidir.

Her insan ve her ülke, kendi kıyametini kendi hazırlar.

O nedenle önce gökyüzüne değil, içimize bakalım; içimizde büyüttüğümüz Marduk’lara.

Ferhan Şaylıman

Gazetecileronline